Zamanında "motordan anlamayan adamlar ne alır" sorusuna "GS" yanıtı verdiğimde anlatmak istediğimle aynı şey.
Bu dediğimi GS'e ya da genel olarak GS sahiplerine bir eleştri veya iğneleme gibi anlayanlar olmuştu, tekrar bir parantez açayım önden, hayır, yazdıklarım bu anlamda değil.
GS dediğimiz alet, motosiklet Dünya'sının açık ara en başarılı "ürün"ü. Gelişmiş bir mühendislik, yüksek teknik kapasite, yüksek imaj, inanılmaz satış rakamları. GS gibi bir modele sahip olmak bütün motosiklet üreticilerinin ıslak rüyasıdır. Böyle ürünlerin çok geniş satış alanları olduğu için de, her konuda karşılaşabileceğimiz derinlikli olarak konuya girmeyen ve parası olan insanların da doğal olarak ilk tercihi bunlar olur. Arabadan bir şey anlamayıp "Mercedes ve diyerleri" diyerek tercih yapan insanlar gibi. Bu tipler veya söylemleri Mercedes'ten bir şey eksiltmez, bu mavralar da GS'ten bir şey eksiltmez.
Bu çerçeveden bakıldığı zaman oturmuş bir "GS'çi" profili var. Ki bu profil de Türkiye'ye has bir konu değil, yurtdışında da bu mavralar çok döner. Üç çanta takıp kafeye gitmek, poz vermek, selam almamak vs.
Konu tamamen bu muahbbetten ibaret. Son zamanlarda boku çıktı, yani bir şey komik de olsa sürekli aynı şeyden bahsedilince bir anlamı kalmıyor. Bir de tabii sürekli döndüğü zaman GS kullanıcısı insanlar buna artık biraz takılmaya başlayabiliyorlar, bu da normal bir şey.
Bir de tabii ki tüm genellemeler gibi aslında bu da yanlış. Konu gözleme ise yılda 25k km'den aşağı pek inmeyen, konu sürmek ise arkasından gitmenin hayli zorlayıcı olduğu GS binicisi de tanıyorum yoksa ben
