- Katılım
- 27 Haz 2010
- Mesajlar
- 1,558
- Konu Yazar
- #1
Bu gün yine hava güzel ve sıcaktı. Bu sefer Ardeşen'e bağlı Işıklı beldesinin tepelerini gözüme kestirdim ve bastım gaza.
Karşıdaki tepeleri gözüme kestiriyorum. burası Işıklı

o tepelerden vazgeçip Siprona yaylasına gidebilirmiyim diye düşünüyorum. 28 km. bi şansımı deneyim diyorum ama ileride kar da geleceğinin farkındayım.

neyse bu yaylaya doğru sapıyorum

Çay tarlasında çalışan insanlardan bilgi alıyorum

karlar gözükmeye başladı

bu arada felaket susadım. su şeker gibi geldi.

irtifa aldıkça güzel manzaralar geliyor

karlar çoğaldı

karlar geçit vermiyor. buradan geri dönüyorum

Yine güzel manzaralar


aşağıda gözüken yer Ardeşen

aşağı inmeden şu tepeyi gözüme kestiriyorum

yolunu bile buldum. kim tutar beni

biraz çamurlu ama olsun

işte tepede zirvedeyim. bayağı manzaralı biryermiş

işte yolun sonu olan tepe.

şimdi bu asfalt yoldan devam edeceğim.

Ortaalan diye bir köye geliyorum. eski bir ev dikkatimi çekiyor ve ben de onu çekiyorum

köyden yukarı devam edeceğim

işte bir Serender daha.

yolda giderken güzel bir şelale görüyorum. şelalenin bitiminde bu görünen yapı, mısır unu değirmeni. içi nasıl mı? diğer fotoya geçiniz.

işte Mustafa amca ve mısır unu değirmeni.


bu da sistemi çalıştıran çark

bu da minik şelale

bu arada sanırım bahar mevsimi geldi.



bu da acizane ben.

irtifa aldıkça yine güzel manzaralar

yol beni zorlayacak gibi

ve öyle de oluyor. meğer ki benim gittiğim teker izleri bu kamyonetinmiş. o da yolda kalınca devam edilmiyor tabi


çekmesinden memnun kaldığım bir fotoğraf.

bu arada felaket susadım yine. bu çeşmeler yok mu. mis gibi tertemiz sular. iç iç doymuyosun.

yolda aşağı inerken sağa bir yol sapıyor ve o yola tırmanmaya çalışıyorum.
yol çift gidiş, çift geliş

tabi fazla gidemiyorum. daha ileriye gidemem herhalde
r:


güzel baharlık fotoğraflarla gezimi sonlandırıyorum.


Karşıdaki tepeleri gözüme kestiriyorum. burası Işıklı

o tepelerden vazgeçip Siprona yaylasına gidebilirmiyim diye düşünüyorum. 28 km. bi şansımı deneyim diyorum ama ileride kar da geleceğinin farkındayım.

neyse bu yaylaya doğru sapıyorum

Çay tarlasında çalışan insanlardan bilgi alıyorum

karlar gözükmeye başladı

bu arada felaket susadım. su şeker gibi geldi.

irtifa aldıkça güzel manzaralar geliyor

karlar çoğaldı

karlar geçit vermiyor. buradan geri dönüyorum

Yine güzel manzaralar


aşağıda gözüken yer Ardeşen

aşağı inmeden şu tepeyi gözüme kestiriyorum

yolunu bile buldum. kim tutar beni

biraz çamurlu ama olsun

işte tepede zirvedeyim. bayağı manzaralı biryermiş

işte yolun sonu olan tepe.

şimdi bu asfalt yoldan devam edeceğim.

Ortaalan diye bir köye geliyorum. eski bir ev dikkatimi çekiyor ve ben de onu çekiyorum

köyden yukarı devam edeceğim

işte bir Serender daha.

yolda giderken güzel bir şelale görüyorum. şelalenin bitiminde bu görünen yapı, mısır unu değirmeni. içi nasıl mı? diğer fotoya geçiniz.

işte Mustafa amca ve mısır unu değirmeni.


bu da sistemi çalıştıran çark

bu da minik şelale

bu arada sanırım bahar mevsimi geldi.



bu da acizane ben.

irtifa aldıkça yine güzel manzaralar

yol beni zorlayacak gibi

ve öyle de oluyor. meğer ki benim gittiğim teker izleri bu kamyonetinmiş. o da yolda kalınca devam edilmiyor tabi


çekmesinden memnun kaldığım bir fotoğraf.

bu arada felaket susadım yine. bu çeşmeler yok mu. mis gibi tertemiz sular. iç iç doymuyosun.

yolda aşağı inerken sağa bir yol sapıyor ve o yola tırmanmaya çalışıyorum.
yol çift gidiş, çift geliş

tabi fazla gidemiyorum. daha ileriye gidemem herhalde


güzel baharlık fotoğraflarla gezimi sonlandırıyorum.

