- Katılım
- 8 Tem 2004
- Mesajlar
- 7,735
- Konu Yazar
- #1
Hepiniz biliyorsunuz ki 1-1,5 ay önce, şehir içi ve arazi ağırlıklı kullanmak için bir adet XL200 aldım. Bu XL200 ile başımdan geçen kötü olayları sizlere anlatmak istedim ki en azından benim hatam ders olsun başkalarına.
Öncelikle bu XL200’ü, Ümraniye’de yeri olan, bol miktarda XL200 alıp satan ve hakkında olumsuz bir şey duymadığım birinden aldım. En büyük hatam, sadece sağdan soldan bilgi alarak, kendim gidip görmeden almak oldu motoru. Ancak satıcının bana söylediği “motoruna anahtar dahi değmedi, sorunsuz, tertemiz bir motor, herhangi bir sıkıntı olursa geri alırım ben, arkasındayım motorun” sözü de bir sıkıntı olmayacağını doğrular nitelikteydi.
Motor Ankara’ya 60 YTL karşılığında kargo ile geldi (nasıl bu kadar ucuza geldiğini de anlatacağım). Motor gecenin bir vakti indiği için herhangi bir inceleme fırsatım olmadı. Ben kargoya geç gelmiştim o yüzden teslim alan arkadaşlar (Ankara MT’den canciğer dostlarım) gidonunda eğrilik olduğunu söylediler. Sorun olmayacağını düşünerek garaja koydum. Sol ön ve arka sinyali de kırılmıştı motorun. Telefon ettiğimde bu şahıs “sorun değil yollarım yeni sinyal, Çin malı alıp takıyoruz” dedi. Ben de olanca efendilikle “gerek yok ben buradan alırım sinyal, zaten kırılır bunlar” dedim.
3 gün boyunca işlerimin yoğunluğu sebebiyle ne binebildim, ne de yanına gidebildim motorun. Bir gün motoru alıp, babası 40 yıldır tamircilik yapan, kendi de 20 yıldır bu işi yapan ustama götürdüm. Usta motoru inceler incelemez “geri iade edebilir misin” dedi. “Evet ama sorun nedir” dedim? Başladı anlatmaya; “gidon eğri ciddi bir darbe almış, motor kapağı açılmış, jigle arızalı, egzoz da pas dolu motor rahat atamıyor egzoz gazını. Bunlar sadece dışardan fark ettiklerim, motorun içini açınca neler görebileceğimiz bilmiyorum.” Şok olmuştum, “anahtar bile değmedi” denilen motor 15.000 km’de diye satılmasına rağmen kısmen pertti. Satıcıyı aradım ve diğer sorunlarını söylemeden sadece motorunu söyledim. “Olur mu öyle şey açılmadı onun motoru” dedi önce. Sanırım bu işleri bilmediğimi bildiği için, öylesine dedim sandı. Sonra kapaktaki contaları söylediğimde, “üst kapağın açılması motor açılması anlamına gelmez ki” diyerek yan çizmeye başladı. Motorun açılması için yan kapağın açılması gerekiyormuş ona göre. “Peki almadan önce neden söylemedin” dedim, “ordan sadece subap ayarı yapılıyor, 4000-5000 km ye gelen her motorun açılır, önemsiz bir şey inanmazsan Honda’ya sor sonra tekrar ara beni” dedi ve kapattı telefonu. Kıvırmacalar başlamıştı artık. Honda’daki arkadaşıma sorduğumda “sadece subap ayarı değil, eksantrik de oradan değişiyor” dedi. Tekrar arayıp söylediğimde takdir edersiniz ki yine kabul etmedi. Ben de “çatal da eğik zaten” dedim, gidon diğeceğime. İyi ki de öyle demişim, bu sefer hemen atlayıp, “gidon eğik olabilir ama çatal eğik değil” dedi. E peki “gidon eğik diye niye demedin” dedim. “Az bir şey eğik o sorun değil” dedi.
Neyse efendim, en son geri almaya razı ettim ve kargonun yolunu tuttum. Kargoya gittim ki ne göreyim bana 400 YTL’ye yakın taşıma masrafı çıkardılar. Elimdeki irsaliyeyi gösterdim 60 YTL “olamaz böyle” dediler. Bir araştırdılar ki, bu şahsın aktarma merkezindeki tanıdığı, bir şubeyi arayıp “1 adet koli var 100 desi, barkod çıkarın biz buradan yüklüyoruz” demiş. Şube de görmeden basıyor barkodu tabi. Motor geliyor 600 desi, adamlar işlemiş 100 desi. Şikayet etsem İstanbul’daki şubenin başına dert olacak. Şubedekilerin ellerindeki tüm indirim imkanını kullanarak 180 YTL’ye gönderebildim ancak.
Kargo ertesi günü ulaşmış. Satıcının söylediklerine bakın:
- Bunun sinyalleri kırılmış (biz ne dedik sana motoru alınca), çamurluğu da kırılmış, ha bir de gidon eğri onun parasını da keserim.
Yani bana sorunlu yolladığı motorun tüm sorunlu parçalarını sanki ben yapmışım gibi bana söyledi
. Paramız onda olduğu için sesimizi çıkarmadan tamam dedik hepsine. Çamurluğun siparişini de İstanbul’daki bir Honda bayisine verdik ve “Git ordan al” dedik.
500 YTL’ye yakın bir zararla paramızı geriye aldık. Bitti mi, hayır bitmedi..
Bu akıllı arkadaşımız gidip çamurluğu almadığı için, Honda bayisi benim ustama yollamış çamurluğu.
Son olarak bu yazıyı yazmaktaki amacıma gelirsek. Benim yaptığım hataya düşmeyin, motor alacakken ustanıza ya da bu işlerden iyi anlayan birine göstermeden asla almayın. Hele ki Ümraniye civarından XL200 hiç almayın :cherry:
Evet XL200 hevesim kursağımda kaldı belki, ama bir aksilik olmazsa pek yakında başka bir motorla karşınızda olacağım
Öncelikle bu XL200’ü, Ümraniye’de yeri olan, bol miktarda XL200 alıp satan ve hakkında olumsuz bir şey duymadığım birinden aldım. En büyük hatam, sadece sağdan soldan bilgi alarak, kendim gidip görmeden almak oldu motoru. Ancak satıcının bana söylediği “motoruna anahtar dahi değmedi, sorunsuz, tertemiz bir motor, herhangi bir sıkıntı olursa geri alırım ben, arkasındayım motorun” sözü de bir sıkıntı olmayacağını doğrular nitelikteydi.
Motor Ankara’ya 60 YTL karşılığında kargo ile geldi (nasıl bu kadar ucuza geldiğini de anlatacağım). Motor gecenin bir vakti indiği için herhangi bir inceleme fırsatım olmadı. Ben kargoya geç gelmiştim o yüzden teslim alan arkadaşlar (Ankara MT’den canciğer dostlarım) gidonunda eğrilik olduğunu söylediler. Sorun olmayacağını düşünerek garaja koydum. Sol ön ve arka sinyali de kırılmıştı motorun. Telefon ettiğimde bu şahıs “sorun değil yollarım yeni sinyal, Çin malı alıp takıyoruz” dedi. Ben de olanca efendilikle “gerek yok ben buradan alırım sinyal, zaten kırılır bunlar” dedim.
3 gün boyunca işlerimin yoğunluğu sebebiyle ne binebildim, ne de yanına gidebildim motorun. Bir gün motoru alıp, babası 40 yıldır tamircilik yapan, kendi de 20 yıldır bu işi yapan ustama götürdüm. Usta motoru inceler incelemez “geri iade edebilir misin” dedi. “Evet ama sorun nedir” dedim? Başladı anlatmaya; “gidon eğri ciddi bir darbe almış, motor kapağı açılmış, jigle arızalı, egzoz da pas dolu motor rahat atamıyor egzoz gazını. Bunlar sadece dışardan fark ettiklerim, motorun içini açınca neler görebileceğimiz bilmiyorum.” Şok olmuştum, “anahtar bile değmedi” denilen motor 15.000 km’de diye satılmasına rağmen kısmen pertti. Satıcıyı aradım ve diğer sorunlarını söylemeden sadece motorunu söyledim. “Olur mu öyle şey açılmadı onun motoru” dedi önce. Sanırım bu işleri bilmediğimi bildiği için, öylesine dedim sandı. Sonra kapaktaki contaları söylediğimde, “üst kapağın açılması motor açılması anlamına gelmez ki” diyerek yan çizmeye başladı. Motorun açılması için yan kapağın açılması gerekiyormuş ona göre. “Peki almadan önce neden söylemedin” dedim, “ordan sadece subap ayarı yapılıyor, 4000-5000 km ye gelen her motorun açılır, önemsiz bir şey inanmazsan Honda’ya sor sonra tekrar ara beni” dedi ve kapattı telefonu. Kıvırmacalar başlamıştı artık. Honda’daki arkadaşıma sorduğumda “sadece subap ayarı değil, eksantrik de oradan değişiyor” dedi. Tekrar arayıp söylediğimde takdir edersiniz ki yine kabul etmedi. Ben de “çatal da eğik zaten” dedim, gidon diğeceğime. İyi ki de öyle demişim, bu sefer hemen atlayıp, “gidon eğik olabilir ama çatal eğik değil” dedi. E peki “gidon eğik diye niye demedin” dedim. “Az bir şey eğik o sorun değil” dedi.
Neyse efendim, en son geri almaya razı ettim ve kargonun yolunu tuttum. Kargoya gittim ki ne göreyim bana 400 YTL’ye yakın taşıma masrafı çıkardılar. Elimdeki irsaliyeyi gösterdim 60 YTL “olamaz böyle” dediler. Bir araştırdılar ki, bu şahsın aktarma merkezindeki tanıdığı, bir şubeyi arayıp “1 adet koli var 100 desi, barkod çıkarın biz buradan yüklüyoruz” demiş. Şube de görmeden basıyor barkodu tabi. Motor geliyor 600 desi, adamlar işlemiş 100 desi. Şikayet etsem İstanbul’daki şubenin başına dert olacak. Şubedekilerin ellerindeki tüm indirim imkanını kullanarak 180 YTL’ye gönderebildim ancak.
Kargo ertesi günü ulaşmış. Satıcının söylediklerine bakın:
- Bunun sinyalleri kırılmış (biz ne dedik sana motoru alınca), çamurluğu da kırılmış, ha bir de gidon eğri onun parasını da keserim.
Yani bana sorunlu yolladığı motorun tüm sorunlu parçalarını sanki ben yapmışım gibi bana söyledi
500 YTL’ye yakın bir zararla paramızı geriye aldık. Bitti mi, hayır bitmedi..
Bu akıllı arkadaşımız gidip çamurluğu almadığı için, Honda bayisi benim ustama yollamış çamurluğu.
Son olarak bu yazıyı yazmaktaki amacıma gelirsek. Benim yaptığım hataya düşmeyin, motor alacakken ustanıza ya da bu işlerden iyi anlayan birine göstermeden asla almayın. Hele ki Ümraniye civarından XL200 hiç almayın :cherry:
Evet XL200 hevesim kursağımda kaldı belki, ama bir aksilik olmazsa pek yakında başka bir motorla karşınızda olacağım