Cevap basit, çünkü adamlar ekonomi odaklı bir motor yapmışlar.
180 km hıza çıkmak başka bir şey, rahat çıkmak başka bir şey.
Ben BMW1100RT kullandım. Bakın 1100cc bir BMW. Ankara çevre yolunda gördüğüm top speed 210 km/h kadardı. Ama R1100RT gitmiyor diyen taş olur. Bir çok motorla kalkacak kadar harika bir ivmelenmesi vardı. Tamam 210 km/h'de kalıyordu, ama oraya kadar çok stabil bir hızlanması vardı motorun.
Ben tarz olarak CBR250'yi beğendim. R25'de kullandım. Hatta ikisinin kıyasını bile yaptım. Her şeyden önce, R25 düz yolda asla 190 yapmaz. Yapıyorsa, gösterge ayar istiyordur. Bunu bir kenara yazın. Ama R25 250cc sınıfının en güçlü motorudur, onu tartışmaya gerek yok. Şimdi ben 250-260 yapmaya gerek duymuyorum, 150 km/h sürate mukavemetli çıkan, o sürat ile seyir halinde kendini yemeyen, bunu yaparken 6-7 litre yakmayan, tarz olarak SS, sürüş olarak bir tık daha rahat, titreşimi az ABS'li bir motor almak istiyorum. Bizim piyasada bu söylediklerimi karşılayan tek seçenek CBR500R.
CBR500 pahalı deyip sonra Ninja300'den bahseden arkadaşlar, aradaki fiyat farkı ne şuan hiç baktınız mı? Üstelik daha az devir = daha az yakıt ile aynı hızı vaat eden 500cc bir motor her türlü daha iyidir. Fiyat farkı 1800 tl.
MT07 güzel motor, dahası, teknoloji, güç, yakıt sarfiyatı anlamında çok güzel motor. Üstelik fiyat kıyası yapınca CBR500'den daha mantıklı. Ama o bir naked. Nerede görülmüş naked ile ss, enduro ile cruise kıyaslandığı. Tamam MT daha güçlü, iyi de grenaj yok? Naked seven onu tercih eder, ama mesela ben naked tercih etmiyorum...
Velhasıl, CBR500R herkese uygun bir motor değil, hemfikiriz. Ancak, benim gibi 32-33 yaşına gelmiş, aşırı sürat istemeyen, biraz konfor, biraz rüzgar koruması ve SS görünümü beklentisi olan, hatta rüzgar koruması ve SS görüntüsünü +30km/h top speed'e tercih eden kullanıcılara uyar.
Her motor herkese uyacak diye bir şey yok zaten. Öyle olsa çeşitlilik olmazdı. Bana göre yamaha fz6 çok gereksiz bir motor. Hem de kawasaki ER6F dururken. Ama kullanıcıları beğeniyor. Demekki beklenti farklı. Bu beklenti farkı, zevk farkı hep olacak, olmak zorunda. Ben kozmetiğe önem verip SS tarzında rahat denebilecek modellere meyil edeceğim, arkadaşım yemişim görüntüyü deyip rahat sürüş vaat eden endurolara yönelecek, ya da sport touring'lere. Yoksa bu kadar marka, bu kadar tarz, bu kadar model ne işe yarayacak?