- Katılım
- 17 Eki 2019
- Mesajlar
- 801
- Motosikleti
- BMW 1250 GS ADV
Arkadaşım, bu saldırganlığınıza anlam vermedim. Fikirlerimiz farklı olabilir, eğitmenler arasında da temel fizik kuralları dışında, sürüş kuralları konusunda düşünce farklılığı olabilir.Hayır. Ezber motosiklet eğitmeni laflarını korna ve selektöre monte etmişsin. İleri sürüş eğitimlerinde motorlarda korna olmaz, hatta göstergeler bile kapatılır. Bu çok gereksiz detaylı dijital göstergeler de ayrı kaza sebebi. Motor eğitmenleri korna ce selektörün en gereksiz eylem olduğunu savunur. Sen 200km hızla giderken hiçbir traktör yola çıkarken senin 200km hızla geçeceğini düşünmez. Kornanı duymaz, selektörünü görmez. Görse de basmasaymış der çıkar. Hatalı sollama yapmış bir araç senle karşılaştığında araya giremezse ve duramazsa senle çarpışır. İstediğin kadar korna, selektör yap.Kornayı ve selektörü karşı tarafa işitsel ve görsel olarak ulaştığını, ulaşsa da karşı tarafın umursadığını, umursasa da hatasını düzelteceğini hatta tam tersine panikle ya da bilinçle daha büyük hata yapmayacağını düşünmek acemilikten ziyade zaten öngörü eksikliğidir. Özellikle sadece korna çalındığı için cinnet geçirip saldıran sürücüler var ve kısmen haklılar.
Önce kaçış ve fren refleksi oturmalı.
İnsanlar dalgın olabilir, yayalar yola atlayabilir, çocuklar köpekten kaçabilir, sürücüler uyuyakalabilir, kalp krizi geçirebilir, eşi doğumdadır, bir yakını fenalaşmıştır tali yoldan ana yola atlayabilir, gidişli gelişli bir yolda sollamaya çıkıp tırla karşı karşıya gelen bir araç can havliyle senin önünden araya girmek isteyebilir. Kornaya ne kadar bassan da bunları önleyemezsin. İnsan aynı anda kornaya basarken aynı anda kaçış ya da fren yapamaz.
Şehrin insanı yaşlandırma nedeni oksijen azlığı değil. Oksijen oranı aynı atmosfer basıncı ve aynı rakımda aynıdır. Sadece korna. Köye gittiğinde seni oksijen oranı değil korna sesi olmaması dinlendiriyor. Aslında yasak zaten şehiriçinde ama uygulanmıyor. Ankara'nın belli bölgelerinde uygulanıyor.
Korna sesi açık ekzost sesinden bile daha yüksek desibelli bir ses. Şehrin gürültüsü denen şey de kornadır. Korna çalınmasa şehir köy gibi olur. Psikolojik rahatsızlıklar azalır, öğrencilerin derse konsantrasyonu artar, stres azalacağından kanser vakaları azalır, trafik huzurlu hale gelir.
Sen trafiğin yargıcı da değilsin bilge adamı da değilsin. Bilgini kendine sakla kontranı ver geç ya da bas frene dur.
Kornası iptal bir motorla Kartal-Beylikdüzü gibi bir yol yap. Hatta sen gündüz farın varsa ön uzun far ampulünü de sök. Dediğimi anlayacaksın.
Trafik yargıçlığı veya bilge adam olma isteği konusundaki ithamlar hoş değil. Siz korna konusunda düşüncenizi paylaştığınızda sizi onu oraya monte etme veya bilgiçlik yapıyorsun gibi bir düşüncem olmadı. Karşı fikrimi söyleme, sizi anlama, hem fikir olduğumuz konuları istişare etme fırsatı yakaladım, bu güzel bir kazanımdı. Bilgimi kendime saklamak için de eğitim almadım. Kimine uyar kimine uymaz. Uymayan karşı fikrini söyler ya da söylemeye gerek duymaz ama konu hakkında fikrini söyleyene düşüncene uymadığı için yargıç, kendine sakla, monte ettin vb cümleler motosiklet camiasının hobidaşları olarak bizlere yakışmayan ithamlar.
Motosiklet eğitmenlerinin korna ve selektörü en gereksiz eylem olduğu konusunda hem fikirmiş gibi düşünmenize ne yol açtı bilmiyorum. Mutlaka bu şekilde düşünen eğitmenler vardır ve sizde karşılaşmış olabilirsiniz. Fakat tüm motor eğitmenlerinin şeksiz şekilsiz hem fikir olduğu (eksikleri olsa bile) Motosiklet sürüş sisteminin bir parçası olan , Bilgiyi, Al Kullan Ver bölümünü bilirler ve öğrencilerine anlatırlar.
Sürüş sırasında duruma göre panik fren, kaçış manevrası yapılır ve bizlerde anlatırız. Ama bu eylemlerle korna çok farklı olaylar. Önünüzdeki kamyondan bir buzdolabı düştüğünde, yeterli fren mesafesi de yoksa Korna basarak değil kaçış manevrası yaparak kurtulursunuz. Bunun yerine korna basılmalı mı dedim?
Evet insanlar dalgın olabilir, uyuya kalanlar olabilir, basit bir korna bu dalgınlığı önlemek için kullanılabilir. Fakat çocuk önümüze atladığında, tırla kafa kafaya gelindiğinde, korna işe yaramaz. Bu durumlarda panik freni, kaçış manevrası yerine korna basarsan işler düzelir gibi bir ifadem mi var? Ya da sürüş sırasında 3-5 sn de bir kornaya basın, milletin stresi artsın gibi bir anlam mı çıkarttınız? Her şey gerektiğinde ve gerektiği kadar yapılır.
Yunus polislerinin, kornasız, göstergesiz hatta arka fren iptal edilmiş motosikletlerle ileri sürüş eğitimleri yaptığını biliyorum, gördüm, eğitimlerine misafir olarak katıldım. Düzenli aralıklarla da hala katılırım. Kornasız, göstergesiz hatta arka frensiz çalışma, ekstrem ortamlarda görev yapacak kişiler için zor şartlara hazırlık amaçlıdır. Suçluyu kovalarken korana çalmazlar. -Stresi arttırsa da siren çalarlar-
Zaer Akçaydan, Uğur Ertekine oradan da bildiğiniz başkaca rüştünü ispat etmiş ne kadar eğitmen var ise mavi kitaba harfiyen bağlıdırlar, öğrencileriyle mavi kitap günlerinde, satır satır kitabı okurlar, sayfa sayfa ezberlerindedir. Orada yazanlar dışında fikirlerini pek ifade etmezler, çünkü bilinçli bir kullanıcı genel kabul görüşmüş bilgileri tartışmaz. Haricinde tartışma ortamına girmemek için kendi özel fikirlerini paylaşmazlar. Siz mavi kitaba da itiraz ediyorsunuz. Pek tabi bu hakkınız. Yukarıdaki gibi karşı düşüncelerinizi sıralarsınız, kimi katılır kimi katılmaz. Fakat bu bilgileri kullanan birisine yargıçlık veya bilgiçlik gibi ithamlarda bulunmayı kendinize hak görmemelisiniz. Asıl bu bilgiçlik ve yargıçlıktır. Karşı düşünceni söylersin, karşındakinin genel kabul görmüş düşüncesine de saygı gösterirsin. Normal birisinden beklenen budur.
Son olarak bilgimizi kendimize saklamak yerine paylaşalım, istişare edelim, karşı düşünceleri dinleyelim, katılalım veya katılmayalım. Ama saygı duyalım.






