125cc Scooter ile 4500 km; "Türkiye'nin Yarısı;Kıyıları

Katılım
29 Ocak 2007
Mesajlar
4,992
emeğine sağlık tekilay, rotada bayağı bir yer yazmışsın, devam edecek sanırım
 
Katılım
26 Haz 2006
Mesajlar
191
kardeşim çok güzel ve anlamlı bir gezi olmuş tebrik ederim...nice güzel gezilerde sorunsuz cezasız ve en önemlisi kazasız belasız olması temennimdir.....hayırlı sürüşler kardeşim....maddiyatı düzelttikçe çıkıyoruz yollara ama ufak ufak gidip durmaktan maddiyat düzelmiyo bi türlü yine uzun yola gidemiyoruz:) kışın okul derdi...yazın iş derdi derken gezmeye vakitte olmuyo pek zaten....saygılar sevgiler kardeşim....bi sene geçmiş geziden ama olsun bu senede izmire geleceksin diye gözlerimiz açık....gelmeden bi hafta önce haber verki hazırlanalım :) neyse gelirsen haber verirsin...gelecek olan herkes haber versin yahuuu.....
 
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
kardeş,sabah sabah sana imrenerek gıpta ediyorum.yıllardır planlayıpta ya vakiti,ya da nakiti bir araya getiripte denkleştiremediğim geziyi yapmışsın.sana helal olsun diyorum.sanırım resimlerin devam edecek.beklemekteyim.sabrına,azmine şapka çıkartıyorum.sevgilerimle.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
29 Ara 2007
Mesajlar
2,819
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
hayırlısı olsun kazasız nice km ler dilerim inş alırsın dr 350 yi emeğine bileğine sağlık asvalt gezilere katılamıyoz sen dag tepe bayır gezmişsin helal olsun tekerin düz bassın..:rendeer:
 
Katılım
17 Ağu 2007
Mesajlar
1,470
abi biz düzde gidemiyorken sen dağ bayır gezmişsin scooterle tebrik ederim güzel gezi olmuş paylaşım için teşekkürler ancak çanakkaleyi atlamışsın abi burası kıyı değilmi yaw:pale:
 
Katılım
11 Ara 2007
Mesajlar
2,658
dostum gerçekten büyük basarı yaptıgın.! Güzel ve Eğlenceli Bir Gezi Olmuş Belli.. Neyse bakalım Devamını bekliyorum :) Diğer ARkadaşlar Gibi
 
Katılım
15 Haz 2006
Mesajlar
425
İşte gerçek bir motorcu.Tebrikler.Gezi dediğin böyle olur.Devamını hasretle bekliyoruz.
 
Katılım
30 Tem 2006
Mesajlar
4,311
Şehirsel Rota : İstanbul~İzmit~Yalova~Bursa~Balıkesir~Manisa~İzmir ~Aydın~
Muğla~Antalya~Mersin~Adana~Osmaniye~İskenderun~Gaz iantep~Kahramanmaraş~Sivas~Tokat~
Samsun~Sinop~Kastamonu~Bartın~Zonguldak~Düzce~Adap azarı~İzmit~İstanbul
Bölgesel Rota : Marmara~Ege~Akdeniz~Güney Doğu~Orta Anadolu~Batı Karadeniz~Marmara

Zayiatlar~Olaylar : Minik bir serçe’nin ölümü:(, Lastik patlaması, Fren balata faciası… harici hiçbir zayiat! …ve harika dostluklar!


O kadar mesafeye bu kadar zayiat normal yani hiç olmazsa lastik patlaması kaçınılmaz gibi birşey
Kmlerinin devamını bekleriz :)
 
Katılım
16 Ocak 2008
Mesajlar
27
Hepinize düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

ybasaran; İzmir'e taşınalı 7.ayı devirdik.. Derslerinde başarılar diliyorum sana..

Okay, afedersin.. Haklısın tabii Çanakkale ülkemizin en güzel kıyılarından.. rota başlangıç-bitiş istanbul olunca o taraflara geçemedim ancak önceki senelerde Orman kampında kampta yaptım, eceabat da kaldım.. Az buçuk bilirim oraları.. Çanakkaleye selamlar..

hdeniz; 3 YTL mi? ..o kadar oldu mu.. %50 zam.. Benzin samlarıyla eşgüdümlü gidiyorlar galiba.. Özelleştirme insanın gözünün yaşına bakmaz! teşekkürler bilgi için..

Yeniçeri; estafurullah henüz değil ama o yoldayız... Zirâ "motorcu" kavramını herkes farklı algılar, uygular... Fakat benim için motorcu=Endurocu 'dur.. Her yola girer, her yola gider, motoruna lazım olacak bütün takımları yanındadır. Parça gerektirmeyecek her tamiri kendisi yapar. gerekecek taşınabilir acil parçaları da yanında bulundurup değiştirme beceresine sahiptir.. vs.vs.. yinede yorumun için teşekkürler...

PIERzig; minik serçenin ölümü hariç zaiyatlar normal.. en çok o serçenin ölümüne üzüldüm.. Nasıl öldüğü iki gün sonra raporda... demre ye giderken öldü :(
 

esp

Katılım
3 May 2008
Mesajlar
195
Süper bı gezı olmuş resımler ve anlatım kusursuz gerçekten ınsanın canı çekıyo :(
 
Katılım
7 Şub 2008
Mesajlar
87
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
helal olsun abii bende aslında düşünüyorum ehliyeti alınca
 
Katılım
12 Tem 2007
Mesajlar
665
paylasım ıcın tesekkurler .cok guzel bı gezı.scooter ıde enduro gıbı surmussun dag bayır.
 
Katılım
16 Ocak 2008
Mesajlar
27
Ölüdeniz~Kaş arası serivene devam...

oludeniz_kas.jpg


5. Gün; 1 Temmuz 2007
Raporun en son kaldığım yeri Ölüdeniz de uyku idi, uyanmam biraz zor oldu ancak rüyamda Hanniballar ile EC Afyon/Sandıklı Festivalinde vakit geçiriyor sonrasında Dedegöl dağlarına doğru yol alıyor ve Zirve yapıyordum.. Güzel bir rüya idi, keşke uyanmasaydım :) yoksa gerçek mi?
Uyandım!
hemde harika bir manzaraya...
Gözüm toprak yola takıldı,
...ne var ki acaba..¿
tekiner182Medium.jpg

tekiner187Medium.jpg

tekiner189Medium.jpg

Enfes bir manzaraya bakmamı sağladı bu yol!..
Yamaç paraşütü! Keşke o kadar pahalı olmasa idi.. Yapmak istediklerim arasında, elbet bir gün!​
tekiner190Medium.jpg

tekiner199Medium.jpg

tekiner200Medium.jpg

Ölüdeniz ile ilgili yazılan çizilenler arasında ilgi çekici olan, buraya adını veren efsanelerdir. Her biri ağızdan, ağıza değiştirilerek gelsede ana tema hep aynı kalmış. Ben iki tane benzer olanı birleştirip bir efsane oluşturdum :D
Buyrun ;
İnternet' Alıntı:
Açıkdenizden Belcekız kıyılarına bakıldığında Ölüdeniz'i görmek mümkün değildir. Tutuştukları deniz savaşında Lidya Kralı'na yenik düşen Likya Kralı, yaralılarını ve geriye kalan yaşlı, çocucuk, kadın, erkek ve gençlerini yelkenli gemisine doldurur ve dost kıyı kendine giderken, şimdiki Belcekız açıklarında şiddetli bir fırtınaya yakalanır.
Sığınacak bir liman ararlarken Kral'ın oğlu, geminin yönünü Belcekız kıyılarına doğru çevirtir. Çünkü hiç fırtına görmemiş doğal bir koy olan Ölüdeniz'den haberdardır. Buraları bilmesi ise Belcekız adında yörede yaşayan bir genç kıza sevdalı olmasındandır.
Gemi kayalara doğru kıyıya yaklaştıkça sığınacak bir liman göremeyen Kral, kavmin son kanalarını da felakete götüren bu emri kim verdiyse kellesinin uçurulması emrini verir.(Kimi yerlerde ise Kral'ın oğlunu, kürek darbesiyle fırtınalı denize düşürerek dümene geçtiğini yazmaktadır.)
emir yerine geitrilir ancak bu arada gemi kıyıya yaklaşmış ve kanala girilmek üzeredir. Ölüdeniz bütün asudeliği ile onları beklemektedir. Kral ve kavmin son kalanları ve onları taşıyan gemi kurtulur ama Kral'ın oğlu ölmüştür. Kral, oğlu için güncerce yas tutmuş, olay herkes tarafından duyulmuş.
Belcekız, sevgilisinin öldüğünü duymuş ve kendisini denize atarak sevgilisine kavuşmayı düşlemiş. O günden sonra, Kral'ın oğlunun öldüğü yere Ölüdeniz, kızın öldüğü yere ise Belcekız denmiştir.
tekiner206Medium.jpg

tekiner208Medium.jpg

tekiner210Medium.jpg

Artık toplanma vakti, pılımızı pırtımızı ve çöplerimizi toplayıp motora yükledik... Deniz kenarına inip biraz yamaç paraşütçülerini izlemek ve bir iki güzel görmek var sırada :D
Eğer ki buralarda tekne turu, yamaç paraşütü vb. bir aktiviteye katılacaksanız mutlaka ama mutlaka sıkı bir pazarlık yapın! önceki senelerde geldiğim de 15 milyon olan tekne turuna, kişi başı 8 YTL 'ye çıkmıştım.. Tabii çıkılan sezon ilede alakalı (Eylül Başı) ancak turistlere özel tarife çılgınlığı burada da söz konusu.. Siz yinede pazarlık yapmadan binmeyin derim...
tekiner232Medium.jpg

tekiner245Medium.jpg

tekiner246Medium.jpg

tekiner247Medium.jpg

tekiner238Medium.jpg

tekiner242Medium.jpg

Yola devam.. Yol ayrımlarında kahverengi tabelalar en çok hangi yönü gösteriyorsa o tarafa ilerliyorum.. Sıcaklık çıldırmış durumda, 50 dereceye yakın.. Geçen 2007 senesinin Haziran-Temmuz sıcağını hatırlarsınız sanırım... yine de kaskım ve montum üzerimde... Havuzlu bir benzin istasyonu ile ilk defa karşılaşıyorum.. Yola devam etmek zorunda olmasam atacaktım kendimi.. Zaten fazla da gidemiyorum, o kadar sıcak ki, bir ağacın gölgesinde, motorun tepesinde sızıp kalıyorum.. Uyanınca da bari uyuduğum gibi fotoğraf ta çekiyim diyorum..
tekiner242Medium.jpg

tekiner255Medium.jpg

tekiner256Medium.jpg

...derken otostop çekerek yürüyen biri geçiyor.. Selam verip çağırıyorum.. Biraz sohbet ediyoruz, otostop ile Bodrum'a gidiyormuş.. Turizmci.. Sürekli otostop ile yol alıyor.. Dinlenceden sonra onu yoluna uğurluyor bende yollara düşüyorum...
tekiner258Medium.jpg

PATARA...
Hep adını kum tepelerinde koşan atlarla duyduğum uzunca bir sahil şeridi.. Artık atlarla develerle gezmek yasaklanmış.. Dalıyorum sapaktan içeri... O da ne? Giriş sanırım ücretli derken, günlerden de Çarşamba iken, "Halk Günü" münasebetiyle Çarşambaları girişin ücretsiz olduğunu öğreniyorum.. Bahtım açık bahtım :)
tekiner001.jpg

tekiner002.jpg

Girişte elinde plaj çantasıyla teyze arkasına baka baka gidiyor.. "Birileri beni şu 5 km 'lik yolu götürsün de yürümekten kurtulayım" der gibi baktığı için es geçemedim.. Kendisi yolculuk boyunca ilk misafir yolcum oldu ama son değildi.. İlginç misafir yolcularla karşılaşacaksınız :D

Buraların asıl sahibi kaplumbağlar da, asfaltta gazlıyorlardı..

Patara doğal bir koruma alanı ve carettaların doğal yavrulama mekanlarından biri olduğundan, hiç bir yapı tesis ve ticari girişime izin yok! Ancaaak, aklı çalışan birinin girişimleri sonucu Patara muhtarlığını alıp, bunu muhtarlık nezdinde yaparsa ortaya çıkan tablo aşağıda ki gibi olur ;)
tekiner265Medium.jpg

tekiner261Medium.jpg

tekiner262Medium.jpg

tekiner267Medium.jpg

Alabildiğine kumsal, inanılmaz bir güzellikte..
Karnımı ilginç bir ballı,muzlu,çikolatalı gözleme, evet evet aynen böyle bir gözleme ile doyuruyorum.. Yedikten sonra düz kum tepesine bile tırmanabileceğimi düşünmeye başlamıştım :D Enerji son sürat :)
tekiner269Medium.jpg

tekiner269Medium.jpg

tekiner270Medium.jpg

tekiner273Medium.jpg

Bu mistik havası olan yerde, bir anda kendimi uyurken buldum..
45 dakika o armut'un içine sarmal bir vaziyette uyumuşum..
Etrafı seyredip olaya kültürel yaklaşmak üzere demir alacağım içlere doğru..
tekiner277Medium.jpg

tekiner279Medium.jpg

tekiner281Medium.jpg

tekiner272Medium.jpg

tekiner271Medium.jpg

tekiner276Medium.jpg


Patara, Antik ve önemli bir liman kentiymiş, İskender ile savaşmadan kapılarını açan kent iyi durumda kalabilmiş.. Denizden esen sert rüzgarlar vb. doğal sebeplerle taşınan kumlar limanı doldurarak kenti bir bataklık görünümüne bürümüş.. Sineklerden geçilmez olmuş ve kentin önemini yitirmesiyle halk kenti terk etmiş.. Olayın kısaca özeti bu.. Ancak öyle bir mit varki, mitolojide gördüğüm en ilginç olanlarından biri :D hemen aktarıp, kum tepelerinden arta kalan tarihi mekan resimlerini sizlerle paylaşacağım..

İnternet' Alıntı:
Mitolojide ki PATARA Efsanesi ;
Nedendir bilinmez Denizler Tanrısı Poseidon kızmış bir gün Likyalılara, belki de sunaklarında kurbanlar kesilmediği için. Denizlerin, dalgaların, nefesi, hakimi imiş ya Poseidon, Likyalıları cezalandırmak için, kükreyip çıkmış denizlerin dibindeki sarayından. Üfledikçe fırtınalar kopmuş, dalgalar tepeleri aşmış, ovanın içine dek girmiş. Denizden karaya doğru gelen fırtınadan zayi olmuş tüm Xanthos Ovasının ürünü, bereketi.

Fırtınalar böyle güçlü, günlerce devam etmiş ama Poseidon’un öfkesi durulmak bilmiyormuş. Likyalıların önderleri, anaları toplanmışlar, adaklar adamışlar sunaklarında kurbanlar kesmişler dinsin diye öfkesi Poseidon’un. Poseidon sakinleşmemiş, tüm sahiller ve Patara kenti sular, kumlar altında kalmış.

Telmessos’taki kahinlere danışmışlar sonra, Tüm kahinler bir araya gelmişler ve sonunda bir karara varmışlar. “Tüm Eşen oVasının kızları, kadınları, Patara’dan batıya doğru el ele tutuşup dizilsinler. Yüzlerini denize dönüp, eteklerini kaldırarak, donlarını sıyırsınlar. Utanan Poseidon üflemekten vazgeçer, sarayına çekilir, Xanthos Ovası, Likya halkı da kurtulur” demişler.

Tüm kentlere yayılmış bu haber. Xanthos ovasının bütün kadınları, kızları akın akın inmişler Patara sahiline. Fırtınaya karşı gelmek çok zormuş ama onlar sıralanmışlar el ele kilometrelerce.

Kadınlar dizilince sahil boyunca el ele, çıkarmışlar donlarını denize, Poseidon!a atmışlar. Öylece beklemişler bir müddet. Utanmış Tanrı Poseidon, bakamamış kadınlara kızlara, homurdanarak denizin dibindeki evine çekilmiş.

Fırtınalar durmuş, deniz sakinleşmiş, ovadan çekilmiş, canlanmış Xanthos ovası. Doğanın dirildiğini gören kadınlar çekilmişler ovanın içlerine, yerlerine yurtlarına doğru. Kurbanlar kesilmiş Tanrı Poseidon’a, şenlikler yapılmış, yine neşelenmiş tüm Işık Ülkesi halkı. Ama Poseidon’un kızdığı o günden sonra içlerine dek gemilerin yanaştığı bir liman olan Patara kumlar altında kalmış Sadece kent girişinde tiyatro ve Likya lahitleri kalabilmiş günümüze.

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine :D
Antik çağda "Işık Ülkesi" olarak nitelendirilen Patara da, halen kazı çalışmaları devam ediyor, Antik tiyatrosu, tepenin yamacına kurulu.. Akustik deneme videosu da çektim, patlattım aklıma ilk gelen şarkıyı :D fırsat bulursam o videoları da paylaşırım..
tekiner286Medium.jpg

tekiner287Medium.jpg

tekiner288Medium.jpg

tekiner292Medium.jpg

tekiner296Medium.jpg

KentHaberKültürKurulu' Alıntı:
Patara’nın en ünlü yapısı limana giden yol üzerindeki, Roma’nın Lykia-Pamphilya valisi Mettius Modestus’un M.S. 100 yıllarında yaptırmış olduğu zafer takıdır. Bu tak aynı zamanda Patara’ya su getiren su kanalları içinde kullanılmıştır. Takın her iki yüzünde heykellerin konulduğu boşluklar dikkati çekmektedir. Büyük olasılıkla buralara valinin, ailesinin veya kent yöneticilerinin büstleri konulmuştur.
tekiner300Medium.jpg

tekiner301Medium.jpg


Pataradan ayrılıyorum, İstikamet KAŞ..
Patara-Kalkan arası Yeşilköy beldesi var, burada durup fotoğraf makinesinin kartını cd ye aktarmam lazım.. Kaş 33 km ileride...
tekilay001.jpg

tekilay005.jpg

Yeşilköy'ün hemen bitimi Kalkan başlıyor, Akbel mevkii olarak geçen burada daha önceki yıllarda olan depremlerden sonra yapılan "Deprem Konutları " mevcut..
tekilay007.jpg

Gezinin başında yazdığım ["Daha önce Ege-Akdeniz gezisi yaptığım arkadaşım Olympos'ta eşiyle birlikte balayında.. Onlarla beraber yudumlamak için çok sevdiğim Şirince Karadut aromalı şarabı alıp, uyku tulumumun içine sıkıştırıyorum.. "] arkadaşım Olympos'ta kalmayıp Fethiye ye geçiyorlar, ve tam ben bu fotoğrafları çektirirken telefonum çalıyor. az önce otobüsle geçmişler "Garip bi motorun üstünde resim çektiren sen miydin?" diyerek hızlı geçen otobüsün içinden bu şekilde tanımlamışlar :)

Bu abimiz Rus.. Bir çok kişi tanıyormuş sanırım bu abimizi.. Rus malı motorların parçalarını getirip burada toplayıp imal ediyor.. 2,000-3,000 YTL civarına da sıfır gibi satıyor.. Her türlü servis bakımını da yapıyor.. Bu motorlar dan İngiltere'ye bile gönderdiğini söyledi.. Meraklısı için iletişim bilgilerinide aldım..
tekilay021.jpg

tekilay009.jpg

tekilay011.jpg

tekilay012.jpg

tekilay013.jpg

tekilay016.jpg

tekilay017.jpg

Kalkan'dan manzaralar..
tekilay022.jpg

tekilay025.jpg

Bu viraja fazla hızlı girmemden ötürü, virajı alamayarak yolun dışına savruldum, yol kenarında bulunan dükkan sahipleri düşmemi seyretmek için hazırdılar, zira hızla gelip kum birikintisine girmeden durabildim.. Bir alkış tufanı koptu :) Meğer o virajı alamayıp, benim gibi yolun dışına (yani dükkanlarının önüne) savrulan motorcular sürekli düşüyormuş, bilen yerli zaten yavaş giriyor, bilmeyen ben gibiler ise düşüyor, ben düşmeyen nadir motorculardan olmuşum.. Alkış ise bundan dolayıymış :D Ben fotoğraf çekiyim deyince hepsi bir çırpıda dağıldı dükkanlarına.. Bende virajı fotoğrafladım..
tekilay026.jpg

Kendimce fotoğraf makinesiyle bir iki manzara dansı ediyorum..
tekilay034.jpg

tekilay035.jpg

tekilay039.jpg

...ve meşhur Kaputaş Plajı,
Bu yolun açılması çalışmalarında, hayatını kaybeden işçilerimizin isimleri! Rahmetle anıyoruz...
tekilay042.jpg

tekilay040.jpg

tekilay043.jpg

tekilay046.jpg

tekilay047.jpg

tekilay048.jpg

Mavi Mağara
hani nerde?
aşağıda!
indim baktım, ama dalmak lazım :)
tekilay055.jpg

tekilay051.jpg

Akşam karanlığı çöktü ve ben Kaş sınırlarına girdim..
Kaş'a gelmeden 1 km uzaklıkta ki bir koyda kamping alanını görünce, fiyat sormak için içeri girdim.. Bir muhabbet başladı, oraya Ankara dan eski kasa bir mersedesle gelen ekiple kahkahalar ile orada çadır kurmaya karar verdim.. İlk ve tek konaklamaya para verdiğim yer işte burası; 5 YTL :D Henüz başıma geleceklerden habersizim... Maceralı bir gece yaşadım burada.. uyku? Sabaha karşı 1-2 saat uyumuşumdur...
tekilay059.jpg

tekilay061.jpg

Keçi kılından yapılma büyük çadır'ı görünce, çadır kurmama gerek yok diye düşünerek uyku tulumumu köşeye serdim, herşeyi hazırladım, Kaskı da üstüne bıraktım... Bir şey olmaz diye düşünerek... O sırada karşı tarafta minübüs ile mangal rakı muhabbeti yapan pala bıyık abiler var :) Her şey gayet normal.. Ortamı bu şekilde bırakıp, motor ile merkeze gittim..
tekilay064.jpg

tekilay070.jpg

tekilay076.jpg

tekilay075.jpg

sonra döndüm..,
Karşılaştığım manzara şu;
Ablanın biri benim uyku tulumunun üzerinde yatmış, Kask 5 mt ilerde yere yuvarlanmış.. Kadına seslenerek uyandırmaya çalışsam da, sallasam da nafile, abla uçmuş, en direk pilot! :) Çekip yere atıcam ayıp olcak.. Neyse dedim sahildeki arkadaşların yanına gidiyim birazdan bakarım çaresine.. Tam oturdum bir bağrış çağrış ve motor sesleri.. Bi motor dağa tırmanışa geçmiş, arkazında bir kız çocuğu, arkasından 2 tane motor takipte.. Burası tam dallas'a döndü.. Meğer veletler kızı kovalıyormuş, diğer köyden çocuk kızı dağa kaçırmış :D Bunlarda peşine.. Geldiler yanımıza da onlar anlattı..
tekilay081.jpg

Bizimkiler votka ikram edince bende Deniz & Mehmet'e getirdiğim Şirince şarabını onlara ikram ettim.. Onlarda outdoor meraklısı, her sene bu tarz bir gezi aktivitesi yapıyorlarmış.. Dalyan'ın ilerisinde bulunan Günlüklü kamping alanında tatil yapmak için çıkmışlar yola, geze geze gidiyorlar.. Benim uğramadığım bir nokta ama binlerce çadır kuruluymuş ve 1-2 YTL ye kalınıyormuş, yani çok ucuz! Aklıma yazdım hemen tabii..

Hepsi alem adamlar, :)
tekilay082.jpg

tekilay083.jpg

tekilay084.jpg

tekilay085.jpg

tekilay086.jpg

Sonra ikinci macera başlıyor..
Sivil bir araba sahile yakın gelip ani frenle duruyor..
"Siz kimsiniz, ne arıyorsunuz burada" vs.vs. sorularıyla başlıyorlar gelmeye, siz kimsiniz diyorum "Kimlikler, polis" cevabı.. Kimliğini göstermeden kimlikleri vermeyince biraz dalaşır gibi oluyoruz, O kimliğini gösteriyor bizde kimlikleri veriyoruz.. Kısa bir kontrolden sonra şöyle bi araç geçtimi, böyle bi araç geldimi gibi sorular soruyorlar.. Bende fırsattan istifade benim uyku tulumuna salça olan, kaskımı fırlatan kadından bahsediyorum.. Polisleri kadının başına sardım ama kadın sizce uyandı mı? hayır :) ama bir kova suyu üstüne dökünce kadın biraz kendine gelir gibi oldu.. Pala bıyıklı abiler biz kadını tanımıyoruz demeye başladı, halbuki beraberlerdi.. vs.vs. uzadı gitti mevzu polisler gitti, olay bitti!..

Biz uyanık kalan Ömer ile sohbete devam.. Gün ağırmaya başlayınca o balık tutmak üzere oltasını alıp gitti.. Ben sahilde biraz dingin denizin sesiyle enginlere daldım.. Sonra hamakta bir saate yakın kestirebilmişim..
tekilay091.jpg

tekilay093.jpg

tekilay095.jpg


Yarın yine güzel bir güne uyanmak var!

Devam Edecek...
 
Katılım
8 Eki 2006
Mesajlar
312
fotoroman tadında valla çok güzel bir gezi çok güzel bir anlatım eline,tekerine sağlık devamını merakla bekliyoruz
 
Katılım
7 May 2008
Mesajlar
23
şaka gibi. takıldım kaldım kalkamadım başından :) en kısa zamanda gelmeli devamı.. :)
tebrik ve takdir ettim.. nice uzun yollara..
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst