Motosikleti bırakmak kararı

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,940
benimde 2 motor var scooter ı satıp şöyle küçük bir araba alıp artık şehir içinde işe gidip gelirken arabaya binmek kılık kıyafet ekipman iyi ama düşüp bi yerimi kırsam 2 ay çalışmasam bana büyük dert olur
bu arada kask takmak ekipman giymek bana artık zor gelmeye başladı her gün aynı kıyafet aynı kıyafet hep aynı görünmekten sıkıldım 15 yıl oldu 15 koca kış motora biniyorum 1 hafta dır gece gündüz araba bakıyorum
 
Katılım
22 May 2021
Mesajlar
1,009
Motosikleti
Forza 250
Bu mevsimlerde çoğu kişiye oluyor galiba bu,hava soğuk veya karlı buda eli ayağı biraz bağlayınca insan kendini sıkışmış hissediyor.Misal ben 2-3 gün izmir veya bodruma kaçalım dedim kız arkadaşımla ama burda bile hava 8-9 derecelere düşünce kaldık öylece,motorla gidemiyoruz motorsuz bir yere gidince de kendimi huzursuz hissediyorum kendimi bildim bileli bisiklet bile olsa bi taşıtım olmuştu başıma buyruk hareket ediyordum.Bu kadar el kol bağlanınca bende acaba motorları satıp üstüne ekleyip orta segment bi arabamı alsam demiyor değilim.Arkadaşım benim motoru sevdiğim için bişey demese de sanki onu soğuk,uzun yol vs.motorla peşimden sürüklüyor gibi hissediyorum zaman zaman buda ister istemez motordan iyice uzaklaştırıyor beni yazın sıcak kışın soğuk baharda rüzgarı veya yağmuru akıl alcak iş değil aslında da.Ama kendimi bunların hemen sonrasında GS veya Africa gibi bi motorla hayal edince de keyfim yerine geliyor kafa iyice karışıyor
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,796
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Çok fark var aralarında. Seninkiler kıvrılmış - jant kenarından en az 2cm yukarı çıkan - boru idi. Bunların görseline bakarsan daha iyi anlaşılır...
şimdi dikkatli bakınca gördüm, bunlar daha düzgün görünüyor.
Artık hangisine gideceğimi belirleyen şey hangisinin stoğunda metzeler karo street lastik var o olacak. gitmeden hafta içi ikisini de ararım telefonla.
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,930
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
şimdi dikkatli bakınca gördüm, bunlar daha düzgün görünüyor.
Artık hangisine gideceğimi belirleyen şey hangisinin stoğunda metzeler karo street lastik var o olacak. gitmeden hafta içi ikisini de ararım telefonla.
Motolastik İstinye stok tutmaz, siparişi geçiyorsun İzmir merkezden oraya gönderiyorlar. Ona göre organize edersin. Motolastik Pirelli ve Metzeler Türkiye distribütörü bu arada...
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
bir insan bazı konularda kendini şartlandırıyorsa kendine eziyet ediyor demektir bence, ben sağlığım el verdiği sürece motoru bırakmam, bırakmam fakat ne sıklıkla sürüyorsun sorusunun cevabı hep değişkenlik gösterir.. öyle zamanlar gelir ki bir ay boyunca en fazla 3 kere falan bindiğim olur ve yine zaman geçer bu sefer de bir ay boyunca her gün binerim.

kendimi şartlandırmak saçma. canın istemiyorsa binme, biraz sevginiz ve isteğiniz pekişsin, özleyin bir birinizi. sen onun yüzünü görme ve oda senin yüzünü görmesin, uzak durun biraz. sonra ilk buluşmada koşarak sarılırsınız devam edersiniz kaldığı yerden.
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,796
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Eğer bir şey hobi/keyif olmaktan çıkıp zorunluluk haline geliyorsa insan sıkılabiliyor. Tek ulaşım aracı motosiklet olursa insan bir süre sonra zorunlu sürmekten sıkılabilir bu doğaldır. Ulaşım konusunda motosiklet zorunluluktan seçenek haline gelince o zaman zevki çıkıyor.
Bizde araba da var, ailecek bir yere gidilecekse arabayla gidiyoruz, market alışverişi için yine araba rahat oluyor. ama güzel havada iş için 200km yoldan istanbula gitmem gerekiyorsa arabayı tercih etmiyorum, istanbul trafiğine arabayla girmeyeyim deyip motorla gidiyorum bu seçenek olduğu için de keyif veriyor. Aynı yolu arabayla daha az yakıt masrafıyla gidebilecekken motorla otobana çıkıp 7-8 litre/100km ortalama tüketimle gitsem bile değer diyorum. Hafta sonları da fırsat bulduğumda etraftaki ara yollardan köfteci rotalarından sürmek asıl eğlence oluyor zaten. Arabayla asla girmeyeceğim akıma bile gelmeyecek yollara giriyorum güzel oluyor.

Kışın ortasındayız, 3.5 ay olmuş motoru çıkarmıyorum, özledim, böyle ara verince de özleniyor.

