ART ve Motto sürüş okullarının RoSPA ile yollarını ayırmalarıyla ve şimdiden sonra naıl devam edeceklerine dair İnternet'te bilgi ararken bu forumun eskilerden alphawings'in bazı paylaşımlarını gördüm. Bazılarını iyice okudum, bazılarını şöyle bir gözden geçirdim. Yol Sanatı temelli eğitim yerlerine bayağı kızıyormuş.
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/85048-dogru-yanlis-hangisi-2.html#post2245515
Anladığım kadarıyla Yol Sanatı kitabında anlatılan Sistem'in esnek kullanılması ile ilgili bölümü görmezden gelmiş veya görmemişti. Sistemi algıladığı kristalize, katı, basit haliyle karşı çıkması doğal. Sistem ve üç harfli sürüş okulları hakkındaki görüşlerine karşı olsam da kendi tecrübelerini, -kendisini motosiklet üzerinde sağ tutan dolayısıyla- doğru olduğunu düşündüğü bilgileri bir sürü emek vererek paylaşmış. Karanlığa küfretmek yerine bir ışık yakmış biri. Sanırım son dönemlerde üç harfli okullarla bağlantılı insanların yazdıklarına sinirlenip gitti forumdan.
http://www.motosiklet.net/forum/alp...idon-elcikleri-nasil-tutulur.html#post2239856
http://www.motosiklet.net/forum/alp...idon-elcikleri-nasil-tutulur.html#post2247555
Kendi bloğu var.
http://alfamotosiklet.blogspot.com.tr/
Hatta ekşisözlük'te kendisiyle ilgili bir yazıya da sinirlenmiş ve kendi bloğundan da cevap yazmış.
https://eksisozluk.com/entry/55457180
http://alfamotosiklet.blogspot.com.tr/2016/09/googleda-eksi-sozlukte-hakkmda-bir-yaz.html
Bu arada forumdaki tartışmalar esnasında COQ'un yazdıklarını da gördüm. Aynı bugünkü üslup, aynı tespitler, aynı yaklaşımlar. Hani çok çok eskide değil ama bir an Gandalf gibi veya hiç yaşlanmayan değişmeyen büyülü karakterler gibi geldi.
Sonra, bana bu alfa ismi tanıdık geliyor, diye düşündüm. Kitabını okumuştum sanki.. Önce Reşat Arbaş ile karıştırdım. Meğer o değilmiş. Epostalarımı kontrol edince gördüm ki ben alfawings ile iletişime geçmişim yazdığı dokümanın PDF'ini istemişim. 185 sayfalık emek ürünü. Aradan zaman geçmiş, kimden eğitim alayım diye sormuşum. Ona da cevap vermiş.
Ama, aması var. Ben o dokümanı okuyacak kadar ciddiye almamışım. Motosiklet üzerine yüzlerce sayfa okumuşumdur. 10'a yakın kitap, onlarca makale okumuşumdur. Bazılarını iki kere okudum. Bazılarını hem Türkçe hem İngilizce'den okudum. Bazılarının geniş özetlerini yapıp forumda paylaştım. Ama alfa'nın yazdığı pdf dokümanını zaman ayırmaya değer bulmamışım. Okuyup beğenmediğimden değil. Elbette koskoca bir emeğin ürünü dolayısıyla değerli ve buna rağmen ücretsiz sağlanmış. Ama ben bile okumamışım. Sanıyorum okunacak onca kitap, onca eğitmen makalesi varken forumda kendi bildiklerini, düşündüklerini yazan birinin yazdıklarını diğerleri kadar ciddiye almamışım. Ve eğer ben bile bu dokümanı okumadıysam, merak ediyorum, baştan sonra okuyan, faydalanan kaç kişi vardır.
Bana gelelim. Alfa yıllar önce ne yaptıysa ben de aynısını yapıyorum. Eğitmen değilim. İleri sürüş testlerini geçecek kadar iyi sürmekten uzağım. Dolayısıyla benim yazacaklarımı kim, neden ciddiye alsın ki? Ben olsam ben de ciddiye almam diyeceğim ama dememe gerek yok, olmuşu var ortada. Okumamışım. Okumadığıma pişman da değilim. Çok iyi kitaplar ve makaleler okudum. Dolayısıyla, aslında benim de yazmama gerek yok. Hele hele az yukarıda demişim ki "Bildiğim her şeyi bir pdf dokumannına toplayayım. Onu yayınlayayım." Çok komik yaw. :joker: Saçmalamaya gerek yok. Bu konularda yazılmış Türkçe ve İngilizce düzgün kitaplar var. Onları okumak daha akıllıca. Carl Sagan'ın Cosmos'ta anlattığı gibi yazılmış zibilyon tane metin var. Ama maharet kısıtlı ömürde neleri okuyacağını seçmek. En iyilerini belirleyip onlara zaman ayırıp maksimum verimi almak. Ve bu yazılmış zibilyon tane metin arasında benim yazacağımın alfa'nın yazacağı kadar bile ciddiye alınması olasılığı yok bile. Ben olsam ben de ciddiye almam. Almamışım da zaten.
Hem, okuma veya video izleme pratik eğitimin yerini alabilecek bir şey değil. Başlangıç düzeyinde de bir kaç bin km sonrasında alınacak ileri sürüş eğitimlerinde de öğrenilecek şeyler sürüşü gerçekten değiştirir. Ama okunacak bir pdf dokümanı bir kenarda yıllarca durur ve hiç bir şeyi değiştirmez. Okunsa bile etkisi neredeyse sıfıra yakın olacaktır. Motosiklet yol sanatının son baskısının orjinalinde her bölümün başında diyor ki "Sürüş eğitimi ile birlikte bu bölümü okuyunca şunu şunu yapabiliyor olmanız beklenir." Gerçek bir sürüş eğitimi ile birlikte.
Dolayısıyla öyle bir güzel yazarım ki, öyle bir harika yazarım ki her sürücüye faydam olur. Onlara bu yol sanatı eğitimlerinin sürüşte neleri değiştirdiğini o kadar güzel anlatırım ki, ekipmanların ne derece önemli olduğunu, motosiklet çizmesinin de vazgeçilmez olduğunu o kadar iyi, o kadar sade, o kadar kolay anlaşılır yazarım ki, her şey mükemmel olur... Nah olur.

Olmaz la bi şey. İnsanlar ya hiç okumayacak, ya da benim yaptığım gibi sonuçta sınırlı olan okuma zamanını daha garantili eserlere aktaracaklar. Aktarmalılar da. Pratik eğitim. Online başlangıç eğitimi. Yüz yüze teorik eğitim. Eğitmenlerin yazdığı makaleler. Bunların hepsi daha verimli. Oralara yönelmek lazım.
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/174146-kitap-onerilerim.html
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/172111-ileri-surus-okumalari-2.html#post4058231
Eskilerdeki tartışmaları okurken, yürekçe'nin bir yazısına rastladım. Sürüş okullarına demiş ki, biz Maraş'tayız. Eğitim imkanımız yok. Üyelerimizle paylaşmak için ücretli de olsa bize eğitim CD'si yollayın. Cevap filan gelmemiş.
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/85048-dogru-yanlis-hangisi.html#post2245035
Ee, benim
İleri sürüş teori eğitiminin videosu neden yok? başlığında olan şeylerin aynıları yıllar önce olmuş zaten. Sonuçlar, bana alfa'nın kızdığı İtalyan da dahil bir kaç eğitmenden cevap gelmiş olması dışında aynı. Yine ücretsiz, kapsamlı ve eğitim materyali olarak kullanılabilecek bir video ortada yok. Yıllar geçiyor ve ben daha önce başka insanların yaşadıklarının aynılarını yaşıyorum. Aynılarını yapıyor aynı biçimlerde sonuçsuz kalıyorum.
Belki de çok kasmamak, eğlenmeye bakmak lazım. Ama sanki aslında olması gereken bazı şeyler eksikken insanın içi tam rahat etmiyor. Bugün bir arkadaşım motosiklete başlayacak olsa şu videoyu izle, şu kitabı oku, şu eğitimi al diyeceğim ve arkama bakmadan güvenebileceğim bir yol haritası kafamda henüz tam netleşmedi. Eğitimde nicel araştırma teknikleri, ölçme değerlendirme, istatistiksel veri analizi... Bu konularda yeni başlayacak bir akademisyen adayına veya lisans üstü öğrenciye ne önereceğimi tam olarak biliyorum. Ama motosiklet gibi aslında çok daha herkese hitap edebilecek konularda net bir yol haritası çizemiyorum. garip değil mi arkadaş bu? Böyle olmaması lazım bunun.
Aklımdaki harita şimdilik şöyle: Caner Atagün'ün online başlangıç teorisine katıl. Bulunduğun ile göre Motto, ART, Rahmi Barutçu, Caner Atagün gibi Yol Sanatı odaklı bir yer ile başlangıç eğitimi al. Eğitimi motorla neredeyse aynı tarihlerde al ki eğitim ile motor sürmeye başladığın gün arasında çok uzun süre geçmesin. Ehliyet, ekipman konusunda zaten o eğitimi aldığın yerler yardım eder veya git en ucuz kurstan al geç. 2000 km sonra bu eğitim yerlerinden veya OMM'den ileri sürüş eğitimi al. OMM'nin Türkçe'ye çevirdiği 4 kitap var onları oku.
Hazır yardırdık gidiyoruz. Ve hazır yazılı metnin gerçek pratik eğitim olmadan faydasız olacağını gördük. Bir plan daha yapayım. Aklıma mengu'nun
şu yazdığından geldi. Bir ara gerekli edevatı edineyim ben de şehir içinde ve dışında bir iki sürüş esnasında ne yapıyorum, ne düşünüyorum, nereye bakıyorum onları anlatayım. Neden anlatmak istiyorum çünkü herkesin aynı şeyi yapmadığını biliyorum. Uğur Hoca'ile eğitimde Uğur Hoca'yı izlerken dinleyince bir aydınlanma yaşadım. Bu aydınlanmayı herkes yaşasın istiyorum. Ama yine aynı duvar var önümde. Ben bir kere Uğur Hoca gibi süremiyorum. İkincisi muhtemelen onun kadar güzel anlatamayacağım. E Uğur Hoca yapsın o zaman. Yapmıyor. OMM yapsın madem. Para kazanmayı düşünmüyorlarsa bu türden video çeksinler. Çekmiyorlar. E ben yaparsam izlemeye değer bir şey çıkar mı, çok çok zayıf ihtimal. İzleyen olur mu? Serap belki izler. Ben de 3 kere izlersem. Toplam 4. :queen:
Motor alayım ben motor. Olmadı Serap'ın motorla çıkıp turlayayım. Yarın hava güzel olacak mı acaba?
Bu arada size
ilk ve
ikinci kazalarımı anlatmıştım. Oysa sıfırıncı kazamı anlatmayı unutmuşum. Ehliyet kursunun eğitim verenini seçmiştim ben. Seçmez olaydım. Daha çok para ödedim ve saçma sapan bir eğitmenden saçma sapan bir eğitim aldım. "Ön fren asla sıkılmaz. Ben bunu Honda eğitmenleriyle de tartıştım." kafasını yaşayan bir kurs hocası ile bir iki saat pazar yerinde döndüm. Sonra her şey bitti. Dönüyorum dönüyorum. Ben dönerken eleman artık gidelim, diye işaret etti. Ben de ileride nasılsa duracağım ve gideceğiz iye düşünüp, motor yatıkken çat diye gaz kolunu kapattım. Aynen yere yapıştım tabii. Eleman benim neden düştüğümü anlayamadı. Kaburgamda bir hafta süren bir sızlama oldu. Sonra geçti gitti. Bu da sıfırıncı kazamdı.
İki buçukuncu kazamla devam ettirmiş olayım. Bunun da üzerinden baya zaman geçti. Eğitimliyim, sistemliyim, 40 bin küsur km tecrübem var. Can kurtaran bakışmış şuymuş buymuş o biçim biliyorum. Uyguluyorum filan. Bana göre uyguluyorum tabii. Neyse buluştuk bir arkadaşla Kızılcahamam yönüne devam edeceğiz. Bir kaç saat sürüş yapıp döneceğiz. Ben önde VStrom'la, arkadaşım peşimde Varadero'suyla Ayaş yolu kavşağındaki Opet'ten çıktık. Ben resimdeki kırmızı çizgideki gibi gitmeyi planlıyorum. Aynaya baktım, yakın şeritlere baktım. Açtım gazı. Zaten benden hızlı ne geliyor olabilir ki?
Ama şöyle güzelce geriye doğru kafayı çevirip hakkıyla bir can kurtaran bakış yapmadım. En soldan yardırmış gelen ve sağa, Ayaş yönüne sapmayı planlayan minibüsü göremedim tabii. Bir korna sesi dibimde bitti. Kafamı çeviremiyorum ama periferal görüşümde dibimde bir minibüs var. Minibüse omzumu dayadım. Minibüs direksiyonu kırdı. Beni ezmedi. Ben de düşmedim. Ama ikimiz de gitmek istediğimiz yola girememiş olduk. Minibüse omuz attıktan sonra ben Ayaş yoluna, sağa dönmek zorunda kaldım. Minibüs ise düz yolda, Kızılcahamam yönünde durmak zorunda kaldı. Baktım minibüs duruyor. Özür dilemek için motoru park edip yanına gitsem mi filan diye düşündüm. Ama dayak yemek ihtimali canımı sıktı. Açtım gazı Ayaş yolundan Eryaman'ın içine girdim. Arkadaşım arkadan bütün olan biteni izledi. sürüşümüzü yapıp döndük. Bu da ikibuçukuncu kazamdı.
---------- Mesajlar birleştirildi - 18:08 ---------- bir önceki mesaj zamanı 21:16 ----------
Bugün bir kurye, tek şerit içinde haşırt diye u dönüşü yaptı. İki şeridi de kullanayım, genişten alayım filan hiç kasmadı. Daracık yerde zınk diye yatırdı döndü. Helal olsun dedim.