[Kütahya - MT]

Katılım
2 Eyl 2006
Mesajlar
869
valla benim bi hanıma sormam lazım izin verirse gelirim:mrgreen:

sağol hayati abi bu arada motoru sağolsun metin abem full yaptığı için bana pek iş kalmadı ama duramadım bişeyler yaptım gene motora nasıl olmuş

artcitz4cy8.jpg

Süper olmuş yavvvffff.:cat:Olum zeki motoru geri ver ben vazcaydım...:silent:
Yada benim motora da takalım. Benim motora uygununu bularbilirmiyiz acep?...
:queen::bounce::cherry::mrgreen::):p
 
Katılım
26 Mar 2005
Mesajlar
1,699
zeki bomba olmuş. hayırlı olsun bakalım.....

bakalım yazı benim hoşuma gitti siz begenecek misiniz?


Hikayenin özgün adı “Lettera a un bambino mai nato” .. Çağdaş Dünya Yazarlarından, Oriana FALLACI’ den… Pınar Kür çevirisi ile…

Sevgiler
A.Cihangir BALTACI


Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayattır.

Birçok babanın korkusu oğlunun motosiklete binmesidir. Ölümden ve başka her türlü tehlikeli durumun çocuklarının başına gelmesinden korkarlar.

Benim senin başına gelmesinden en çok korktuğum şey ise hayatın zevklerini almadan yaşayan bir eğreltiotu olmandır.
Eğer yapmak istediğin şey orada duruyorsa ve aranızda bir tehlike dikilmişse, senin yapman gereken o tehlikeyi bertaraf edip, istediğin şeye ulaşmaktır.

İşte bunu yapamazsan hayatın ancak bir eğreltiotununki kadar heyecanlı olabilir.

Motosiklete bin oğlum, ama dikkat et, motosiklet tehlikelidir.

O tehlikenin üzerine aptal gibi gitme. Unutma Sun Tzu der ki; “kötü komutanlar önce savaşa girer, sonra nasıl kazanacağını düşünürler; iyi komutanlar önce nasıl kazanacağını bulmadan savaşa girmezler”.

Önce viraja girip de sonra nasıl çıkacağını düşünen aptallardan olma.

Tehlikeleri en küçüğüne kadar bertaraf et. Hep tam koruma kullan, bakımsız motorla yola çıkma, alkollü ya da yorgun binme, kafan bozukken taksi tut, bilmediğin yolda risk alma, diğer araç sürücülerinden köşe bucak kaç.

Tehlikeleri nasıl dibine kadar bertaraf edeceğini bilemiyorsan sakın motosiklete binme, çünkü o zaman bu işi beceremezsin demektir.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet aşktır.

Sadece kızlardan bahsetmiyorum, motosiklet macerası yaşam aşkıyla doludur.
Güneşi batıracağın yeri bilmek, üzerinde yaşadığın toprakları karışı karışına gezmek, her yaş ve meslekten insanla yolunu paylaşmak ve bindiğin makinenin üzerinde sanki çığlık atarmış gibi kopup gitmek, hayatı dibine kadar yaşamak, ancak bu araçla mümkündür.

Motosiklet macerasının içinde yaşam aşkı olmayan insanların tek yaptığı ise teknik detayları birbirlerine anlatarak kocaman, yararlı ama sıkıcı bir ansiklopediyi yaşayıp gitmektir.

Aşkın ucunu bırakma, heyecanlı ve renkli ol, sıkıcı olma.
Sıkıcı olacaksan arabaya binip, hafta sonları futbol, akşamları ana haber seyrederek yaşayabilirsin, motosiklete ihtiyacın yok.

Günü yakalamayı bil oğlum, motosiklet senin yaşama enstrümanındır.

Kızlardan bahsetmiyorum dediysem, o kadar da demedim tabi. Hani bazen pembe bir vespa üzerinde pembe kaskla kuğu gibi giden pembe pantolonlu bir kız görürsün ya? Git yanaş, merhaba de ona. Orta parmağı gösterirse, kıza efendi gibi bir selam çakıp gazla bana gel, ensene bir tane patlatayım, sonra bira içmeye gideriz. Hayatı böyle yaşayacaksın işte, öküz gibi, ödlek gibi değil. Hem efendiliğini bozmayacaksın, hem de çılgınlığını koruyacaksın.

Ha hoşlandığın bir kız mı buldun? At motorunun arkasına, Datça’ya götür onu, Knidos’un sularıyla yıka.
Can Yücel’in en sevdiğin şiirlerini okurken batan güneşi izlet ona, Domuzbükü’nde yıldızları ört üstüne uyusun.
Sonra bu macera için bana teşekkür edeceksin.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet isyandır.

İnsanlık tarihi popüler kültürler ve onlara tepkiyle gelişen kültlerle doludur. Rock tarihi, 68 kuşağı, Avrupa bohemleri, Beatnick’ler hep aynı heyecanla tutuştular. Bugün bu ateş bir miktar sönmüş görünse de sen buna aldanma. İnsanoğlunun doğasında isyan vardır ve motosiklet bunun dışa vuruluş şekillerinin en güzellerinden biridir. Motosiklet bir ulaşım aracı değildir, bir isyan aracıdır, bunu kafandan çıkarma.

Hayatın rutinlerine dikkat et oğlum. Efendi ol ama içindeki serseriyi korumayı bil, akşam eve gelince takım elbiseni çıkarıp deri montunu giy.

Her zaman kravatın olabilir ama hiç yuların olmasın, her zaman bir patronun olabilir ama hiç efendin olmasın.
Eğer seni zincirliyorlarsa o patronu, arkadaşı ya da sevgiliyi dehleyip, kravatı çöz, kol saatini fırlatıp at, gemileri yakmayı bil.

Hayatımda tanımaktan keyif aldığım insanların neredeyse hepsi, günü geldiğinde hayatında radikal değişiklikler yaparken gözünü kırpmamış insanlardır.

Ve bu insanların neredeyse hepsi motorcudur.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet dostluktur.

Bir motosiklet grubuna mutlaka gir. O motosiklet grubunun içerisindeki bir kavgaya ise asla girme. Unutma ki insanın olduğu yerde sevgi de vardır, kavga da vardır. Toplumdan soyut yaşama, yolu paylaş. Ama kimliğini de kaybetme, yolunu şaşırma. Toplumun içinde dur, ama tek başına ayakta dur, sonuçta yol yalnız senin yolundur unutma.

Herkesle konuştuğun gibi, her tip motora da bin, tutucu olma. “Chopper gitmiyor, dönmüyor” diyenleri takma, altındaki V motorun ritmiyle dans etmeden isyanın ruhunu anlayamazsın. Sıkı bir enduroyla off-road yapmadan doğaya fazla kavuşamazsın. İbrende bir kez olsun 200’leri görmeden de adrenalin seni ilk defa içki içmiş 15 yaşındaki kız gibi sarhoş eder durur. Herkesi dinle ama hiç kimseye kulak asma. Motosiklet türlerinin her biri farklı amaçlarla üretilmiştir, birini seçeceksen seç, ama hepsiyle barışık ol, hiçbirinin fanatiği olma.

Motosiklete bin oğlum, çünkü ben hep motosiklete bindim.

Ve şu hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri bu. Tek bir dakikasından bile pişman değilim ve iyi kötü her maceramın kıymetini bildim.

Hayatta öğrendiğim birçok şeyi bu iki tekerlekli cansız makineden öğrendim.

Motosikletle yaşa oğlum ve aradan yıllar geçerse ve ben motosiklete binemeyecek durumda olursam, gel bana maceralarını anlat, nereleri keşfettiğini, kimlerle hırlaştığını, kimlerle dost olduğunu, hangi şarabı kiminle içip, hangi güneşi nerede batırdığını.

Eğer ben ölmüşsem de çok önemseme. Motor üzerinde ölmüşsem neden pişman olmadığımı anlayacak tek kişi sen olacaksın.
Eğer ölmemişsem şu pembeli kıza sor bakalım ablası var mı?

Sana bırakacağım en büyük miras, işte bu hayat rehberi, motosikletli hayatın ta kendisidir.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayatın ta kendisidir.
 
Son düzenleme:
Katılım
12 Haz 2006
Mesajlar
1,224
Valla Alp sen yazdıysan mutlaka güzeldir.Tam uykulu uykulu açtıydım MT yi.Yarın okuyacağım mutlaka iyi geceler.::yawn::
 
Katılım
6 Eyl 2006
Mesajlar
387
alp sen yaratıksın olum kardeşim çok saol bu yazı için valla çok gaza geldimmmmm beennnnnnnn
 
Katılım
12 Haz 2006
Mesajlar
1,224
zeki bomba olmuş. hayırlı olsun bakalım.....

bakalım yazı benim hoşuma gitti siz begenecek misiniz?


Hikayenin özgün adı “Lettera a un bambino mai nato” .. Çağdaş Dünya Yazarlarından, Oriana FALLACI’ den… Pınar Kür çevirisi ile…

Sevgiler
A.Cihangir BALTACI


Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayattır.

Birçok babanın korkusu oğlunun motosiklete binmesidir. Ölümden ve başka her türlü tehlikeli durumun çocuklarının başına gelmesinden korkarlar.

Benim senin başına gelmesinden en çok korktuğum şey ise hayatın zevklerini almadan yaşayan bir eğreltiotu olmandır.
Eğer yapmak istediğin şey orada duruyorsa ve aranızda bir tehlike dikilmişse, senin yapman gereken o tehlikeyi bertaraf edip, istediğin şeye ulaşmaktır.

İşte bunu yapamazsan hayatın ancak bir eğreltiotununki kadar heyecanlı olabilir.

Motosiklete bin oğlum, ama dikkat et, motosiklet tehlikelidir.

O tehlikenin üzerine aptal gibi gitme. Unutma Sun Tzu der ki; “kötü komutanlar önce savaşa girer, sonra nasıl kazanacağını düşünürler; iyi komutanlar önce nasıl kazanacağını bulmadan savaşa girmezler”.

Önce viraja girip de sonra nasıl çıkacağını düşünen aptallardan olma.

Tehlikeleri en küçüğüne kadar bertaraf et. Hep tam koruma kullan, bakımsız motorla yola çıkma, alkollü ya da yorgun binme, kafan bozukken taksi tut, bilmediğin yolda risk alma, diğer araç sürücülerinden köşe bucak kaç.

Tehlikeleri nasıl dibine kadar bertaraf edeceğini bilemiyorsan sakın motosiklete binme, çünkü o zaman bu işi beceremezsin demektir.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet aşktır.

Sadece kızlardan bahsetmiyorum, motosiklet macerası yaşam aşkıyla doludur.
Güneşi batıracağın yeri bilmek, üzerinde yaşadığın toprakları karışı karışına gezmek, her yaş ve meslekten insanla yolunu paylaşmak ve bindiğin makinenin üzerinde sanki çığlık atarmış gibi kopup gitmek, hayatı dibine kadar yaşamak, ancak bu araçla mümkündür.

Motosiklet macerasının içinde yaşam aşkı olmayan insanların tek yaptığı ise teknik detayları birbirlerine anlatarak kocaman, yararlı ama sıkıcı bir ansiklopediyi yaşayıp gitmektir.

Aşkın ucunu bırakma, heyecanlı ve renkli ol, sıkıcı olma.
Sıkıcı olacaksan arabaya binip, hafta sonları futbol, akşamları ana haber seyrederek yaşayabilirsin, motosiklete ihtiyacın yok.

Günü yakalamayı bil oğlum, motosiklet senin yaşama enstrümanındır.

Kızlardan bahsetmiyorum dediysem, o kadar da demedim tabi. Hani bazen pembe bir vespa üzerinde pembe kaskla kuğu gibi giden pembe pantolonlu bir kız görürsün ya? Git yanaş, merhaba de ona. Orta parmağı gösterirse, kıza efendi gibi bir selam çakıp gazla bana gel, ensene bir tane patlatayım, sonra bira içmeye gideriz. Hayatı böyle yaşayacaksın işte, öküz gibi, ödlek gibi değil. Hem efendiliğini bozmayacaksın, hem de çılgınlığını koruyacaksın.

Ha hoşlandığın bir kız mı buldun? At motorunun arkasına, Datça’ya götür onu, Knidos’un sularıyla yıka.
Can Yücel’in en sevdiğin şiirlerini okurken batan güneşi izlet ona, Domuzbükü’nde yıldızları ört üstüne uyusun.
Sonra bu macera için bana teşekkür edeceksin.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet isyandır.

İnsanlık tarihi popüler kültürler ve onlara tepkiyle gelişen kültlerle doludur. Rock tarihi, 68 kuşağı, Avrupa bohemleri, Beatnick’ler hep aynı heyecanla tutuştular. Bugün bu ateş bir miktar sönmüş görünse de sen buna aldanma. İnsanoğlunun doğasında isyan vardır ve motosiklet bunun dışa vuruluş şekillerinin en güzellerinden biridir. Motosiklet bir ulaşım aracı değildir, bir isyan aracıdır, bunu kafandan çıkarma.

Hayatın rutinlerine dikkat et oğlum. Efendi ol ama içindeki serseriyi korumayı bil, akşam eve gelince takım elbiseni çıkarıp deri montunu giy.

Her zaman kravatın olabilir ama hiç yuların olmasın, her zaman bir patronun olabilir ama hiç efendin olmasın.
Eğer seni zincirliyorlarsa o patronu, arkadaşı ya da sevgiliyi dehleyip, kravatı çöz, kol saatini fırlatıp at, gemileri yakmayı bil.

Hayatımda tanımaktan keyif aldığım insanların neredeyse hepsi, günü geldiğinde hayatında radikal değişiklikler yaparken gözünü kırpmamış insanlardır.

Ve bu insanların neredeyse hepsi motorcudur.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet dostluktur.

Bir motosiklet grubuna mutlaka gir. O motosiklet grubunun içerisindeki bir kavgaya ise asla girme. Unutma ki insanın olduğu yerde sevgi de vardır, kavga da vardır. Toplumdan soyut yaşama, yolu paylaş. Ama kimliğini de kaybetme, yolunu şaşırma. Toplumun içinde dur, ama tek başına ayakta dur, sonuçta yol yalnız senin yolundur unutma.

Herkesle konuştuğun gibi, her tip motora da bin, tutucu olma. “Chopper gitmiyor, dönmüyor” diyenleri takma, altındaki V motorun ritmiyle dans etmeden isyanın ruhunu anlayamazsın. Sıkı bir enduroyla off-road yapmadan doğaya fazla kavuşamazsın. İbrende bir kez olsun 200’leri görmeden de adrenalin seni ilk defa içki içmiş 15 yaşındaki kız gibi sarhoş eder durur. Herkesi dinle ama hiç kimseye kulak asma. Motosiklet türlerinin her biri farklı amaçlarla üretilmiştir, birini seçeceksen seç, ama hepsiyle barışık ol, hiçbirinin fanatiği olma.

Motosiklete bin oğlum, çünkü ben hep motosiklete bindim.

Ve şu hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri bu. Tek bir dakikasından bile pişman değilim ve iyi kötü her maceramın kıymetini bildim.

Hayatta öğrendiğim birçok şeyi bu iki tekerlekli cansız makineden öğrendim.

Motosikletle yaşa oğlum ve aradan yıllar geçerse ve ben motosiklete binemeyecek durumda olursam, gel bana maceralarını anlat, nereleri keşfettiğini, kimlerle hırlaştığını, kimlerle dost olduğunu, hangi şarabı kiminle içip, hangi güneşi nerede batırdığını.

Eğer ben ölmüşsem de çok önemseme. Motor üzerinde ölmüşsem neden pişman olmadığımı anlayacak tek kişi sen olacaksın.
Eğer ölmemişsem şu pembeli kıza sor bakalım ablası var mı?


Sana bırakacağım en büyük miras, işte bu hayat rehberi, motosikletli hayatın ta kendisidir.

Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayatın ta kendisidir.

Çok harika Alp emeğine sağlık...koyu mavi kısmı en çok hoşuma giden yanı.Size orta parmak gösteren kızlara bir sorun bakalım ablaları varmıymış:queen:
 
Katılım
30 May 2006
Mesajlar
381
valla doğru yarın öbür gün çoluk çocuk anca sığarız :mrgreen:
mustafacım sipariş verdim senin için de bi tane
alp bu arada yazı mükemmel paylaşım için sağol kardeş

metin abi ustayla konuştum senin motor içinde bişeyler yapıcak

suzukihayabusa3av9.jpg

suzukihayabusamerlinsidkp1.jpg


beğenirsen hemen verelim abi siparişi:queen:
 
Son düzenleme:
Katılım
26 Mar 2005
Mesajlar
1,699
yazı nasıl ama ilk gördüğümde çok uzun gelmişti ama sondan gittikçe yazı güzelleşti ve kısaldı.
zeki hayırdır sepet işine sardırdın sen????yoksa bi iş dalı mı doguyor.
 
Katılım
18 Tem 2006
Mesajlar
232
alp yazı cok iyi valla mükemmel bişey mümkünse cıktısını alırsan taygır cafeye asalım zeki sepeti bulunca binecek kişiyide buluver artık
 
Katılım
6 Eyl 2006
Mesajlar
387
yok alp zeki artık evlendiya ailevi muhabbetlere bakıyo artıkda o. le evli zeki sen şu ismini degiştir artık evli oldvolf olarak kullan kardeşim
 
Katılım
2 Eyl 2006
Mesajlar
869
Valla alfonsss yazı süper kardeşim...
Sen harikasın yavvffff buluyon bööööleee güzel şeyleri.
:cat:
 
Katılım
15 Ağu 2005
Mesajlar
1,548
eylül ayında kütahya ya yerleşeceğim.bende sizler gibi motosiklet hastasıyım.sizlerle tanışmayı çok isterim.kütahyada ki motorcu potansiyeliyle iligili hiç bir bilgim yok.2 senedir yamaha bus kullandım,artık vitesli bi motora geçmenin vakti geldi.ama kafam karışık hemen A-2 ehliyet kursuna yazılıp, cruiser bir motor düşünüyorum.fakat kütahyadaki servis imkanları beni korkutuyor.mali yönden kuvvetli olursam 2.el hyosung gv250 alacağım, ama hyosung yetkili servisi kütahyada yok :( .diğer seçenek kanuni tiger almak sanırsam kanuni yetkili servisi kütahyada mevcut. ama aklım gv250 de ben orada gv250yle parça servis sıkıntısı yaşamadan nasıl yaşarım? bana ne önerirsiniz şimdi ??
 
Son düzenleme:
Katılım
30 May 2006
Mesajlar
381
öncelikle hoşgeldin mrock valla bence yetkili servis falan hikaye servis olsa bile parça lazım olduğu zaman falan gelene kadar bekliyosun gene diğer normal rutin bakımlarını zaten motordan biraz anlayan eli anahtar tutan herkes yapar onu yapacak kadar ustayıda heryerde bulursun çok büyük bi problemin olmadığı sürece sıkıntı yaşamazsın eğer durumun müsait olursada hiç düşünme hyosungu al derim görüşmek dileğiyle :cat:
 
Katılım
20 Ağu 2007
Mesajlar
1
abi o konvoy süperdi ya..ben Afyon'dan Fatih..Zeki abi ile akrabayız ama ilk defa düğünde gördüm..konvoy tek kelime ile süperdi
 
Katılım
6 Eyl 2006
Mesajlar
387
metin abi hayırlı yolculuklar iyi tatiller abialp bu hafta ile ilgili fikrin gelmedimi
 
Katılım
30 May 2006
Mesajlar
381
alp yazar birazdan mudanya ya gidem diyee:mrgreen:
arkadaşlar bu cumartesi gece gecikmeli olarak balayına çıkıyorum pazar yokum üzgünüm dönünce artık
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst