Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
kitapcıkta ne yazıyorsa o dediğin için böyle sacma cümleler kurup daha da batırma. 120 kiloya 2 kişi diyorsan bende sana 60 kiloluk adam mı olur derim
konu sahibinin nasıl bineceğini, hangi motoru olduguna, kilosunu ya da artısını en olmadı lastiğini bilmeden direk kitapcıga göre demek direk hatalı bilgidir.
kitapcıkta ne yazıyorsa o dediğin için böyle sacma cümleler kurup daha da batırma. 120 kiloya 2 kişi diyorsan bende sana 60 kiloluk adam mı olur derim
konu sahibinin nasıl bineceğini, hangi motoru olduguna, kilosunu ya da artısını en olmadı lastiğini bilmeden direk kitapcıga göre demek direk hatalı bilgidir.
hani ne bileyim, sen gidip de gezi motoru aldığında yanında süper sport kılavuzu mu veriyorlar? kitapçıkta "aldığınız motosiklet gezi amaçlıdır, ama biz size slick lastik kullanmanızı öneririz ve basınç değerlerini de kendiniz arayıp bulun" yazıp yanına da nanik işaretimi koyuyorlar? motorla gelen kitapçık zaten motora ve üreticinin temel aldığı kullanım senaryosuna uygun öneriler içeriyor, buna operasyon ağırlığı dahil.
her üretici ürününü optimum kullanıcıya göre tasarlar. optimum aralığın dışında kalmak kullanıcının çözüm bulması gereken kısımdır.
70-80 kilo adama göre tasarlanan ve ayarlanan motosiklete 120 kilo haliyle hiçbir ayar çekmeden binen birisi bi zahmet motosiklet sevdasından vazgeçsin.
her üretici ürününü optimum kullanıcıya göre tasarlar. optimum aralığın dışında kalmak kullanıcının çözüm bulması gereken kısımdır.
70-80 kilo adama göre tasarlanan ve ayarlanan motosiklete 120 kilo haliyle hiçbir ayar çekmeden binen birisi bi zahmet motosiklet sevdasından vazgeçsin.
O ayarların başında amortisör ön-yükleme (yetmediği durumlar olabilir o zaman yay değişmesi lazım...) ve lastik basınçları geliyor. Yani kitaptaki "tavsiyeler" çok genel. Japonlarda zaten "yarım porsiyon" adamlara göre setup var. Dani Pedrosa ve benzerleri için ancak böyle bir tabir kullanabiliyorum. 190cm 105kg ağırlığımla. (Evet 15kg fazlam var...) Yani hayatımda Dani Pedrosa'nın ne boyunda ne ağırlığında kız arkadaşım bile olmadı, hepsi kayda değer daha uzun ve ağırdı - onu bence hiç nirengi noktası almayalım. (Zaten elemanın yeteneğinin ustalığının yüzde biri bile yoktur bizde...)
Benim vstrom 650'nin kitapçığında tek kişi için ön33, arka 36PSI yazmış tek kişi için. iki kişi için ön33, arka 41PSI yazmış. Tam bu değerlere ayarlayıp yola çıkınca özellikle otobana çıkıp yüksek hızlı sürerken lastik basınç göstergesinde arka 42'ye kadar yükseliyor. Basınç düştüğünde arka tekerde bir tuhaflık hissediyorum, kendim 60 kiloluk değilim, 90 kiloymuşum biraz ağırım deyip kendime göre 33-39(ön-arka) hava basınca en rahat hissettiğim sürüş oldu, otobanda yüksek hızda bu şekilde rahatsızlık hissetmiyorum. Bozuk yollarda arka 1-2 PSI düşük olsa da oluyor hatta mıcır ya da toprak yolda sanki daha iyi oldu ama zaten kitapçıktaki değerlerde sürüyorum, aaa şimdi toprak yola girdim durayım da lastik basıncını düşüreyim demiyorum.
