Bütün yazılanları okudum arkadaşlar. hem polislere hem de bizlere hak vermekten kendimi alamıyorum. onlar açısından düşündüğümüzde o kadar sıkışmış vaziyetteler ki. Bir taraftan hırsızı uğursuzu, pisliği, örnekteki gibi milletvekili, yiğeni, amcası karısı var, bir taraftan geçim sorunu, halk baskısı vs. Bu insanlar artık iyi insanla kötü insanı ayırt edemez hale geliyorlar. Herkese aynı gözlükle baktıklarında da bize yapılan mualmeleden memnun olmuyoruz. Bir taraftan kanunları uygulamayanları yakalayacak bir taraftan da kendine haritanın doğusundan bir yer seçmemk için uğraşacak. Polis içindeki düzgün insanlar da bir süre sonra bu sıkışmışlık içinde kendini kaybediyor, düşünebiliyormusunuz koca teşkilatta doğpru düzgün sohbet edebileceğin iki adam yok. ben polis değilim, dedem başkomiserdi ve en çok ben kavga ederdim. Bu halk bu şartlar altında polisi sevemez ama bunu tek sorumlusu, eğitimsiz, sevgisiz polis memurları değildir.
şimdi yine bazıları kızacak hep yurtdışında örnek veriyorsunuz falan diye ama şuna dikkat edin. İngiltere polisi dünyada silah taşımayan tek polis. (bildiğim kadarıyla). Nasıl oluyor diye bir düşünün? burada polise yapılan hareketleri Birleşik devletlerde bekçiye bile yapamazsınız, bunu da bir düşünün. Ama bir şikayetiniz olursa o polisin burnundan da getirirler.
Arkadaşlar hukuğun olmadığı biryerde polis kendi hukuğunu uygular. Artık adam gibi anayasa yapılmalı yoksa bu iş uzar gider..