Cok sevdiğim DL em hakkında bişeyler;
Suzuki Avrupa ülkelerinde en ucuz motorlar arasında yer almasına rağmen Türkiyede belli bir fiyat standartı tutturmuş durumda ve servis acısındanda diğer markalara oranla birazdaha ekipsel çalışarak şu an Türkiyede gayet ilgi görüyor, ama yinede suzukinin marka olarak diğer japonlardan biraz daha geride olduğunu bilmek çok hoşuma gitmiyor. Ama şunuda belirtmek isterimki bildiğim kadarıyla Teknolojik acıdan Yağ ve Su soğutma sistemi ile çalışan motorların hem su hem de yağ soğutmak için ayrı radyatörlen bulundurmasını yapan tek firma.
DL 650 ; 2002 yılında piyasada olan DL 1000 modelinden 2 yıl snr 650 lik sınıfındaki eksiklillerini tamamlamak için 2 amaclı enduro olarak piyasa sunulmuş.
Şasesi ve karenajı DL 1000'den, Makinanın kalbi olan motoru ise sv 650 modelinden alınan 67 beygir gücündeki 4-zamanlı, DOHC, 90° V-twin, elektronik yakıt enjeksiyonun sahip olan 2 Silindir 645cm3 motorun yenilenmesiyle 8800 rpm de 67 beygir güç üreten dl 650 motoru olmuştur. Kullandıgımız aracın en güzel tarafı sorunsuz olan bu v-twin motoruyla donatılmıs olması valla ben bu gune kdr motorla ilgili ciddi bir sorun duymadım bu nedenle gönül rahatlığı ile gurur içersinde binmekteyim. Kimi arkadaşlar DL 650 de yükselik irilik sorunu yaşıyorlar ama DL 1000 in yanında hatta sınıfında bu makina en alcak hale gelebilineni. V-strom, 82 cmlik sele yüksekligiyle f650(GS)'ten sonra en alcak seleye sahip.
Bir arkadaşımdan duydugum kadarıyla ;
Almanyadaki testlere göre makinemiz 350.000 km'yi aşmış. Kronik hiçbir problem ile karşılaşılmamış.Henüz motor kapağı dahi açılmamış. Yağ eksiltmiyor.Tıkır tıkır çalışmaya devam ediyormuş. 50-60 bin km'de bir zincir değişimi, 15-20 bin km'de bir de lastik değişimi ve periyodik bakımlarla yoluna devam ediyormuş. 350 bin km yi motor revizyonu istemeden yapabilmiş olması güzel fakat buna objektif olarak gözlemledikten ya da öyle yapan güvenilir bir
yerin onayını aldıktan sonra inanmak daha doğru. Biz bunu 15-20 yıl snr hala dl ye binenler oldugunu gordugumuzde anlıyacaz : )
V-Strom DL650 kullanım acısından olsun, gerek gidon pozisyonu gerek hızı, ivmelenmesi, sürüş pozisyonu, şasisi ve karakteri itibariyle 650 cc sınıfının biraz üzerinde düşünülmesi gereken Enduro'dan çok Sport-Touring bir motorsiklettir. Bu nedenledir ki bence başlangıç motoru olarak düşünülmemeli, yeni başlayacak olanlara tavsiye edilmemelidir. VStrom DL650, performans/fiyat oranı büyük, 650 cc'lik bir enduro'dan daha çok sport-touring olan, denenmiş 1000 cc'lik bir motorun şasisi ile 650 cc'lik denenmiş bir motorun birleşimi olan, kesinlikle başlangıç motoru olamayacak, tecrübeli bir sürücünün uzun yıllar kullanabileceği bir makinadır.
Örnegin bunun sebeblerinden birisi gidonun cok geniş ve ilerde olması; Bu sebepden kollar dirsekten bukulmuyor ve güçsüz kalıyor bu güçsüzlük ise direksiyon hakimiyeti ve direksiyon destekli manevra anlarında sürücüyü zorluyor. İşte bu nedenle yokuş aşağı giderken olsun, yavaş giderken dönüşlerde olsun makina sürücüsünü tedirgin ediyor. Virajlarda yatıldıgında ise kolumuz yine dirsekten cok fazla bükülemiyor oysa kolumuzun direseğinin dizimize kdr yaklasması lazım.
Bugüne kdr v-stromda hiç görmedim , duymadım fakat bazı KTM lerde ve BMW lerde kullanılan gidona takılan bir aparat var, kimi gidonu yukarı çekmek kimi geri çekmek için kullanıyor böyle bir aparatla gidon depoya dogru yaklastırılarak makina daha kullanıslı olabilir.
Dl 650 v-strom garajınızın tek motosikleti olacak şekilde tasarlanmış bu nedenle hiçbir tarzın uç noktalarıyla karşılaştıramayı düşünmeyin.Ne tam bir enduro, ne tam bir racing nede tam bir touring dir. Zaten suzikide makinayı pazarlarken tarzına sport enduro touring diyor. Hızlı kullanıcalar, racingden inip DL ye binenler; amman dikkat bu motorla tanışmak onu tanımak biraz zaman istiyor. Lastik tarzından dolayı görünüşündeki sportiflik biraz dikkat istiyor. Virajlarda, dönüşlerde makina kıçını atıyor, kayıyor, hızlı bir şekilde viraja yattıgınızda sizi her an bisey olabilir diye resmen tehtit ediyor. Islak havalarda ise resmen kayganlasıyor. Tabi bu olaylar lastik seciminizle değişebiliyor. Ornegin makinamın üzerindeki bridgestone lastiklerden kultuldugumdan beri biraz daha rahatım. 1 aydır metzeller tourance lastik lullanmaktayım ve cok cok memnunum. Ama benim makinam hic kaymasın ben motorumu calıstırdıgım andan itibaren beni yola yapıstırsın istiyorsanız. Gidin michelin anake kullanın. Fakat onun dezavantajları ise fazla yumusak olmasından dolayı sıcak iklimli yerlerde cabuk asınıyor olması. Metzelleri 15000 km kullanacagınıza michelini 10000 km kullanırısınız. Neyse bu konu daha cok uzar olaya geri donelim. Dedik ya yolda sürücüyü tehtit ediyor, kumda, cakılda, kaymak gibi asfaltta, taslı asfaltt, betonda ıslakta kuruda, bambaşka durumlar sergiliyor. Bu nedenle hepsinin deneyimini elde etmeden makinaya dikkat edin diyorum. Yada gidin touring lastiği kullanın o zman makina street bir hal alıyor ve o yol tutarsızlıgı ortadan resmen kalkıyor, ama o zaman ben dl ye biniyorum demeyin : ) Bu seferde kötü yollardaki zorluklar başlar. ( Yalnız sunuda belirtmeden gecemiyecegim Arkadaşlar lastiklerimiz raf ömrü olan petrokimyasal bir ürün, bu nedenle ne kdr dişi olursa olsun belirli bir zaman sonux-cunda değiştirilmeli, değiştirmiyorsanız bile eski bir lastiğin dişlerine kesinlikle güvenilmemeli o koca koca dişler yola yapışmaz bir hal davranısı sergiliyebiliyor.)
Makinamız cok boş bir makina, kesinlikle koruma demiri olmadan binilmemeli, ileri zamana atılmamalı. Hatta imkan varsa birer yan çanta demirleri takılarak motosikleti tamamen koruma altına almalı. Bu kesinlikle makinanın olmazsa olmazı, benzin almak kdr önemli. ; ) Koruma demirilerinin ardından Elcik koruma, bir topcase ileri de donatılması gerekli cünki bunlar mutlaka ihtiyac oluyor. Ardından Orta sehba, karter koruma, elcik ısıtma, yan cantalar ile full hale getirildiğinde kusursuz bir DL 650 V-STROM karşınızda. :bounce: