- Katılım
- 28 Eyl 2016
- Mesajlar
- 121
- Konu Yazar
- #21
Akıl vermek gibi değil de, ben olsam ne yapardım onu yazayım... İş hayatı bambaşka bir hayat. İçine girmeden öğrenilmiyor... Bunun belli safhaları ve seviyeleri var. İşsiz olduğum zamanlarda ve öğrencilik zamanımda ben de bir süre asgari ücretle, hayal ettiğimden farklı yerlerde çalıştım bir süre. Ücret seviyesi düştükçe, vazgeçme maliyetin düşer bu yüzdendir ki asgari ücretle personel çalıştıran yerlerde eleman sirkülasyonu fazla olur. Şef veya müdürleri olarak senin de işin zora girer. Ek olarak her ne kadar ayrımcılık yapmayı sevmesem de dürüst olmak gerekirse eğitim seviyesi çok şeyi fark ettiriyor. Özellikle ilk izlenimde eğitim seviyesi güzel bir etikettir. Evlenirken dahi yeterince para bile kazansan karşındaki kişi bunu göz önünde bulunduracaktır.
Mağaza müdürlüğü, bölge müdürlüğü çok spesifik işler değil hadi bölge müdürlüğü neyse de... Eğitim seviyesi düşük insanla uğraşmak zordur. Yaptığın, yapacağın iş baskı altında kalıp yoğun çalışacağın bir iş, İşletme diploması alacağım diyorsun güzel fakat ne seviyede olduğunu bilmiyorum ama biraz kendini sıkıp esas bölümünü bitirmeye çalışsan daha iyi olacaktır eminim. Hani 17-18 yaşında olup ben okumayacağım ticaretle uğraşacağım, para kazanacağım desen eyvallah derdim yine okumanı tavsiye ederek ama sen hiç olmazsa bir başlangıç yaparak işi yarılamışsın. Alternatif olarak bildiğim kadarıyla bölümün Türkçe' si var, ona geçiş yapabilirsin. İdealist bir alandır, sevmeden istemeden seçtiğini sanmıyorum.
Tamam belli ki soğumuşsun ama bir şekilde bitirmeye çalış, İşletme yine oku... İnsan belli bir süre sonra eğitim açısından patinaj çektiğini düşünüyor, ben şimdi Yüksek Lisans kovalıyorum işten fırsat bulursam bir şekilde tamamlayacağım. Bir işe yarayacağından değil, etiket. Çalıştığım şirket çalışanlarının etiketini önemsiyor, birçok şirket önemser. Önüne açılacak kapılar, ücretin buna mukabil artıyor. Sen zam talep edince, talep ettiğin kişi kendi yönetimine bu adam bu bu sebeplerden dolayı ücret artışı istiyor haklıdır diyebilmeli. Kendin diyorsun, iki senede buralara geldim diye çok çabuk tırmanmamış mısın basamakları? Sürekli yoğun tempoda ücret ve kariyer üst tavanın ne olacak? Kaliteli bir alandan mezun birinin pek sınırı yoktur bu konuda. En azından mağaza işlerinden çok daha ileriye taşıyabilirsin şartlarını. Hem bizim emeklilik yaşımız 65, o yaşlara kadar tempoyu kaldırabilecek misin? Ömrün boyunca elbette bu işi yapmayabilirsin ama yine de risktir.
Özellikle iş hayatında işler sadece yetenek, tecrübe, bilgi ve beceriyle yürümüyor. Hele rakiplerin eğitimli insanlarsa seninle uğraşan insanlar zorlu rakipler olabiliyor hatta tehlikeli... Vazgeçme maliyetinin yüksek olması lazım, bunun için yapacakların belli.
Söylediklerinizin tamamına katılıyorum. Gerçekten çok doğru tespitler ancak olayın bir de benim açımdan gerçekler kısmı var.
Mesela liseden mezun olduktan sonra kapasite ve temelimi bildiğim için diğer sayısal bölümlerine göre nispeten daha düşük puanla bu bölümü tercih ettim. Temel bilim okuyacak olmak beni heyecanlandırdı ama zaman geçtikçe ülkemizin gerçeklerini daha açık görmeye başladım. Bir kimya bölümü mezunu için iş ilanlarına baktığımda ilaç mümessilliği, deri boyama vs gibi işler görüyoruz. Yılda devlet kadrosuna girebilen kimyager sayısı 10 parmağı ya geçer ya geçmez... Şimdi ben bu okulda 7 sene boyunca dirsek çürütüp ilaç mümessilli olacaksam bence burada kendimi paralamama gerek yok. Bu işi kötülemiyorum yanlış anlaşılmasın lütfen. Demek istediğim biz kimya mühendislerinden daha fazla lab görüyoruz. Saçma sapan tahtalar dolusu formüller, denklemler, tepkimeler, adlandırmalar, deneyler gördükten sonra ( hele ki her şeyin kalmak üzerine odaklı olduğu bir fakültede ) b ehliyetim olduğu için oraya buraya ilaç pazarlamak istemem. Bu işi zaten herhangi bir 4 yıllık diploma ile yapabiliyorsunuz.
Gündelik hayatımı hiç etkikemiyor ama göz muayenesinde benekli sayı testinde renk körü olduğum tescillendi. Bu sebeple okula başlarken aklımda olan jandarma kriminal daire başkanlığındaki subay statüsündeki kadro benim için hayal olmaktan öteye gitmedi. Şimdi İİBF'den mezun bir kişinin devletin hemen hemen her kadrosuna girme şansı varken benim yok ? Neden ; çünkü temel bilimin bu ülkede hiç bir önemi yok. Kızdığım ve üzüldüğüm yer de burası işte. Ben gerçekten burada kendimi yıllarca paraladıktan sonra aldığım eğitimden daha kalitesiz bir işte çalışmak istemiyorum.
Keşke diyorum bunların farkına o zaman varsaysım da direk işe başlasaydım. Şu an en azından altımda 6bin tl lik değil 20 bin tl lik çalışarak kazanılmış bir motosiklet olurdu.
Zor bir yola girdiğimi biliyorum ama kendi açımdan iki taraf altında artı ve eksileri topladığımda verdiğim kararın doğru olduğunu düşünüyorum. İnşallah seneler sonra yine hata yaptığımı düşünmem.
Tespit ve fikirleriniz için teşekkür ederim.