Daha önceki xmax motorumda kitapçık değerleri iyiydi, onda da basınç düşünce hemen hissediyordum. Lastikleri değiştirip michelin city grip 2 taktığımda kitapçıkta yazan değerden 1PSI daha yükseğinde daha rahat etmiştim.
Yani hem motoa göre hem de lastik marka/modele göre bile 1-2 PSI oynayabiliyor, bu da artık tecrübe kazandıkça motorun sürüş hissiyatına alıştıkça kendine göre ortaya çıkıyor. Artçı ile hiç sürmedim, onu da deneyince yazarım ama 50 kiloluk artçı ile çok da farketmeyecektir diye düşünüyorum.
Azıcık mantık yürütürsek, lastik basıncını mühendis nasıl hesaplar? Aracın maksimim taşıyacağı ağırlığa karşı, lastiğin maksimum tutuş sağlayacağı basınç bulunuyordur diye düşünüyorum. Piste çıkmayan biz "Adamsılar" da bu değerlere bakıp daha fazla düşünmeden basıyoz havayı, basıyoz havayı. Kahrolası federaller yüzünden nitrojen basan lastikçide pek kalmadı zaten. Nitrojen basınca değerlerde pek oynama olmuyordu.
Benim vstrom 650'nin kitapçığında tek kişi için ön33, arka 36PSI yazmış tek kişi için. iki kişi için ön33, arka 41PSI yazmış. Tam bu değerlere ayarlayıp yola çıkınca özellikle otobana çıkıp yüksek hızlı sürerken lastik basınç göstergesinde arka 42'ye kadar yükseliyor. Basınç düştüğünde arka tekerde bir tuhaflık hissediyorum, kendim 60 kiloluk değilim, 90 kiloymuşum biraz ağırım deyip kendime göre 33-39(ön-arka) hava basınca en rahat hissettiğim sürüş oldu, otobanda yüksek hızda bu şekilde rahatsızlık hissetmiyorum. Bozuk yollarda arka 1-2 PSI düşük olsa da oluyor hatta mıcır ya da toprak yolda sanki daha iyi oldu ama zaten kitapçıktaki değerlerde sürüyorum, aaa şimdi toprak yola girdim durayım da lastik basıncını düşüreyim demiyorum.
Daha önceki xmax motorumda kitapçık değerleri iyiydi, onda da basınç düşünce hemen hissediyordum. Lastikleri değiştirip michelin city grip 2 taktığımda kitapçıkta yazan değerden 1PSI daha yükseğinde daha rahat etmiştim.
Yani hem motoa göre hem de lastik marka/modele göre bile 1-2 PSI oynayabiliyor, bu da artık tecrübe kazandıkça motorun sürüş hissiyatına alıştıkça kendine göre ortaya çıkıyor. Artçı ile hiç sürmedim, onu da deneyince yazarım ama 50 kiloluk artçı ile çok da farketmeyecektir diye düşünüyorum.
hani ne bileyim, sen gidip de gezi motoru aldığında yanında süper sport kılavuzu mu veriyorlar? kitapçıkta "aldığınız motosiklet gezi amaçlıdır, ama biz size slick lastik kullanmanızı öneririz ve basınç değerlerini de kendiniz arayıp bulun" yazıp yanına da nanik işaretimi koyuyorlar? motorla gelen kitapçık zaten motora ve üreticinin temel aldığı kullanım senaryosuna uygun öneriler içeriyor, buna operasyon ağırlığı dahil.
her üretici ürününü optimum kullanıcıya göre tasarlar. optimum aralığın dışında kalmak kullanıcının çözüm bulması gereken kısımdır.
70-80 kilo adama göre tasarlanan ve ayarlanan motosiklete 120 kilo haliyle hiçbir ayar çekmeden binen birisi bi zahmet motosiklet sevdasından vazgeçsin.
O ayarların başında amortisör ön-yükleme (yetmediği durumlar olabilir o zaman yay değişmesi lazım...) ve lastik basınçları geliyor. Yani kitaptaki "tavsiyeler" çok genel. Japonlarda zaten "yarım porsiyon" adamlara göre setup var. Dani Pedrosa ve benzerleri için ancak böyle bir tabir kullanabiliyorum. 190cm 105kg ağırlığımla. (Evet 15kg fazlam var...) Yani hayatımda Dani Pedrosa'nın ne boyunda ne ağırlığında kız arkadaşım bile olmadı, hepsi kayda değer daha uzun ve ağırdı - onu bence hiç nirengi noktası almayalım. (Zaten elemanın yeteneğinin ustalığının yüzde biri bile yoktur bizde...)
Avrupalılar'da da base setup aynı aslında. 75kg insana göre yay koyuyorlar.
Amortisörde ayar varsa en azından belirli kilo farklarına kadar ayarla tutunabiliyorsun. O da yoksa coco jambo.
Hatta en gaddar davranan da Köteme. Preload ayarı koymuyor bazen milyonluk motorlara, kilon farklıysa git ona göre yay al diyor. Compression Rebound ayarı yapıyorsun cincik gibi, Preload yok, git yay al dombili çekiyor gaddar.
Basınçla ilgili dediğin de doğru. 0,1 bar değişiklikleri anlamak oldukça zor, o da 1,5psi ediyor kabaca. 4-5 gibi, 0,2-0,3 bar gibi daha hissedilir oluyor ama tabii nereden değiştirildiğine de bağlı. Misal geçen kış başıydı sanırım, bir haftadır falan binmiyordum RS'e havalar da buz gibi olmuştu 2-3 gün önce. Akşam vakti bindim dönmüyor motor felaket, patlak mı diye baktım 1-2dk sonra o derece dönmüyordu. Benzinciye gittiğimde biraz da ısınmıştır 1,8 bar idi, acelem var diye 2,0 bar'a çıkarıdm, hatırı sayılır değişti. Ama ideal dediğim 2,3'teyken 0,2 aşağı/yukarı alsam o derece fark olmazdı.
Avrupalılar'da da base setup aynı aslında. 75kg insana göre yay koyuyorlar.
Amortisörde ayar varsa en azından belirli kilo farklarına kadar ayarla tutunabiliyorsun. O da yoksa coco jambo.
Hatta en gaddar davranan da Köteme. Preload ayarı koymuyor bazen milyonluk motorlara, kilon farklıysa git ona göre yay al diyor. Compression Rebound ayarı yapıyorsun cincik gibi, Preload yok, git yay al dombili çekiyor gaddar.
Yani Ready to Race mantığında zaten "optimum yay kullanmak lazım hacım" diyorlar Onu da anlayabilirim tabi. Madem öyle alırken sorsalar da öyle bir yay ile verseler? (Bunun için makul bir ek bir ücret ödenebilir yani...)
Yani Ready to Race mantığında zaten "optimum yay kullanmak lazım hacım" diyorlar Onu da anlayabilirim tabi. Madem öyle alırken sorsalar da öyle bir yay ile verseler? (Bunun için makul bir ek bir ücret ödenebilir yani...)
Ya teorik olarak doğru olabilir söyledikleri, ama yani adama bsg derler. Kiloma göre yay aldım tamam, e bu sefer de yüklü yüksüz çıkma durumum var ne olacak şimdi?
Amaç WP'ye yay sattırmak diye kıçımdan üfürebilirim böyle yaptıkları zaman. 1390'lar nasıl bak bakmadım ona bilmiyorum.
Ya teorik olarak doğru olabilir söyledikleri, ama yani adama bsg derler. Kiloma göre yay aldım tamam, e bu sefer de yüklü yüksüz çıkma durumum var ne olacak şimdi?
Amaç WP'ye yay sattırmak diye kıçımdan üfürebilirim böyle yaptıkları zaman. 1390'lar nasıl bak bakmadım ona bilmiyorum.
Ya optimum tehlikeli bir kelime, her zaman motorun kalitesinden beklediğin kalitede bir yay olmayabiliyor ama bunu göz ardı edersek evet, 100kg biri eğer preload ayar aralığı dar değilse (ki comp-reb gibi bir şey de değil bu, olmaz yani yetersiz kolay kolay) kurtarır genelde evet.
Amma velakin işte preload ayarı koymuyorlar, o zaman küfürlük oluyor benim nazarımda.
Ya optimum tehlikeli bir kelime, her zaman motorun kalitesinden beklediğin kalitede bir yay olmayabiliyor ama bunu göz ardı edersek evet, 100kg biri eğer preload ayar aralığı dar değilse (ki comp-reb gibi bir şey de değil bu, olmaz yani yetersiz kolay kolay) kurtarır genelde evet.
Amma velakin işte preload ayarı koymuyorlar, o zaman küfürlük oluyor benim nazarımda.
Nasıl ya? Köteme preload ayarı olmayan motosiklet mi satıyor? Kafam almadı bunu. Gerçi yazmıştın bunu yukarıda da yine de saçma, hiç yakıştıramadım. Çok spesifik bir motor olsa gerek...
Lastik hava basinclari üreticinin tanimladigi kosullarda (artci , yük ) üreticinin verdigi degerlere göre , lastik SOGUKKEN ayarlanir.
Üreticilerin verdikleri degerler azami/asgari yük durumlarina göre optimum degerlerdir.
Lastik basinci icin verilen bu degerler , lastik profilinin dogru sekli alabilmesi icin secilir. Dogru profil dogru tutusu getirir.
Bu nedenle extrem kosullar gecerli olmadigi sürece bu degerlere güveniriz.
Sevgilerimle
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
80 kiloluk sürücü ile 120 kiloluk sürücü ayni basinci mi kullanir ???
Motosikletimiz üzerinde kac kisi oldugunu veya ne kadar bavul tasidigini bilmez. Süspansiyon ayarlari ve lastik basinclari motorun yüklü azami toplam agirligi üzerinden toleranslari ile birlikte hesaplanir. Eger motorumuzda elektronik ayarli süspansiyon söz konusu ise bu ayarlara müdehale edebilir veya daha gelismis modellerde bu ayarlari motosikletin otomatik olarak yapmasina müsaade edebiliriz.
Bizim dikkat etmemiz gereken asil konu üreticinin belirledigi azami yüklü agirligin üzerine cikmamaktir. Sürücünün kac kilo oldugunun cok önemi yoktur.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
Daha iyi tutus saglamak adina lastik basinclarini pist ayarlarina getirip yolda kullanan . Bununla yetinmeyip bunu cevresine tavsiye eden arkadaslar lütfen biraz hadlerini bilip insanlari tehlikeye sokacak büyük büyük laflar etmesinler.
Pist kosullarinda indirilen lastik basinclarinin ise yarayabilmesi icin lastiklerin daima yüksek isida tutulmasi zorunlulugu vardir. O basinclar ile düsük tempolu sürüse gectiginiz anda motorun yol tutusu yalan olacaktir. Bunun en aci örnegi Eskisehirli CanR1 adli fenomenin mezitler mevkisinde yaptigi kazadir. Kamyonlarin arkasinda düsük tempoda bir süre kaldigi icin soguyan lastikler , normalde cok daha hizli dönebildigi ve o bölgenin motorculari tarafindan cok bilinen bir virajda motoru tutusu kaybetmis ve maalesef kendisi de vefat etmistir.
Bu nedenle extrem kosullarda bilincli kullanicilarin sinirli alanda kullandigi bazi özel alanlara normal yol kullaniminda girmemek ve kimseye tavsiye etmemek gereklidir. Milletin vebaline girmeyin !!!
Azıcık mantık yürütürsek, lastik basıncını mühendis nasıl hesaplar? Aracın maksimim taşıyacağı ağırlığa karşı, lastiğin maksimum tutuş sağlayacağı basınç bulunuyordur diye düşünüyorum. Piste çıkmayan biz "Adamsılar" da bu değerlere bakıp daha fazla düşünmeden basıyoz havayı, basıyoz havayı. Kahrolası federaller yüzünden nitrojen basan lastikçide pek kalmadı zaten. Nitrojen basınca değerlerde pek oynama olmuyordu.
Motosiklet lastiklerinde Nitrojen kullanimi lastigin isinmasini geciktirdigi icin normal kullanimda kesinlikle önerilmeyen bir durumdur. Lastiklerimiz calisma isisina ne kadar cabuk ulasirsa o kadar cabuk dogru tutusa ulasmis oluruz. Nitrojen kullaniminda ise özellikle temposuz ve kisa mesafeli kullanimlarda , dur kalk trafikte lastik dogru calisma isisina ulasamaz.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
Son olarak ,
Hocam ben normal yolda dahi extrem kosullarda motor kullanabiliyorum bu nedenle ayarlari en uc noktalara tasiyabilirim mantigindaysaniz yaniliyorsunuz.
Pistte sizin extrem ayarlariniza karsilik verebilecek bir asfalt yüzey üzerindesiniz ama normal trafige acik yollarda bunu bulmaniz imkansiz , en temiz dediginiz yolda bile toz , yag , mazot , tezek v.b gibi pekcok risk olabilir . Bunlarla pistte karsilasmaniz cok cok düsük bir ihtimaldir.
Pistte kosullar süreklidir, extrem sürüsünüzü sürekli olarak devam ettirebilirsiniz. Trafik lambasi , yaya gecidi , sol seritte giden kamyon v.b gibi sürüs temponuzu ve dolayisi ile lastik isilarinizi düsürmenize sebep olan durumlar yoktur. Herhangi bir neden ile pistte yavaslamak zorunda kalan profesyoneller , bu durumun uzayacagini gördukleri anda lastiklerini sicak tutacak manevraya baslarlar. Bunu televizyonda cokca görmussunuzdur.
Nasıl ya? Köteme preload ayarı olmayan motosiklet mi satıyor? Kafam almadı bunu. Gerçi yazmıştın bunu yukarıda da yine de saçma, hiç yakıştıramadım. Çok spesifik bir motor olsa gerek...
Evet evet ben de öeh be kardeşim demiştim.
Çok kısa bi gugılladım şimdi, 2014-2020 SDR'de yok diye yazmışlar mesela, sanırım 2020-2022 güncellemeleriyle eklemişler.
Daha iyi tutus saglamak adina lastik basinclarini pist ayarlarina getirip yolda kullanan . Bununla yetinmeyip bunu cevresine tavsiye eden arkadaslar lütfen biraz hadlerini bilip insanlari tehlikeye sokacak büyük büyük laflar etmesinler.
Okan bey gayet doğru bir özet yapmış. İyi de etmiş...
Ama atladığı bir şey var. Bizim forumda sürekli lap dönen , compression rebound yapmadan donunu giymeyen sürücüler olduğunu gözden kaçırmış. Hele hele mikronluk şase esnemelerini fark edebilen kıç hassasiyetlerini hiç umursamamış.
Eh haliyle, bizim gibi sıradan motosikletlerle sıradan sürüşler yapan faniler için yazdıklarının da pek bir öhemmiyeti kalmamış.
Motosiklet lastiklerinde Nitrojen kullanimi lastigin isinmasini geciktirdigi icin normal kullanimda kesinlikle önerilmeyen bir durumdur. Lastiklerimiz calisma isisina ne kadar cabuk ulasirsa o kadar cabuk dogru tutusa ulasmis oluruz. Nitrojen kullaniminda ise özellikle temposuz ve kisa mesafeli kullanimlarda , dur kalk trafikte lastik dogru calisma isisina ulasamaz.
Başlıca faydaları, basınç kaybının daha yavaş olması ve lastiklerin çalışma sıcaklığının daha düşük olmasıdır.
Azotun moleküler yapısı havadan farklıdır; lastiğin iç astarından veya iç lastiğinden normal basınçlı havaya göre daha yavaş bir hızda kaçar.
Sonuç, nitrojenle dolu bir lastikte önemli ölçüde daha yavaş bir basınç kaybı oranıdır. Örneğin, nitrojenle 0,14 kpa kaybetmek, basınçlı havayla sadece bir ay kaybetmekle karşılaştırıldığında altı ayı bulabilir.
Azotla şişirilen lastikler, havayla şişirilenlere göre bazı önemli avantajlarla daha serin çalışır.
Bu avantajlardan biri de lastiğin kullanım ömrünün %20'ye kadar artmasıdır; çünkü lastiğin çalışma sıcaklığını düşürerek lastiğin sırt ömrünü uzatabilirsiniz.
Daha serin çalışan lastiklerin sağladığı bir diğer fayda ise yol tutuşunun iyileştirilmesidir.
Lastikler ısındıkça şişirme basınçları artar, bu da lastiğin ayak izinin boyutunu küçültür - yolla temas eden alan - lastik daha sonra bu daha küçük ayak izi nedeniyle tutuşunu kaybeder. Bu nedenle ne kadar soğuk çalışırlarsa lastikler yola o kadar iyi tutunur. (buradaki soğuk tabiki normal derecelerde fazla ısınmamış lastiği işaret ediyor)
Azot, korozyonun azalmasına yol açmalıdır - çünkü saf azotta havadan farklı olarak nem yoktur
Başlıca faydaları, basınç kaybının daha yavaş olması ve lastiklerin çalışma sıcaklığının daha düşük olmasıdır.
Azotun moleküler yapısı havadan farklıdır; lastiğin iç astarından veya iç lastiğinden normal basınçlı havaya göre daha yavaş bir hızda kaçar.
Sonuç, nitrojenle dolu bir lastikte önemli ölçüde daha yavaş bir basınç kaybı oranıdır. Örneğin, nitrojenle 0,14 kpa kaybetmek, basınçlı havayla sadece bir ay kaybetmekle karşılaştırıldığında altı ayı bulabilir.
Azotla şişirilen lastikler, havayla şişirilenlere göre bazı önemli avantajlarla daha serin çalışır.
Bu avantajlardan biri de lastiğin kullanım ömrünün %20'ye kadar artmasıdır; çünkü lastiğin çalışma sıcaklığını düşürerek lastiğin sırt ömrünü uzatabilirsiniz.
Daha serin çalışan lastiklerin sağladığı bir diğer fayda ise yol tutuşunun iyileştirilmesidir.
Lastikler ısındıkça şişirme basınçları artar, bu da lastiğin ayak izinin boyutunu küçültür - yolla temas eden alan - lastik daha sonra bu daha küçük ayak izi nedeniyle tutuşunu kaybeder. Bu nedenle ne kadar soğuk çalışırlarsa lastikler yola o kadar iyi tutunur. (buradaki soğuk tabiki normal derecelerde fazla ısınmamış lastiği işaret ediyor)
Azot, korozyonun azalmasına yol açmalıdır - çünkü saf azotta havadan farklı olarak nem yoktur
BIrinci madde benim anlatmaya calistigim konuyu ifade ediyor. Biz lastikler isinsin diye ugrasiyoruz ki tutusu elde edelim. Ozellikle normal kullanimda nitrojen basilmis bir lastigin isinmasi mumkun olamiyor.
Kaç basıyorsanız soğukken basın. Kitapçıkta ya da motorun üzerinde verilen değerler hep soğukken olması gerekenlerdir. Bir km'den az mesafede sürüş bile 1-2 psi arttırıyor basıncı soğuk lastiğe göre.
Kaç basıyorsanız soğukken basın. Kitapçıkta ya da motorun üzerinde verilen değerler hep soğukken olması gerekenlerdir. Bir km'den az mesafede sürüş bile 1-2 psi arttırıyor basıncı soğuk lastiğe göre.