- Katılım
- 28 Eki 2014
- Mesajlar
- 615
- Konu Yazar
- #1
Herkese merhaba,
4 mart 2017 cuma günü Konya dan bir arkadaşım, motosikletini antalya-manavgata bakıma götüreceğini ve bana da gelip gelemeyeceğimi sordu, tabi bende işsiz güçsüz evde yatıyorum haliyle gezecek yer arıyorum. Sonrasında tamam dedim ve yolculuk başladı.
Arkadaşım 1 gece Manavgat ta kalabileceğini söyledi ama bakımı yaptırdıktan sonra geri döndü
tek kaldım, ama Antalya GGezgin Motorcular Klübü üyesi Ramazan kardeşim ve Erdal abimle irtibat halindeyiz. Onlar çalıştıkları için yanıma gelemediler ve bir sonraki gün Isparta tarafına doğru büyük bi gezi yapılacağını söylediler ve bana da katılım teklif ettiler, bende ok dedim
o gün Side ye gittim, antik kenti ve Side müzesini tamamen gezdim.
Akşama doğru manavgata geçip Boğaz Otel Camping e çadırı kurdum. Gayet güzel bir yer, yem yeşil ağaçlar içinde, bir tarafı akarsu bir tarfı deniz. Hem kapısında güvenlik duruyor, sıcak su, duş, wc, restorant herşey var. Benim çok hoşuma gitti. (kişi başı 15 tl)
Çadırda konserve barbunyamı yedikten sonra, ayaklarımı uzatmışım ve sıcacık latte keyfi yapıyorum :cherry: :bounce:
Saat ilerliyor ve 23:00 civarında Antalya Gezgin Motorcular Kulübü üyesi olan Ramazan Gürel kardeşim beni ziyarete geliyor, çay çorba derken sabaha kadar süren muhabbetin ardından uykusuz bir şekilde çadırı topluyoruz ve Isparta turu için buluşma noktasına doğru hareket ediyoruz (saat 05:00)
Buluşma noktasında o kadar çok motor oluyor ki, ilk defa bu kadar kalablık bir motosiklet grubu içerisinde olduğum için heyecanlıyım
o neşeli ve güzel insanlarla birlikte kahvaltı yapıyoruz ve yolculuk başlasın 
Uzun bir yolculuğun sonunda Isparta Aksu zindan mağarasına varıyoruz. O da ne
ale: mağarayı kapatmışlar, artık tadilat mı var başka birşey mi bilmiyoruz. Neyse hemen orda sucuk ekmek partisi başlıyor ve Ramazan la Mehmet Usta bütün maharetlerini gösteriyorlar. 
Dönüşe geçtiğimizde Eğirdir de bi yarım ada etrafında kortej geçişi yapıyoruz, ve Isparta dan ayrılıyoruz.
dönüş yolunda bir mola
Geziyi tamamladıktan sonra tekrar kamp yerime dönüp Manavgatta bir gece daha kalıyorum. O soğuk gecenin sabahında Ramazan Gürel beni arayıp kahvaltıya çağırıyor ve birşeyler atıştırıp biraz turladıktan sonra manvgattan ayrılıyorum. Konya ya geri mi dönsem yoksa yeni sulara yelken mi açsam karar veremedim. Uzun bir kararsızlık ardından Alanya ya doğru yola çıktım. :silent:
Alanyada biraz denizi izledikten sonra kaleyi dolaştım ve gün batımı fotoğraflarını çekmeye çalıştım.
kaleden indikten sonra, ünlü ybr li dünya gezgini "fz6_fazer" nickli İbrahim Yaman abiyle buluşup tanışıyoruz ve gece geç saatlere kadar muhabbet ettikten sonra uyku saati geliyor ve bana sahil kenarında güzel bi çadır yeri gösteriyor ve o geceyi de orda geçiriyorum. Etrafımda içki içen arbalar vardı, sağolsun jandarma devriye atarken oraya geldi ve içenleri gönderdi, sonrasında gecenin bi yarısı jandarmayla muhabbete oturduk
sonrasında güzel bir sabah.
Yyandıktan sonra Damlataş Mağarasını gezip Mersin'e doğru yola çıkıyorum.
Mersin de daha önce tanıştığım bir arkadaşımda 2 gece kaldım, çok fazla resim çekmedim, resim çekecek bir ortam da oluşmadı. Sadece motor sürdük gezdik.
Mersin Marina
Mersin den sonra Tarsus'a geçtim ve ilk önce Ashab-ı Kehf mağarasını gezdim
Daha sonra Ashab-ı Kehf mağarasına çok yakın olan Taşkuyu Mağarasına geçiyorum ve resmen büyülendim. Yok böyle bir güzellik.
Taşkuyu Mağarasından ayrılıp otobana giriyorum ve Konya yolundayım Konya
ilk defa otobanda motorla gidiyorum, nerdeyse uyuyacaktım bu nasıl bir düzlüktür, nasıl bir asfalttır. Yolda uykum açılsın diye durup bi fotoğraf çekeyim dedim sonra da petrole girdim bi yakıt aldım ve yola devam..
Otobandan çıkıp, Ereğli yi geçtikten sonra Karapınar ilçesinde Meke Krater Gölü tabelasını görüyorum ve fotoğraf çekmek için göle gidiyorum, gitmez olaydım. Gölün kenarında çamurda oynışıyordum, bi anda motor bataklığa denkgeldi ve motor battı. Ne kadar uğraşsam da çıkmadı. Etrafta içki içen ve içinde bayan olan arabalrdan yardım istedim, "üzerimiz batar" diyerek hiç kimse yardım etmedi, (buradan hepsini saygıyla anıyorum) ve saatler sonra kendim uğraşa uğraşa çıkarttım motoru.
Göl macerasından sonra Konya ya doğru yaklaşırken yol kenarında "yarımoğlu obruğu" tabelasını görüp hemen dalıyorum tarlaya. Çok ürkütücü bir görüntüsü var ve derinliği de çok çok fazla.
Biraz daha gidince Konya ya girdim zaten, geziyi böylece 9 mart 2017 akşamıyla tamamlamış oldum.
Bu yolculukta yaklaşık 2000 km civarı yol yaptım ve ortalama km'de 3.2 litre yakıt tükettim. Yani motor tüketti.
Ayrıca sevgili motosikletime selamlar gönderiyorum ve kendisini sevdiğimi de burada tüm kameralar önünde söylemek istiyorum :mrgreen: beni hiç üzmedi ve 20 000 km'dir yarı yolda bırakmadı sağolsun.
Benim için unutulmaz bir gezi oldu ve ilerde torunlarıma anlatacağım yeni maceralar çıktı. Darısı yola çıkamayanların başına :king:
4 mart 2017 cuma günü Konya dan bir arkadaşım, motosikletini antalya-manavgata bakıma götüreceğini ve bana da gelip gelemeyeceğimi sordu, tabi bende işsiz güçsüz evde yatıyorum haliyle gezecek yer arıyorum. Sonrasında tamam dedim ve yolculuk başladı.
Arkadaşım 1 gece Manavgat ta kalabileceğini söyledi ama bakımı yaptırdıktan sonra geri döndü
Akşama doğru manavgata geçip Boğaz Otel Camping e çadırı kurdum. Gayet güzel bir yer, yem yeşil ağaçlar içinde, bir tarafı akarsu bir tarfı deniz. Hem kapısında güvenlik duruyor, sıcak su, duş, wc, restorant herşey var. Benim çok hoşuma gitti. (kişi başı 15 tl)
Çadırda konserve barbunyamı yedikten sonra, ayaklarımı uzatmışım ve sıcacık latte keyfi yapıyorum :cherry: :bounce:
Saat ilerliyor ve 23:00 civarında Antalya Gezgin Motorcular Kulübü üyesi olan Ramazan Gürel kardeşim beni ziyarete geliyor, çay çorba derken sabaha kadar süren muhabbetin ardından uykusuz bir şekilde çadırı topluyoruz ve Isparta turu için buluşma noktasına doğru hareket ediyoruz (saat 05:00)
Buluşma noktasında o kadar çok motor oluyor ki, ilk defa bu kadar kalablık bir motosiklet grubu içerisinde olduğum için heyecanlıyım
Uzun bir yolculuğun sonunda Isparta Aksu zindan mağarasına varıyoruz. O da ne
Dönüşe geçtiğimizde Eğirdir de bi yarım ada etrafında kortej geçişi yapıyoruz, ve Isparta dan ayrılıyoruz.
dönüş yolunda bir mola
Geziyi tamamladıktan sonra tekrar kamp yerime dönüp Manavgatta bir gece daha kalıyorum. O soğuk gecenin sabahında Ramazan Gürel beni arayıp kahvaltıya çağırıyor ve birşeyler atıştırıp biraz turladıktan sonra manvgattan ayrılıyorum. Konya ya geri mi dönsem yoksa yeni sulara yelken mi açsam karar veremedim. Uzun bir kararsızlık ardından Alanya ya doğru yola çıktım. :silent:
Alanyada biraz denizi izledikten sonra kaleyi dolaştım ve gün batımı fotoğraflarını çekmeye çalıştım.
kaleden indikten sonra, ünlü ybr li dünya gezgini "fz6_fazer" nickli İbrahim Yaman abiyle buluşup tanışıyoruz ve gece geç saatlere kadar muhabbet ettikten sonra uyku saati geliyor ve bana sahil kenarında güzel bi çadır yeri gösteriyor ve o geceyi de orda geçiriyorum. Etrafımda içki içen arbalar vardı, sağolsun jandarma devriye atarken oraya geldi ve içenleri gönderdi, sonrasında gecenin bi yarısı jandarmayla muhabbete oturduk
Yyandıktan sonra Damlataş Mağarasını gezip Mersin'e doğru yola çıkıyorum.
Mersin de daha önce tanıştığım bir arkadaşımda 2 gece kaldım, çok fazla resim çekmedim, resim çekecek bir ortam da oluşmadı. Sadece motor sürdük gezdik.
Mersin Marina
Mersin den sonra Tarsus'a geçtim ve ilk önce Ashab-ı Kehf mağarasını gezdim
Daha sonra Ashab-ı Kehf mağarasına çok yakın olan Taşkuyu Mağarasına geçiyorum ve resmen büyülendim. Yok böyle bir güzellik.
Taşkuyu Mağarasından ayrılıp otobana giriyorum ve Konya yolundayım Konya
Otobandan çıkıp, Ereğli yi geçtikten sonra Karapınar ilçesinde Meke Krater Gölü tabelasını görüyorum ve fotoğraf çekmek için göle gidiyorum, gitmez olaydım. Gölün kenarında çamurda oynışıyordum, bi anda motor bataklığa denkgeldi ve motor battı. Ne kadar uğraşsam da çıkmadı. Etrafta içki içen ve içinde bayan olan arabalrdan yardım istedim, "üzerimiz batar" diyerek hiç kimse yardım etmedi, (buradan hepsini saygıyla anıyorum) ve saatler sonra kendim uğraşa uğraşa çıkarttım motoru.
Göl macerasından sonra Konya ya doğru yaklaşırken yol kenarında "yarımoğlu obruğu" tabelasını görüp hemen dalıyorum tarlaya. Çok ürkütücü bir görüntüsü var ve derinliği de çok çok fazla.
Biraz daha gidince Konya ya girdim zaten, geziyi böylece 9 mart 2017 akşamıyla tamamlamış oldum.
Bu yolculukta yaklaşık 2000 km civarı yol yaptım ve ortalama km'de 3.2 litre yakıt tükettim. Yani motor tüketti.
Ayrıca sevgili motosikletime selamlar gönderiyorum ve kendisini sevdiğimi de burada tüm kameralar önünde söylemek istiyorum :mrgreen: beni hiç üzmedi ve 20 000 km'dir yarı yolda bırakmadı sağolsun.
Benim için unutulmaz bir gezi oldu ve ilerde torunlarıma anlatacağım yeni maceralar çıktı. Darısı yola çıkamayanların başına :king: