CC Yükseltmek İçin Kaç KM Deneyim Gerekli

Katılım
15 Şub 2025
Mesajlar
52
Merhaba
A1 ehliyete sahibim.
Daha önce yaklaşık 500 KM 125 CC Scooter
Şu anda kullanmakta olduğum 350 KM olmak üzere vitesli 125 CC Commuter deneyimim var.
Daha üst CC lere geçmek için kaç KM deneyime sahip olmam lazım ?
18 yaşımda A2 ehliyete geçeceğim. A2 ehliyete uygun kaç CC motosiklete geçmem mantıklı olur ?

Aceleden ziyade meraktan ve öğrenmek için bu soruları sordum. Cevaplarınız için teşekkür ederim.
Ben bu hafta ilk motorumu alıcam. Yaş 19. 20 ye giricem. Direkt 250cc yle başlıcam.
 
Katılım
23 Kas 2024
Mesajlar
3,803
Motosikleti
Aprilia Tuareg 660
Ben bu hafta ilk motorumu alıcam. Yaş 19. 20 ye giricem. Direkt 250cc yle başlıcam.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

19 yaşında ilk motorum 250ccydi ehliyet kursunda bile doğru düzgün süremezken bi şekilde sınavı hasta hasta geçmiştim aldım 800kmye kadar zar zor kullandım motoru ışıklarda kalkışta istop ediyordum vs sonra ilk defa arabaların arasından gittim o günden sonra bana bi özgüven geldi gaz açarak sürmeye başladım o hafta yine gaz açıp sağ şeride geçtim aynısını bi kamyon da yaptı kamyon ve kaldırım arasında sıkıştım o gün bana tak etti artık gaz açmak yerine olabildiğince düşük devirde kullanmaya şerit değiştirmek yerine zorunda değilsem şeritte kalıyorum ben bikaç çizikle atlattım şanslıydım sen şanslı olmayacaksın
 
Katılım
4 Nis 2013
Mesajlar
563
Motor kullanmak bana göre yaş yada km ile ilgili degil..
Mantalite olarak ne durumdasınız ? Sizi artist bir şekilde sollayan başka bir Motorluya anında had bildirme eğilimindeyseniz...
Trafikte , '' Kameram var , biri yanlış yapsada ona yükselsem , internete yükleyip hava atsam '' gibi çiğ bir düşünce varsa..
Kaza videolarını izlemeyip , bir anlık boşvermişliğin nelere yol açabileceğini düşünmüyorsanız..
50 cc bile kullanmayın derim.
Trafiği okuyasanız , sinirlerinize hakim olabiliyorsanız.. yol vermesini biliyorsanız , Vicdan sahibi iseniz
Eğitimini alarak istediğiniz cc den başlayabilirsiniz.. ( Neyse çok abartmayayım.. en fazla 650-700 cc leri diyeyim.. bu Motorlarda en az 5-6 yıl tecrübe sonrası 700 üzerine çıkabilirsiniz.. )
Özellikle eğitim diyorum.. Motorun dinamiği çok farklıdır .. Geri dönüşü yok !
 
Katılım
17 Eki 2019
Mesajlar
801
Motosikleti
BMW 1250 GS ADV
Hadi bakalım eğitim yetmez pratik diyorum ben de.
Akla gelebilecek sayabileceğimiz aklımıza gelmeyecek herkesten eğitim aldım. Keith Code yetmedi parasını bastırdım geldi Valentino bana eğitim verdi (nolur şimdi o pist yarışçısı bıybıy diyerek düşmeyin oltaya...)

Ben bu eğitimleri aldıktan sonra her gün sabah kalkıp motorla 40km yol gidip işe gidiyorsam akşam da aynı şekilde trafikte usul usul eve dönüyorsam ne olacak?
Eğitimde öğrendiğiniz yeni bilgileri zaten pratiğe döküp, kas hafızası haline getirmedikçe eğitim işe yaramıyor maalesef. Bu nedenle eğitim verdiğim öğrencilerime en az 4-5 sayfa A4 kağıdı eğitim raporu veriyorum.
Genel kurallar, yaptığı hatalar, nasıl daha doğru yapması gerektiği vs.vs. yola çıkmadan bu sayfaları okusa bile fayda görüyor.
 
Katılım
17 Eki 2019
Mesajlar
801
Motosikleti
BMW 1250 GS ADV
Sıfırdan başlıyoruz diyelim, başlangıç eğitimi aldık. Bakışı, can kurtaran bakışını, motora oturuşu, parmakları fren manetinde tutmamayı yokuşta kalkmayı falan öğrendik. Eğitmen sana der ki öğrettiklerimi uygula, 2k-3k km yap sonra tekrar gel.
Sen eğitim aldın yola çıkmadan hadi şimdi uzun yola ileri sürüş eğitimlerini tamamlayalım, öyle bi viraj döndürücemki gel pegleri sürtelim demez kimse. Diyorsa koşarak uzaklaşın zaten.
3000km yaptın, sonra bir eğitim daha uygulanır. Bu sefer limit noktasını öğrendin, yarışlarda gördüğümüz apex'in (dış-iç-dış) yolda tehlikeye atabileceğini öğrendin. Doğru çizginin nasıl çizildiğini öğrendin. Destek gazını öğrendin. Coğrafyayı yorumlamayı öğrendin vs vs. Sistem puanlanabilir ya da puanlanmaz. (puanlanırsa hangi eksiklerin üzerine gidileceği daha net belirlenir) Eğitmen sana bi 2.000-3.000km daha yap der. Sürüşlerinde öğrendiğinin üstüne son aldığın eğitimdeki eksikler üzerine gidersin. Sonra eğitim almak sana kalmış. İster o noktada bırakırsın ister daha mükemmel sürmek için daha fazla eğitim alırsın.

