yılbaşından bu yana, 2700 kişilik fabrikada 1200 1300 kişi kaldık,
loto doldurur gibi işten çıkarılacak kişilerin listesini doldurduk,
yıllık üretim adetimiz 8.000.000 den 4.500.000 adetlere düştü,
sektörün büyük çoğunluğu mısıra kaydı,
bu sektörde yüksek kapasiteli üretim yapan 3 tane holding türkiye faliyetlerini kapatıp mısıra taşındı,
benim aktif iş verdiğim, çalışan sayısı en az 40 50 olan 25 30 tane atölye battı ve kapandı,
benim çalışmadığım piyasada olan yüzlerce üretim tesisi aynı kaderde.
yeni iş kuran, aktif olarak üretim tesisi bulunan 10 15m tl yatırım yapan işverenlerin tüm yatırımları battı,
parkurunda 10m tl lik makinası olan bir atölyeye 2m teklif et, saniye düşünmeden direkt anahtarını çıkarıp verir.
sırf yukardaki küçük bir örnekte bire bir iş ilişkisinde olduğum 2500 3000 tane ailenin ekmek kapısı kapandı, bir çoğu bir daha hayatları boyunca iş bile bulamayacak, bir daha geçinemeyecek belliki. batan paranın hesabını bile yapmadım ama bir çok ülkenin yıllık gelirinden fazla batan para var.
bu durumda burnumun dibinde olanlar için mi yoksa bizden 2000 3000 km ötede yaşananlar için mi üzülmeliyim?
duyarlı, aklı selim, kafası biraz çalışan ehli müslümanın yapabileceği şey 1 dua etmek 2 orada gidip cepheye katılmak,
geri kalanı olarak: sosyal medyada yazmak, burada yazmak, sağda solda duyar kasmak, yardım kampanyaları düzenlemek, katılmak, hastane önünde ağlayan baba fotoğrafı paylaşıp üzerine bir şeyler yazmak gibi şeylerin tamamı dostlar alış verişte görsün hesabı,
vicdan mastürbasyonundan başka birşey değil.
Bu videodaki olayda bunun benzer bir özeti:
+ savaştan kaçan evsiz kalanlara üzülüyormusunuz?
- evet tabiki
+ gelip sana sığınsalar evine alırmısın?
- evet tabiki, onlar bizim din kardeşimiz.
+ Al sana mülteci, evine al.
- ERROR 404
https://www.youtube.com/watch?v=NV1wKuzUeI4