Ben 6-7 yıl önce Fransada araba kiralamıştım. Frank vardı o zaman yani belki daha eskidir. Şimdi bizde olan kasanın yanındaki ekranda pompa numarası ve detayı göebildiğin ekranlar vardı. Pompaya yaklaşıyorsun adam seni içerden görüyo, göz teması pompayı açıyo sen dolduruyorsun. Sonra içeri gidip ödüyorsun. Yani tek fark pompasının müşterinin kendisi olması. Ya alıp kaçarsa adam onu bilmiyorum, denemedim

Pardon şimdi hatırladım etrafta güvenlikçi tipli herifler vardı. Pompacıyı güvenlikçi yapmışlar yani. Hatta pompaya fiyat girmeyi bilmediğimizden küçük bi küsürat oluşturduk kasadaki abi 200 frankmıydı neydi, üşenmedi bozdu aldı o küsüratı. Bu arada kredi kartlarında imza yerine şifre giriyolardı da "ne kadar akıllıca, bizde niye yok" dmiştim.
Bu dediğim frank zmanları tabii, arkdaşların dediği gibi gelişmiştir. Avrupada temel hareket noktası işgücünü azaltmak çünkü işgücü değerli ve pahalı. Bunu söyleyince aklıma geldi konuyla ilgisi yok ama Belçikada yol kenarı bir otelde kalmıştık. Formula 1 adı, zincir otel. Tek bi çalışan vardı. Ucuz otel, ranzalı, tuvalet ve duş ortak ve otomatik temizleme sistemi vardı (Klozetin rezervauarına basmak gibi düşünmeyin baya bi yıkama sistemi). Temizlemeci maliyeti olmasın diye. Hatta saat 23 te o tek personelde evine gitti. Müşterilere bizim güneydeki otellerde olduğu gibi smart kart veriyorlar ama odaya girmek için değil sadece dış kapıyı da açmak için

Çünkü içeride sigara içmek yasak, biz tabii paso dışarı çıktık