Gemileri yakmak

Katılım
28 Eyl 2016
Mesajlar
121
Akıl vermek gibi değil de, ben olsam ne yapardım onu yazayım... İş hayatı bambaşka bir hayat. İçine girmeden öğrenilmiyor... Bunun belli safhaları ve seviyeleri var. İşsiz olduğum zamanlarda ve öğrencilik zamanımda ben de bir süre asgari ücretle, hayal ettiğimden farklı yerlerde çalıştım bir süre. Ücret seviyesi düştükçe, vazgeçme maliyetin düşer bu yüzdendir ki asgari ücretle personel çalıştıran yerlerde eleman sirkülasyonu fazla olur. Şef veya müdürleri olarak senin de işin zora girer. Ek olarak her ne kadar ayrımcılık yapmayı sevmesem de dürüst olmak gerekirse eğitim seviyesi çok şeyi fark ettiriyor. Özellikle ilk izlenimde eğitim seviyesi güzel bir etikettir. Evlenirken dahi yeterince para bile kazansan karşındaki kişi bunu göz önünde bulunduracaktır.

Mağaza müdürlüğü, bölge müdürlüğü çok spesifik işler değil hadi bölge müdürlüğü neyse de... Eğitim seviyesi düşük insanla uğraşmak zordur. Yaptığın, yapacağın iş baskı altında kalıp yoğun çalışacağın bir iş, İşletme diploması alacağım diyorsun güzel fakat ne seviyede olduğunu bilmiyorum ama biraz kendini sıkıp esas bölümünü bitirmeye çalışsan daha iyi olacaktır eminim. Hani 17-18 yaşında olup ben okumayacağım ticaretle uğraşacağım, para kazanacağım desen eyvallah derdim yine okumanı tavsiye ederek ama sen hiç olmazsa bir başlangıç yaparak işi yarılamışsın. Alternatif olarak bildiğim kadarıyla bölümün Türkçe' si var, ona geçiş yapabilirsin. İdealist bir alandır, sevmeden istemeden seçtiğini sanmıyorum.

Tamam belli ki soğumuşsun ama bir şekilde bitirmeye çalış, İşletme yine oku... İnsan belli bir süre sonra eğitim açısından patinaj çektiğini düşünüyor, ben şimdi Yüksek Lisans kovalıyorum işten fırsat bulursam bir şekilde tamamlayacağım. Bir işe yarayacağından değil, etiket. Çalıştığım şirket çalışanlarının etiketini önemsiyor, birçok şirket önemser. Önüne açılacak kapılar, ücretin buna mukabil artıyor. Sen zam talep edince, talep ettiğin kişi kendi yönetimine bu adam bu bu sebeplerden dolayı ücret artışı istiyor haklıdır diyebilmeli. Kendin diyorsun, iki senede buralara geldim diye çok çabuk tırmanmamış mısın basamakları? Sürekli yoğun tempoda ücret ve kariyer üst tavanın ne olacak? Kaliteli bir alandan mezun birinin pek sınırı yoktur bu konuda. En azından mağaza işlerinden çok daha ileriye taşıyabilirsin şartlarını. Hem bizim emeklilik yaşımız 65, o yaşlara kadar tempoyu kaldırabilecek misin? Ömrün boyunca elbette bu işi yapmayabilirsin ama yine de risktir.

Özellikle iş hayatında işler sadece yetenek, tecrübe, bilgi ve beceriyle yürümüyor. Hele rakiplerin eğitimli insanlarsa seninle uğraşan insanlar zorlu rakipler olabiliyor hatta tehlikeli... Vazgeçme maliyetinin yüksek olması lazım, bunun için yapacakların belli.

Söylediklerinizin tamamına katılıyorum. Gerçekten çok doğru tespitler ancak olayın bir de benim açımdan gerçekler kısmı var.

Mesela liseden mezun olduktan sonra kapasite ve temelimi bildiğim için diğer sayısal bölümlerine göre nispeten daha düşük puanla bu bölümü tercih ettim. Temel bilim okuyacak olmak beni heyecanlandırdı ama zaman geçtikçe ülkemizin gerçeklerini daha açık görmeye başladım. Bir kimya bölümü mezunu için iş ilanlarına baktığımda ilaç mümessilliği, deri boyama vs gibi işler görüyoruz. Yılda devlet kadrosuna girebilen kimyager sayısı 10 parmağı ya geçer ya geçmez... Şimdi ben bu okulda 7 sene boyunca dirsek çürütüp ilaç mümessilli olacaksam bence burada kendimi paralamama gerek yok. Bu işi kötülemiyorum yanlış anlaşılmasın lütfen. Demek istediğim biz kimya mühendislerinden daha fazla lab görüyoruz. Saçma sapan tahtalar dolusu formüller, denklemler, tepkimeler, adlandırmalar, deneyler gördükten sonra ( hele ki her şeyin kalmak üzerine odaklı olduğu bir fakültede ) b ehliyetim olduğu için oraya buraya ilaç pazarlamak istemem. Bu işi zaten herhangi bir 4 yıllık diploma ile yapabiliyorsunuz.

Gündelik hayatımı hiç etkikemiyor ama göz muayenesinde benekli sayı testinde renk körü olduğum tescillendi. Bu sebeple okula başlarken aklımda olan jandarma kriminal daire başkanlığındaki subay statüsündeki kadro benim için hayal olmaktan öteye gitmedi. Şimdi İİBF'den mezun bir kişinin devletin hemen hemen her kadrosuna girme şansı varken benim yok ? Neden ; çünkü temel bilimin bu ülkede hiç bir önemi yok. Kızdığım ve üzüldüğüm yer de burası işte. Ben gerçekten burada kendimi yıllarca paraladıktan sonra aldığım eğitimden daha kalitesiz bir işte çalışmak istemiyorum.

Keşke diyorum bunların farkına o zaman varsaysım da direk işe başlasaydım. Şu an en azından altımda 6bin tl lik değil 20 bin tl lik çalışarak kazanılmış bir motosiklet olurdu.

Zor bir yola girdiğimi biliyorum ama kendi açımdan iki taraf altında artı ve eksileri topladığımda verdiğim kararın doğru olduğunu düşünüyorum. İnşallah seneler sonra yine hata yaptığımı düşünmem.

Tespit ve fikirleriniz için teşekkür ederim.
 
Katılım
30 Haz 2011
Mesajlar
2,819
Okul biteli 5 yıl oluyor
3.5 yildir perakendede çalışıyorum
Bir yere kadar diyip başka alanlara yönelmeye çalışıyorum
Hobi ediniyorum
Kurslara sertifika almaya gidiyorum

İleride isim sporla ilgili olacak tek bildiğim bu.
 
Katılım
8 Nis 2009
Mesajlar
1,023
Söylediklerinizin tamamına katılıyorum. Gerçekten çok doğru tespitler ancak olayın bir de benim açımdan gerçekler kısmı var.

Mesela liseden mezun olduktan sonra kapasite ve temelimi bildiğim için diğer sayısal bölümlerine göre nispeten daha düşük puanla bu bölümü tercih ettim. Temel bilim okuyacak olmak beni heyecanlandırdı ama zaman geçtikçe ülkemizin gerçeklerini daha açık görmeye başladım. Bir kimya bölümü mezunu için iş ilanlarına baktığımda ilaç mümessilliği, deri boyama vs gibi işler görüyoruz. Yılda devlet kadrosuna girebilen kimyager sayısı 10 parmağı ya geçer ya geçmez... Şimdi ben bu okulda 7 sene boyunca dirsek çürütüp ilaç mümessilli olacaksam bence burada kendimi paralamama gerek yok. Bu işi kötülemiyorum yanlış anlaşılmasın lütfen. Demek istediğim biz kimya mühendislerinden daha fazla lab görüyoruz. Saçma sapan tahtalar dolusu formüller, denklemler, tepkimeler, adlandırmalar, deneyler gördükten sonra ( hele ki her şeyin kalmak üzerine odaklı olduğu bir fakültede ) b ehliyetim olduğu için oraya buraya ilaç pazarlamak istemem. Bu işi zaten herhangi bir 4 yıllık diploma ile yapabiliyorsunuz.

