Hep söyledim, tekrar söylüyorum Türkiye’de araba kullanmayı bilen insan sayısı sürücülerin yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Geri kalan bütün kesim, motoru çalıştırıp, vites değiştirmeyi bilen sonra da kendini yola atan bir güruh. Düşünmeden, bilmeden, babasının yoluymuş gibi arabaları kullanıyorlar.
Hava karardıktan sonra hiç bi şekilde dışarı çıkmamaya çalışıyorum. Dışardaysam, fosforlu yelek, hızım en fazla 40-50 (sahilyolu’nda) en sağ şeritten gidiyorum. Arkada sağa sola giden dengesiz farlar gördğümde anlıyorum ki, bir geri zekalı kendini F-1 pistinde hayaller kurarak araç sürüyor. Çekiyorum kenara çıksın gitsin.
Bunları yapmak korkaklık ya da acemilik felan değil. En zor arazide de, yarım metre çamurda da sürmekte zevkli. Ama bni sağlığım olmadıktan sonra, yaşamadıktan sonra geride kalanların hiç bir anlamı yok. Motora bildiğiniz maymunu bağlayın, gaz kolunu açın o da hız yapar.
Ama ne yazık ki, bazen, bazen yoldaki bir şerefsiz, siz ne yaparsanız yapın gelip sizi buluyor. O bilmem ne çocuğu panelvan sürücüsü 100 metre daha gitse, karşı şeride nizami olarak geçecek. Ama olmuyor. Çünkü o geri zekalı, o beyinsiz ne yaptığının farkında değil.
Bütün bu yollar gelişmiş ülke standartlarında yapılmış. Hadi onu da geçtim, normal insanlara göre. Ama bizim ülkemizde o kadar çok geri zekalı, o kadar çok kendini bilmez var ki...bırakın motor sürmeyi, bu ülkede nasıl oluyorda , yolda yürürken hayatta kalıyoruz anlaşılır gibi değil.