Özelleştirme yerine devlet eğitime destek verirse gelişiriz , eğitim sistemimizi düzeltirsek gelişiriz. Sadece özelleştirme ile hangi ülke kalkınmış? Bugün ki Japonya Hiroşima ve Nagazaki ye atılan bombalar ve savaş sonra ne haldeydi? Şimdi ne halde ? Peki bunu nasıl yaptılar? Önce eğitim dediler tabiki de. (Detaylı açıklaması ve gelişim süreci hakkında Japon eğitim sanatı adlı kitabı okumanızı tavsiye ederim arkadaşlar).
Yok buraya şunu inşaa ettik yok buraya bunu yaptık. Tamam gerekliyse yapılsın. Ama Allah aşkına artık eğitim için, eğitim sisteminin düzeltilip geliştirilmesi için ne yaptınız diye soralım. Eğitim için sadece okul açmakla olmuyor.
Biz belki refah seviyemizin çok çok iyi olduğu dönemleri göremeyeceğiz. Ama enazından çocuklarımız ve eğitimleri için birşeyler yapılmasını sağlarsak zaten ilerleyen zamanlarda refah seviyeside, ülkenin halide bam başka olacaktır.
Arkadaşlar bir 22-23 dakikanızı ayırıp aşağıdaki videoyu izleyin. Belki iyi bir anlatıcı değilim ama videodaki araştırmalar bir nebze olsun ışık tutucu.
http://www.youtube.com/watch?v=GLIQl_SSa3E
İlgili videoyu izlemiştim.
Ancak şu anki sistemin böyle olması sizce yanlışlıkla veya istenmediği halde mi böyle?
Erdoğan başbakan olduğu dönemde "...Türkiye ara eleman ülkesidir..." diye bir açıklama yapmıştı. Adamların planı bu yönde yani sizin anlayacağınız.
Her ile üniversite açıldı ama eğitim kalitesi öyle düştü ki, üniversite mezunlarının çoğu sadece diploma sahibi.
Sistem öyle bir halde ki araştıran, kendini geliştiren, yetiştiren bireyler çıkarmayı bırak; öyle olan bireyleri bile silikleştirip seviyesini düşürüyor.
Eğitim sisteminin bozulması konusunda atılmış ilk adım "ücretli öğretmen" adı altında getirdikleri yenilikle başladı. Bizim zamanımızda öğretmenler kendilerini adar, öğrenciler de öğretmenlerinin adını duyduğunda bile titrerdi. Ücreti öğretmen muhabbetiyle önce öğretmenlik yapan kişileri çok zor koşullarda çalıştırarak içlerini boşalttılar, sonra ilgisiz öğretmene saygısız nesiller yetişmeye başladı. Tabi bu saygısızlık şu an öyle bir hal aldı ki bizim zamanımızda her okulda bir-iki tane bulunan "yaramaz" öğrencilerin yerine şimdi her okulda bir-iki tane "efendi" öğrenci kaldı.
Kısacası eğitim sisteminin içine bilerek ediliyor.
Özelleştirmelere gelince; 1950lerde Menderes hükümeti nasıl ki Marshall yardımlarıyla geçici bir bolluk sunup, musluk kesilince ülke yokluğa, açlığa sürüklendiyse şimdi de özelleştirmelerle sadece cari açığı kapatıyorlar.
İlginçtir, özel tüketim ürün ve hizmetlerinde 1 ürüne 1.5 ürünlük yani toplamda 2.5 ürünlük para harcadığımız halde cari açık gediği bir türlü kapanmıyor. Bu açıkların kapanmasını sağlayacak yerli taşıt, ağır sanayi ve yerli teknoloji üretimi ile ilgili hiç adım atılmıyor. Teknoloji üretimi, yazılım üretmek değildir! Üniversitelerin Teknoparklarını geziyorum da hepsini üst üste koysanız bir tane üretim projeleri yok. Hep yazılım hep yazılım. Yazılımların çalıştığı donanımlar yine yabancı menşeili. Yerli teknoloji diye vergisiz vergisiz donanımı dışardan temin edilmiş yazılım sistemleri satılıyor.
Yani özelleştirmeler şu an sadece cari açığı kapatmaya harcandığı halde bile cari açık kapatılamıyor. Bu özelleştirilecek şeyler bittiğinde ne olacak, onu zaman gösterecek.
---
Halk olarak bizde hiç suç yok mu? Tabii ki var!
Benim teyzemin oğlu 1998'de Almanya'dan geldiğinde "İşçi de patron da kendi arabasıyla işe gidiyor." dediğinde burada herkesin şaşırdığını söylemişti. Şu an Türkiye refah seviyesi olarak Almanya'nın 98-99'da olduğu seviyelerde görünüyor. Ancak bir farkla. Onlar üreterek o refah seviyelerindelerdi ve şu an hala bizden 14-15 yıl öndeler refah seviyesi olarak. Biz bir şey üretmediğimiz halde (markaların taşeronluğunu yapmak üretmek değildir!) sanal bir refah seviyesi yakaladık. Kredi kartı mağduru diye bir kesim var bu ülkede. Hepsi aynı ilde olsa milletvekili çıkaracak kadar fazla olduğu söyleniyordu. Bu bahsettiklerim de hükümetten bağımsız, vatandaşların bireysel olarak yanlışın üzerine gitmesinden kaynaklanıyor.
Üretmediğimiz halde her şeyin en son modeline sahip olmak istiyoruz.
Bireyler olarak sorunumuzu en iyi şu tweet açıklıyor bence:
https://twitter.com/msikkofield/status/497845974622949376
Üretmek ve tüketmek ile ilgili bir video:
http://www.youtube.com/watch?v=kz0h6VA4I-o
Yani bireyler olarak iyi insanlar olsak, bu durumda olmazdık. Paylaştığım tweet çok önemli.
Söyleyecek çok şey var ama ahkam kesiyor görünmek istemiyorum.
Ama okumuyoruz, öğrenmiyoruz, düşünmüyoruz, umursamıyoruz... Yapmamız gereken bir çok şeyi yapmıyoruz. Yapsak emin olun böyle yönetiliyor da olmazdık...