Arkadaşlar daha önce de yazıldı, çizildi. OMM.ci (One More Mile) abilerimizin uzun yıllar önce başlattığı "Mad Run - Çılgın Sürüş) diye bir gelenek var, bu geleneğe göre yeni yılın ilk sabahı motosikletlere atlayıp sürdüğünüzde o yılın hep motosiklet üzerinde geçeceğine inanılır. Ben her yılbaşı sabahı bu geleneği sürdürmeye çalışıyorum. Bugün de yeni yılın ilk günü öğlene doğru anca kendime gelirken
@mertowski kardeşimden "bugün için bir planın var mı?" mesajı geldi, ne yalan söyleyeyim hava buz gibi ve Netflix eşliğinde bir demlik çay içmeyi planlıyordum. Amacım pijamalarla hımbıl bir gün geçirmek, akşama doğru da kendime geldiğimde bira içmekti. Sonra motor sevgim daha ağır bastı ve mertowski kardeşimi aradım, o da Bostanlı taraflarında turluyormuş, benim evde buluşup yol yapmaya karar verdik. 14:00'a doğru ölümsüz Hero Dash'iyle mertowski bendeydi, rota konusunu konuştuk ve mertowski'nin önerisiyle eski yol üzerinden Alaçatı'ya gitmeye karar verdik. Depoları fulledik ve yola çıktık.
Konak üzerinden Göztepe-Narlıdere istikametini takip ettik ve ilk durağımız olan Urla'ya bağlı Barbaros köyüne geldik. Burası ilginç bir yer, her yerde dekoratif amaçlı bostan korkulukları vardı. Yürüye yürüye köyü gezdik ve donduğumuz için bir köy kahvesinde oturup çay içtik ve ısındık. Burada damlarda kar vardı.
Barboros köyünden sonra Alaçatı'ya doğru yola çıktık. Ben Alaçatı'ya ilk defa gittim, daha önce defalarca Çeşme'ye gelmişliğim vardı ama Alaçatı bugün benim için ilkti. Müthiş bir yer. Hemen hemen tüm sokaklarını yürüyerek gezdik. Kış olmasına rağmen yine de insan kalabalığı vardı, müthiş güzel kadınlar vardı. Hiç ayrılasım gelmedi Alaçatı'dan. Sabahtan beri ağzın lokma koymamış olan mertowski kardeşimle Kumrucu Hüseyin'e oturduk, ben akşam içeceğim için yemek yemedim, mertowski kumruları götürdü.
Akşamüstü 17:15 gibi yola çıkıp otoban üzerinden evlere dağıldık. Ben mertowski'nin temposuna uydum, 80-90 km hızlarda beraber sürdük. Ben haliyle radar cezası yemedim ve yakıt ekonomisi yaparken mertowski sürekli tapagaz gittiğinden bana bol bol küfretti. Velhasıl soğuk moğuk demeden iki ruh hastası adam olarak kendimizi dışarı atarak güzel bir gün geçirdik. Hem makara yaparak eğlendik, hem sürerek gezdik, hem de bir geleneği yaşatmış olduk.