- Katılım
- 2 Eki 2023
- Mesajlar
- 2,202
- Motosikleti
- Honda CB750 Hornet / Kanuni Seha 150
Breh breh breh...anlayabileceğin kadar anlattım
Breh breh breh...anlayabileceğin kadar anlattım
Burda sen diye kişi olarak seni değil tüm toplumu kastettim yoksa senin tek başına tepki göstermenin hiç bir faydası olmayacaktır. Eften püften delillerle savcı senin evden alınmanı isterse bu delillerin eften püften olduğunu sorgulamak polisin değil toplumun işidir, toplum vicdanını rahatsız eden konularda tepki göstermelidir. Emir komuta altında çalışan insanlara topu atmak da kolaycılık olur. Demek istediğim buydu....Benim herhangi bir beklentim yok da, onurlu gururlu meslek diye nitelendiği zaman bunları yapması gerekmiyor mu?
Amirinin veya merkezi yönetimin her türlü kanunsuz, hukuksuz, insanlığa aykırı görevini yerine getiriyorsa ondan sonra bu insan kalkıp bu sıfatları bekleyebilir, yok dendiğinde itiraz edebilir mi? Kimse üstüne alınmasın lütfen ben birini nitelemiyorum burada.
Neden kolaycılık olsun bu?
Düzeni sağlamak için silah taşıma ve kullanma yetkisiyle donatılmış birinin sorumluluğu benimkinden fazla olsun bir zahmet.
Benim yapabileceklerim kendi tercih ve hareketlerim ile sınırlı. Başkasına zorla doğruyu yaptırma, yapmadığı zaman cezalandırma yetkisi bende değil ki ondan bir şey beklemem kolaycılık olsun?
Ben geleceğimi hiçe sayıp tepki gösterirsem kendimle ilgili bir etki alanında kendi hakkımı savunmuş olurum. Eften püften uydurulmuş deliller ve anlamsız suçlamalarla beni evden aldıkları zaman buna karşı çıkan polisin hareketiyle bir mi şimdi bu?
İyi işleyen bir toplumda elbette herkesin sorumluluğu var, bunu görmezden gelmiyorum.
Konumuz ülkenin nasıl düzlüğe çıkacağı olsaydı pek tabii emir komuta altında çalışanları değil, onların yöneticilerini konuşurduk. Konumuz o değil ki. Ülkenin düştüğü bu rezil durumdan polis, bekçi, asker sorumludur diyen olduysa ben kaçırdım özür dilerim.Burda sen diye kişi olarak seni değil tüm toplumu kastettim yoksa senin tek başına tepki göstermenin hiç bir faydası olmayacaktır. Eften püften delillerle savcı senin evden alınmanı isterse bu delillerin eften püften olduğunu sorgulamak polisin değil toplumun işidir, toplum vicdanını rahatsız eden konularda tepki göstermelidir. Emir komuta altında çalışan insanlara topu atmak da kolaycılık olur. Demek istediğim buydu....
Delilleri sorgulamak tabiki polisin işi değildir. Bunları değerlendirecek kurumlar farklıdır sapla samanı karıştırıyorsun. Delilleri sorgulamayınca da omurgasız olmazsın.Konumuz ülkenin nasıl düzlüğe çıkacağı olsaydı pek tabii emir komuta altında çalışanları değil, onların yöneticilerini konuşurduk. Konumuz o değil ki. Ülkenin düştüğü bu rezil durumdan polis, bekçi, asker sorumludur diyen olduysa ben kaçırdım özür dilerim.
Konu emir komuta altında çalışan insanlara omurgasızlığa hazırlıklı olmaları minvalinde anlaşılabilecek söylemlerde bulunulmasıydı. Yoksa hemfikiriz.
Delilleri sorgulamanın polisin işi olmadığını söyleyerek polisliğin doğal bir şekilde omurgasızlık gerektirdiğini dile getirmiş oluyorsun ya, başka bir ajanda ile yazdığın için bunu gözden kaçırmana şaşırmıyorum. Yalnız o iş yine de öyle değildir. O zaman topluma versinler bu yetkileri, ben de polisi evinden alayım bakayım delilleri kendi mi üretmiş? Haa çok saçma geldi di mi? Saçma, çünkü polis polistir, vatandaş da vatandaştır. Toplumun sorumluluk hissetmesi gerekliliği ile bu konuştuklarımızın hiç uzaktan yakından alakası yok. Bir de kanunsuz emir diye bir şey var, ayrı konu.
Toplum götünü yırtsaydı Metin Göktepe hayatta olur muydu? Hayır.
Bir daha Metin Göktepe gibi vakalar olmasın diye topluma düşen sorumluluk var mıdır? Tabii ki vardır da, konu bu değil ve farkındasın bunun.
Türkiye gerçeğinde öyle değil. Bak onbeş temmuz da emre uyduğu için erleri içeri attılar. Ne diyeceklermiş sayın generalim bu emir kanunlara uygun değil o yüzden istediğinizi yapamam.Burda sen diye kişi olarak seni değil tüm toplumu kastettim yoksa senin tek başına tepki göstermenin hiç bir faydası olmayacaktır. Eften püften delillerle savcı senin evden alınmanı isterse bu delillerin eften püften olduğunu sorgulamak polisin değil toplumun işidir, toplum vicdanını rahatsız eden konularda tepki göstermelidir. Emir komuta altında çalışan insanlara topu atmak da kolaycılık olur. Demek istediğim buydu....
Yahu kimse kanuna,anayasaya alenen aykırı emirleri yerine getirsinler demiyor ki. Niye herşeyi en uç noktadan anlıyorsunuzTürkiye gerçeğinde öyle değil. Bak onbeş temmuz da emre uyduğu için erleri içeri attılar. Ne diyeceklermiş sayın generalim bu emir kanunlara uygun değil o yüzden istediğinizi yapamam.
Oradan kıyas edersek poliste şunu demeli sayın savcım bu emriniz kanunlara aykırı yerine getiremem.
Şu da bir gerçek otuz yıllık hakimler bile bir olay üzerinde fikir birliğine varamadığı, kararların istinaf veya yargıtayda bile oy çokluğu ile bozulduğu.
Yanlış anladınız fırsattan istifade ne istediler de vermedik diyenin hatasının acısını erler den çıkarmasına gönderme yapmak istedim.Yahu kimse kanuna,anayasaya alenen aykırı emirleri yerine getirsinler demiyor ki. Niye herşeyi en uç noktadan anlıyorsunuz
Dürüst bi şekilde şöyle 12. Sınıfta toplasan kaç ay çalışmışsındırÖncelikle şunu söylemeliyim mezuna kaldım ve içimde artık ders çalışma isteğim kalmadı. Lisede 9 10 ve 11. Sınıfta full yattım 12'de biraz ders çalıştım ve sayısal 320k yaptım. Hedefim bu sene 50k yapmak ve elektrik-elektronik mühendisliği okumaktı. Alt komşumuzun oğlu üniversite sınavında oldukça iyi bir sonuç yapıp yıldız tekniğe gitmiş ve orada mühendislik okumuş(hangi bölüm bilmiyorum) İstanbul'da iş bulamadığından aile evine geri döndü ve şuan bir tekstil atölyesinde çalışıyor ve 28 yaşında. Onun bu halde olması beni çok strese soktu acaba ben de aynı duruma düşer miyim diye. Öte yandan yunus polislik istemediğim bir meslek te değil açıkçası çocukluğumdan beri hayranlık duymuşumdur Ayrıca sırtını devlete yaslamak, yeşil pasaport gibi ekstraları da var. Bunu aileme söylediğimde onlar da yunus polis olmamı istediklerini bu devirde okuyanın daha kötü olduğunu söylediler ve alt komşunun oğlunu örnek olarak gösterdiler. Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız?
Sen baban -belki de deden- yaşındaki kişilere işkembe-i kübradan sallıyorsun ya, olsun o kadar.Çocuğun yaşındaki adama belaltı vuruyorsun.
bi dahaki gelişinde karın kızınla beklerim.Sen baban -belki de deden- yaşındaki kişilere işkembe-i kübradan sallıyorsun ya, olsun o kadar.
Ayrıca benimle bir derdin yok. İzmir'e gitmeyeli 34 yıl oldu. Gittiğimde de askerdim zaten. Rahat ol.![]()
konudaki tartışma nereden nerelere evriliyor yahu![]()
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul soksan az... siktir et o yüzden.Sevgili @Birkannn kardeşim ve @Punctum abicim, bence olayı siz çok yanlış anladınız. Burada bahsedilen omurgasızlık, kişilerin karakterleri ile alakalı değil, olaylara verdikleri-verebildikleri tepkiler ile alakalı.
Ne dediğimi anlatabilmek adına örnek vereyim; Düşün, 15 senelik memursun, amirin sana hakaret etti, kanunsuz bir emir verdi, kaç tane memur buna karşı itiraz edebilir ya da karşı gelebilir. Kaç kişi, bu kanunsuzluğa-gayri ahlaki tavıra direnip, gerekirse işini bırakabilir. Ben bizzat şahit oldum, başkomiser, memura s...m senin yapacağın işi de, seni de dedi. Şimdi bu memur ne yapsın, 10 senelik memuriyeti mi bıraksın? Gidip şikayet etse kendini kendini nerede bulacak belli değil. Vatan'ın her noktası bizim de , insanlarında bir düzeni var. Patronum bana öyle küfür etse, ilk yapacağım iş aynı şekilde cevap vermek olur, çok zoruna giderse verir tazminatımı işten atar. Ki bunu yapmışlığım da var.
Kısaca burada bahsedilen omurgasızlık, kötü insan olmak değil, sineye çekebilmek, boş ver diyebilmek, katlanabilmek.
Her ne kadar yumuşatmaya çalışsanız da, söylenen de, söyleyen de ortada...ayrıca yakıştırma sadece polisler veya silahlı diğer kamu görevlileri için değil, tüm kamu çalışanları için yapıldı. Sizin diğerleri adına yazmanıza da gerek yok...Sevgili @Birkannn kardeşim ve @Punctum abicim, bence olayı siz çok yanlış anladınız. Burada bahsedilen omurgasızlık, kişilerin karakterleri ile alakalı değil, olaylara verdikleri-verebildikleri tepkiler ile alakalı.
Ne dediğimi anlatabilmek adına örnek vereyim; Düşün, 15 senelik memursun, amirin sana hakaret etti, kanunsuz bir emir verdi, kaç tane memur buna karşı itiraz edebilir ya da karşı gelebilir. Kaç kişi, bu kanunsuzluğa-gayri ahlaki tavıra direnip, gerekirse işini bırakabilir. Ben bizzat şahit oldum, başkomiser, memura s...m senin yapacağın işi de, seni de dedi. Şimdi bu memur ne yapsın, 10 senelik memuriyeti mi bıraksın? Gidip şikayet etse kendini kendini nerede bulacak belli değil. Vatan'ın her noktası bizim de , insanlarında bir düzeni var. Patronum bana öyle küfür etse, ilk yapacağım iş aynı şekilde cevap vermek olur, çok zoruna giderse verir tazminatımı işten atar. Ki bunu yapmışlığım da var.
Kısaca burada bahsedilen omurgasızlık, kötü insan olmak değil, sineye çekebilmek, boş ver diyebilmek, katlanabilmek.
İlave yapayım özel sektörde omurgalı ve gururlu çalışan arkadaşlara yarın sizi isterseniz kamu personeli olarak alacağız deseler istinasız yüzde doksanı balıklama atlar.....Her ne kadar yumuşatmaya çalışsanız da, söylenen de, söyleyen de ortada...ayrıca yakıştırma sadece polisler veya silahlı diğer kamu görevlileri için değil, tüm kamu çalışanları için yapıldı. Sizin diğerleri adına yazmanıza da gerek yok...
Diğer yandan, her ne kadar asker/polis/jandarma vb. silahlı kamu görevlileri için durum biraz daha nazik olsa da, devlet kademelerinde memur, işçi, mühendis gibi kadrolarda çalışanların ciddi yasal hakları da var. Öyle her söyleneni yapmak veya koşulsuz itaat etmek gibi zorunlulukları yok. Zaten hiç bir aklı başında kamu idarecisi de yasal olmayan bir emri dayatmaz/dayatamaz. En babası, gider idare mahkemeye alır bütün haklarını, döner tekrar makamına. Özel sektörde çalışanlar çok daha bıçak sırtı bir düzlemde yaşarlar. Patron verir tazminatı gerekirse, kovar işten...Şimdi bu durumda özel sektör çalışanları mı daha omurgasız, gurursuz, midesiz olabilir, yoksa kamu çalışanları mı? Ama burada her zaman olduğu gibi, bazı çok bilmişlerin konuyu yine ilgisiz analojilerle şirazesinden çıkarmasına şahit oluyoruz. Eh ne yapalım, en iyi bildiklerini yapıyorlar işte...
35 yıldır özel sektör/kamu/üniversite ve her kademede görev yapmış/yapmaya devam eden birine bu forumun vereceği pek bir akıl yok...
Yumuşatmaya çalışmak gibi bir niyetim yok, akıl vermek gibi de...Her ne kadar yumuşatmaya çalışsanız da, söylenen de, söyleyen de ortada...ayrıca yakıştırma sadece polisler veya silahlı diğer kamu görevlileri için değil, tüm kamu çalışanları için yapıldı. Sizin diğerleri adına yazmanıza da gerek yok...
Diğer yandan, her ne kadar asker/polis/jandarma vb. silahlı kamu görevlileri için durum biraz daha nazik olsa da, devlet kademelerinde memur, işçi, mühendis gibi kadrolarda çalışanların ciddi yasal hakları da var. Öyle her söyleneni yapmak veya koşulsuz itaat etmek gibi zorunlulukları yok. Zaten hiç bir aklı başında kamu idarecisi de yasal olmayan bir emri dayatmaz/dayatamaz. En babası, gider idare mahkemeye alır bütün haklarını, döner tekrar makamına. Özel sektörde çalışanlar çok daha bıçak sırtı bir düzlemde yaşarlar. Patron verir tazminatı gerekirse, kovar işten...Şimdi bu durumda özel sektör çalışanları mı daha omurgasız, gurursuz, midesiz olabilir, yoksa kamu çalışanları mı? Ama burada her zaman olduğu gibi, bazı çok bilmişlerin konuyu yine ilgisiz analojilerle şirazesinden çıkarmasına şahit oluyoruz. Eh ne yapalım, en iyi bildiklerini yapıyorlar işte...
35 yıldır özel sektör/kamu/üniversite ve her kademede görev yapmış/yapmaya devam eden birine bu forumun vereceği pek bir akıl yok...