Bu da eğitimin yanında kilometreyle oluyor zaten. Ne dedik daha önce;
Öğrenme hiç bitmez.
En iyi hoca yoldur.

1.000.000 km yap istersen bazı şeyler yanlış oturduysa düzelmez çünkü. Dışarıdan bakan göz farklı oluyor.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

3000km örnek bu arada. Belki 10.000km yap diyecek adam. Belki 1000km
Güzel özetlemişsiniz.
Ben eğitim verdiğim öğrencilerimle iki tam gün çalışıyorum. İlk gün kapalı alan eğitimi. Öğrencinin tecrübesine göre fakat 3-5 bin km tecrübesi var ise "kapalı alanda" viraj istasyonunda peglerin sürttüğüne çok şahit oldum. Roadcraft yani gözlemli sürüş de peg sürtecek kadar yatma açısı uygulanmaması gerekir diye düşünüyorum. Zamanla, eğitimden aldığını pratiğe dökerek fazlaca kaygı yaşamadan, gerektiği kadar zaten bir yatış açısı yakalıyor insan fakat pegler sürekli sürtüyor ise burada red mist söz konusudur diyebilirim hatta kesin öyledir.
Limit noktası takibi oturduktan sonra viraja uygun hızla girilir. Bu uygun hızlarda peglerin sürtmesi çok ama çok zordur, gerek de yoktur zaten.
Aşırı performanslı sürüş yapmak isteyen, her virajda pegleri sürtecek kadar yatan, güvenlik sınırlarının üst limitlerindedir, mutlaka bir yerde patlar. Tehlike anında toparlayacak vakti ve imkanı yok demektir. Bunlar benim düşüncelerim aksi şekilde sürüş yapanlara, kazasız belasız dürüşler dilerim....
Yine dediğiniz gibi km ve yıldan dan bağımsızdır güvenli sürüş işi. Temel yoksa karadüzen öğrenmişse 30 yıl da sürse eğitim aldıktan sonra ne kadar şanslı olduğunu anlar...
Üyesi olduğum motosiklet kulübümde (hem sayman hem de eğitim sorumlusuyum) Türkiye de farklı uzak rotalara sürüş yapmadan kulübümüzdekileri tanımak maksadı ile yakın yerlere sürüş yaparız. (eğitim almayanlar 150 Km den uzak rotalara bizimle grup sürüşü yapamıyor)
Bi abimiz vardı kulüpte yakın mesafeye bizimle geldi. Tabi benim gözüm üstünde. aman Allahım , ilk durak noktasına kadar 4 defa kaza tehlikesi atlattı. Birinde artçım olan eşim ve ben "eyvah adam gitti" diye bağırdık. 2 defa sağ virajda solladı, iki defa da virajda diğer şeride açtı motoru.

Durduğumuzda (ben abiyle konuşmadan bir çok arkadaşım kendisini sıkıştırdığı, sağından geçtiği vb sebeblerle şikayet etmişti bile) maalesef bizimle bu sürüşe devam edemeyeceğini belirttim. Dediği şuydu " ben 30 yıldır motor kullanıyorum, bana mı öğreteceksin" O anda bu sürüşle 30 yıl nasıl sürüş yaptı hayret ettim. Ya kadir gecesi doğdu ya da efsunlu. Başka açıklaması olamaz.
Benden değil başkasından, kimden istiyorsan eğitim al ve sürüşlerimize devam edelim seni kaybetmek istemiyoruz dediğimde ise "eğitim almayı kendime yediremiyorum, 30 yıllık sürücüyüm ben" dedi. Maalesef böyle eğitime dirençli insanlar çıkabiliyor.

Zaten eğitmenlik eğitimlerinde Androgoji (yetişkin eğitimi) alıyoruz. Yetişkin insanlarda eğitime bir direnç, sürekli kendi bildikleri ile eğitmenin öğrettiklerini karşılaştırma hata bulma, yanlışı uygun dille de söylense gücüne gitme, inatlaşma vb. hareketlerle karşılaşabiliyoruz. Bunları aşma yolları öğretilir. Maalesef bu abiyi daha eğitime ikna edemedik. (hatta kendimin ona ücretsiz eğitim verebileceğimi bile söyledim)
Neyse fazla uzattım. Eğitimden sonra pratik yapmadan kesinlikle olmaz. Hatta iki yılda bir eğitim yenilenmeli düşüncesindeyim. (Ben dört defa ileri sürüş eğitimi Türkiye çapında ismi duyulmuş eğitmenlerden aldım)
 
Katılım
2 Şub 2025
Mesajlar
33
bende dio kullanısıyım ve tam 2000 kilometre tecrubem var bir sonraki motorumu h2r yada s1000rr düşünüyorum
 

ACT

Katılım
3 Şub 2025
Mesajlar
1,614
Motosikleti
Pilsan Cobra
Ben ilk düşüşümü kapalı alan eğitimi alırken yaşadım. Bunlar bana kolay diyip tam olarak koruma demirini sürterken. Bir hayli motor kullanmıştım o zamana kadar. Sanırım 5 ya da 6. Motoruma sahiptim. (İkinci düşüşüm bir gişe görevlisinin hgs okumasına rağmen kaçıyorum sanıp bariyeri kapamasıyla oldu bu arada. Başka düşüşüm olmadı.)

Neyse bir gün yine Yunanistana gidiyorum, Çanakkalede müşterilerimize uğradım. Ertesi sabah truva atı önünde foto çektiğimde yan çantamda aşağıdaki sürtme izi yoktu. Keşana vardığımda şu görüntüyü görmüştüm. Motor 1250gsa


Bu görüntüyü görünce daha önce aldığım eğitimler üzerine ilk fırsatta Aybars Hocadan birebir eğitim aldım.

Bilmeyenler için buna ikarus sendromu deniyor. Birşeyi çok iyi yaptığını sanıp limitleri zorlamak. Tam olarak o görüntüyü görene kadar artık çok iyi sürdüğümü sanıyordum. Bir önceki eğitimde performansım göz dolduruyordu çünkü. İşi abartıp hocalardan birinin teorik anlattığı kısımda kalktım bunu böyle anlatsak daha kolay diye karıştım. Etrafım sürüşümden övgüyle bahsediyordu.

Bunu neden anlatıyorum. Bunca eğitimden sonra hala öğrenecek birşeyim var. Bu yaptığımı iyi yapıyordum ama adeta dağcılık yapıp emniyet halatı takmadığımı fark ettim.

Öğrenmek bitmiyor.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Bu arada yan çantayı muhtemelen evreşe keşan arasında hızlı 2-3 virajdan birinde (Zaten yol dümdüz) Ya da otoyol girişindeki kavşak dönüşlerinde sürttüğümü düşünüyorum. İşni garip tarafı sürttüğümü hissetmedim bile.

Evet GS için yapılan feedback vermiyor yorumlarıda doğru.
 
Son düzenleme:
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,796
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Güzel özetlemişsiniz.
Ben eğitim verdiğim öğrencilerimle iki tam gün çalışıyorum. İlk gün kapalı alan eğitimi. Öğrencinin tecrübesine göre fakat 3-5 bin km tecrübesi var ise "kapalı alanda" viraj istasyonunda peglerin sürttüğüne çok şahit oldum. Roadcraft yani gözlemli sürüş de peg sürtecek kadar yatma açısı uygulanmaması gerekir diye düşünüyorum. Zamanla, eğitimden aldığını pratiğe dökerek fazlaca kaygı yaşamadan, gerektiği kadar zaten bir yatış açısı yakalıyor insan fakat pegler sürekli sürtüyor ise burada red mist söz konusudur diyebilirim hatta kesin öyledir.
Limit noktası takibi oturduktan sonra viraja uygun hızla girilir. Bu uygun hızlarda peglerin sürtmesi çok ama çok zordur, gerek de yoktur zaten.
Aşırı performanslı sürüş yapmak isteyen, her virajda pegleri sürtecek kadar yatan, güvenlik sınırlarının üst limitlerindedir, mutlaka bir yerde patlar. Tehlike anında toparlayacak vakti ve imkanı yok demektir. Bunlar benim düşüncelerim aksi şekilde sürüş yapanlara, kazasız belasız dürüşler dilerim....
Yine dediğiniz gibi km ve yıldan dan bağımsızdır güvenli sürüş işi. Temel yoksa karadüzen öğrenmişse 30 yıl da sürse eğitim aldıktan sonra ne kadar şanslı olduğunu anlar...
Üyesi olduğum motosiklet kulübümde (hem sayman hem de eğitim sorumlusuyum) Türkiye de farklı uzak rotalara sürüş yapmadan kulübümüzdekileri tanımak maksadı ile yakın yerlere sürüş yaparız. (eğitim almayanlar 150 Km den uzak rotalara bizimle grup sürüşü yapamıyor)
Bi abimiz vardı kulüpte yakın mesafeye bizimle geldi. Tabi benim gözüm üstünde. aman Allahım , ilk durak noktasına kadar 4 defa kaza tehlikesi atlattı. Birinde artçım olan eşim ve ben "eyvah adam gitti" diye bağırdık. 2 defa sağ virajda solladı, iki defa da virajda diğer şeride açtı motoru.

Durduğumuzda (ben abiyle konuşmadan bir çok arkadaşım kendisini sıkıştırdığı, sağından geçtiği vb sebeblerle şikayet etmişti bile) maalesef bizimle bu sürüşe devam edemeyeceğini belirttim. Dediği şuydu " ben 30 yıldır motor kullanıyorum, bana mı öğreteceksin" O anda bu sürüşle 30 yıl nasıl sürüş yaptı hayret ettim. Ya kadir gecesi doğdu ya da efsunlu. Başka açıklaması olamaz.
Benden değil başkasından, kimden istiyorsan eğitim al ve sürüşlerimize devam edelim seni kaybetmek istemiyoruz dediğimde ise "eğitim almayı kendime yediremiyorum, 30 yıllık sürücüyüm ben" dedi. Maalesef böyle eğitime dirençli insanlar çıkabiliyor.

Zaten eğitmenlik eğitimlerinde Androgoji (yetişkin eğitimi) alıyoruz. Yetişkin insanlarda eğitime bir direnç, sürekli kendi bildikleri ile eğitmenin öğrettiklerini karşılaştırma hata bulma, yanlışı uygun dille de söylense gücüne gitme, inatlaşma vb. hareketlerle karşılaşabiliyoruz. Bunları aşma yolları öğretilir. Maalesef bu abiyi daha eğitime ikna edemedik. (hatta kendimin ona ücretsiz eğitim verebileceğimi bile söyledim)
Neyse fazla uzattım. Eğitimden sonra pratik yapmadan kesinlikle olmaz. Hatta iki yılda bir eğitim yenilenmeli düşüncesindeyim. (Ben dört defa ileri sürüş eğitimi Türkiye çapında ismi duyulmuş eğitmenlerden aldım)
Hadi okul yaşlarında liseliyken falan öğretmene ters gitmek falan haylazlıklar olabilir ama yetişkin bir insan olarak zaten bilmediğime ya da az bildiğime karar verip üstüne para vererek eğitime katılmışken eğitmenin söylediklerinden neden alınayım da ters düşeyim? hatamı gösteriyorsa bu işini iyi yaptığını gösterir zaten.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,836
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
enrico fermi amcam, erwin scrödinger abim, laplace kayınbiraderim, niels bohr ve kopenhag brothers ile bu hususta bir formül geliştirdiydik zamanında
images

kilometre yapmak deyimi, tam bir korelasyonu ifade etmese de yaşadığımız coğrafyada her konuda sevildiği üzere kestirme bir yaklaşım
bunlar hep amariganın oyunu deyip işin içinden çıkmak gibi. bizim de bir derinliğimiz var tabi. simitçi kamuflajından kadın çantası işine geçiş yaptık
1 günde yapılan 500 km yol ile 10 günde 50 km den 500 km yol yapmak aynı değil mesela
o yolu nerde hangi şartlarda, ne çeşit bir trafikte, hangi kafayla yaptın? bunlar da başka değişkenler
zihinsel kabiliyetler başka bir konu.
fiziksel kabiliyetler, bir diğer konu. beden zindeliğinden tut, odaklanabilme ve refleksler gibi meseleler var.
eğitim konusu da var; eğitim şart
images

şimdi, tüm paternleri doğru değerlendirmeli ve resmi doğru ortaya koymalıyız
images

değişkenlerin kilometre ile grafiğini ortaya koyduğumuzda şöyle bir tabloyla karşılaşıyoruz


yok, resmin yüklenmesiyle alakalı bir sorun yok, orda bir resim yok. yok öyle bir tablo yani...
formülümüze dönelim.
plank sabitini 6,62 x 10^-34. pi' yi de düz 3,1415926535897932384650288 alalım (kafadan yazdım haa )
kısacası yaklaşık 23.725,2 km yol yapılınca 47 beygire kadar bir motora geçebilirsiniz

 
Katılım
23 Kas 2024
Mesajlar
56
Hocam Barkın abinin kazasını ben 15 temmuz şehitler köprüsünde, eski adıyla boğaziçi köprüsünde, istanbul’daki herkesin daha net anlayacağı dilde birinci köprüde oldu diye hatırlıyorum. Yanlış mı hatırlıyorum acaba?
Tabi bu kazada kendisinin kusuru olmadığı gerçeğini değiştirmiyor orada haklısınız. Şimdi Barkın abinin hayatını kaybetmesine neden olan kaza özelinde spekülasyon yaratmak için bu örneği vermiyorum, yanlış anlaşılmasın. Konuyu açan arkadaşımızı bilgilendirmek amacıyla kendisinin kazasıyla ilgili şahsi fikirlerimi söyleyeceğim, forumdaki dostlarımızın affına sığınarak elbette.
Kendisinin kaza anındaki hızına 110 diyen var, 130 diyen var, 160 diyen var. Kaza anında hızı kaç olursa olsun kazada kusurlu kendisi değil, zira köprü üzerinde ve giriş çıkışlarında ki bu tüm köprüler için geçerlidir; köprü trafiğini aksatacak şekilde durma-duraklama yapmak, üzerinde veya içinde bulunduğu motorlu araçtan yaya olarak inip köprü üstünde ve giriş çıkışlarında yaya olarak bulunmak yasak. Dediğiniz gibi, adam köprünün (eğer hatırladığım gibiyse) avrupa çıkışı tarafında aracı durdurup karısıyla kavga edip aracını yaya olarak terkediyor, köprü üstünde yaya olarak bulunuyor. O sırada istanbulun anadolu tarafından avrupa tarafına giden Barkın abi de olmaması gereken yerde o yayayı beklemediği için tepki veremiyor ve kaza gerçekleşiyor, ne yazık ki her iki taraf canından oluyor.
Konuyu başlatan arkadaşın bilgilenmesi için söylüyorum; Barkın abi, yani Altın Elbiseli Adam dediğimiz kişi motosikletle belki milyon kilometre yapmıştır, belki milyonu devirmiştir, belki birden fazla milyon kilometre tecrübesi vardır. Lisede motosikleti ulaşım aracı olarak kullanmaya başlayıp işine gücüne her yere motosikletle ulaşım sağlayan her türde motosiklet kullanmış ve motosiklet konusunda ülkemizde örnek olarak gösterebileceğimiz, bilgisi ve tecrübesiyle nadide bir insandı.
Demem o ki istersen milyonlarca kilometre motosiklet bin, her şeyini bil, istediğin kadar eğitim al bir şey fark etmiyor. Senin veya sen motorun üstündeyken başka birinin en ufak hatasını öngöremediğin ve tolere edemediğin durumda ciddi sakatlanmalar, yaralanmalar ve belki en acısı başına gelebilir. Bu iş yüksek hacim/düşük hacim karşılaştırması yapılacak bir iş değil. Düşük hacimli motosikletle de giderken önüne atlamaması gereken yerde yaya atlayabilir, çıkmaması gereken yerden motorlu araç çıkabilir, yola yağ/benzin benzeri bir sıvı dökülüp tekerini kaydırıp düşmene neden olabilir. Bu durum gücünü bizim çevirdiğimiz pedallardan alan bisikletler için bile geçerli. Dediklerimin hiç biri senin elinde olmayan ve öngöremeyeceğin durumlar.
Senin başına trafikte bir şey geldikten sonra kusurlu olup olmaman bir anlam ifade etmiyor. Sürdüğün motosikletin silindir hacmiyle veya ürettiği beygir gücüyle, tecrübenle alakasız bir şey trafik.
Hakim olabileceğine inanıyorsan git 400cc 500cc al hatta ayrıca eğitim alırım diyorsan 125ten sonra direkt 600-700 bile sorun yaşamadan sürme ihtimalin var. Kendini ve üstüne bindiğin makineyi iyi tanı, tecrübe zaten zamanla kendiliğinden oluşan bir şey.
Yalnız her motora binmeden önce aklına her an öngöremeyeceğin bir şey olma ihtimali gelsin, burası Türkiye. Trafik kuralları değil orman kanunları geçerli. Düz yolda giderken 25-30km hızla da motordan düşsen, birine ya da bir şeye çarpsan Allah göstermesin bir yerlerini kırma ihtimalin yine var. Sen bu ihtimali bilerek, kendini bilerek ve olabilecek her şeye hazırlayarak bindiğin sürece çok uç bir durum olmadığı sürece başına ciddi bir şey gelmeyecektir.
Gece gece Barkın abiyi andık, Allah rahmetiyle mukabele etsin, mekanı cennet olsun diyerek rahmetini okuyayım ve videolarından birinden bir kesit bırakarak mesajımı tamamlıyayım.


Tam olarak cevap budur bence...
 
Katılım
10 Nis 2017
Mesajlar
1,513
Km ile tecrübe kıyaslanamaz bence. Ben kuryeyim 1 milyon km devirdim ama gözüm hala 1000 cc kullanmaya kesmiyor. Ha bu arada 250-300-500 ve 600 cc motorlarım da oldu. Kullansam kullanırım ama ihtiyaç hissetmiyorum. Bi forza 750 almayı planlıyorum onuda uzun süre kullanırım zaten.
 
Katılım
9 Eyl 2024
Mesajlar
2,088
Hocam Barkın abinin kazasını ben 15 temmuz şehitler köprüsünde, eski adıyla boğaziçi köprüsünde, istanbul’daki herkesin daha net anlayacağı dilde birinci köprüde oldu diye hatırlıyorum. Yanlış mı hatırlıyorum acaba?
Tabi bu kazada kendisinin kusuru olmadığı gerçeğini değiştirmiyor orada haklısınız. Şimdi Barkın abinin hayatını kaybetmesine neden olan kaza özelinde spekülasyon yaratmak için bu örneği vermiyorum, yanlış anlaşılmasın. Konuyu açan arkadaşımızı bilgilendirmek amacıyla kendisinin kazasıyla ilgili şahsi fikirlerimi söyleyeceğim, forumdaki dostlarımızın affına sığınarak elbette.
Kendisinin kaza anındaki hızına 110 diyen var, 130 diyen var, 160 diyen var. Kaza anında hızı kaç olursa olsun kazada kusurlu kendisi değil, zira köprü üzerinde ve giriş çıkışlarında ki bu tüm köprüler için geçerlidir; köprü trafiğini aksatacak şekilde durma-duraklama yapmak, üzerinde veya içinde bulunduğu motorlu araçtan yaya olarak inip köprü üstünde ve giriş çıkışlarında yaya olarak bulunmak yasak. Dediğiniz gibi, adam köprünün (eğer hatırladığım gibiyse) avrupa çıkışı tarafında aracı durdurup karısıyla kavga edip aracını yaya olarak terkediyor, köprü üstünde yaya olarak bulunuyor. O sırada istanbulun anadolu tarafından avrupa tarafına giden Barkın abi de olmaması gereken yerde o yayayı beklemediği için tepki veremiyor ve kaza gerçekleşiyor, ne yazık ki her iki taraf canından oluyor.
Konuyu başlatan arkadaşın bilgilenmesi için söylüyorum; Barkın abi, yani Altın Elbiseli Adam dediğimiz kişi motosikletle belki milyon kilometre yapmıştır, belki milyonu devirmiştir, belki birden fazla milyon kilometre tecrübesi vardır. Lisede motosikleti ulaşım aracı olarak kullanmaya başlayıp işine gücüne her yere motosikletle ulaşım sağlayan her türde motosiklet kullanmış ve motosiklet konusunda ülkemizde örnek olarak gösterebileceğimiz, bilgisi ve tecrübesiyle nadide bir insandı.
Demem o ki istersen milyonlarca kilometre motosiklet bin, her şeyini bil, istediğin kadar eğitim al bir şey fark etmiyor. Senin veya sen motorun üstündeyken başka birinin en ufak hatasını öngöremediğin ve tolere edemediğin durumda ciddi sakatlanmalar, yaralanmalar ve belki en acısı başına gelebilir. Bu iş yüksek hacim/düşük hacim karşılaştırması yapılacak bir iş değil. Düşük hacimli motosikletle de giderken önüne atlamaması gereken yerde yaya atlayabilir, çıkmaması gereken yerden motorlu araç çıkabilir, yola yağ/benzin benzeri bir sıvı dökülüp tekerini kaydırıp düşmene neden olabilir. Bu durum gücünü bizim çevirdiğimiz pedallardan alan bisikletler için bile geçerli. Dediklerimin hiç biri senin elinde olmayan ve öngöremeyeceğin durumlar.
Senin başına trafikte bir şey geldikten sonra kusurlu olup olmaman bir anlam ifade etmiyor. Sürdüğün motosikletin silindir hacmiyle veya ürettiği beygir gücüyle, tecrübenle alakasız bir şey trafik.
Hakim olabileceğine inanıyorsan git 400cc 500cc al hatta ayrıca eğitim alırım diyorsan 125ten sonra direkt 600-700 bile sorun yaşamadan sürme ihtimalin var. Kendini ve üstüne bindiğin makineyi iyi tanı, tecrübe zaten zamanla kendiliğinden oluşan bir şey.
Yalnız her motora binmeden önce aklına her an öngöremeyeceğin bir şey olma ihtimali gelsin, burası Türkiye. Trafik kuralları değil orman kanunları geçerli. Düz yolda giderken 25-30km hızla da motordan düşsen, birine ya da bir şeye çarpsan Allah göstermesin bir yerlerini kırma ihtimalin yine var. Sen bu ihtimali bilerek, kendini bilerek ve olabilecek her şeye hazırlayarak bindiğin sürece çok uç bir durum olmadığı sürece başına ciddi bir şey gelmeyecektir.
Gece gece Barkın abiyi andık, Allah rahmetiyle mukabele etsin, mekanı cennet olsun diyerek rahmetini okuyayım ve videolarından birinden bir kesit bırakarak mesajımı tamamlıyayım.


Yazınızda çok tutarsızlık var. AEA dan örnek veriyorsunuz ki, dediğiniz gibi motosiklet konusunda çok tecrübeli bir kişi ve öngöremediği bir durumla karşılaşıyor ve de kaza yapıp ölüyor. Aynı zamanda diyorsunuz ki" Sen bu ihtimali bilerek, kendini bilerek ve olabilecek her şeye hazırlayarak bindiğin sürece çok uç bir durum olmadığı sürece başına ciddi bir şey gelmeyecektir." Bunlardan hangisi doğru? Milyonlarca km yapmış birisi bile kaza yapıyorsa , sen kendini her duruma hazırlayarak binsen ne olur? Kazalar hep o uç durumlardan meydana geliyor zaten.
Diyorsunuz ki" Yalnız her motora binmeden önce aklına her an öngöremeyeceğin bir şey olma ihtimali gelsin". Bir şeyleri öngöremiyorsak nasıl önlem alacağız? AEA adam bile kaza yapıyorsa biz nasıl hayatta kalacağız? Milyonlarca km yapmadan, milyonlarca km yapmış gibi nasıl tecrübe sahibi nasıl olunur? Milyonlarca km yapsan bile öngöremediğin durumla karşılaşırsan nasıl hayatta kalınır? Burası Türkiye ise ve oran kanunları geçeli ise nasıl öngöreceğiz?

Önce kaza nedir onu anlamamız lazım. Kaza temelde tehlikeli bir durum karşısında yapılan tehlikeli hareketin sonucu olarak ortaya çıkan durumdur. Ortada tehlikeli bir durum var ise ve biz de bu duruma karşı tehlikeli bir hareket yaparsak kaza durumu ortaya çıkar.
Formülü de şöyledir.
kaza=Tehlikeli durum x tehlikeli hareket x 1/ sürücü etkisi

diğer bir değişle Sürücü etkisi X kaza = tehlikeli durum X tehlikeli hareket
Sürücü etkisi kazayı azaltan bir çarpandır.
Çok uzatmadan sizin yazmak istediğinizi ben yazayım. Motosiklet sürüşlerinde risk her zaman vardır. Bunu azaltmak için sürücü etkisini kullanırız.
Sürücü etkisi artarsa tehlikeli hareketi ve kaza ihtimalini azaltırsınız. Tehlikeli hareket azalırsa kaza riski azalır. Tehlikeli durum pek çok bileşenden oluşur, motosiklet bakımından, karşıdaki sürücülere, yol durumundan başıboş köpeklere kadar pek çok etken vardır. Bunların bir kısmı bizim elimizde değildir. Zaten sıkıntı da burada ortaya çıkıyor. Elimizde olmayan şeyleri nasıl yöneteceğiz? Oksimoron oluyor. Cevap yönetemeyeceğiz. Bu sebeple koruyucu ekipman giyiyoruz ve trafik kurallarına uyuyoruz ve de "YAVAŞ " sürüyoruz.
Koruyucu ekipmanlar bizi kazlardan korumaz. Kazalardan minimum hasarla çıkmamızı sağlarlar. Bence bu işin sırrı yavaş sürmekte. Otobanda 20 ile gidilmeli demiyorum ancak kinetik enerji formülü 1/2mV^2 . Yani enerji, hızın karesi şeklinde ortaya çıkıyor. Bu enerji bizim vücudumuzda sönümleniyorsa ( yani kaporta bizsek) ne kadar yavaş o kadar az enerji derim.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,393
Motosikleti
D400
Çok tehlikeli sorular bunlar.

Herkesin yeteneği vs. farklıdır. kimisi az tecrübe ile 1000 cc motora hükmederken kimisi 100 bin tecrübe ile edemez.

Bindiğiniz cc'li motorda gaz kaçırma olmayıp tamamen hükmeder konumda uvzunuzun bir parçası gibi hissettiğniiz noktada bir üst cc'ye hazırsınız demektir.

Sayfa sayfa konuşmaya gerek yok bu konuda.
 
Katılım
25 Eki 2022
Mesajlar
2,085
Motosikleti
Yamaha XSR700
Sen bu ihtimali bilerek, kendini bilerek ve olabilecek her şeye hazırlayarak bindiğin sürece çok uç bir durum olmadığı sürece başına ciddi bir şey gelmeyecektir." Bunlardan hangisi doğru? Milyonlarca km yapmış birisi bile kaza yapıyorsa , sen kendini her duruma hazırlayarak binsen ne olur?
2 hata bir araya gelirse kaza olur. Barkın Abi yavaş olsa, öbürünün hatasını tolere edebilirdi ve kaza olmayabilirdi. Aynı şekilde öbür denyo yolda yürüyor olmasa yine kaza olmazdı. Kendin hata yapmamaya çalışırsan, yani kendin diğerlerinin hatalarını tolere edebilecek gibi kullanırsan kaza riskin çok aza düşer. Hakan bey de bundan bahsetmiş bence.
 
Katılım
18 Şub 2012
Mesajlar
2,511
Motosikleti
2025 NC 750X DCT
En az 10,000 km de bır cc yukseltebılırsın km ıle bellı olmaz dıyenler ne dıyelım eşşek sudan gelınceye kadar kullan mı dıyecez ıllakı mantıklı rakamlar sunmak zorundayız cc yukseltırken 50 yada 100 değil 200 cc gıbı geçebılırsınız 125 den 250 yada 400 e veya 500 cc ye olabılır ordan 600 yada 1000 cc olabılır maxımum daha sonra 1200 1400 gıbı ama her aracta uzun yol şart bence
 
Katılım
2 Haz 2018
Mesajlar
1,719
Km tek başına pek bir şey ifade etmez. Düz yolda 20 bin km yapan kişi ile virajlı yollarda ve şehir içinde 5 bin km yapan kişi aynı tecrübede olmaz. Kullandığın motorla zor manevraları bile kolay yapabiliyorsan, bileğine ve motora hakimsen zaten artık cc büyütmek gerek diyorsun kendin. O hissiyat geliyor kişiye. Kafanda soru işaretleri varsa zamanı gelmemiştir henüz.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
Sürücü kurslarındaki hangi parkurda viraj veya yatırmaya müsait bir rota var hayret ettim. Genelde trafik içinde güzergahlar oluyor. Viraj değil de kavşaklardaki dönüşleri mi kastettiniz?
çok ufaktan açıklama yapayım.. şansımıza 3 gündür yağmur yağıyordu ve yağmur yağıyor diye ben işe gidemedim ve bu arkadaş ile yağmurda motor sürdük hep bu günlerde ve ben önde o arkada yol aldık gezdik baya ve aynadan hep onu izledim.. defalarca motoru yatırma dedim..

ŞU LANET OLASI MOTORU YATIRMA!

anlamıyor abi, anlamayınca anlamıyor bir insan işte. yağmurlu havada yapma bunu, tozlu yolda yapma, çok sıcak havada erimiş asfalt üzerinde yapma v.s. öğrenebileceğin kriterler geniş ve zaman alacağı için sen motoru iyice alışana kadar yatırma dedim ama yok abi, olmuyor. bir musibet bin nasihatten iyidir..
en iyi eğitim ona bir kaza yaptırmak, artık sanal gerçeklik gözlüğü taktırarak mı olur yoksa beynine çip bağlayarak matrix içindeymiş gibi mi yaşatırlar bilmiyorum ama böyle öğrenemeyen insanlara bunu yaşattırmak lazım.

motoru devirme olayında ise benim viraj dediğime bakma ya :D okulun bahçesinde köşeyi dönerken devirdi motoru, köşeye hızlı girince ön fren ile yavaşlamak istedi.. frene basmasa belki duvara çarparken eliyle bile durabilirdi o derece düşük bir hızdaydı yani.

10 km hızla falan ön tekeri kaydırıp düşmüştür öyle söyleyeyim.. yani hızlı girdi derken de 15 km falandır hızı.. kızdığım şey defalarca uyarmama rağmen o düşük hızda keskin manevra yada motoru yatırma gibi hareketler yapıyor olmasıydı.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Hocam Barkın abinin kazasını ben 15 temmuz şehitler köprüsünde, eski adıyla boğaziçi köprüsünde, istanbul’daki herkesin daha net anlayacağı dilde birinci köprüde oldu diye hatırlıyorum. Yanlış mı hatırlıyorum acaba?
Tabi bu kazada kendisinin kusuru olmadığı gerçeğini değiştirmiyor orada haklısınız. Şimdi Barkın abinin hayatını kaybetmesine neden olan kaza özelinde spekülasyon yaratmak için bu örneği vermiyorum, yanlış anlaşılmasın. Konuyu açan arkadaşımızı bilgilendirmek amacıyla kendisinin kazasıyla ilgili şahsi fikirlerimi söyleyeceğim, forumdaki dostlarımızın affına sığınarak elbette.
Kendisinin kaza anındaki hızına 110 diyen var, 130 diyen var, 160 diyen var. Kaza anında hızı kaç olursa olsun kazada kusurlu kendisi değil, zira köprü üzerinde ve giriş çıkışlarında ki bu tüm köprüler için geçerlidir; köprü trafiğini aksatacak şekilde durma-duraklama yapmak, üzerinde veya içinde bulunduğu motorlu araçtan yaya olarak inip köprü üstünde ve giriş çıkışlarında yaya olarak bulunmak yasak. Dediğiniz gibi, adam köprünün (eğer hatırladığım gibiyse) avrupa çıkışı tarafında aracı durdurup karısıyla kavga edip aracını yaya olarak terkediyor, köprü üstünde yaya olarak bulunuyor. O sırada istanbulun anadolu tarafından avrupa tarafına giden Barkın abi de olmaması gereken yerde o yayayı beklemediği için tepki veremiyor ve kaza gerçekleşiyor, ne yazık ki her iki taraf canından oluyor.
Konuyu başlatan arkadaşın bilgilenmesi için söylüyorum; Barkın abi, yani Altın Elbiseli Adam dediğimiz kişi motosikletle belki milyon kilometre yapmıştır, belki milyonu devirmiştir, belki birden fazla milyon kilometre tecrübesi vardır. Lisede motosikleti ulaşım aracı olarak kullanmaya başlayıp işine gücüne her yere motosikletle ulaşım sağlayan her türde motosiklet kullanmış ve motosiklet konusunda ülkemizde örnek olarak gösterebileceğimiz, bilgisi ve tecrübesiyle nadide bir insandı.
Demem o ki istersen milyonlarca kilometre motosiklet bin, her şeyini bil, istediğin kadar eğitim al bir şey fark etmiyor. Senin veya sen motorun üstündeyken başka birinin en ufak hatasını öngöremediğin ve tolere edemediğin durumda ciddi sakatlanmalar, yaralanmalar ve belki en acısı başına gelebilir. Bu iş yüksek hacim/düşük hacim karşılaştırması yapılacak bir iş değil. Düşük hacimli motosikletle de giderken önüne atlamaması gereken yerde yaya atlayabilir, çıkmaması gereken yerden motorlu araç çıkabilir, yola yağ/benzin benzeri bir sıvı dökülüp tekerini kaydırıp düşmene neden olabilir. Bu durum gücünü bizim çevirdiğimiz pedallardan alan bisikletler için bile geçerli. Dediklerimin hiç biri senin elinde olmayan ve öngöremeyeceğin durumlar.
Senin başına trafikte bir şey geldikten sonra kusurlu olup olmaman bir anlam ifade etmiyor. Sürdüğün motosikletin silindir hacmiyle veya ürettiği beygir gücüyle, tecrübenle alakasız bir şey trafik.
Hakim olabileceğine inanıyorsan git 400cc 500cc al hatta ayrıca eğitim alırım diyorsan 125ten sonra direkt 600-700 bile sorun yaşamadan sürme ihtimalin var. Kendini ve üstüne bindiğin makineyi iyi tanı, tecrübe zaten zamanla kendiliğinden oluşan bir şey.
Yalnız her motora binmeden önce aklına her an öngöremeyeceğin bir şey olma ihtimali gelsin, burası Türkiye. Trafik kuralları değil orman kanunları geçerli. Düz yolda giderken 25-30km hızla da motordan düşsen, birine ya da bir şeye çarpsan Allah göstermesin bir yerlerini kırma ihtimalin yine var. Sen bu ihtimali bilerek, kendini bilerek ve olabilecek her şeye hazırlayarak bindiğin sürece çok uç bir durum olmadığı sürece başına ciddi bir şey gelmeyecektir.
Gece gece Barkın abiyi andık, Allah rahmetiyle mukabele etsin, mekanı cennet olsun diyerek rahmetini okuyayım ve videolarından birinden bir kesit bırakarak mesajımı tamamlıyayım.


yeni yapılan köprülerden biriydi bende tam hatırlamıyorum, FSM köprüsü değilde diğer köprülerden biri, senin dediğin doğrudur.

ben onun talihsiz kazasını bilerek hatırlattım, yani bence onun kazası biraz abartı olacak ama düz yolda yürürken kafanıza uçak düşmesi gibi bir şey. biraz abarttım ama böyle neredeyse.

niye bu kadar abartıyorum çünkü dünyada kaç tane sevgili böyle uzun bir köprünün ortasında gece vakti kavga edip araçtan inip sulara koşmak yerine yolun ortasına koşar?

yok yani intihar edecekse de s.. gitsin demir korkuluklara doğru koşup atsın kendini aşağı. yolun ortasına koşmak nedir abi?

ben boşuna demiyorum gece vakti dışarı çıkmayın, gerçekten insanlar hava karardıktan sonra ne yaptıklarını bilmiyorlar. beyinleri duruyor.
 
Son düzenleme:
Katılım
17 Eki 2019
Mesajlar
801
Motosikleti
BMW 1250 GS ADV
çok ufaktan açıklama yapayım.. şansımıza 3 gündür yağmur yağıyordu ve yağmur yağıyor diye ben işe gidemedim ve bu arkadaş ile yağmurda motor sürdük hep bu günlerde ve ben önde o arkada yol aldık gezdik baya ve aynadan hep onu izledim.. defalarca motoru yatırma dedim..

ŞU LANET OLASI MOTORU YATIRMA!

anlamıyor abi, anlamayınca anlamıyor bir insan işte. yağmurlu havada yapma bunu, tozlu yolda yapma, çok sıcak havada erimiş asfalt üzerinde yapma v.s. öğrenebileceğin kriterler geniş ve zaman alacağı için sen motoru iyice alışana kadar yatırma dedim ama yok abi, olmuyor. bir musibet bin nasihatten iyidir..
en iyi eğitim ona bir kaza yaptırmak, artık sanal gerçeklik gözlüğü taktırarak mı olur yoksa beynine çip bağlayarak matrix içindeymiş gibi mi yaşatırlar bilmiyorum ama böyle öğrenemeyen insanlara bunu yaşattırmak lazım.

motoru devirme olayında ise benim viraj dediğime bakma ya :D okulun bahçesinde köşeyi dönerken devirdi motoru, köşeye hızlı girince ön fren ile yavaşlamak istedi.. frene basmasa belki duvara çarparken eliyle bile durabilirdi o derece düşük bir hızdaydı yani.

10 km hızla falan ön tekeri kaydırıp düşmüştür öyle söyleyeyim.. yani hızlı girdi derken de 15 km falandır hızı.. kızdığım şey defalarca uyarmama rağmen o düşük hızda keskin manevra yada motoru yatırma gibi hareketler yapıyor olmasıydı.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
Acemi birisine söylemekle, kendi kendine öğrenmesi için "kaza yaptırmakla" da olmaz maalesef. Hatasındaki kök nedeni bulmak gerekiyor. Yatırma diyorsun yatırıyor, çünkü başka nasıl dönüleceğini bilmiyor olabilir. Sen istediğin kadar söyle doğru dönüş tekniğini, gerekirse yavaş sürüş tekniğini öğretmez isen söylemekle olmaz ki.

Ya da kaza yapsın ders olsun öğrensin de, arkadaşın neyi hatalı yaptığını ve nasıl doğru yapacağını bilmiyor olabilir. Yani kazadan nasıl bir ders çıkaracağını bilmiyor olabilir. Hızı 15 Km. ve okul içindeki dönüşte bile hızını kontrol edemiyor ise gaz, vites kombinasyonu değerlendirilmeli, mutlaka bakışı da hatalıdır. Fren yapma sıkıntısı da olunca istenmeyen sonuçlar olabiliyor.

Aman diyim bu hatalar çok söylemek veya ufak kaza yapmalarını bekleyerek öğretmekle kesinlikle olmaz. Bulunduğun il de ileri sürüş eğitmenine yönlendir mutlaka arkadaşını.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst