Kontranin amaci sadece kirmizi ile isaretledigim kisimdir. Dönüs tamamen farkli bir etki ile olusur . Burada bana göre Van Dulmen yatisi saglamak icin eskilerin kafasina basmak , teknik adi ile counterbalancing uygulayarak motoru asagida tutmaya calisiyor. Bu pozisyonda pekcok sürücü farkinda olmadan bir miktar kontra verebiliyorlar ama olan bitenin farkinda degiller.
Ayrica seni yaniltan bir seyin daha altii cizmek istiyorum . Counterbalancing tekniginin yüksek hizlarda uygulanmasi konusuna takilmissin ancak bu fotografta Van Dulmenin hizi 100 km lerin cok altinda bence.
Öncelikle teşekkür ederim.
Hazır 2 eğitmen bulmuş iken konuyu uzatmamın nedeni, aslında belki de farkında olmadan uygulanan tekniklerin, biraz daha bilimsel yaklaşımlarla detaylandırılmasını önemsememden kaynaklanıyor. O dönemki teknoloji, bilgi, birikim, sürüş teknikleri ile bugün sahip olduğumuz veriler bambaşka...araçlar değişti, yollar değişti, sürücüler değişti...bizim de biraz değişmemiz gerekiyor sanki...
Biraz bildiğim yerden örnekleyecek olursam; motosiklet sporundaki bu değişim, aslında bana göre çok benzer olan kayak sporundaki dramatik değişimi çağrıştırıyor...
1970-80'lerdeki kayak teknolojisi, bilgisi ve teknikleri ile yapılan kayak ile bugün yapılan arasında dağlar kadar fark var. 1970'lerde dümdüz tahtadan, ucu kalkık sıradan kayaklarla koşulan inişlerde şimdi bize çok basit gelen paralel dönüşler kullanılırken, artık iç bükey çelik kenarlı ve çok katmanlı fiber kayaklar sayesinde neredeyse kayakçının zeminle bütünleşmesini sağlayan carving teknikleri kullanılıyor.
1970'lerde bir kayakçı
Günümüzde carving tekniği ile yapılan kayak
1970'lerdeki motosiklet sürüşleri ile bugünküler arasındaki farka ne kadar da benziyor değil mi? Bir diğer benzerlik tabii kayak teknolojisindeki gelişmelere paralel artan iniş hızları. 130-140 km/h hız ile kapı aralarından geçilen Alp Displinleri söz konusu artık. 1970'lerde bu hız muhtemelen 50 km/h civarında idi.
Neyse uzattım ama keyif de aldım yazışırken. Selamlar.