Kahve Kültürü

Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,927
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Öğütülmüş kahvenin ömrü 3-5 dakikadır. Yani O kahve size gelene kadar bayatlamıştır. Bir de nasıl kavrulduğu da önemli. Yanlış kavurma ve bayatlık birleşince böyle olmuştur.

Lavazza ve illy markaları da yurtdışında kavrulup geliyor. Yani garanti bayat. Ama tazeliğini yitirmiş kahve hemen zehirleyip öldürmediği için son kullanma tarihine kadar kullanılıyor, aslınd akahvenin ömrü hasattan sonra yeşil çekirdek hali yaklaşık 1 yıldır, sonrasında kendine has aromalarını kaybetmeye başlar. Kavrulduktan sonra da 3-4 hafta ömrü vardır, sonrasında yine niteliğini kaybeder. Dünyada insanların çoğu taze kahvenin farkını bilmedikleri için bayat kahveler arasında iyilerini seçmeye çalışıyor.

Bu doğru ise tüm dünyadaki kahve tüketicilerinin %99.999'u bayat kahve tüketiyor demektir. (Oranda cömert davrandım, virgülden sonra en az bir 6 hane gitmek lazımdı aslında...)

Bu arada benim kullandığım Lavazza ve Illy'ler vakumlu takoz halinde geliyor, oksitlenme olmadığı için belki daha uzun dayanıyordur? (Açtıktan sonra ideali 1 hafta 10 gün içinde bitirmek ama bitmiyor tabi; havasını alarak buzdolabında saklıyorum...)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Kenya AA çekirdekleri ile Türk kahvesi denemiştim güzel oluyor.

Türk kahvesinde problem kavrulma... Türk kahvesinde, Espresso aksine, kahve ve su arasındaki ilişki çok uzun sürdüğü için kahvenin az kavrulmuş olması mühim.

Lakin az kavrulduğunda dahi iyi tat verebilecek kahve kaliteli olmak zorunda. Malum çok koyu kavurunca iyi ve kötü kahve arasındaki fark azalıyor. O yüzden malesef gördüğüm hemen hemen tüm Türk kahvesi satan yerler kömür gibi kavuruyorlar kahveyi.

O yüzden Türk kahvesi yapabilmek için kavurma makinesi şart gibi bir şey... Espresso veya filtre kahve için kavrulmuş kahve, Türk kahvesi için kullanıldığında kısmen acı olacaktır, her ne kadar tipik piyasa Türk kahvesinden çok daha iyi olsa bile.

Hanımın Kenyalı arkadaşları düğünde direkt Kenya'dan kahve getirmişlerdi. (Markasını çekirdeğini bilmiyorum...) 1 kere denedim (orta kalınlıkta öğütülmüştü, french press'te yaptım...), kelimenin tam anlamıyla bomb.ktu. Dandik kahve getireceklerini zannetmiyorum, ya pişirmesini bilemedik veya benim ağız tadıma hiç uygun değildi.

Kim bilir nedir... Kalite, nem, bayatlama, vs.

Alabileceğiniz en iyi kahveler:

1. Jamaica blue mountain
2. Hawaii Kona
3. Kenya AA + ... (Bu seviye biraz kalabalık, şahsi tercihlere de bağlı)

Bunların üçünün de kendi aralarında kalite farkları oluyor. 3. hafif tuzludur. 2. en az iki kat daha pahalıdır. 1. en az üç kat daha pahalıdır.

Bunların daha iyisi özel yetiştirildikten sonra tadılarak açık arttırmayla satılan kahveler, ki onlar yeşil satılıyorlar ve ciddi tuzlu oluyorlar.

Bu doğru ise tüm dünyadaki kahve tüketicilerinin %99.999'u bayat kahve tüketiyor demektir.

Mutlaka. Lavazza, Illy vs. ne idüğü belirsiz kahveler.

Antep fıstığı diyoruz mesela değil mi? Markası var mı? Olsa n'olur, olmasa n'olur? Siirt fıstığı o kalitede değil. İran fıstığı da. California fıstığı da. Kitapta dördü de "pistachio" olarak geçiyor. Ama Antep fıstığı tartışmasız önde. Aynı şekilde kahve olayında da olay orijindir. Kona kahvesi başka yerde yetişmiyor. Aynı Antep fıstığı gibi...
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,927
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Ama şimdi antep fıstığı bile Gaziantep'e gittiğinizde çeşit çeşit. O iş falanca bahçenin fıstığı filanca bahçenin fıstığına kadar gider... Lavazza, Illy vs. bunlar da belli bir kalite ve aromayı tutturmaya yönelik çalışıyorlardır. Kaliteyi (iyi veya orta farketmez) tutturamadığınız noktada bitersiniz; bu işte tutarlılık çok önemli...
 
Katılım
17 May 2011
Mesajlar
4,435
Öğütülmüş kahvenin ömrü 3-5 dakikadır. Yani O kahve size gelene kadar bayatlamıştır. Bir de nasıl kavrulduğu da önemli. Yanlış kavurma ve bayatlık birleşince böyle olmuştur.

Lavazza ve illy markaları da yurtdışında kavrulup geliyor. Yani garanti bayat. Ama tazeliğini yitirmiş kahve hemen zehirleyip öldürmediği için son kullanma tarihine kadar kullanılıyor, aslınd akahvenin ömrü hasattan sonra yeşil çekirdek hali yaklaşık 1 yıldır, sonrasında kendine has aromalarını kaybetmeye başlar. Kavrulduktan sonra da 3-4 hafta ömrü vardır, sonrasında yine niteliğini kaybeder. Dünyada insanların çoğu taze kahvenin farkını bilmedikleri için bayat kahveler arasında iyilerini seçmeye çalışıyor.

Ben şok ::sas::
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,795
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Ama şimdi antep fıstığı bile Gaziantep'e gittiğinizde çeşit çeşit. O iş falanca bahçenin fıstığı filanca bahçenin fıstığına kadar gider... Lavazza, Illy vs. bunlar da belli bir kalite ve aromayı tutturmaya yönelik çalışıyorlardır. Kaliteyi (iyi veya orta farketmez) tutturamadığınız noktada bitersiniz; bu işte tutarlılık çok önemli...

işte kahve de böyle bir şey. Filanca ülkenin falanca bölgesinin falanca çiftliğinin şu yılı hasadı kahvesi gibi kahveler var piyasada. Tabi lavazza vb. büyük kahve firmaları bu şekilde kahve temin edip satamayacakları için endüstriyel şekilde üretilmiş kahveleri alırlar, büyük otomatik kavurma makinalarında olması gerekenden yüksek derecede kavururlar ki her yörenin kendine has aroması olayıyla uğraşmayıp mümkün olduğunca aynı tadı verecek kahve çıksın ortaya. Sonr akahvenin bu kendine has tatlarından pek haberdar olmayan, kavrulmuş kahvenin 3-4 hafta içinde niteliğini kaybettiğini bilmeyen, kahve tadında işte deyip kahve içenlere satarlar.
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,927
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Bence abartıyorsunuz...

Bir noktadan sonrası tamamen pazarlama algı yönetimi bu işlerin. Gün gelir adama zırt kahvesi(!) diye pırt kahvesi(!) içirip ters takla attırırlar vesselâm.

Hani bir kedi köpek kadar koku duygumuz olsa anlayacağım da ort. kapasite belli yani :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Denemeden fikir sahibi olmayın bence.

İlk kez Kona kahvesi içtiğimde şok olmuştum. Fark muazzam.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
sorun şu ki;
bir çoğumuzda aradaki detayları anlayabilecek kadar tecrübe ya da yetenek yok.
mp3 dinleyenler ya da filmlerini torent ya da benzeri uygulamalar ile edinenler konuyu daha net anlayabilir,
aynı parçanın 128 kpbs mp3 versiyonu ile 256,320 kpbs sonrasında flac ya da diğer biçimlerini dinleyince fark ortaya çıkıyor.
endüstriyelleşmenin tüketiciyi standartlaştırma çabası hem takdire şayan hem çok başarılı,
en güzel örneği ztarbaks kahveleridir.
bir diğer örneği paket türk kahvesi ile taze çekilmiş türk kahvesi arasındaki farktır.
izmir kızlar ağasında kavrulup, çekilip, taze olarak önünüze gelen dibek kahvesi içtiğinizde farkı anlayabiliyorsunuz.
marketten aldığınız kahvenin de ilk açıldığındaki ile sonraki arasındaki fark gibi bir şey.


maalesef kahve artık lüks tüketim maddeleri arasında yerini aldı,
kilosu yaklaşık 200 tl. oldu.

bir ara coğrafyadan ziyade yükseklik farkının tadını da almaya başlamıştım, yıllara henüz girememiştim.
bunlar konunun uç noktaları, oralara kadar girmenize gerek yok.
tavsiye de etmem, zira her şeyin lüks olduğu/olacağı zamanlardayız.
kendinizi bayat kahveye alıştırırsanız faydasını görürsünüz.

bağzı imansız kahvelerin tadı da biraz bekledikten sonra oturuyor.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Babam anlatirdi, eskiden kahvenin asiri pahali oldugu zamanlarda kahvehanelerde nohut vs. turu seyleri kavurup onlardan kahve yapiyorlarmis...

Kızlar ağası dibek kahvesi de dahil olmak uzere cogu kahve asiri kavruluyor. Turk kahvesi icin kahvenin koyu degil acik kahverengi olmasi lazim. O kadar az kavruldugu halde guzel koku ve tadi olan cekirdek te kaliteli olmak zorunda...
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
türk kahvesinin mevzusu o zaten, sert olması.
kahvenin kendi benliğini kaybedip sıradanlaştırılması.
o sebepten genelde en dandik çekirdekler kullanılıyor.

bana göre de esas meselesi konunun sosyalleşme tarafını oluşturan kahinlik (fortune teller) kısmı.
 
Moderatör
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
7,518
Geneli genel kültür yoksunu bir toplumda, hele ki bu ekonomik veriler ile sadece kahve içilir kültürü biz kültürsüzleri ilgilendirmez.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,393
Motosikleti
D400
Gurme mantığına sahip olarak kahve icme sansımız ne yazık ki cok düşük.

250gr'lık ecnebi isimli kahveler alıp kahve makınasında yapıyoruz.

Standart evlerdeki filtre kahve makınaları zaten tadı bozuyor.
Aldıgımız kahveler %90 eski tarihli dikkat ederseniz, aroması bozulmus oluyor.


Bu nedenle en iyi kahveyi değil kötüler arasında en iyi hangi kahve en iyi ise onu iciyoruz.

ha bazen cılgınlık yapıp baileys ya da viski aromalı içiyorum o ayrı :queen:
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,927
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Arkadaşlar çayı demleyip içiyoruz ötesi var mı? Ne kahve kültürü? :) :) :)
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
Arkadaşlar çayı demleyip içiyoruz ötesi var mı? Ne kahve kültürü? :) :) :)

çoğunlukla onun da becerilemediğini net olarak söyleyebilirim.

endüstriyel çayın üzerine sıcak su eklemek ile çay olmuyor.
tadı yakalamak için farklı çayları karıştırmak, suyunu iyi dinlendirmek, sıcaklığına, demleme süresine ....
detay çok.

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:19 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:18 ----------

Geneli genel kültür yoksunu bir toplumda, hele ki bu ekonomik veriler ile sadece kahve içilir kültürü biz kültürsüzleri ilgilendirmez.

herkezin kahvesine kimse karışamaz.
only allah can judge me ...
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
türk kahvesinin mevzusu o zaten, sert olması.
kahvenin kendi benliğini kaybedip sıradanlaştırılması.
o sebepten genelde en dandik çekirdekler kullanılıyor.

Dude, düzgün Türk kahvesi içmemiş birinin yorumu bu muhtemelen... İkinci sayfadan:

@pea, dayımın kahvesi İzmir'in bazı kasabalarında meşhurdur. Kendisi vefat edeli çok oldu. Zengin bir kızla evlenmiş, kayın pederinden kahve kavurma makinası istemiş. O zamanlar kahve yokluğundan nohut vs. türü kuru bakliyatın çok kavrulup kahve niyetine içildiği zamanlarmış. Dayım o zamanlar kahve satmaya başlamış. Süper zengin oldu küçücük dükkandan. Sülalesi hâlâ mamurdur :)

Küçükken dükkanın önündeki yeşil kahve çuvallarının üzerindeki "Arabica" ibaresini hatırlarım. Açık renkli pudra şekeri kıvamında taze kavrulmuş kahve, dükkan ve çevresini mis gibi kokuturdu. Bozmadı kaliteyi hiç, fiyatı yüksek olmasına rağmen de çevre kasabalar dahil müşterisi hiç eksik olmadı.

İzmir içinde öyle Türk kahvesi bulamazdık... Ne Karşıyakanin Küçük Avcı'sı, ne de kemeraltının Hüseyin efendisi... Hatta onları görünce "Niye bu kadar koyu renk bunlar acaba?" derdim içimden. Zaten baskın kahve kokusunun altında ağır bir yanık kokusu olurdu hep...

Tahminim çoğumuz doğru düzgün bir Türk kahvesi içmemişizdir hayatımızda.

Bu arada Türk kahvesi, kuru yöntemle kahvenin üretildiği Yemen'de de, İsrail'de de aynı. Muhtemelen Osmanlı üzerinden geçtiği için ismi Türk kahvesi olarak kalmış...
 
Son düzenleme:
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,795
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Çok kaliteli çok güzel kahveler var. Hepsinin de farklı farklı tat profilleri, tadım notları var. Ama malesef pahalı.

Nasl ki dünyada çok kaliteli şaraplar var, şarap etrafında güzel bir kültür var ama biz fakirlikten anca köpek öldüren tipi ya da bi tık üstü şaraplarıı içebiliyorsak kahvede de durum böyle.

2011 yılında Panama'da bir kahve çiftliği en pahalı kahve rekorunu kırmıştı. Tam hatırlamıyorum ama açık arttırma ile kilosu 110 dolara mı ne gitmişti. Tabi çiftlikten o fiyata çıkan kahvenin buralara ulaşması sırasındaki masraflar falan derken burada o kahveyi satan dükkanın eline kilosu 220 euroya mı ne gelmişti. Kahveyi kavuran kişiden dinlemiştim kavurma makinasını korka korka kullanıyorum bunu kavururken demişti. O yıl yapılan barista yarışmalarında Türkiye'de yapılan yarışmada bu çiftliğin kahvesini temin edip kullanan kişi Türkiye şampiyonu olmuştu. Sonradan dünya şampiyonasında dereceye giremese bile Türkiye'nin de dünya barista yarışmalarında temsil edilmesi konusunda bir öncü olmuştu. O zamanlar 3. daga kahve dükkanı denen yerlerin ik örneği olan Bebek'te bir kahvecide çalışıyordu o Barista. Dünya şampiyonası sonrası tebrik etmek için uğradığımda o kahveden demleyip ikram etmişti de tadına bakmış oldum.

Yine Hawai adasının Kona dağında yetişen kahveler dünyanın en iyileri arasında gösterilir. Jamaika'nın Blue Mountain dağında yetişenler de öyle çok pahalıdır.

Bir de Yemen'de yetişenler pahalıdır ve çok güzeldir ama son bir kaç yıldır oradaki savaş yüzünden piyasada bulmak sorun, buunanlar da ya eski hasat ya da bazıları etiyopyadan alınan kahvelerin yemek diye satılanları.


Patronum sağolsun, işyerinde filtre kahve makinamız ve öğütücümüz var, çok ahım şahım şeyler değil ama en azından kahvemizi çekirdek olarak internetten sipariş ediyoruz, sipariş üzerine taze kavrulup geliyor. Kilosu ortalama 150 liraya gelen kahvelerden ayda 2 kilo kadar gidiyor bizim 4-5 kişilik küçük ofisimizde.
 
Katılım
26 Kas 2017
Mesajlar
7,547
Şu kahve olayından bende müzdaribim. Bir yere gidince şunu içmeliyim, bunu içeceğim yok. Nescafe classic black and no sugar :p Kahve dükkanlarına gidince filtre kahve söylerim. Çünkü bir kahveden ne bekleyeceğimi bile bilmiyorum :)

İş yerinde filtre kahve makinesi var dandik birşey ama yapınca ben içmek zorunda kalıyorum. Şu french press olayına bende gireceğim herhalde. Lakin ondan bile anlamıyorum :pr:
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,795
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Şu kahve olayından bende müzdaribim. Bir yere gidince şunu içmeliyim, bunu içeceğim yok. Nescafe classic black and no sugar :p Kahve dükkanlarına gidince filtre kahve söylerim. Çünkü bir kahveden ne bekleyeceğimi bile bilmiyorum :)

İş yerinde filtre kahve makinesi var dandik birşey ama yapınca ben içmek zorunda kalıyorum. Şu french press olayına bende gireceğim herhalde. Lakin ondan bile anlamıyorum :pr:

işyerinde dandik filtre kahve makinası varsa o zaman en ucuzundan dandik bir öğütücü de edinin, internetten sipariş üzerine taze kavrulmuş kahve satan yerler var, onlardan sipariş edip için. makina dandik de olsa kahve iyise yine de marketten alınma hazır öğütülmüş bayat kahveden iyi oluyor.
Bizim ofiste kimse öğle arası starbuck'a falan gideyim demiyor mesela. Yemekten sonra koştur koştur ofise gidiyoruz kahvemizi ofiste içeriz nasıl olsa etraftaki kahvecilerden daha iyisi var hem de parasını patron ödüyor diyoruz.

işyerinde güzel kahve, her daim sürekli buluan atıştırmalık abur cubur masraf gibi görünse de çalışanı ofiste mutu ettirmek açısından bence en az masraflı şeyler.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst