Korna kullanımınız konusundaki düşünceleriniz ilginç geldi. Sürüşümüz sırasında bilgiyi Alır, Verir ve Kullanırız. Sistemli ve iyi bir sürücü bu bilgiyi çok iyi okuyarak analiz ettiğinden dolayı sürüşü iyidir diye düşünüyorum yoksa korna çalmadığı için değil. Uygun zamanda aldığımız bilgiyi Korna, selektör, sinyallerle karşı tarafa vermemiz gerekebiliyor. Bundan imtina etmememiz gerekir.
Acemi sürücülerin kornayı daha fazla kullandığı konusunda sizinle hem fikirim. Trafiği okuyarak, uygun konuma geçme yetenekleri gelişmemiştir. Bu nedenle her şeye korna çalarak bilgi verirler ama bilgiyi almakta eksiktir ve aldıkları bilgiyi de kullanamazlar.
Kornayı çok fazla kullanma ihtiyacı hissetmeyen sürücüler; tecrübe, bilgi, sistemli sürüş yeteneklerinden dolayı tehlikeyi kolayca ve önceden görür, sadece kendi değil diğer araçları da gözleyerek, uygun konuma geçer ve uyarı ihtiyacını ortadan kaldırdığı için kornayı daha az kullanır gibi bir ifade daha doğru olabilir. Yoksa aramızdaki acemi arkadaşlar "kornayı kullanmazsan sürüşün profesyonelleşir" sözünü yanlış anlayıp, çalması gerektiği yerde korna kullanmama gibi bir hata yapabilirler.
Hayır. Ezber motosiklet eğitmeni laflarını korna ve selektöre monte etmişsin. İleri sürüş eğitimlerinde motorlarda korna olmaz, hatta göstergeler bile kapatılır. Bu çok gereksiz detaylı dijital göstergeler de ayrı kaza sebebi. Motor eğitmenleri korna ce selektörün en gereksiz eylem olduğunu savunur. Sen 200km hızla giderken hiçbir traktör yola çıkarken senin 200km hızla geçeceğini düşünmez. Kornanı duymaz, selektörünü görmez. Görse de basmasaymış der çıkar. Hatalı sollama yapmış bir araç senle karşılaştığında araya giremezse ve duramazsa senle çarpışır. İstediğin kadar korna, selektör yap.Kornayı ve selektörü karşı tarafa işitsel ve görsel olarak ulaştığını, ulaşsa da karşı tarafın umursadığını, umursasa da hatasını düzelteceğini hatta tam tersine panikle ya da bilinçle daha büyük hata yapmayacağını düşünmek acemilikten ziyade zaten öngörü eksikliğidir. Özellikle sadece korna çalındığı için cinnet geçirip saldıran sürücüler var ve kısmen haklılar.
Önce kaçış ve fren refleksi oturmalı.
İnsanlar dalgın olabilir, yayalar yola atlayabilir, çocuklar köpekten kaçabilir, sürücüler uyuyakalabilir, kalp krizi geçirebilir, eşi doğumdadır, bir yakını fenalaşmıştır tali yoldan ana yola atlayabilir, gidişli gelişli bir yolda sollamaya çıkıp tırla karşı karşıya gelen bir araç can havliyle senin önünden araya girmek isteyebilir. Kornaya ne kadar bassan da bunları önleyemezsin. İnsan aynı anda kornaya basarken aynı anda kaçış ya da fren yapamaz.
Şehrin insanı yaşlandırma nedeni oksijen azlığı değil. Oksijen oranı aynı atmosfer basıncı ve aynı rakımda aynıdır. Sadece korna. Köye gittiğinde seni oksijen oranı değil korna sesi olmaması dinlendiriyor. Aslında yasak zaten şehiriçinde ama uygulanmıyor. Ankara'nın belli bölgelerinde uygulanıyor.
Korna sesi açık ekzost sesinden bile daha yüksek desibelli bir ses. Şehrin gürültüsü denen şey de kornadır. Korna çalınmasa şehir köy gibi olur. Psikolojik rahatsızlıklar azalır, öğrencilerin derse konsantrasyonu artar, stres azalacağından kanser vakaları azalır, trafik huzurlu hale gelir.
Sen trafiğin yargıcı da değilsin bilge adamı da değilsin. Bilgini kendine sakla kontranı ver geç ya da bas frene dur.
Kornası iptal bir motorla Kartal-Beylikdüzü gibi bir yol yap. Hatta sen gündüz farın varsa ön uzun far ampulünü de sök. Dediğimi anlayacaksın.