Ankara günübirlikleri başlığında çağrı yaptığım, forumdan ve dışarıdan arkadaşlarla yaptığımız son sürüşte efendy06 son durduğumuz noktada “Sen sol virajda neden tozun toprağın içinden gidiyorsun?” diye sordu. Ben de çok ciddiye almadım soruyu. Efendy06’nın hiç rahatsız edici olmayan bir sürüşü vardı. Kendini ve etrafını riske atmıyordu. Virajlar arası düzlüklerde ivmelenmeleri yapıyordu. Etrafıyla bir güvenlik balonu bırakıyordu. Arkadan gelen sürücüleri gözetmeye çalıştığımız zamanlarda sabırsızlık göstermiyordu. Genel temposu da gayet iyiydi. Tecrübeli iyi bir sürücüydü. Ama eğitimsizdi. Eğitimden anladığımız tabii yol eğitimi. Yol eğitimi almamış bir sürücü ne kadar tecrübeli olursa olsun ciddiye almadığım için efendy06’nın bu sorusunu da ciddiye almadım tabii ki.
Genel olarak sol virajlara girmeyi beceremeyenler, erken kapatanlar, yeterince solda kalamadıkları için “kenarda mıcır, toz olabilir” bahanesine sığınır olmaları gereken yerde olmazlar. Sorsan şeridin ortasında olduklarını iddia ederler ama şeridin sol kenarından karşı şeride bedenlerini taşırmış olurlar. Hatta hızları fazla gelirse tamamen karşı şeride taşarlar.
Yolun neresinden gideceğimize dair karar alırken sırasıyla güvenlik, yol tutuş ve görüşü göz önüne alıyoruz. Bu sıraya dikkat ediyoruz. Güvenlik ve yol tutuşla ilgili bir sıkıntı yoksa görüş için kenara konumlanıyoruz. Bu konumlanmayı yapmaktaki hassasiyet ise çalışılması, geliştirilmesi gereken özel bir beceri. Bilinçli pratik ile gelişebilecek kara düzen tecrübe ile edinilemeyecek bir teknik. Bunu uygularken bariyer yakınsa en kenara inmiyoruz. Orada toz varsa o tozun üzerinden geçmiyoruz, daha içeride kalıyoruz. Ama eğer toz toprak mıcır bariyer vesaire bir sıkıntı yoksa görüş için becerebildiğin kadar kenarda kalmak icap ediyor. Yolda mıcır olabilir diye hiçbir zaman kenara yanaşmamak yola dair iyi gözlem yapılamadığının bir işareti. Kötü sürüş örneği.
Tabii bu yazılanlar, kapalı virajlar için geçerli. Virajın bittiği yer artık görünüyorsa veya en baştan tamamen görünen bir virajsa görüş için kenarda konumlanmanın da bir anlamı yok. Orada yolu kısaltacak şekilde virajı içinden kesip (apeks yaparmışçasına) yola devam ediyoruz. Zaten görüşün açık olduğu yerde bir de görüş için konumlanma akıllıca değil. Sisteme uygun da değil.
Buraya kadar güzel. Güzeldi. Taa ki o sürüşte bir süre virajlı bir bölümde beni izleyen çok tecrübeli ve eğitimli bir arkadaşımın geri bildirimi gelene kadar. Özellikle sürüşle ilgili gözlemlerini istediğimde yazdı. (Bu olgun, zarif adamların bu huyunu seviyorum. Hazır olmayana istekli olmayana, sormayana kesinlikle sürüşle ilgili geri bildirim vermiyor, öneride bulunmuyorlar. Biliyorlar ki o geri bildirim kullanılmayacak, işe yaramayacak. Hatta bu tavrı benim de forum için benimsemem, özel olarak soru sormayana cevap yazmakla enerji harcamamam lazım). Arkadaşın geri bildirimi benim daha önce ciddiye almadığım efendy06’nın uyarısı ile aynı yöndeydi:
“Söyleyebileceğim, dikkatimi çeken nadiren yaptığın tek şey var. Örneğin sola viraj dönüyoruz. Sol açık viraj. 300-500 m görüş mesafemiz var. Sağa, çizgiye konumlandın. Kameram olsaydı da net görseydin tekerinden kalkan tozları, ask vizörüme çarpan mıcırları. Eğer pozisyon çalışması yapıyorsan sözüm yok. Ama değilse o kadar çizgiye inmenin anlamı yok bana göre. Hatta hafızamdaki görüntüye göre kapalı viraj olsa da karşıdan araç geliyor olsa da. Daha şerit içinden dönmen daha güvenli olur diye düşünüyorum.”
Abbaow! Adam diyor ki görüş açıkken görüş için konumlandın. Hata. Yani yolu artık kısaltman içeri dalman gerekirken dalmamışım. Bu, bilgiyi yeterince iyi toplayamamanın verdiği bir eksiklik. Kötü. Arkadaşımın dediği gibi bazen konumlanma hassasiyeti pratiği yaparken görüş açık olsa bile kenarda kalabilmenin pratiğini yaparız. Gözler tekerin bastığı yer ile limit noktası arasında gidip gelecek, destek gazı veriliyor olacak (vermezsen motor içeri dalma eğiliminde olur), çizgide dalgalanma yapmamaya çalışılacak, motor içeri dalmaya kalkarsa ters kontra ile kenar çizgisinden sapmaması sağlanacak filan. Özellikle pratiği yapılması gereken, kara düzen tecrübeyle olmayacak işler. Ama ben o gün bu şekilde görüş açık olmasına rağmen konumlanma hassasiyeti pratiği filan yapmıyordum. Görüş açıkken hala en kenarda olmam bildiğin hataydı.
İkinci hata daha önemli. Görüş için yol tutuş feda edilmez. Güvenlik ve yol tutuş konumlanma kararında her zaman görüşten önemlidir. Orada toz varsa, girmeyeceksin o noktaya. Motor dik olsa tozun içinden geçip arka tekerin toz kaldırması OMM eğitimlerinde bir sürüş kusuru olarak anlatılır ama bildiğim başka eğitmenler bunun dert olmadığını söylemişlerdi. ART bu konuda ne diyor bilmiyorum. Ben de motor dikken tozdan geçmeyi dert etmiyorum. Ama viraj dönüyorken motor toza giriyorsa o işler sakat.
Bu iki hatayı daha da dertli kılan bir başka konu var ki o daha da korkutucu. Ben bu hataları nerede yaptım hiç farkında bile değilim. Nerede, nasıl hata yaptığını bilmeyince insanın bu hatayı düzeltmesi çok zor olur haliyle.
Bu hafta sonu için ileri sürüş testinden geçmiş iki sürücü sürüş planı yaptı. Ben de bir kere daha gözlem alıp sürüşüme dair yorumlarını dinlemek için onlarla çıkacağım. Bakalım neler diyecekler?
Referanslar
(bkz:
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/150145-ankara-gunubirlikleri-7.html#post4118814)
(bkz:
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/163245-sol-virajda-konumlanma.html)
Uğur hoca’nın makalesinin linki kırılmış. Ama şurada var: (bkz:
https://drive.google.com/file/d/0B4kBviLDtH_GM2t4c3FCUFhmMFU/view?usp=drivesdk)
PS: Forumda soruya cevap yazmak yerine ayrı başlık açmak daha verimli sanki.
Şimdi kız gibi kullanan, daha doğrusu araba gibi kullanan tipler bu bahsettiğimi asla öğrenemez ve hiç bir zaman da tam performansını bilemez ve uygulayamazlar. Yonca'da düşerler yola kaka derler, gerektiğinde duramazlar, lastik şöyleydi derler bilmem ne. Bahaneleri hep vardır, olmayan ise yetenekleridir, sonra bi daha o freni de kullanmaya da korklar zaten,akılları çıkar, bildiklerini sanırlar ama hiç bir zaman bilemezler, cünkü cesur olamazlar. O yüzden sen işin doğrusunu bil, ihtiyacın olduğunda gerekeni uygula. Her doğru her şartta doğru değildir bunu unutma, çünkü ben hiç unutmadım!, Bu konuyu yılda 3-5 bin süren tiplerin yorumları ile şekillendirme asla, Copy-Paste, veya emme basma tulumbaya benzer.
23 yıllık 300 bini aşmış sürücünün notları bu şekilde.
Ben açıkçası, Levent Göçmen’in benim adımı vermeden beni aşağıladığını, "küçümser hareketler sergilediğini" düşünüyorum. Bu sürekli bir hal alınca da darlandım, sıkıldım biraz. Bunu yapan kişi moderatör olunca aynı üslupla cevap versen başın derde girecek. Konu silinecek, gerginlik olacak. Falan filan. Hatta artık sürüşle ilgili yazmak yerine sadece sürüş organizasyonu ile ilgilenmek filan daha mantıklı gelmeye başladı. Zaten ne biliyorsam yazdım gibi geliyor. Bundan sonra tekrara düşmenin gereği yok. Belki başka bir mecrada yazılabilir. Emin değilim. Sürüş organizasyonlarında görüşmek üzere.
Hadi eyvallah.
PPS: Bu başlık ve/veya yazı da silinirse şaşırmamak lazım.