Yeni motorum Inazuma | Çanakkale - İstanbul yolculuğum

Katılım
27 Ağu 2022
Mesajlar
512
Motosikleti
Suzuki Inazuma
İş sebebi ile Istanbul'a taşındığımdan beri motorsuzdum. Bir süredir buna katlanıyor olsam da insan bir kere bağlanınca bu işe, motorsuz olmak gerçekten bir yük oluyormuş.

Bir süredir motor bakıyordum. Buralarda da yoktum. Alabilme imkânım tekrar oluşunca geri döndüm.

Yeni motorum inazuma'yı huzurlarınıza sunarım:


250cc, çift silindir ve AŞIRI RAHAT. Internette okuyoruz görüyoruz ama insan oturunca anlıyor rahat ne demekmiş.

Motoru Çanakkale'den pazartesi aldıktan sonra geriye bir önemli iş kalıyordu: Salı günü motoru İstanbul'a getirmek...

1,5 yıldır motor kullanmamışım, gidip huyunu suyunu bilmediğim bir motoru almışım, hava da soğuk... Pazartesi gecesi Çanakkale'de bi okulun bahçesine girip ani frenler ve düşük hızla manevra çalışmaları yaptım kendimce. Amacım motor hakimiyetimi kazanmaktı. Burada, bu motosiklet için ağır diyenlere şaşırdım çünkü çok kıvrak bir motosiklet aslında. Motor, hareket halindeyken hiç ağır hissettirmiyor.

Salı sabahı geldi çattı. Canakkale'de 4, Malkara'da 2 derecelere dusen hava koşulları ve deli dolu bir rüzgar olduğu için giyinebildigim kadar kalın giyinip, selenin üstünde tutan buzu da temizleyip yola çıktım. Önce motorun 14 litrelik karnını doyurdum. Ardından Lapseki'ye doğru yol aldım.

Çanakkale Köprüsü'nden geçip otobana girdikten sonra yaptığım alışverişin idrakına anca varabildim. Yolda giderken yola bakmak daha iyi olur diye hiç göstergelere de bakmadan, göz kararı 70-80 km/s ile fıtı fıtı gidiyorum sanıyorum. Bir baktım ibre 130 diyor. Benim Bajaj olsa 80de çığlık atar, bu hayvan gibi rüzgara karşı tapagaz 130 yapan Suzuki'de ne bir titreme var ne de bir bağırma. Hey maşallah, bu hava koşullarında ani manevra gerekebilir, elimin altında biraz yedek güç kalsın diyerek hızımı 100'e düşürdüm

Henüz kahvaltı yapmamıştım. Otobanda Kavaklı dinlenme tesislerinde bi çorba içip hem içimi ısıtırım hem de karnımı doyururum dedim ve girdim. Otoparkında yerde buz parçaları, cam kırığı gibi parladığı için temkinli bir şekilde park ettim.



Çorbamı içtikten sonra tekrar yola koyuldum ve Malkara'da otobandan çıkıp çevre yoluna girdim. Yollar ıslaktı, köprü altları gibi, güneş görmeyen yerlerde buz olur mu düşüncesi oldu. Çok şükür ki ani gazlama veya frenleme yapmama gerek olmadığı için kayma-oynama yaşamadım.

Inazuma, otobandaki rahatlığını bozuk çevre yollarında da gösterdi. Araç kalabalığından ve radarlardan 80-90 ile gittim. Inecik'te bir mola daha verip hem çay içtim hem de benzin koydum. Rüzgara karşı tapagazdan olsa gerek, 100 kmde 8 litre yakmış. Aslan besleyen yemini esirgemez afiyet olsun.



Ellerim, ayaklarım ısınınca ve çay kanıma karışınca tekrar yola koyuldum. Yolda bir sürü tır ve arkalarında tanklar, tankerler ve çeşitli askeri araçlar vardı. Suriye'ye gidiyorlarmış. Benim mont kamuflajlı oldugu için mi bilmiyorum, sordum ve söylediler. Bence milli güvenlik riski keşke söylemeselerdi. :D

Buradan sonraki yollar daha kalabalıktı. Tekirdağ'a girdikten sonra yolda hiç yalnız olmadım. Bu sayede de İstanbul trafiğinde sürüş için bana güzel bir ısınma oldu.

Oradan sonra Gümüşyaka, Silivri'de bir çay molası daha verdim. Hem benzin istasyonunun manzarası güzeldi hem de soğuktan elim ayağım hareket etmekte zorlanır olmuştu. Çay eşliğinde manzarayı izleyerek bi 15 dk mola vermiş oldum.





Oradan sonra İstanbul'a girdim ve yoğun trafikte sürüşü de test etmiş oldum. Araç kırmızı olunca herhalde kimseden bir sıkıştırma sataşma yaşamadım.
İstanbul içinde kazasız belasız Bakirkoye geldim, bir kafenin önüne park ettim ve uzun yolumu bitirmiş oldum.



Ekipmanlarım iyiydi ama eldiven ve botlarım üşüttü. Elcik koruma ile ellerimi koruyabilirim. Bot konusunda da kışlık bot almam gerekecek

Motosiklet sürmeyi çok özlemişim. Hele otobanda giderken bir kere 5 6 saniyeliğine yanımda bir yırtıcı kuş uçtu. O an hissettiğim coşkuyu anlatamam.

Yolda dinlediğim şarkılar: https://music.youtube.com/playlist?list=PLB5PN4Ow3tNq_6XkBLi5gBpQYrZk1VF8C&si=9y1SQVDzu1yL76eM
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,926
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Hayırlı olsun, güle güle, kazasız belasız kullanın. O yakıt sarfiyatında veya hesaplamasına bir yanlışlık olmasın? Ben zamanında 500cc motorla rüzgâra karşı / yokuş yukarı 135-140 falan giderken bile 6,5-7 L/100km *anlık* sarfiyattan fazlasını görememiştim... (3'lü çanta seti ve 100+ kg binici olarak üstelik!)
 
Katılım
27 Ağu 2022
Mesajlar
512
Motosikleti
Suzuki Inazuma
Vay kardeşim benim, hayırlı olsun. Mutlu anılar biriktir.
Çokk sağolasın abi. Önerin için de tesekkür ederim. Yolda çok dua ettim sana :)
Hayırlı uğurlu olsun, kazasız belasız.
Çok tesekkur ederim hocam
Tekrardan hayırlı olsun, vampir gibi makine..
Çok tesekkur ederim hocam, gercekten oyle
Hayırlı olsun, güle güle, kazasız belasız kullanın. O yakıt sarfiyatında veya hesaplamasına bir yanlışlık olmasın? Ben zamanında 500cc motorla rüzgâra karşı / yokuş yukarı 135-140 falan giderken bile 6,5-7 L/100km *anlık* sarfiyattan fazlasını görememiştim... (3'lü çanta seti ve 100+ kg binici olarak üstelik!)
Cok sagolasin hocam, tekrar hesapladım 138 kmde 7 litre yakmis. Yaklaşık 100 kmde 5 litre yapıyor. Senin söylediğin veriyle daha tutarlı.
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,926
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
...
Cok sagolasin hocam, tekrar hesapladım 138 kmde 7 litre yakmis. Yaklaşık 100 kmde 5 litre yapıyor. Senin söylediğin veriyle daha tutarlı.
Anlattığın senaryoya 5 L/100km daha uygun. O kadar olur, normal. Inazuma ağır bir motor, zorlayınca o kadar yakabilir.
 
Katılım
2 Haz 2018
Mesajlar
1,719
Hayırlı olsun, kazasız belasız kullanırsın inşallah. Sürerken üzerinde uyuya kalmamaya dikkat et bir araç için fazla rahat bu zalım.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

100 kmde 8 litre yakmış. Aslan besleyen yemini esirgemez afiyet olsun.
Aslan değil ejderha gibi tüketmiş mübarek. Bi ara servise göstermekte fayda var.
Elcik korumanın yanında elcik ısıtma da alabilirsen çok faydasını görürsün.
 
Son düzenleme:
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Hayırlı olsun. Gerçekten çok tatlı motor Inazuma, akarı kokarı yok, konforu sürüş hissiyatı güzel.
 
Katılım
14 Mar 2016
Mesajlar
1,991
Hayırlı olsun, heyecanı anlayabiliyorum.
İnazuma için 250 cc nin mercedesi derler.
8 litreyi duyunca bir ürperme gelmişti, 5 kabul edilebilir. Hani redline da gaz kolunu sabitlesen yakmaz o kadar.
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,792
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Hayırlı olsun.
Hem motor güzel hem de çok güzel yazmışsın, okurken o yeni motor heyecanını hissetmiş olduk.

Hem suzuki hem de kırmızı, daha ne olsun.
Bununla ne köfteler yenir şimdi.
 
Katılım
4 Haz 2016
Mesajlar
1,353
Motosikleti
Triumph Tiger 800XRx
İş sebebi ile Istanbul'a taşındığımdan beri motorsuzdum. Bir süredir buna katlanıyor olsam da insan bir kere bağlanınca bu işe, motorsuz olmak gerçekten bir yük oluyormuş.

Bir süredir motor bakıyordum. Buralarda da yoktum. Alabilme imkânım tekrar oluşunca geri döndüm.

Yeni motorum inazuma'yı huzurlarınıza sunarım:


250cc, çift silindir ve AŞIRI RAHAT. Internette okuyoruz görüyoruz ama insan oturunca anlıyor rahat ne demekmiş.

Motoru Çanakkale'den pazartesi aldıktan sonra geriye bir önemli iş kalıyordu: Salı günü motoru İstanbul'a getirmek...

1,5 yıldır motor kullanmamışım, gidip huyunu suyunu bilmediğim bir motoru almışım, hava da soğuk... Pazartesi gecesi Çanakkale'de bi okulun bahçesine girip ani frenler ve düşük hızla manevra çalışmaları yaptım kendimce. Amacım motor hakimiyetimi kazanmaktı. Burada, bu motosiklet için ağır diyenlere şaşırdım çünkü çok kıvrak bir motosiklet aslında. Motor, hareket halindeyken hiç ağır hissettirmiyor.

Salı sabahı geldi çattı. Canakkale'de 4, Malkara'da 2 derecelere dusen hava koşulları ve deli dolu bir rüzgar olduğu için giyinebildigim kadar kalın giyinip, selenin üstünde tutan buzu da temizleyip yola çıktım. Önce motorun 14 litrelik karnını doyurdum. Ardından Lapseki'ye doğru yol aldım.

Çanakkale Köprüsü'nden geçip otobana girdikten sonra yaptığım alışverişin idrakına anca varabildim. Yolda giderken yola bakmak daha iyi olur diye hiç göstergelere de bakmadan, göz kararı 70-80 km/s ile fıtı fıtı gidiyorum sanıyorum. Bir baktım ibre 130 diyor. Benim Bajaj olsa 80de çığlık atar, bu hayvan gibi rüzgara karşı tapagaz 130 yapan Suzuki'de ne bir titreme var ne de bir bağırma. Hey maşallah, bu hava koşullarında ani manevra gerekebilir, elimin altında biraz yedek güç kalsın diyerek hızımı 100'e düşürdüm

Henüz kahvaltı yapmamıştım. Otobanda Kavaklı dinlenme tesislerinde bi çorba içip hem içimi ısıtırım hem de karnımı doyururum dedim ve girdim. Otoparkında yerde buz parçaları, cam kırığı gibi parladığı için temkinli bir şekilde park ettim.



Çorbamı içtikten sonra tekrar yola koyuldum ve Malkara'da otobandan çıkıp çevre yoluna girdim. Yollar ıslaktı, köprü altları gibi, güneş görmeyen yerlerde buz olur mu düşüncesi oldu. Çok şükür ki ani gazlama veya frenleme yapmama gerek olmadığı için kayma-oynama yaşamadım.

Inazuma, otobandaki rahatlığını bozuk çevre yollarında da gösterdi. Araç kalabalığından ve radarlardan 80-90 ile gittim. Inecik'te bir mola daha verip hem çay içtim hem de benzin koydum. Rüzgara karşı tapagazdan olsa gerek, 100 kmde 8 litre yakmış. Aslan besleyen yemini esirgemez afiyet olsun.



Ellerim, ayaklarım ısınınca ve çay kanıma karışınca tekrar yola koyuldum. Yolda bir sürü tır ve arkalarında tanklar, tankerler ve çeşitli askeri araçlar vardı. Suriye'ye gidiyorlarmış. Benim mont kamuflajlı oldugu için mi bilmiyorum, sordum ve söylediler. Bence milli güvenlik riski keşke söylemeselerdi. :D

Buradan sonraki yollar daha kalabalıktı. Tekirdağ'a girdikten sonra yolda hiç yalnız olmadım. Bu sayede de İstanbul trafiğinde sürüş için bana güzel bir ısınma oldu.

Oradan sonra Gümüşyaka, Silivri'de bir çay molası daha verdim. Hem benzin istasyonunun manzarası güzeldi hem de soğuktan elim ayağım hareket etmekte zorlanır olmuştu. Çay eşliğinde manzarayı izleyerek bi 15 dk mola vermiş oldum.





Oradan sonra İstanbul'a girdim ve yoğun trafikte sürüşü de test etmiş oldum. Araç kırmızı olunca herhalde kimseden bir sıkıştırma sataşma yaşamadım.
İstanbul içinde kazasız belasız Bakirkoye geldim, bir kafenin önüne park ettim ve uzun yolumu bitirmiş oldum.



Ekipmanlarım iyiydi ama eldiven ve botlarım üşüttü. Elcik koruma ile ellerimi koruyabilirim. Bot konusunda da kışlık bot almam gerekecek

Motosiklet sürmeyi çok özlemişim. Hele otobanda giderken bir kere 5 6 saniyeliğine yanımda bir yırtıcı kuş uçtu. O an hissettiğim coşkuyu anlatamam.

Yolda dinlediğim şarkılar: https://music.youtube.com/playlist?list=PLB5PN4Ow3tNq_6XkBLi5gBpQYrZk1VF8C&si=9y1SQVDzu1yL76eM
Hayırlı uğurlu olsun güle güle kullanın
 
Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
Gerçekten de 250cc'lerin Mercedes'i Inazuma. 250cc'yi yeterli bulan herkesin o segmentteki GS gibi sayabiliriz.
Yıllardır 250 cc kullanan biri olarak sondaki o benzetme beni Inazumadan soğutur valla.

Konforlu motosiklet tamam ve süper.

Mercedes zaten süper.

Amma velakin Gs kısmı işi bozuyor. 🫢🫣🤭

Konforlu ama hissiz ve de ruhsuz geliyor Gs bana.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst