CC Yükseltmek İçin Kaç KM Deneyim Gerekli

Katılım
29 Mar 2024
Mesajlar
77
Motosikleti
RKS 125S
Mevcut motorun senin vücudunun bir parçası gibi olduğunda, yani hiç gösterge paneline bakmadan sadece yola bakıp motorunun sesini dinleyerek hangi viteste olduğunu bilecek, ne kadar hızlı ve devirli olduğunu bilecek, viraja girerken ona göre pozisyon alabilecek düzeyde olduğunda, mevcut motorunda trafikte karşılaşabileceğin her türlü durumda korkmadan, muallakta kalmadan doğru kararı hemen verip durumdan sıyrılır hale gelene kadar, bunları her türlü hava koşulunda yapabilir hale gelene kadar cc yükseltmemek lazım. Bu duruma yeteneğine ve yaşadığın, motorunu sürdüğün yere bağlı olarak 5000 km'yi görmeden de gelebilirsin, 15.000 km'yi görüp yine de gelemeyebilirsin. İstanbul gibi bir semtten ötekine geçerken bile 100 farklı anormal durumla karşılaşabildiğin bir şehirde yaşayıp haftasonları da şehir dışında dağ, tepe gibi yerlerde virajlarda antrenman yaptıysan, yeteneğin de iyiyse 5000 km'de yeterli deneyime ulaşırsın. Ama Malatya'nın dümdüz ova köylerinde veyahut trafiğin neredeyse olmadığı, yolların dümdüz olduğu bir Amerikan kasabasında yaşıyorsan motor sürmek senin için gaz basmaktan ibarettir, 20.000 km sür yine de "her koşulda" daha üst cc'leri sürebilir hale gelmeyeceksin. Zaten motor sürmenin gaz basmaktan ibaret olduğu bir yerde tecrübesiz sürücü de yüksek cc motora hakim olabilir. Bakınız: Amerikalıların başlangıç motorları minimum 600 cc.

Sıfır tecrübesi olan birisi için bence 125 cc bile fazla. Sonuçta motosiklet insanın tüm vücudunu kullanarak idare ettiği bir taşıt ve 125 cc motosikletler de 10-12 beygirlik güçlere sahip. İnsan vücudunun gayet üzerinde güçler ve 110-120 km/saat son hızları da insan vücudu sınırlarının fazlasıyla üzerinde. Başlangıcı bisiklet ile yapıp en az 10.000 km bisiklet deneyiminden ve bisikleti uzuv gibi hissedebildikten sonra 125 cc motora geçmek lazım bence. Ben 40.000 km bisiklet deneyiminden sonra motora başladım, 125 cc ilk motosikletim olan RKS 125S'i de 5200 km'dir kullanmaktayım. Halen çok yoğun trafikte daracık alanlarda filtrelemeye çalışırken biraz eksik kaldığımı hissediyorum özellikle birkaç kat çekilmiş kalın şerit çizgileri varsa. Bisiklet ile özellikle 20 jant katlanır bisikletim carraro flexi 121 ile aşırı yoğun trafiklerde motosikletlere 2-3 boy fark koyabilmeme rağmen.
 
Katılım
14 Şub 2021
Mesajlar
18
Yazınızda çok tutarsızlık var. AEA dan örnek veriyorsunuz ki, dediğiniz gibi motosiklet konusunda çok tecrübeli bir kişi ve öngöremediği bir durumla karşılaşıyor ve de kaza yapıp ölüyor. Aynı zamanda diyorsunuz ki" Sen bu ihtimali bilerek, kendini bilerek ve olabilecek her şeye hazırlayarak bindiğin sürece çok uç bir durum olmadığı sürece başına ciddi bir şey gelmeyecektir." Bunlardan hangisi doğru? Milyonlarca km yapmış birisi bile kaza yapıyorsa , sen kendini her duruma hazırlayarak binsen ne olur? Kazalar hep o uç durumlardan meydana geliyor zaten.
Diyorsunuz ki" Yalnız her motora binmeden önce aklına her an öngöremeyeceğin bir şey olma ihtimali gelsin". Bir şeyleri öngöremiyorsak nasıl önlem alacağız? AEA adam bile kaza yapıyorsa biz nasıl hayatta kalacağız? Milyonlarca km yapmadan, milyonlarca km yapmış gibi nasıl tecrübe sahibi nasıl olunur? Milyonlarca km yapsan bile öngöremediğin durumla karşılaşırsan nasıl hayatta kalınır? Burası Türkiye ise ve oran kanunları geçeli ise nasıl öngöreceğiz?

Önce kaza nedir onu anlamamız lazım. Kaza temelde tehlikeli bir durum karşısında yapılan tehlikeli hareketin sonucu olarak ortaya çıkan durumdur. Ortada tehlikeli bir durum var ise ve biz de bu duruma karşı tehlikeli bir hareket yaparsak kaza durumu ortaya çıkar.
Formülü de şöyledir.
kaza=Tehlikeli durum x tehlikeli hareket x 1/ sürücü etkisi

diğer bir değişle Sürücü etkisi X kaza = tehlikeli durum X tehlikeli hareket
Sürücü etkisi kazayı azaltan bir çarpandır.
Çok uzatmadan sizin yazmak istediğinizi ben yazayım. Motosiklet sürüşlerinde risk her zaman vardır. Bunu azaltmak için sürücü etkisini kullanırız.
Sürücü etkisi artarsa tehlikeli hareketi ve kaza ihtimalini azaltırsınız. Tehlikeli hareket azalırsa kaza riski azalır. Tehlikeli durum pek çok bileşenden oluşur, motosiklet bakımından, karşıdaki sürücülere, yol durumundan başıboş köpeklere kadar pek çok etken vardır. Bunların bir kısmı bizim elimizde değildir. Zaten sıkıntı da burada ortaya çıkıyor. Elimizde olmayan şeyleri nasıl yöneteceğiz? Oksimoron oluyor. Cevap yönetemeyeceğiz. Bu sebeple koruyucu ekipman giyiyoruz ve trafik kurallarına uyuyoruz ve de "YAVAŞ " sürüyoruz.
Koruyucu ekipmanlar bizi kazlardan korumaz. Kazalardan minimum hasarla çıkmamızı sağlarlar. Bence bu işin sırrı yavaş sürmekte. Otobanda 20 ile gidilmeli demiyorum ancak kinetik enerji formülü 1/2mV^2 . Yani enerji, hızın karesi şeklinde ortaya çıkıyor. Bu enerji bizim vücudumuzda sönümleniyorsa ( yani kaporta bizsek) ne kadar yavaş o kadar az enerji derim.
kendini bilmekten kastım altındaki motosiklete hangi hızlarda hakim olabiliyorsun, hangi hızlarda öngöremeyeceğin şeylerle karşılaştığında refleks gösterebiliyorsun, hangi koşullarda trafik toplumu içerisinde bulunan diğer insanlar hata yaptığında hatalarını tolere edebiliyorsun?
mesela Barkın abi, kaza yaptığı esnada köprü üstünde yaya bulunacağını tahmin edemezdi çünkü köprünün üstünde durur vaziyette araç bulunması da, yaya halde insan bulunması da yasak. görse bile hızını azaltıp çarpmadan kaçabileceği süratin üzerinde seyir halindeydi.
yani eğer önüne aniden bir şey çıktığında refleks gösterebileceğin hızda kullan motoru. bu da insandan insana farklılık gösterir. kendini bilmek buraya çıkıyor. örneğin ben 190 ile giderken de yola aniden atlayan yayayı veya hayvanı görerek refleks gösterip kaçış manevrası yapabiliyorumdur, ama sen 120 ile giderken yapamıyorsundur.
trafikte orman kanunları geçerli dememin sebebi karayolları trafik kanununa göre köprü üstünde yaya bulunması, otoyollar üzerinde inek, koyun, keçi bulunması yasak. belki görmüşsündür bir başka motosiklet kazası videosunda motorlu kişi biraz süratli şekilde seyir halindeyken yola aniden çıkan ineğe çarpıyordu adam yerde kazanın etkisiyle kıvranırken ineğin sahibi gelip “bu ineğin parasını kim ödeyecek benim ineğime çarptın” vs. diyordu. peki senin ineğinin yolun ortasında ne işi var? o yol ineklerin kullanması için mi yapılmış motorlu araçların kullanımı için mi yapılmış?
bu tarz durumların olabileceği her zaman aklında olur da ona göre sürersen zaten olabilecek şeyi öngörmüş olur ve kaza yapmazsın.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
Acemi birisine söylemekle, kendi kendine öğrenmesi için "kaza yaptırmakla" da olmaz maalesef. Hatasındaki kök nedeni bulmak gerekiyor. Yatırma diyorsun yatırıyor, çünkü başka nasıl dönüleceğini bilmiyor olabilir. Sen istediğin kadar söyle doğru dönüş tekniğini, gerekirse yavaş sürüş tekniğini öğretmez isen söylemekle olmaz ki.

Ya da kaza yapsın ders olsun öğrensin de, arkadaşın neyi hatalı yaptığını ve nasıl doğru yapacağını bilmiyor olabilir. Yani kazadan nasıl bir ders çıkaracağını bilmiyor olabilir. Hızı 15 Km. ve okul içindeki dönüşte bile hızını kontrol edemiyor ise gaz, vites kombinasyonu değerlendirilmeli, mutlaka bakışı da hatalıdır. Fren yapma sıkıntısı da olunca istenmeyen sonuçlar olabiliyor.

Aman diyim bu hatalar çok söylemek veya ufak kaza yapmalarını bekleyerek öğretmekle kesinlikle olmaz. Bulunduğun il de ileri sürüş eğitmenine yönlendir mutlaka arkadaşını.
söylemekle olmaz derken anlayamadım tam, sürücü kurslarında elinden tutup mu öğretiyorlar :D
yani tabi kurslardan öğrenmesi varken ben niye uğraşayım, kursta daha geniş zamanı ve imkanı olur ve beni de zahmete sokmamış olur ama arkadaşımın kursa verecek parası yok. o yüzden ben öğretiyorum, kurs işi olmaz.

3 gün yağmurlu havada ara yollarda pratik yaptık ve hatalı sürüşünü her seferinde durup söyledim ve hemen öğrenmesini beklemiyorum çünkü daha vites atarken ayağına bakıyor yani baya acemi. hatalarını normal görüyorum fakat manevra yaparken motoru yatırmayı bilerek kendisi yapıyor, acemilikten değil munzurluktan dolayı yapıyor, onu anlamanız için görmeniz lazım.

kendimden bahsedeyim, 2014 ağustos tarihinden bugüne kadar hiç tekerimin kayması yüzünden yani kendi kendime hiç düşmedim. iki hafta önce falan -4 derecede dominar 400 ile işe giderken, 2018 de -3 derecede 150 lik motorumla işe giderken karda buzda ben düşmüyorum. acemi iken de düşmüyordum ve halen düşmüyorum. bunu nasıl yaptığımı canlı olarak öğretiyorum işte, uygulamak ona kalmış.

ben 4 yeğenime bisiklet sürmeyi öğrettim, 3 yeğenime yüzmeyi öğrettim, hakim olduğum konuları öğretme konusunda kötü değilim.

.... Zafer Akçay izliyor musunuz? viyadüklerden, demir mazgallardan yağmurlu havada geçip düşenlerin videoları denk geliyor bazen, onlar acemi değil ama yine düşüyorlar, bu iş acemilikten değil yani biraz zihniyet meselesi.
 
Katılım
17 Eki 2019
Mesajlar
801
Motosikleti
BMW 1250 GS ADV
söylemekle olmaz derken anlayamadım tam, sürücü kurslarında elinden tutup mu öğretiyorlar :D
yani tabi kurslardan öğrenmesi varken ben niye uğraşayım, kursta daha geniş zamanı ve imkanı olur ve beni de zahmete sokmamış olur ama arkadaşımın kursa verecek parası yok. o yüzden ben öğretiyorum, kurs işi olmaz.

3 gün yağmurlu havada ara yollarda pratik yaptık ve hatalı sürüşünü her seferinde durup söyledim ve hemen öğrenmesini beklemiyorum çünkü daha vites atarken ayağına bakıyor yani baya acemi. hatalarını normal görüyorum fakat manevra yaparken motoru yatırmayı bilerek kendisi yapıyor, acemilikten değil munzurluktan dolayı yapıyor, onu anlamanız için görmeniz lazım.

kendimden bahsedeyim, 2014 ağustos tarihinden bugüne kadar hiç tekerimin kayması yüzünden yani kendi kendime hiç düşmedim. iki hafta önce falan -4 derecede dominar 400 ile işe giderken, 2018 de -3 derecede 150 lik motorumla işe giderken karda buzda ben düşmüyorum. acemi iken de düşmüyordum ve halen düşmüyorum. bunu nasıl yaptığımı canlı olarak öğretiyorum işte, uygulamak ona kalmış.

ben 4 yeğenime bisiklet sürmeyi öğrettim, 3 yeğenime yüzmeyi öğrettim, hakim olduğum konuları öğretme konusunda kötü değilim.

.... Zafer Akçay izliyor musunuz? viyadüklerden, demir mazgallardan yağmurlu havada geçip düşenlerin videoları denk geliyor bazen, onlar acemi değil ama yine düşüyorlar, bu iş acemilikten değil yani biraz zihniyet mesele
Söylemekle olmaz derken, ısrarla söylemene rağmen aynı hatayı yapıyorsa, kök nedeni farklı olabilir anlamında söyledim.

Bilmek ve öğretmek çok farklıdır. Geçmişte baya tecrübe etmişsin anladığım kadarıyla. Fakat vites değiştirirken bile ayağına bakan birisinin yatırarak dönmesi ilginç geldi.

Sizin de bugüne kadar düşmemeniz çok sevindirici inşallah böyle devam eder.
Zihin konusunda da haklısınız, eğitim aldıkça ikarus sendromuna kapılıp, yeteneklerini gözünde çok büyüten ve sonunda patlayanları çok gördüm. İncinebilir olduğunun farkında olması gerekiyor bir sürücünün. Bu bda zihniyetle ilintili..
 
Son düzenleme:
Katılım
23 Kas 2024
Mesajlar
3,803
Motosikleti
Aprilia Tuareg 660
en az 50bin km gerekli siz 50bin km yapmadan motor değiştirmeyin :)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst