yurt dışı konusunu hiç açma düşündükçe darlarımdaki kan beynime öyle bir basınç yapıyorki

r:
bazen yurt dışındaki 2. el piyasasına bakıyorum. adamlar 70.000 km de 954rr 900rr vs.... motorları alıyorlar. bizim ülkede olsa racing motosiklete 50.000 km yi geçtiksek sonra alıcı bulamazsın. adamlar alırken korkuyor. ufak bir sorunda bile alacagın yedek parça fiyatları korkutucu. ama yurt dışında gerek bilinçli motosiklet kullanıcıları gerekse ucuz yedek parça kaliteli hizmet veren servisler sayesinde 70.000 km deki racnig motor bile satılabiliyor.
olaya 0 motosiklet fiyatlarından baktıgımızda ise insanların gelir düzeyleri ile motosiklet fiyatlarını karşılaştırıyorum. ve insanlar hiç bir birikimleri olmadan istedikleri motoru en fazla 1 sene içinde alabiliyorlar. buda en fazla olan bir oran. bizim ülkemize gelince hadi gelir düzeyinide geçtik vergiler sayesinde motosikletlere %50 daha fazla ödememiz insani deli etmeye yeterli oluyor. bir motosiklet alırken ilk düşündügün almak istedigin marka modelden önce fiyatına bakmayı ilke edinmemizi sağlıyorlar.
1938'de uçak araba yapabilen bir ülke 2007 yılında %100 türk malı bir motosikleti dahii üretemiyor daha ne deyim .
söylenecek çok şey var ama olay farklı noktalara gidiyor en iyisi susmak...
Sevgili kardeşim Elint;
ve bu topiği okuyan diğer kardeş ve arkadaşlar.
Konu başka yere gitmeden bir açıklama yapayım.
Sizler de ülkenizi nereye götürmeniz gerektiği hakkında hedef sahibi olun.
Yurtdışı diye bahsedilmiş ama;
ben o yurtdışılardan bir çoğunu gördüğüm için, yurtdışı kavramına katılmıyorum.
Gelişmiş ülkeler diyelim.
Ben bu tanımlamayı kullanacağım.
Bu nedenle yurtdışı demekte ısrarcı arkadaşlar da konuyu bu şekilde algılayabilirler.
Öncelikle;
Gelişmiş ülkelerde motosiklet bir ihtiyaçtır.Bunun dışında buzdolabı, çamaşır makinası, fırın da bir ihtiyaçtır..
Bu nedenle bu ihtiyaçların giderilmesi konusunda gelişmiş ülkelerin yönetimleri, vatandaşlarına her türlü imkanı sağlarlar.
Hatta gelişmiş ülkelerde bir evde oturmak da bir ihtiyaçtır. Bu nedenle gelir durumuna göre vergi muafiyetleri sağlanır.
Daha da fazlası, gerekirse devlet ödediğiniz kirayı size geri öder.
Ya da burada olduğu gibi siz kira ödemezsiniz. Devlet direkt ev sahibinizin hesabına yatırır.
Bütün bunların kaynağı ise vergisini tamam ve zamanında ödeyen vatandaşlardır.
Şimdi babanız vergi kaçırıyor.
Devlet babanızın kaçırdığı vergileri kapatmak için, heves edilen malların vergisini yüksek tutuyor.
Bu vergi kaybı nedeniyle işçi ve emekçi haklarını alamıyor.
Fakat siz de;
Siz de motosiklet almak istiyorsunuz.
Ama...
babanızın kaçırdığı vergilerin sonucuna katlanıyorsunuz.
Tek şansınız var.
Babanız kaçırdığı vergilerle zengin olursa, istediğiniz motosikleti alabilirsiniz.
Çoğunlukla babanız kaçırdığı vergilerle zengin olamaz ve siz istediğiniz motosikleti televizyondan, dergilerden izlersiniz.
Devleti eleştirmek de sonuna kadar haklı olduğumuz yerler var.
Fakat biraz kendimize bakmak da fayda var.
Gelişmiş ülkelerde ki insanlar, istediklerine sahip olabiliyorlar.
Fakat bunun alt yapısında başka şeyler var..
Ha şimdi ben bunu yazdım..
Okuyan;
hakikaten, biz napıyoruz yaa mı diyecek?
Ya da sizden dürüst vatandaşlar olmanızı istersem haklı mı olurum?
Hayır.
Maalesef HAYIR....
Bu nedenle bunları kafanıza takmayın..