- Konu Yazar
- #1
Selamlar, öncelikle herkesin geçmiş bayramı mübarek olsun.
Geçtiğimiz ramazan bayramında yeni aldığım Wolf 250 ile memleketime Tekirdağ'a gitmeye karar vermiş, hava durumunun ufak bir şakasına maruz kalıp selimpaşa taraflarından geri dönüp yolcuğumu arabayla tamamlamıştım
Bu bayram bu başarısız yolcuğu tamamlamak için yolculuğumu planlayıp memlekete gitmeyi kafama koydum.
Arefe gününden bir gün önce arka lastiğime bir vida girmişti, hazır arka jant sökülmüşken zaten yola gideceğim az kalmış arka balatamı da değiştireyim diye motorcunun yolunu tuttum. Kendi motorcum bayramdan önce dükkanı kapatmıştı, ben de mecbur tanımadığım bir motorcuya gitmek zorunda kaldım. Arka jant söküldü, balata değişti. Henüz daha 4000 km kullandığım rosso sportumdan kocaman bir vida çıkartıldı, mantar yama yapıldı, balans yapıldı ve jant tekrar yerine takıldı.
Hazır bu işlere girişmişken, 14 ön dişlimi orjinal 13 dişliye de döndüreyim diye düşündüm ve sözde usta olan arkadaşa isteğimi söyledim ve işe başladı. Ben motoruma işlem yapılırken genelde ustayı izlerim, servis alanına sokmayan ustaya iş yaptırmam. Neyse, arkadaş 8 cırcırı eline aldı ön dişli kapağını sökmeye çalışırken statör kapağının vidasını gevşettiğini gördüm. Yanlış kapağı söktüğünü söyleyince " abe yauv dalmışım gusura bakma yauvv " diyip benim yönlendirmem ile dişli kapağını söküp ön dişlimi değiştirdi, fakat ben de "usta" da gevşettiği statör kapağının vidalarını geri sıkmayı unutmuş. Dişli değişti, hafif sıkmalı bir deneme sürüşü yaptım kocaman sırıta sırıta evin yolunu tuttum, motorumu kilitledim ve eve gittim.
Ertesi gün oldu ve çantamı hazırladım. Motorun başına geldim, motoru çalıştırdım cold startın bitmesini beklerken bir adet zehir yaktım, ağzıma koydum ve ne göreyim? Statör kapağında yağ var ve 2 adet vidam eksik. ( Motor da kirli, nasıl olsa yola gideceğim tekrar kirlenecek diye yıkamadım
)
Motorun başında çıldırırken, "usta"yı aramaya çalıştım ama arazi olmuştu arefe günü kendisine ulaşamadım. Kendi imkanlarım ile, aynı uzunlukta metrik 8 bulup eksik vidaları tamamladım her ihtimale karşı yağını kontrol ettim ve hevesim kaçtığı için yol planını bir gün erteleyip eve geri döndüm.
Bayramın 1. günü, İstanbul içerisindeki bayram ziyaretlerimi tamamladım ve tekrar memlekete doğru gitmek için hazırlandım bir aksilik olmadan yola çıkabildim. Güzergah olarak bu sefer uğursuz Selimpaşadan değil de, Çatalca tarafından gideyim diye düşündüm. Çatalca tarafında bir yerde zehir ve titreşim molası verdim kendi kendime bu sefer başaracağız diyerek tekrar yola çıktım. 10-15 km gittikten sonra, 110-120km hızlarda giderken motorun sesi artmaya başladı, ilk başta anlamasam da sürmeye devam ettim. Önümdeki trafik durdu, ben de yavaşlayıp emniyet şeridinden devam edecekken yavaşlayınca anladım, egzoz contam yanmış motorum artık wolf 250 değil skorsky 250 olmuştu
Daha önceki wolf250 motorumda da başıma geldiği için bir sorun yaratmayacağını bildiğim için hafif şansıma söverek yoluma devam ettim. İçten içe motorun bu sesi, her vites düşüşümde patlama çatlamalar hoşuma gitse de bir yandan ceza yeme korkusuyla yoluma devam ediyordum. Bu patlama çatlamalar en fazla 10km sonra artık beni rahatsız etmeye başladı
ama yola devam etmek dışında yapacak bir şeyim maalesef yoktu.
Yolda r25li bir arkadaş ile bir süre beraber devam ettik, sonra o çift silindirin ona verdiği yetkiye dayanarak uzayıp gitti ben de bir süre kovalamaya çalıştım ama 155 gibi benim skorsky250'nin nefesi kesildiği için sanki uzamasına müsade etmişim gibi gaz kesip yoluma devam ettim
Titreşim molası verdiğim benzinlikte o arkadaş ile karşılaşınca bu fotoğrafı çekmek istedim. 
Neyse, yakıtımı aldım ihtiyacımıı giderdim ve tekrar yola çıktım. Yolum kalmış son 60-70km artçı selesine file ile bağladığım çantam yerinden oynadığı için tekrar durup onu düzeltirken, kancanın birinin kırıldığını gördüm. Hiç modumu düşürmeden yedek kancalardan birini takıp motora tekrar binmeye niyet etmişken bu sefer motorun sağ tarafında ıslaklık gördüm. Bloğun içine giren su hortumunun dibinden su kaçırıyordu. Yedek su deposuna baktım, çok bi eksik olmadığını görünce bu sefer 80-100km hızlarda keyifsiz bir şekilde yolculuğumu tamamladım. Normalde arefe günü çıkıp 1. günü tekrar geri dönecektim fakat "usta" sağolsun arefe günü gidemediğim için günübirlik gidip gelecektim.
Köye ulaştığımda, motora biraz soğuması için fırsat verdikten sonra su kaçağına bakmaya başladım. Dibindeki kelepçe büyük ihtimal ile, egzoz contası kaçırdığı için normalde ulaşamayacağı sıcaklığa ulaştığı için genleşip kaçırmaya başladığını düşündüğüm için kelepçeyi sıktım ve dönüş yolculuğuna yedek su ve her ihtimale karşı ducktape ile tekrar başladım
Bu arada, motorun şamandırası bozuk fakat her yakıt aldıktan sonra trip sıfırladığım için ne kadar yol gidebileceğimi bildiğim için benim için bir sorun yaratmıyordu ta ki egzoz contasının yanıp backpressure ve lambda sensörünün saçmalamasının yakıt tüketimini arttıracağından bir haber dönüş yolunda büyükçekmece taraflarında motor teklemeye başladı. Hem bu detayı nasıl atlarım diye kendime söverek şansıma yakın bir benzinliği bulup bir şekilde gidebildim.
Sağ salim yolculuğumu tamamladım ve evime geri döndüm.
Bu yolculuktan çıkartılacak dersler ne derseniz
Geçtiğimiz ramazan bayramında yeni aldığım Wolf 250 ile memleketime Tekirdağ'a gitmeye karar vermiş, hava durumunun ufak bir şakasına maruz kalıp selimpaşa taraflarından geri dönüp yolcuğumu arabayla tamamlamıştım
Arefe gününden bir gün önce arka lastiğime bir vida girmişti, hazır arka jant sökülmüşken zaten yola gideceğim az kalmış arka balatamı da değiştireyim diye motorcunun yolunu tuttum. Kendi motorcum bayramdan önce dükkanı kapatmıştı, ben de mecbur tanımadığım bir motorcuya gitmek zorunda kaldım. Arka jant söküldü, balata değişti. Henüz daha 4000 km kullandığım rosso sportumdan kocaman bir vida çıkartıldı, mantar yama yapıldı, balans yapıldı ve jant tekrar yerine takıldı.
Hazır bu işlere girişmişken, 14 ön dişlimi orjinal 13 dişliye de döndüreyim diye düşündüm ve sözde usta olan arkadaşa isteğimi söyledim ve işe başladı. Ben motoruma işlem yapılırken genelde ustayı izlerim, servis alanına sokmayan ustaya iş yaptırmam. Neyse, arkadaş 8 cırcırı eline aldı ön dişli kapağını sökmeye çalışırken statör kapağının vidasını gevşettiğini gördüm. Yanlış kapağı söktüğünü söyleyince " abe yauv dalmışım gusura bakma yauvv " diyip benim yönlendirmem ile dişli kapağını söküp ön dişlimi değiştirdi, fakat ben de "usta" da gevşettiği statör kapağının vidalarını geri sıkmayı unutmuş. Dişli değişti, hafif sıkmalı bir deneme sürüşü yaptım kocaman sırıta sırıta evin yolunu tuttum, motorumu kilitledim ve eve gittim.
Ertesi gün oldu ve çantamı hazırladım. Motorun başına geldim, motoru çalıştırdım cold startın bitmesini beklerken bir adet zehir yaktım, ağzıma koydum ve ne göreyim? Statör kapağında yağ var ve 2 adet vidam eksik. ( Motor da kirli, nasıl olsa yola gideceğim tekrar kirlenecek diye yıkamadım
Motorun başında çıldırırken, "usta"yı aramaya çalıştım ama arazi olmuştu arefe günü kendisine ulaşamadım. Kendi imkanlarım ile, aynı uzunlukta metrik 8 bulup eksik vidaları tamamladım her ihtimale karşı yağını kontrol ettim ve hevesim kaçtığı için yol planını bir gün erteleyip eve geri döndüm.
Bayramın 1. günü, İstanbul içerisindeki bayram ziyaretlerimi tamamladım ve tekrar memlekete doğru gitmek için hazırlandım bir aksilik olmadan yola çıkabildim. Güzergah olarak bu sefer uğursuz Selimpaşadan değil de, Çatalca tarafından gideyim diye düşündüm. Çatalca tarafında bir yerde zehir ve titreşim molası verdim kendi kendime bu sefer başaracağız diyerek tekrar yola çıktım. 10-15 km gittikten sonra, 110-120km hızlarda giderken motorun sesi artmaya başladı, ilk başta anlamasam da sürmeye devam ettim. Önümdeki trafik durdu, ben de yavaşlayıp emniyet şeridinden devam edecekken yavaşlayınca anladım, egzoz contam yanmış motorum artık wolf 250 değil skorsky 250 olmuştu
Yolda r25li bir arkadaş ile bir süre beraber devam ettik, sonra o çift silindirin ona verdiği yetkiye dayanarak uzayıp gitti ben de bir süre kovalamaya çalıştım ama 155 gibi benim skorsky250'nin nefesi kesildiği için sanki uzamasına müsade etmişim gibi gaz kesip yoluma devam ettim
Neyse, yakıtımı aldım ihtiyacımıı giderdim ve tekrar yola çıktım. Yolum kalmış son 60-70km artçı selesine file ile bağladığım çantam yerinden oynadığı için tekrar durup onu düzeltirken, kancanın birinin kırıldığını gördüm. Hiç modumu düşürmeden yedek kancalardan birini takıp motora tekrar binmeye niyet etmişken bu sefer motorun sağ tarafında ıslaklık gördüm. Bloğun içine giren su hortumunun dibinden su kaçırıyordu. Yedek su deposuna baktım, çok bi eksik olmadığını görünce bu sefer 80-100km hızlarda keyifsiz bir şekilde yolculuğumu tamamladım. Normalde arefe günü çıkıp 1. günü tekrar geri dönecektim fakat "usta" sağolsun arefe günü gidemediğim için günübirlik gidip gelecektim.
Köye ulaştığımda, motora biraz soğuması için fırsat verdikten sonra su kaçağına bakmaya başladım. Dibindeki kelepçe büyük ihtimal ile, egzoz contası kaçırdığı için normalde ulaşamayacağı sıcaklığa ulaştığı için genleşip kaçırmaya başladığını düşündüğüm için kelepçeyi sıktım ve dönüş yolculuğuna yedek su ve her ihtimale karşı ducktape ile tekrar başladım
Bu arada, motorun şamandırası bozuk fakat her yakıt aldıktan sonra trip sıfırladığım için ne kadar yol gidebileceğimi bildiğim için benim için bir sorun yaratmıyordu ta ki egzoz contasının yanıp backpressure ve lambda sensörünün saçmalamasının yakıt tüketimini arttıracağından bir haber dönüş yolunda büyükçekmece taraflarında motor teklemeye başladı. Hem bu detayı nasıl atlarım diye kendime söverek şansıma yakın bir benzinliği bulup bir şekilde gidebildim.
Bu yolculuktan çıkartılacak dersler ne derseniz
- Tanımadığın ustaya iş yaptırma, yaptıracaksan da dört göz ile kontrol et.
- Şehirlerarası yolculuk yaparken yakıtını sonuna kadar bitirme, erkenden yakıt al. Sırtında taşımıyorsun sonuçta