Bence bir yaştan sonra motosikleti zorunluluktan seçenek haline getirmek şart yoksa insan sıkılabilir. Yaş geçtikçe konfor isteği artıyor çünkü. Ama yine de istanbul trafiğine araba ile girmek istemem, hava motosiklet için fazla soğuksa gitmeme şansım varsa gitmem olur biter.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
2022 senesinde kuzenim motor kazasında vefat etmişti o zamanlar çok sevdiğim Mz 301 motorum var motorun turşusu çıkmış ama ben aşığım motora, ailem bırakmam için baskı yaptı , çevrem bırakmam için baskı yaptı bende bir gaza geldi motoru lanet ederek sattım. 191 boyunda 95 kilo adamım , motoru sattığım adam motora bindi gitti. Boğazım düğümlendi eve geldim hüngür hüngür ağladım. Çok kez motora baktım param yetmedi , fırsat olmadı vs 2024 arkadaşımın motoruna bindim 1 hafta sonra kuba rx 9 aldım param ona yetti. Demem o ki motoru satarsın hocam ama bu merete aşıksan bir süre sonra geri alırsın.
6 mart 2020 de kamyon çarptı bana, sağ kaval kemiği 3 parça kırık ve ön çapraz bağ kopuk.. parçalı kırık ama ilginç şekilde "kaval" kemiği kırılırken "fibula" kemiği yani kaval kemiğinin arkasında ki küçük kemik kırılmamış ve ayağımda kemik bütünlüğü bozulmamıştı o sayede. yalvar yakar platin yerine alçı yaptırdım doktora, aslında sinirlenip bizi kovdu ve yan odada diğer doktor alçı yaptı, kara kaşımın kara gözümün yüzü suyu hürmetine bana acıyıp alçı yaptı.. öbür doktor çok sinirlendi çünkü platin yapsa ameliyat yaptığı için fazladan prim alacaktı hastaneden ve ben ameliyattan kaçınca adamın kazancını baltaladım.

neyse işte 45. günde alçıyı kendi kendime kırdım evde, bastonlarla yürüyebiliyordum anca, ayağımın üzerine basamıyordum, idareten bir ay falan bisiklet sürdüm fizik tedavi amacıyla ve sonra motora devam :D

bastonla merdivenlerden inip bisiklete biniyordum ve bastonları merdivene bırakıyordum, markete falan gidiyordum ama baston evde olduğu için sekerek yürüyordum biraz, merak edip soranlara ayağımın kırıldığını ve yeni kaynadığını söylüyordum. "niye bisiklete biniyorsun o zaman?" diye soruyorlardı. yani bisiklet pedalının fazla bir baskıya ihtiyaç duymadığını neden bilmiyorlarsa artık.. bilirsiniz, bizim milletimiz doktor, polis, itfaiye, mimar, marangoz, elektronikçi, kimyacı v.s. tüm bilgilere sahiptir... neyse işte herkes bana da bırak diyordu ama benim isteklerim önemli, çünkü bu hayat benim.
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,441
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Bugün İzmir'de hava soğuk moğuk demeden atladım motora, Bornova'dan Seyrek'e gittim ve akşam üstü döndüm. Gerçi 100 km bile değildi ama olsun, çok özlemişim motorun gürül gürül sesini.
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
21,008
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Bugün İzmir'de hava soğuk moğuk demeden atladım motora, Bornova'dan Seyrek'e gittim ve akşam üstü döndüm. Gerçi 100 km bile değildi ama olsun, çok özlemişim motorun gürül gürül sesini.
Soğuk değil mübarek ayaz..
Arabayla bir kaç yere gittim titredim..
Şimdi markete gitmem gerek motorla tırsıyorum :)
 
Katılım
16 May 2020
Mesajlar
277
6 mart 2020 de kamyon çarptı bana, sağ kaval kemiği 3 parça kırık ve ön çapraz bağ kopuk.. parçalı kırık ama ilginç şekilde "kaval" kemiği kırılırken "fibula" kemiği yani kaval kemiğinin arkasında ki küçük kemik kırılmamış ve ayağımda kemik bütünlüğü bozulmamıştı o sayede. yalvar yakar platin yerine alçı yaptırdım doktora, aslında sinirlenip bizi kovdu ve yan odada diğer doktor alçı yaptı, kara kaşımın kara gözümün yüzü suyu hürmetine bana acıyıp alçı yaptı.. öbür doktor çok sinirlendi çünkü platin yapsa ameliyat yaptığı için fazladan prim alacaktı hastaneden ve ben ameliyattan kaçınca adamın kazancını baltaladım.

neyse işte 45. günde alçıyı kendi kendime kırdım evde, bastonlarla yürüyebiliyordum anca, ayağımın üzerine basamıyordum, idareten bir ay falan bisiklet sürdüm fizik tedavi amacıyla ve sonra motora devam :D

bastonla merdivenlerden inip bisiklete biniyordum ve bastonları merdivene bırakıyordum, markete falan gidiyordum ama baston evde olduğu için sekerek yürüyordum biraz, merak edip soranlara ayağımın kırıldığını ve yeni kaynadığını söylüyordum. "niye bisiklete biniyorsun o zaman?" diye soruyorlardı. yani bisiklet pedalının fazla bir baskıya ihtiyaç duymadığını neden bilmiyorlarsa artık.. bilirsiniz, bizim milletimiz doktor, polis, itfaiye, mimar, marangoz, elektronikçi, kimyacı v.s. tüm bilgilere sahiptir... neyse işte herkes bana da bırak diyordu ama benim isteklerim önemli, çünkü bu hayat benim.
En doğrusu abi tekrar geçmiş olsun Allah bir daha yaşatmasın 😊
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst