Merhabalar öncelikle,
Ben de motor alma arifesindeyim. Ufak bir araştırma sonucu bu siteden TVS Apache RTR 150 hakkında bilgi toplamaya başladım ve gerilimin bir miktar yükseldiğini farkedince üye olup düşündüklerimi yazıya dökmek istedim. Sanırım 23 Nisan'da 2012 model yeni yüzlü TVS' ler satılmaya başlanmış. O yüzden mesajları 960lılardan itibaren itina ile okudum. Fark ettiğim bir durumdur; YBR, CBF, RTR üçlüsünden üçünü birden kullananlar RTR' nin performans ve görünüm bakımından üstün, yakıt sarfiyatı konusunda da en iyi olmasa da gayet cimri olduğu hususunda mutabıklar. Ama söz konusu seri üretim bir ürün olduğu zaman ürünün başarısının önemli olduğu kadar satış sonrası hizmetlerinin de titizliği önemlidir. Dolayısıyla motoru satın alan kullanıcısı, herhangi bir parçaya ihtiyaç duyduğunda onun hızla tedarik edilmesini ve bakımların da mümkün olduğu kadar uygun olmasını ister. Yani siz aslında sadece ürünü değil ürünün satış sonrası hizmetlerini de satın almış olursunuz(tabii ki kullanıcı hatası olup olmamasına göre ücreti mukabilinde). Bu sebeple lüks firmalar araçlarının bakım masraflarını da sitelerinde paylaşırlar ki fiyatlar yer yer, muhit muhit değişiklik göstermesin. Ticarette en önemli husus dürüstlüktür, tüketicinin karşılaştığı muameledir. Fiyatlar yüksek olabilir ancak bu açık sözlülükle belirtilmelidir. Kullanıcının aynı bakımı İstanbul'da 50 liraya, Antalya'da 150 liraya yaptırmasının mantıklı bir açıklaması olamaz. Parçaları kargolattırıp bakımı garantiyi devam ettirebileceği başka bir serviste yaptırsa daha ucuza gelir. Diğer bir husus ise firma ürün satışından kazandığından daha fazlasını servisten kazanır. Mesela Citroen yıllar önce gereğinden daha sağlam araçlar ürettiğinden ve de servis hizmetinin kötü olmasıyla beraber yedek parça fiyatları fahiş olduğu için batmıştır, daha sonrasında Peugeot tarafından satın alınıp ismini koruyabilmiştir.
Fiyat yüksektir azdır, bu çok karışık bir meseledir ince hesap gerektirir ancak açık olan bir şey varsa o da TVS' nin Türkiye' de Yamaha ve Honda kadar tanınmadığıdır. Marka kendini daha geniş kitleye tanıtmak ister istemez o hususta da bir şey diyemem. Yamaha' yı babaannem bilir Ducati' yi babam bilmez, bu Yamaha'nın daha kaliteli olduğunu göstermez. Ancak Ducati' yi alan adamın 'yarın motor düşse yatsa çamura batsa kime hangi koşullarda yaptıracam lan ben motoru, benden kaynaklı olmayan sıkıntılarımla servis ilgilenir mi acaba' şeklinde bir kuşkusu olmamalıdır. Ben bu yüzden TVS' ye çok sıcak bakamıyorum. Gelecek partinin fiyatı düşer veya daha iyi bir güven ortamı oluşturulur bunlar markanın cazibesini, çekiciliğini artırıp alıcıyı ona yöneltebilir. Sonuçta kimse YBR' yi veya CBF' i çok kaliteli, muhteşem, hiç arıza yapmayan motorlar diye alıyor değil. Almayı düşündüğü modelin ağır bastığı veya noksan olduğu noktaları bilerek alıyor. Ben isterim ki TVS kendini daha çok tanıtsın, motorun ikinci eli değerlensin. Ben de gönlüme diğer marka rakiplerine göre daha çok yatan TVS' ye bineyim. İyi düşülmesi gereken hususlardır bunlar, bu topiğin takibindeyim. Şu an için beklemedeyim. Yeni gelecek partinin gidişine göre ben de bir TVS düşünebilirim. Sonuçta satışlar iyi olsun ki marka ayakta kalsın ben de daha rahat bir şekilde terciğimi TVS' den yana yapayım.