VARAN 6: XMAX'ımı ALIYORUM
Nihayet son kararımı verip XMAX'ın sözleşmesini imzalamak ve kapora vermek için bayiye gidiyorum.
E-5 Maltepe - Bostancı arası trafik rezil. Ben arabada sağdan geçen motorlara bakıyorum. Bazıları çok süratlı geçiyor, bazıları fıtı fıtı. Ama mutlaka Xmax de geçiyor. Çok fazla satılıyor bu motor gerçekten de.
Aslında mat gri rengi daha karizma gibi ama çok var piyasada. Ayrıca gri kısmı çizilirse cila filan da yapılamıyor. O yüzden 2016 rengi olan parlak griyi seçmiştim ve opsiyonlatmıştım hafta sonu. Bayiye geldiğimde ayırttığım motoru mağazaya çektiklerini gördüm. Buna biraz içerledim açıkçası çünkü söz verdiğim tarihte bayiye gelmiştim. Neyse deyip daha önce konuşup anlaştığım bayi görevlisini aradım ama izinliymiş.
Bu ülkede maalesef en kral firmada bile kurumsallık yok. Her şey ikili ilişkilerle yürüyor. Benim adam olmayınca neredeyse pazarlığa sıfırdan başladık ama neyse ki biraz gergin başlayan pazarlık tatlı bir şekilde sona erdi. Aksesuar olarak çanta ve rüzgarlık eklettim ama çantanın demirini orjinal değil universal bir şey seçtim. Orjinal demirler bana çok kaba geldi çünkü. Fakat şu an biraz pişman olmuş durumdayım. Belki orjinalinin takılmasını isteyebilirim. Rüzgar koruma zaten stokta yokmuş. O gelince ikisini beraber taktırırım diye düşünüyorum.
Satış işlemleri başlayınca motorun tekrar alt kat, kapalı garaja çekilmesini istedim ve motoru indirdiler.
Noter vekalet, eft gibi işlemleri hallettikten sonra iş trafik sigortasına geldi. Maalesef rakamlar yüksek. Ortalama trafik sigortası 900 TL çıktı. Birkaç yerden teklif aldıktan sonra benim sigortacımdan yaptırdım bir an önce plaka işlemlerine başlamak için.
2-3 gün içinde motorun plakasının çıkıp almayı planlıyorum. O trafikte motoru ben getiremem, tecrübeli bir arkadaşımdan rica ettim, beraber araç ile gideceğiz, o getirecek, ben araba ile escortluk yapacağım

Araba aldığım günler aklıma geldi. Şahin almıştım, ilk aracımdı. O kadar acemiydim ki satıştan sonra adamlar kapıya kadar bırakmışlardı arabayı.
Şahinle trafiğe hemen atmıştım kendimi. Hiç unutmuyorum ilk seferinde minibüs caddesine girmiştim ve bir minibüsün arkasına takılmıştım. O duruyor ben de duruyordum, o gidiyor ben de gidiyordum.
Fakat motorda kademe kademe trafiğe girmek istiyorum. Arabadaki gibi birden trafiğe girmek haliyle çok riskli.
Önce bir kaç gün boş bir alanda slalom, fren çalışmalıyım. Sonra ehliyet aldığım bölgede sakin trafik olduğu için yavaş yavaş çalışmalıyım.
Trafik işlemlerinden sonra kasko araştırması da yaptım. Hemen hemen sigorta ile aynı fiyata bir poliçe buldum. Büyük ihtimal yaptıracağım. Hırsızlık herkes gibi beni de korkutuyor. Zaten kaza için anlaşmalı servis de yok anladığım kadarı ile motorda. Sanki motor kasko sadece ağır kazalarda ve çalınmada kullanılmak üzere tasarlanmış gibi duruyor.
Hırsızlık için ayrıca disk kilidi ve zincir de almam gerekecek galiba.
Bu arada yakınlarımdan hep boş ver motoru, tehlikeli, sağlığını bozarsın, yağmur çamurda perişanlık çekersin gibi şeyler duyuyorum. Bu beni üzüyor. Bazen bu kadar uyarıdan sonra bu bir ikaz, kaza mı yapacağım acaba diye endişeleniyorum.
Bayiden bir-iki hediye de almıştım. Bakalım sözlerinde duracaklar mı?