Batın Barlas Çeki'nin annesi, Zehra Kınık hakkındaki şikayetinden vazgeçti

Katılım
16 Şub 2020
Mesajlar
1,242
Motosikleti
Yok
Beykoz'da 9 Temmuz 2024 tarihinde eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın kızı Fatma Zehra Kınık'ın otomobiliyle Yavuz Selim Öztürk'ün kullandığı motosiklete çarpması sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan Batın Barlas Çeki (17) hayatını kaybetmişti.

'Taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma' suçundan yargılanan Fatma Zehra Kınık, 4 yıl 2 ay hapis cezası çarptırılmış, ehliyetine 2 yıl süreyle el konulmuştu.

ANNE ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇTİ

Dava kapsamında yeni bir gelişme yaşandı. Hayatını kaybeden Batın Barlas Çeki'nin annesi Hasret Doğan, Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dilekçe sunarak Fatma Zehra Kınık Demir'den şikayetini geri çektiğini bildirdi.

Dilekçede, "Sanık Fatma Zehra Kınık Demir hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum. Maddi ve manevi tüm zararım giderilmiştir. Sanıktan maddi ve manevi herhangi bir tazminat talebim yoktur. Yapmış olduğum istinaf başvurumdan da vazgeçiyorum" ifadeleri yer aldı.

2 AY ÖNCE BÖYLE DEMİŞTİ: 'ŞAKA GİBİ CEZA'

2023
yılında meydana gelen, 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki'nin ölümü ve üç kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın davasında Kınık, daha önce 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bazı müştekilerin şikâyetlerini geri çekmesi üzerine karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuş ve dava yeniden görülmüştü. 19 Aralık'taki ikinci duruşmada ise Kınık, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmış, yurt dışına çıkış yasağının devamına ve ehliyetinin bir yıl süreyle alınmasına hükmedilmişti.

Kararın ardından adliye önünde feryat eden anne Hasret Doğan, verilen cezaya şu sözlerle tepki göstermişti:

"Verilen ceza şaka gibi. Bir canın bedeli iki yıl ki, onun da içeride geçirme süresi de üç ay mı o da belli değil. Trafikte işlenen suçlar için verilen cezalar gerçekten komik. Ceza değil yani bu kesinlikle. Bir can gitmiş ve bir daha asla geri gelmeyecek. Yani kabul edemiyorum. Üzgünüm... Benim çocuğum gitti ve ben acı içinde kıvranıyorum. Şikayetinden vazgeçenler için şunu söylemek istiyorum; kendileri de ölüme sebep olma suçundan aynen ortaktır. Tekrar istinaf süreci olarak itiraz edeceğiz. Ama sonuç ne olur bilmiyorum. Çünkü Türk kanunlarında bunun bir cezası yok. Trafikte ehliyeti olan birileri o zaman herkesi öldürsün. Yani bu kanunlar bunu söylüyor insanlara."

https://www.cumhuriyet.com.tr/turki...ceki-nin-annesi-sikayetinden-vazgecti-2481603

1b122043-ba61-4642-9e92-cbcb48bd98ca.jpg
 
Katılım
10 May 2008
Mesajlar
2,120
Bu ülkede zengin biriysen ayrıca siyasi konum koltuk tanıdık varsa hayatı gta 5 gibi yaşayabilirsin.
Adam öldür.
Lüx içinde yaşa.
Uyuşturucu kullan.
Milletin malını çal.
Bir durum olunca da para ile çöz.
Hapis yok ceza yok.
Meksika'dan fark yok.
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,796
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
ki bilir nasıl bir baskı nasıl bir tehditle karşılaştı, bunu bilemeyiz bu yüzden o anneyi yargılamayalım.
Ama bu tür suçların şikayete bağlı olmaması lazım, şikayeti geri çekme falan olmaması lazım. Sırf bu gibi nedenlerden olmaması lazım, suçu işleyen yeterince güçlüyse böyle oluyor sonra.
 
Katılım
2 Eki 2023
Mesajlar
2,204
Motosikleti
Honda CB750 Hornet / Kanuni Seha 150
Bir toplumu yozlaştırmanın en etkili yolu, adalet kavramının içini boşaltmaktır. Adalet duygusu köreldikçe, toplumu bir arada tutan sosyolojik yapıştırıcılar da erimeye başlıyor. Herkes erişebildiğince bir yerlerinden çekiştiriyor normları. Bugün gücü yetmeyen, fırsatını bulduğunda aynı çarka su taşımaktan gocunmuyor. Güçlü hep kazanıyor, güçsüz mücadele edemiyor. Ya güçlüye yamanıyor, yada bedeli karşılığında hakkından vazgeçiyor...

Bak bunun bir istisnası Kartal Otel yangınıdır mesela. Orada zarar görenler, ait oldukları statünün o güne değin farkına varmadığı bu çürümüşlükle yüzleşmek zorunda kaldılar. Hiç beklenmedik bir şeydi ama nerede olursanız olun bu yozlaşma bir şekilde her sınıfı etkileyebiliyor nihayetinde. O kadar da izole olamıyorsunuz bu çürümeden. Ekonomik ve sosyal statüleri hak aramalarına engel değilken bile, tosladıkları duvarın ne kadar kalın olduğunu çok çok acı bir şekilde tecrübe ettiler. Şimdi bu koca örnek önümüzde dururken, zavallı bir annenin feryadı ne kadar yankılanabilirdi ki? Bir şekilde ikna edilmeye en yakın, en savunmasız, en güçsüz, en korunaksız sosyal sınıfın, en çabuk unutulacak bireyini çok da yadırgamıyorum doğrusu. Sosyal medyaya da çok güvenmeyin. Bugün size en renkli desteği veren mecralar, taze bir sakız bulduklarında sizi anında tükürür.

Gelişmemiş toplumların kaderini yaşıyoruz, niye şaşırıyorsunuz!
 
Katılım
9 Eyl 2024
Mesajlar
2,088
Bir toplumu yozlaştırmanın en etkili yolu, adalet kavramının içini boşaltmaktır. Adalet duygusu köreldikçe, toplumu bir arada tutan sosyolojik yapıştırıcılar da erimeye başlıyor. Herkes erişebildiğince bir yerlerinden çekiştiriyor normları. Bugün gücü yetmeyen, fırsatını bulduğunda aynı çarka su taşımaktan gocunmuyor. Güçlü hep kazanıyor, güçsüz mücadele edemiyor. Ya güçlüye yamanıyor, yada bedeli karşılığında hakkından vazgeçiyor...

Bak bunun bir istisnası Kartal Otel yangınıdır mesela. Orada zarar görenler, ait oldukları statünün o güne değin farkına varmadığı bu çürümüşlükle yüzleşmek zorunda kaldılar. Hiç beklenmedik bir şeydi ama nerede olursanız olun bu yozlaşma bir şekilde her sınıfı etkileyebiliyor nihayetinde. O kadar da izole olamıyorsunuz bu çürümeden. Ekonomik ve sosyal statüleri hak aramalarına engel değilken bile, tosladıkları duvarın ne kadar kalın olduğunu çok çok acı bir şekilde tecrübe ettiler. Şimdi bu koca örnek önümüzde dururken, zavallı bir annenin feryadı ne kadar yankılanabilirdi ki? Bir şekilde ikna edilmeye en yakın, en savunmasız, en güçsüz, en korunaksız sosyal sınıfın, en çabuk unutulacak bireyini çok da yadırgamıyorum doğrusu. Sosyal medyaya da çok güvenmeyin. Bugün size en renkli desteği veren mecralar, taze bir sakız bulduklarında sizi anında tükürür.

Gelişmemiş toplumların kaderini yaşıyoruz, niye şaşırıyorsunuz!
Bu düşünceler sadece bu zaman ve bu ülke için geçerli değil. Bugüne kadar bütün yönetimlerde ve bütün medeniyetlerde hep aynısı olmuş. Yani işin normali bu. Bizim istediğimiz "adalet" aslında bir ütopya.
 
Katılım
23 Kas 2025
Mesajlar
51
Motosikleti
Kuba x-boss
%100 Tehdit ettiler. Zaten kadının çocuğunu katlettikleri yetmezmiş gibi bir de utanamdan, sıkılmadan tehdit ve para teklifi..

Akp bu ülkenin kara lekesi olarak anılacak. Siyasal islam ve müritlerini cehenneme göndermedikçe bu yozlaşmış düzen devam edecek. Koca 25 yıl, çeyrek asırda ülkenin dört yanına çöktüler. Parazit gibi ürüyorlar. Hepsinin kaçış planı da belli, yurt dışında malikaneler ve bankalara aktarılan servetler..
Vatandaşa yazık valla, batan gemide çaresiz debeleniyoruz.
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,930
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
...
Vatandaşa yazık valla, batan gemide çaresiz debeleniyoruz.
Çok da yazık değil bence, çünkü bizimkilerin çoğu onların yerinde olsa aynı şeyi yapar. Ondan ortalık böyle sakin, millet "helâl olsun, ben de olsam ben de aynı şeyi yapardım" diyor içinden - başka bir açıklama düşünemiyorum...
 
Katılım
23 Kas 2025
Mesajlar
51
Motosikleti
Kuba x-boss
Çok da yazık değil bence, çünkü bizimkilerin çoğu onların yerinde olsa aynı şeyi yapar. Ondan ortalık böyle sakin, millet "helâl olsun, ben de olsam ben de aynı şeyi yapardım" diyor içinden - başka bir açıklama düşünemiyorum...
Maalesef. Halinden memnun insan da çok. Bir kesim de kabullenmiş, kurban pazarındaki hayvanlar gibi sadece yiyip içiyor. "Onların yerinde ben olsam ben de öyle yapardım diyenler" zaten bambaşka kafa. Ahlak eksikliğimiz fazlaca var. Söylenecek çok şey var ama işte kitle belli, yani kimi kime şikayet edeceksin paradoksuna ister istemez düşüyoruz..
 
Katılım
10 Eki 2019
Mesajlar
82
Taksirle ölümle sonuçlanan davalarda Ceza Avukatının ilk işi Müşteki/Mağdur'un maddi/manevi zararının giderilmesi yolu ile Ailenin şikayetinden vazgeçirilmesidir. Sonrasında da Yargılama sürecinde üzerindeki baskı azalan Hakimden/Heyetten tahliye ve lehe hükümlerin uygulanması ile minimum ceza ile davanın sonuçlandırılması hedeflenir.

Her ne kadar halim vaktim yerinde olsa da bugun beni motorun tepesindeyken boş beleşin birisi kazaen ezip eşşek cennetine göndermesi durumuna karşı eşime açık açık al parayı bak dalgana diyorum...Beni ezen eşşek herifin içerde yatmasının kimseye faydası yok.

Başınıza gelmeyen olaylarda atıp tutup duyar kasmak kolaydır ama bir de hayatın gerçekleri var...Herşey para ile oluyor...Para denilen namusuz insanoğlu denilen canavarın yarattığı en büyük tanrı.
 
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,205
Başınıza gelmeyen olaylarda atıp tutup duyar kasmak kolaydır ama bir de hayatın gerçekleri var...Herşey para ile oluyor...Para denilen namusuz insanoğlu denilen canavarın yarattığı en büyük tanrı.

Bir kaç cümle ile yaşadığım bir olayı aklıma getirdi.

Taksicilik yaparken biri taksime bindi laf lafı açtı, lise mezunuyum, yalan olmasın 5 tane eczanem var, diploma kiralıyorum dedi,

Neyse gittik kenar bir semte, Nazi kamplarından çıkmış gibi biri deri, bir kemik bir adam yol kenarında bekliyor, elinde poşetle, gitti adama bir tomar para verdi, poşeti aldı, Aksaray'a devam et dedi.

Dedim ne iş, bunlar dedi kanser ilacı, devlet bunlara veriyor, bizde bunlardan alıp İranlılara satıyoruz. İranlı kanser hastaları tedavi için Türkiye ye geliyor orada tedavi şartları iyi değil. Tabi Türkiye de sosyal güvenceleri yok, ilaçları kendi paraları ile alıyorlar, ilaçlar çok pahalı olduğu için bu şekilde temin ediyorlar dedi. Verdiği paranın dört katından fazlasına ilaçları yanımda sattı.

Kısacası ne tezgahlar var. Hastalar kendilerine yazılan ilaçları kullanmayıp parasızlıktan satıyorlar. Görmesem inanmam.
 
Katılım
17 Eki 2024
Mesajlar
361
Motosikleti
2025 Triumph Tiger Sport 660
Beni ezen eşşek herifin içerde yatmasının kimseye faydası yok.
Bu dediğim pratikte olur mu bir şey diyemeyeceğim fakat teoride olması gerekiyor: Eğer böyle bir hata yapan herkes o cezaları alırsa o hatayı yapan insan sayısı azalır. Biz de acaba bugün telefona baktığı için bize çarpan biri olacak mı diye daha az düşünürüz.

Belki de bir önceki, parayı almak yerine ceza alması için yılmasa sonraki kişi hiç kötü bir gün geçirmeyecek.

Başka konularda bu tarz cezalar iş görüyor. Ama insan hayatı niyeyse çok ucuz. Tabi durum böyleyken insan bu düzeni ben mi değiştireceğim diyip vaz da geçebiliyor. Bu durum daha 25 yaşındaki beni gerçekten çok ümitsiz bırakıyor.

Ben de yakın zamanda kaza geçirdim. Karşı taraftan da şikayetçi oldum. Avukat para cezası alır, siciline işlenmemesi için de sana para teklifi ile gelirler dedi. Ne yalan söyleyeyim, mantıklı geldi. Bu dediklerimden sonra ise tekrar düşünmeye başladım. Çünkü şu an alacağım tazminat umrumda değil. Keşke üstüne para verip geçmişe dönseydim de o ayak parmaklarım kırılmasaydı. Keşke o kadın da önüme kırmasaydı.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst