Tam benlik konu.

1. Yeni nesil neredeyse tüm Honda ve bazı Yamaha modellerinde sol kütükteki korna tuşunun yıllardır alıştığımız olması gerektiği yerden alınıp başka bir yere konumlandırıldığı modellerden alıp kullanmayı düşünmem.
Hele ki yeni nesil çoğu Honda modelinde korna tuşunun basması iyice zorlaştırılmış sol kütük dizaynına sahip bir Honda modelinin yüzüne bile bakasım gelmiyor.
2. Motosikletin hafif olması konusuna takıntı derecesinde önem veriyorum.
Bu sebeple orta ve üste siklette ıslak ağırlığı 200 kg üstü ve bir de ağırlık merkezi çok üstte olan motorlar bana hiç hitap etmez ve de asla satın almam diyeceğim modellerdendir bunlar.
Yamaha XTZ 1200 Super Tenere - 260 küsur kg
Honda Varadero - 280 kg
Honda VFR 1200 Crosstourer - 280 kg
3. Sanki bakımlarını ben yapıyormuşum gibi olacak ama çok basit rutin bakım işlemlerinde bile motosikletin her tarafının sökülmek durumunda kaldığı dizaynlara saip modeller de benden uzak dursun.
Motorlarımın çok karmaşık olmayan bakımlarını yapma planlarım var bakalım.
En basitinden, bir hava filtresine erişmek o kadar zor olmamalı.
Kaldı ki macera grubu modeller bunlar. Toz toprak olan yollarda kullanılınca keyfi çıkıyor.
Honda Transalp 750
Honda Africa Twin 1100
V....
4. BMW boxer modellerinin homurtusunu ve de telelever-paralever süspansiyon sistemlerinin yolla ilgili bilgi vermeden suni bir sürüş deneyimi sunmasını sevmediğimden GS serileri.
5. Son olarak da belki ileride ikna olurum ama Çin ve biraz da Hint menşeili motosikletlere de şu aşamada uzağım.
6. Bu sefer kesin son olsun, ne kadar performanslı ve sürüşü keyifli olursan olsun Ducati, MV Agusta ve Aprilia gibi İtalyan (=egzotik imajlı ama çok nazlı ve uzun ömürlülük vaadetmeyen motor blokları olan) motosikletlerine de gayet uzağım.
