Uzun zamandır forumdayım belki ileride kendimi tanıttığım yazıyı değiştiririm diye düşünerek buraya bir kopyasını alıyorum. Daha sonra okumak benim için güzel olacaktır. Yine de bana bugün gelmişim gibi hoş geldin diyen olursa, hoş bulduk.
Motosiklete 2012 yılında temel başlangıç eğitimi ile başladım. Başlangıç eğitiminden bir süre sonra GS2 eğitimine katıldım. Daha sonraları ise Yol Sanatı ekolünü takip eden farklı yerlerden hakimiyet ve yol eğitimleri aldım. ART Motoakademi bunlar arasında en fazla memnun kaldığım yer oldu. Bundan sonraki yol eğitimlerimi ART'tan almayı düşünüyorum.
İlk motorum MT-03 ile bir yıl boyunca 17500 km yol yaptıktan sonra V-Strom 650'ye geçtim. V-Strom ile beraberliğimiz iki yıl ve 41500 km sürdü. 2015 Kasım'ında V-Strom'u sattığımdan bu yana motorsuzum.
İki tane şenlikli kaza yaptım. Birinde 700 km tecrübem vardı. Henüz yol eğitimi almamışken, limit noktası takibi yapmayı bilmiyorken bir virajda düştüm. Dizim şişmiş, bileğim incinmişti. Diğerinde daha tecrübeliydim ama soğuk havada yol kenarlarının buzlanmış olacağını öngörecek kadar akıllanmamıştım. Bir kaç kaburga kırığı ile atlattım.
Virajlı dağ yollarında günübirlik sürüşler yapmaktan ve bu tür rotalar üzerinde planlanmış konaklamalı, sürüş odaklı gezilerden hoşlanıyorum. Motosiklet hayatımın ilk yılında tecrübe olsun diye işe de motosiklet ile gidip geldim. Ama sonra aletin su yakmadığını fark edince iş yerinin servisine yönelmeye başladım.
İmkan oldukça eşimin 390 Duke'ünü ödünç alıp günübirlik sürüşler yapıyorum.
Yol Sanatı ekolünden eğitmenler ve bu ekolden eğitim alıp iyi puanlara sahip olan sürücüler dışındaki kimselerin sürüş tavsiyelerini ciddiye almıyorum.