Buradakilerin yaşı şehirlerarası otobüslerde, trenlerde vs. sigara içilen günleri hatırlamaya yeter mi bilemiyorum ancak berbat günlerdi...Ankara-Ayvalık yolu şimdiki gibi konforlu değil iken, 13-14 saat süren yolculuk sonunda sersemlemiş halde inerdim otobüsten. Mola yerlerinde yemek yiyen insafsızlar, otobüse biner binmez sigara yakarlardı. O sis bulutu altında yolculuk yapmayan şimdiki yeni yetmeler hiç konuşmasın bir zahmet. Çamaşırlarınız her ne kadar yıkansa da, çıkmazdı e meretin kokusu...
Bir de enteresan durum var. Kafe, restoran, yeme içme mekanlarındaki yer paylaşım mantığı hep sigara içmeyenlerin aleyhine. Sözde açık alan dedikleri bahçenin üzeri açılır/kapanır tente ile kapatılır, yazın serinletilir, kışın ısıtılır ve fiilen kapalı alan ve yasal olarak sigara içilmeyecek hale getirilmesine rağmen, burası sigara içenlere tahsis edilir. Sigara içmeyenler ise, iç tarafa, mekanın en karanlık, en izbe, en ışıksız yerlerine yönlendirilir. Eee ne oldu, bahçe dediğiniz üzeri yine kapalı mekan, sigara içenlere tahsis edildi. Bunu sorduğum tüm mekan işletmecilerinin yanıtı standart: "burada sigara içmeye izin vermesek, kimse gelmiyor!" Kimi kandırıyorsunuz?
Sigaraya üniversiteden mezun olduktan sonra başladım. 8 yıl kadar içtim. En son kısa Camel içerdim. Bir gün çok yakın bir arkadaşımla sidik yarışına girerek bıraktım. Yıl 1999. O günden bu yana 1 tek dal içmedim. Arkadaşım başladı

Şu anda gerçekten kokusuna dayanamıyorum. Değil yanımda, 50 m uzağımda içilsin, o mekanı terk ederim.
Türkiye'de ilginç şeyler olur. Sözde sigara içilmeyen alan yaratırlar, etrafını boyarlar falan. Ama herkes o alanda içer. Eskiden daha fenaydı. Son son bu konuda yol aldık. Sigara ve içkiden nemalanma bitmeden bu sorun da bitmez. Sigara keyifli tamam da, insanın kendine yaptığı en büyük ihanetlerden biri.
Bırakabilen bıraksın...