Arkadaşlar merhaba,
Eskiden paketçi ve kuryeler ağırlıklı olarak vitesli kullanırdı.
Orijinal Cg'ler, peşinden gelen Ybr 125 ve Cbf 150'ler skuterlere göre daha çok daha az masraf açmalarıyla gerek kurumlar ve gerekse de bu işten para kazanan bireysel kullanıcılar için biçilmiş kaftandı.
Ancak son 10 yılda, hatta pandemiden itibaren kuryelik-paketçilik işinde patlama yaşanınca aslında motora binmeyi aklından bile geçirmeyecek bir sürü kişi de motorcu oldu ve yeni kuşak mensubu olarak tercihlerini otomatik vitesten yani skuterden yana kullandılar.
Hintli ve Çinli markaları almayı ve kullanmayı hiç düşünmediğim için onlarla ilgili bir yorum yapamam ama kalite ve satış sonrası hizmetler olarak pazarın hakimi konumundaki Honda ve Yamahanın 2020'den sonra vitesli (commuter) motosiklet getirmeyi durdurması da tuzu biberi oldu bunun.
Skuter daha pratiktir ve de kolaydır ama bana hitap etmiyor bir türlü işte.
Salata tabağından hallice cücük gibi çapa sahip tekerleklerini çok güvensiz buluyorum.
Cvt aktarmada da keza devamlı bir vınlama-uğultu mevcut ki çoğu skuter buzdolabı gibi çalışıyor zaten.
Oturuş pozisyonu da bele darbe almalık tam.
Süspansiyon sistemi de karşılaştırdığımız commuter motorlara göre darbe sönümlemede yetersiz kalıyor.
Çukur ve kasisler tam serseri mayın misali kalıcı hasar vermelik.
Motosiklet üstündeyken çukur ve/veya kasislerde gerektiğinde anlık olarak popoyu seleden ayırmayı o kadar önemli buluyorum ki anlatamam.
Yani peglere basıp hafiften ayağa kalkabilmek, darbeyi belimize, omurumuza gelmeden dizlerle sönümleyebilmek lazım.
Bunu seri bir şekilde yapamadığım motor isterse 1 lt yakıp 200 bassın.
Bana göre değil.
Bizim yollarımıza göre değil skuter.
Lütfen 14-15-16 inçlik nispeten büyük tekerlekli skuter modellerini yazmayın hiç.
Yamaha Xenter döneminden beri takip ederim onları da.
Piaggionun da tüm modellerini takip ettim bir dönem.
Keza Honda SH da öyle.
Skuterlerde lastik çapı büyüdükçe süspansiyon konforu da azalıyor maalesef.
Yol tutuştan da gol yememek adına gayet de taş gibi (firm) süspansiyonla geliyor skuterler.
Gün boyu debriyajla vitesle oynamaya razıyım ben.
Boyun fıtığı ameliyatı olmuşum.
Bilirim tadını o ağrıların.
Bir de belimden gol yemek istemem.
Skuter kullanan bir arkadaşımızın beliyle ilgili yaşadığı sıkıntıyla ilgili açmış olduğu konuyu altta paylaştım ve o konuda konu sahibine yanıt verenlerden birisi de üstteki mesajda Dio kullanıcısı olarak skuteri vitesliye tercih eden
@F54 Fatih dostumuz:
scooter ile bu kadar yol yapınca fıtık olması gayet normal
ben istanbul ataşehirden spacy alıp sürerek 125 km yol yaptım o günden sonra scooter la 50 km fazladan yol yapmam
size tavsiyem bu işe yapacaksanız cbf 150 hero x pulse tarzı bir motorla yola devam edin en azında deneyim
hem oturuş pozisyonu hem süspansiyonları bel ağrısı yapmayacaktır
https://www.motosiklet.net/forum/ko...itigi-hakkinda-yardim-edebilcek-varmi.219852/
Kimisi Fatih gibi günlük 50 km'den sonra skuter kullanmayı tercih etmez.
Kimisi de trafikte 125'lik vitesliyle ha babam vites değiştirmeyi zulüm olarak adlandırır
@Nikkfurie gibi.
Herkesin tecrübesi kendine sonuçta.
Ve herkesin öncelikleri de aynı olmak zorunda değil.
Bu uzun mesajımı da Pcx sahibi olmuş ve 6 bin km kadar kullanmış birisi olarak yazıyorum.
CB125F'in eksikleri elbette var ama benim şartlarımda benim ihtiyaçlarımı gayet de iyi görüyor kendisi.
Tur camı ve deflektörle rüzgar koruma işini çözdüm.
Sis farlarıyla akşam saatlerinde de sürmem gerekirse diye aydınlatmasını iyileştirdim.
Michelin lastikleriyle yol tutuşunu iyileştirdim.
Büyük deposu ve düşük yakıt tüketimi sayesinde efendi kullanımda (13lt ile) 850 km yol yapmışlığım oldu.
Konusu geçti diye yazıyorum: Sırf 125 cc ve vitesli diye CB125F yerine naked bir model almayı da hiç ama hiç düşünmedim ABS ve disk freni olduğu halde.
Sadece rüzgar koruması olmaması bile benim böyle bir modeli tercih etmeme sebebim olur.
Dediğim gibi, önceki tecrübemiz ve de motordan beklentilerimiz farklı.
Eğer Honda CB125F modelini bir daha getirmeyecekse elimizdekine sahip çıkmak lazım.
Ya da şu ek vergi ayağına geçici olarak böyle bir karar aldıysa da yine mevcudu korumak lazım
@Burak Kara .
Sonuç: Skuter'in bahsedilen avantajlarını:
(yoldan çamur-su sıçratmaması, sele altında bagajının olması, debriyaj sıkıp durma angaryası olmaması vb.)
vitesli motorların bahsedilen avantajlarıyla:
(17 inç lastik çapı, daha iyi yol tutuş, darbeleri daha iyi sönümleyen süspansiyon sistemi, gerektiğinde hafiften ayağa kalkabilmemizi sağlayan ayak pegleri, kayış-baga zamazingolarının aksine kilometre veya süreye bağlı olarak değişim gerektirmeyen zincir aktarımı vb.)
tamamen olmasa da bir yere kadar birleştiren Cub motorlar genelde aklımıza gelmez.
Skuterlerdeki kadar büyük değildir bagajı ama yine de acil durumlarda işe yarar.
Ayrıca aradaki boşlukta çanta vb taşıyabilirsiniz.
Ayak marşı sayesinde akü bitti-yolda kaldım-motoru çalıştıramadım-skuter olduğu için de vurdur
100 kilo civarındadır.
Tek kişi bile çok zorlanmadan itekler-döndürür-manevra ettirir.
Dar olduğu için çoğu yerden geçer.
Yakıt tüketimleri çok düşüktür.
Yatık motorları çok uzun ömürlüdür.
Yok mudur peki olumsuz yanları:
Vitesli olması skuter kullanıcıları için göz korkutucu olabilir ama bu işi debriyaj olmadan yapabildiğiniz için aslında eğlencelidir de.
Vitesli motorlar gibi stop etmez hem.
Hepi topu 4 viteslidir.
Ancak vitesleri normal vitesli motorlara göre ters işler.
Aşağı basınca vitesi büyütür.
Yukarı kaldırınca küçültür.
Yakıt deposu 3,5-4 lt civarındadır.
Yerine göre 150-200 kilometrede bir yakıt almanız gerekir.
Peygamber devesine benzettiğim ve de hastası olduğum tipleri herkese hitap etmeyebilir.
Ve şu an sıfır olarak kaliteli diyebileceğim bir Cub motor satışı da mevcut değil maalesef.
İkinci ele hücuuumm.
Sonucun sonucu: Küçük cc motorları çok severim.
Büyük hacimli bir motosiklet almak yerine benzer paralara birkaç tane küçük hacimli motor almayı tercih ettim.
Hem 2023 CB125F ve hem de Honda ve Yamaha Cub motor aldım zamanında.
Arada şeytan dürtüyor ve şu kampanyalar devam ederken SH125 al bir de diyorum ama SH test sürüşünden sonra kaçarak uzaklaştım oradan.
Arkadaşlarda PCX ve Dio da var.
Onları da sürdüm aralarda ama hiç ama hiç benlik olmadıklarına iyice ikna oldum.
Herkes ne sürmekten memnunsa onu alıp ondan devam etsin işte.