Gündelik hayatımı hiç etkikemiyor ama göz muayenesinde benekli sayı testinde renk körü olduğum tescillendi. Bu sebeple okula başlarken aklımda olan jandarma kriminal daire başkanlığındaki subay statüsündeki kadro benim için hayal olmaktan öteye gitmedi. Şimdi İİBF'den mezun bir kişinin devletin hemen hemen her kadrosuna girme şansı varken benim yok ? Neden ; çünkü temel bilimin bu ülkede hiç bir önemi yok. Kızdığım ve üzüldüğüm yer de burası işte. Ben gerçekten burada kendimi yıllarca paraladıktan sonra aldığım eğitimden daha kalitesiz bir işte çalışmak istemiyorum.

Keşke diyorum bunların farkına o zaman varsaysım da direk işe başlasaydım. Şu an en azından altımda 6bin tl lik değil 20 bin tl lik çalışarak kazanılmış bir motosiklet olurdu.

Zor bir yola girdiğimi biliyorum ama kendi açımdan iki taraf altında artı ve eksileri topladığımda verdiğim kararın doğru olduğunu düşünüyorum. İnşallah seneler sonra yine hata yaptığımı düşünmem.

Tespit ve fikirleriniz için teşekkür ederim.

Öncelikle şunu yazarak durumu ve düşüncelerimi net ifade edip vicdanımı rahatlatayım. Yazılarımla kararını değiştirmekten ziyade kendi bakış açımla doğru karar vermeni sağlamaya çalışıyorum.

Yazdığın şeyler ülkenin üzücü gerçekleri.. Yeni yetişen, hala okumakta olan nesil adına çok üzülüyorum. Bu ülkede insanlar gençliğinin baharında en zor zamanlarını yaşıyor, hele benim gibi sorumluluk duygusu yüksek ve kendine ciddi saygı duyan bir bireyse.. Dahası o yaşlarda ailenle evin içine tıkılıp kalmak, aile yaşantın huzurlu değilse her şeyin üstüne birde bütün gün aynı evde beraber yaşamak dünyayı cehenneme çeviriyor birey için. Sorumluluk duygundan dolayı sürekli baskı altında kalıyorsun, öz saygını öz güvenini yitiriyorsun, hayata-insanlara küsüyorsun ne bileyim cehennemin özeti işte. Hiç bir zaman kafası rahat bir birey olamadım, kendimi de değiştiremedim. İşsizlik, iş bulma sürecimde çok yıprandım hala etkileri devam ediyor üzerimde. Her neyse, ben umudumu yitirdiğim sıralarda şu an çalıştığım yerle iş görüşmesi yaptım. Alındım, az kişinin girebileceği söylediğimde yakınlarımın dahi torpilimin olmadığına inandıramadığım bir yere... Tabi buraya girebilmenin bedelini şimdi ciddi bir sorumluluk yükü ve saçma sapan bir iş ortamı-çalışma düzeninde işi yürütmeye çalışarak ödüyorum ve şükrediyorum çünkü buradan başka özel sektörde girip daha iyi para kazanabileceğim güvenilir bir yer yoktu.

Memur olmak istiyorsan, buna göre bir bölüm seçmek mantıklı çok basit ve kolay düşünülebilir bir şey fakat yönlendiren olmayınca genç yaşta insanlar düşünemiyor böyle şeyleri malesef. Benim bölümümden de üç dört senede bir, bir elin parmağını geçmeyecek sayıda kişi alınıyor.İşsiz olduğum zamanlarda çok lanet ettim Harp Okuluna, Astsubay dahi olsam askeriyeye girmedim diye çünkü Orta-Üst seviye bir Anadolu Lisesi mezunu olarak rahatlıkla girebiliyordum ya da ne bileyim sağlık bölümlerinden birini okusam benim zamanımda kesin atanırdım. Astsubaylık okusan 20 yaşında şu anki parayla 3.500TL' ye yakın para alıyorsun tazminatsız görevlerde. Subaylık okusan 4.000TL' nin üzerinde (Üstelik 22 yaşında, askerlik derdin yok. Birde askere gittik, gitmek için 6 ay bekledik)... Şimdi ne yapıyorsun desen dört gözle güz dönemi TSK alımlarını bekliyorum. Özel sektöre lanet olsun. Bütün sene KPSS çalıştım, puanım çok iyi olmasa da iyi. Maddi olarak benim için çok fark olmayacak ama en azından vatan millet için çalışacağım, iş tatminim daha yüksek olacak ki askerden sonra askeriyeyi çok sevdiğimi bir daha fark ettim asker çocuğu ve askeriyede büyüyen biri olarak. Ne yanlışlardan, ne şartlarda dönmeye çalışıyoruz gördüğün gibi neyse uzatmayayım fazla.

Okulun az kaldıysa neyin nereden nasıl geleceği belli olmaz, benim işe girme sürecim mucize gibiydi pek inançlı biri değilimdir ama nasip denilen şeye o zaman inandım. Nasıl olsa mezun olunca işsiz kalacağım diyerek okuduğun bölümü bırakmak işi baştan kaybetmekle eş değer. İzmir' de iki büyük petrokimya tesisi var, Tüpraş ve Petkim. Bunlara yakın kurulu bir sürü kimya tesisi var. Okurken çabalayıp staj, proje bir şekilde bir yere gelmeye çalışsan çıkınca çok sorun yaşamazsın ama sen bu yönde de fazla çaba göstermemişsin anladığım kadarıyla mevcut boşvermişlikle. Alanı bitirip formasyon alsan, öğretmenlik zorlasan oluyor mu? Bu yönde bir şey yapabilirsin. KPSS ataman olmasa bile nispeten rahat, kaliteli bir ortamda, kaliteli insanlarla çalışmış olursun?

Bu arada verdiğin karar bir hata değildir, hangi yönde karar verirsen ver... Sadece kararını verip tüm gücünle arkasında durman ve kendini bu yönde geliştirmen gerekir. Arkadaşımın babası zamanında öğretmenlikten ayrılmış şu an tekstil fabrikası sahibi mesela. Bunun gibi bir karar bu da... Yani ileride sen de bildiğin, ilgili olduğun bir alanda iş sahibi olarak diğer şartlara nazaran daha fazla para kazanabilirsin ama ödediğin bedeller muhakkak farklı olacaktır. Önemli olan arkasında durabileceğin bir karar alıp sonuna kadar gitmek.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
5 senedir öğrencisi olduğum Ege üniversitesini bırakıp, motoru satıp, pılımı pırtımı toplayıp İstanbul'a ailemin yanına dönüyorum. 2 senedir çalıştığım firmada içeriden yükselerek yöneticilik kovalayacağım.

Çevremdeki herkesin yapma, etme, eyleme, bak pişman olursun ve 5 yılına yazık söylemlerine karşın okulu bitirme inancımın kalmaması üzerine bu söylemlerin hepsine göğüs gerip operasyona başlıyorum.

Planım buradaki kaydımı sildirmeden önce Eylülde aöf ikinci üniversite hakkımı kullanarak bir lisans programına sınavsız kayıt olup örgün öğrencilik hayatıma kesin olarak son vermek, motorumu satıp mevcut borçları ödeyerek İzmir'den İstanbul'a mağaza transferi gerçekleştirmek ve aktif iş hayatıma ailemin yanında devam etmek. 2 senelik çalışan olduğum için açılan kurum içi yöneticilik terfi sınavlarına girme hakkına,gerekli tecrübeye, bilgiye ve özveriye sahibim.

Hedef 1 sene içerisinde açılan sınavla ara yöneticiliğe terfi etmek, şu an sahip olduğum motosikletten daha güzelini almak ve' bu okul ne olacak yaa ' stresinden sonsuza kadar kurtulmak. Umarım verdiğim kararlarda pişman olmam ve hayal kırıklığı yaşamam.

Bu konu da burada kalsın. 1 sene sonra bu konuyu tekrar açıp planlarıma ne kadar sadık kalabildiğimin ve hedeflerime ne kadar ulaşabildiğimin muhakemesini yapacağım.

başkan böyle düşünme, böyle düşünme derken yani fikirlerin elbet değişecektir ve zaten sabitlik insana özgü değil. bir çok insan hatta herkes desek yanlış olmaz ki meslek ve plan değiştirirler.

sen planına göre başla hele ters giden bir şeyler olursa yeni sezon yeni umutlar :cat:

hazır buradayken bende geleceğe dair istek ve planlarımı yazayım;

benim için rahat yaşam önemli yani öyleki kimi zaman iş ayakkabısı ve pantolonuyla geziyorum, yani öyle bir durum ki dışarıdan görünüm konusunda pek endişe duymuyorum. ben isteklerime sahip miyim diye sorgularım kendimi sadece ve isteklerim arasında grand tuvalet gezmek hiç olmadı. gösteriş için bütün bir maaşımı telefona yada kıyafetlere yatırmam. daha çok boğazıma ve keyfime yatırım yaparım. isteklerim de çok basittir.

isteklerim:

* bir gün yüksek hacimli bir naked yada super sport motosiklet alacağım ve sesi şu cezbedici ss motorlarınki gibi olacak.

* abilerimle fazla ters düşmeden bir ömür yardımlaşarak bir ömür sürmek istiyorum sağlık sıhhat içinde.

* zaman zaman çevremde insanlara yardım ve ikramlarda bulunabilecek durumda olmak istiyorum her daim.

* bir ömür abur cubur, dondurma ve canımın istediği diğer meyve ve yiyeceklerden hiç mahrum kalmamak istiyorum.

bu kadar, başka bir şey yok. aslında evlenmekte isterdim ama anlaşabileceğim birini bulamayacağımı sanıyorum ve bulsam bile maddi sorundan dolayı evlenmem. en azından bir tane dairem ve biraz birikimim + senelerdir sabit işim olsaydı belki çalışan bir başka kızla evlenebilirdim ama henüz evim yok ve senelerdir yaptığım sabit işte yok, birikim yok. bir ev yada araba sahibi olma planım yok, zaten kazandığım paranın yarısı neredeyse boğazımıza gidiyor.

bu dünyada en iyi yapılabilecek şey yiyip içeceksin ve birde mümkünse şu yüksek hacim ss motorlara bineceksin tamam, daha ne olsun ki?

aa bu arada şunu söyleyeyim; bugün trafik polisi çevirdi ve ehliyet ruhsat sordu, gereksiz bir sevinmeyle ehliyet ruhsat verdik ve sorgulamalardan sonra serbest bıraktılar.

bir motosiklet parası ehliyet ve ruhsata verdik allah kahretsin yaa. 1400 lira sigorta 1100 lira ehliyet resmen soygun başka bir şey değil.
 
Son düzenleme:

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,940
bence işi gücü bırak okulu bitir
diploma al sonra istediğin sektörde çalışırsın
 
Katılım
22 Eyl 2016
Mesajlar
829
başkan böyle düşünme, böyle düşünme derken yani fikirlerin elbet değişecektir ve zaten sabitlik insana özgü değil. bir çok insan hatta herkes desek yanlış olmaz ki meslek ve plan değiştirirler.

sen planına göre başla hele ters giden bir şeyler olursa yeni sezon yeni umutlar :cat:

hazır buradayken bende geleceğe dair istek ve planlarımı yazayım;

benim için rahat yaşam önemli yani öyleki kimi zaman iş ayakkabısı ve pantolonuyla geziyorum, yani öyle bir durum ki dışarıdan görünüm konusunda pek endişe duymuyorum. ben isteklerime sahip miyim diye sorgularım kendimi sadece ve isteklerim arasında grand tuvalet gezmek hiç olmadı. gösteriş için bütün bir maaşımı telefona yada kıyafetlere yatırmam. daha çok boğazıma ve keyfime yatırım yaparım. isteklerim de çok basittir.

isteklerim:

* bir gün yüksek hacimli bir naked yada super sport motosiklet alacağım ve sesi şu cezbedici ss motorlarınki gibi olacak.

* abilerimle fazla ters düşmeden bir ömür yardımlaşarak bir ömür sürmek istiyorum sağlık sıhhat içinde.

* zaman zaman çevremde insanlara yardım ve ikramlarda bulunabilecek durumda olmak istiyorum her daim.

* bir ömür abur cubur, dondurma ve canımın istediği diğer meyve ve yiyeceklerden hiç mahrum kalmamak istiyorum.

bu kadar, başka bir şey yok. aslında evlenmekte isterdim ama anlaşabileceğim birini bulamayacağımı sanıyorum ve bulsam bile maddi sorundan dolayı evlenmem. en azından bir tane dairem ve biraz birikimim + senelerdir sabit işim olsaydı belki çalışan bir başka kızla evlenebilirdim ama henüz evim yok ve senelerdir yaptığım sabit işte yok, birikim yok. bir ev yada araba sahibi olma planım yok, zaten kazandığım paranın yarısı neredeyse boğazımıza gidiyor.

bu dünyada en iyi yapılabilecek şey yiyip içeceksin ve birde mümkünse şu yüksek hacim ss motorlara bineceksin tamam, daha ne olsun ki?

aa bu arada şunu söyleyeyim; bugün trafik polisi çevirdi ve ehliyet ruhsat sordu, gereksiz bir sevinmeyle ehliyet ruhsat verdik ve sorgulamalardan sonra serbest bıraktılar.

bir motosiklet parası ehliyet ve ruhsata verdik allah kahretsin yaa. 1400 lira sigorta 1100 lira ehliyet resmen soygun başka bir şey değil.

Fatih dünyada en önemli şey yemek içmek demişsin.
Güzel fikir.
Ee ben napıyım.Zorunlu bir ömür glutensiz diyet yapmak zorundayım.

Köfte ekmek,balık ekmek,döner,pizza,hamburger,simit,börek,bisküvi,çikolata,makarna,bulgur pilavı,ramazan pidesi,kıymalı pide,tulumba,kadayıf,pastalar keklerr,cips hepsi yasakkk :(

Nolcak benim halim ya,ne günah işledimde lanetlendim.

Hiç bir şeyin tadı yok.Glutensiz ürünler bulmak zor,fiyatlı.

Ekmek arası domates,peynir yemeyi özledim :(
 
Katılım
20 Ara 2016
Mesajlar
2,171
Fatih dünyada en önemli şey yemek içmek demişsin.
Güzel fikir.
Ee ben napıyım.Zorunlu bir ömür glutensiz diyet yapmak zorundayım.

Köfte ekmek,balık ekmek,döner,pizza,hamburger,simit,börek,bisküvi,çikolata,makarna,bulgur pilavı,ramazan pidesi,kıymalı pide,tulumba,kadayıf,pastalar keklerr,cips hepsi yasakkk :(

Nolcak benim halim ya,ne günah işledimde lanetlendim.

Hiç bir şeyin tadı yok.Glutensiz ürünler bulmak zor,fiyatlı.

Ekmek arası domates,peynir yemeyi özledim :(
Allah başka dert vermesin sana.

https://market.glutensizada.com/?gc...1FRVzJAmppQAm1bIv4dNI4qZXV-z3czjhQaAh1K8P8HAQ
 
Katılım
22 Eyl 2016
Mesajlar
829


Teşekkür ettim.
Inceledim.
Kargo olayı kötü işte beklemek,çay demliyosun simitler kargoda :)yada dışarda birşey görüyorsun ama stok yapılabilir :)

Ben sokak satıcılarını çok seven biriydim birde.
Dışarı çıkınca,bir dürümcüye gidip o an yiyemeyince fenalaşıyorum üzüntüden.

Hayatımım anlamı gitti resmen.

Birgün kendimi kaybedip,seyyar ekmek arası araçlarını kaçırmaktan korkuyorum.

Tuz bırakılabilir,şekerde ama un bırakmak zulüm:(
 
Katılım
20 Ara 2016
Mesajlar
2,171
Teşekkür ettim.
Inceledim.
Kargo olayı kötü işte beklemek,çay demliyosun simitler kargoda :)yada dışarda birşey görüyorsun ama stok yapılabilir :)

Ben sokak satıcılarını çok seven biriydim birde.
Dışarı çıkınca,bir dürümcüye gidip o an yiyemeyince fenalaşıyorum üzüntüden.

Hayatımım anlamı gitti resmen.

Birgün kendimi kaybedip,seyyar ekmek arası araçlarını kaçırmaktan korkuyorum.

Tuz bırakılabilir,şekerde ama un bırakmak zulüm:(

Öyle bi anlatıyorsun ki derbeder olduk valla. :pr:
En kısa zaman ahanda böyle olursun inşallah. :cat::thumleft:
Q7MQyV.jpg
[/url][/IMG]
 
Katılım
22 Eyl 2016
Mesajlar
829
Maalesef bir ömür bu diyette kalmak zorundayım.

Gidin benim yerime ekmek arası simit,muz, makarna,hatta ekmek arası ekmek yiyin.Kıymetini bilin.
 
Katılım
29 Mar 2011
Mesajlar
1,488
Maalesef bir ömür bu diyette kalmak zorundayım.

Gidin benim yerime ekmek arası simit,muz, makarna,hatta ekmek arası ekmek yiyin.Kıymetini bilin.

Hep yazıyorsun diyet diyet bi ömür boyu diye nedir bu diyet açıklarmısınız sen diyet yazdıkça birşeyler yemeye gidiyorum :)
 
Katılım
22 Eyl 2016
Mesajlar
829
Hep yazıyorsun diyet diyet bi ömür boyu diye nedir bu diyet açıklarmısınız sen diyet yazdıkça birşeyler yemeye gidiyorum :)


Gluten intoleransı.

Vücut buğday unu,arpa,çavdardaki gluten proteinini alerjik reaksiyon gibi algılıyor.

Bunları tüketince bünye unu zehir gibi algılıyor.Bende çok kilo kaybı,mide şikayetleri yapmıştı.

54 gün araştırma hastanesinde yattım.

Diyete başlayınca şikayetlerim durdu.
Tek problem karbonhidrat çok alamadığım için yine kilo alamıyorum.Baş ağrısı çok yapıyor.

Mısır unu ve pirinç unundan yapılan şeyler tüketilebiliyor.

Mısır ekmeği taş gibi olduğu için hiç bir zaman ekmek yiyiyormuşsun hissi vermiyor.


Glutensiz unlar satılıyor onlardan alıp elmalı pasta filan yapıyorum.

100 kez tekrarlarım,ekmeği çok özledim.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
yarın iki adım ileri atabilmek için bugün bir adım geri atmak caizdir.
 
Katılım
7 Tem 2008
Mesajlar
184
okulumun ilk yılında hocam buradan aldığınız diploma sizi mühendis yapmaz bu diploma sadece mühendislik yapabilir anlamına gelir yapıp yapamamak sizin elinizde demişti o günden sonra 4 yılımı eşek gibi çalışarak geçirdim. Kendi dalımın yanında bir çok alana merak saldım mesai harcadım sonuç olarak şuan kendi dalımın dışında bir mühendislik alanında çözüm ve ürün üreterek para kazanıyorum. Okul okumak bir şey değil sen emek harcadıktan sonra her şeyi yapabilirsin o diplomaya ihtiyacın yok. Üniversitenin bana öğrettiği en değerli şey öğrenmeyi öğrenmek..
 
Katılım
21 Mar 2017
Mesajlar
58
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Eğer okuduğun bölüme isteyerek geçmediysen bence yerinde bir karar. Sonuçta senin hayallerin çok başka, okuduğun bölüm çok başka. Bence üniversite okumak gerçekten istediğin bölümse ve kariyerinde merdiven olacaksa faydalı; eğer sırf diploma olsun diyeyse gereksiz diye düşünüyorum. İlber hocamız da çok iyi demiş bu konu hakkında.:) Umarım planlarını gerçekleştirirsin.

Bu arada Kübra,
Geçmiş olsun, çok üzüldüm. Allah şifa versin tez zamanda.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst