Hangi motor tipi olursa olsun Türkiye'de motosiket inanılmaz pahalıdır. Diyeceksiniz ki diğer ülkelerde de pahalı. Zamanında Danimarka'ya iş nedeniyle gittiğimde cbr 125 in fiyatının Türkiye'dekinden yaklaşık 500 ytl daha fazla olduğunu gördüm. Ama bizde ucuz diye sevinemedim doğrusu. Fabrikadada forklift şoförünün 4000 eur para kazandığı ve verdiğin her kuruş verginin hizmet olduğu bir ülkede kırmızı ışıkta motoru kaça aldın diye soran adama 5000 eur dediğin zaman Allah akıl fikir versin demiyor nedense.
Orta hacimli motor meselesine gelince; Suzuki Bandit 400 ü gördüğümde tek kelimeyle aşık oldum ama Ülkemize hiç gelmediğini öğrendim. Spor motosikletlerde bu durum anlaşılabilir. genelde yüksek teknolojisi ve malzeme kalitesi kullanıldığı için 4 silindirli bu motoru bir kere yaptığınızda biraz daha fazla honladığınızda 600 cc olur. Yani maliyetleri ve satış fiyatları hemen hemen aynıdır. O yüzden 250-400 cc yerine 600 cc nin tercih edileceği aşikardır.
Ama endurolar konusunda işler inadına ters işliyor. Enduroların Türkiyedeki göz bebeği olan efsane sayılan Honda Transalp ile şiddeti vasatın altında kalan Dacia loganı bir karşılaştıralım.
Nedir bu motosikleti bir otomobille neredeyse aynı fiyat yapan? Teknoloji?
Nerede Daciadaki klima, abs, çok noktadan enjeksiyon, yol bilgisayarı, bir kamyon elektronik zamazingo, vs...
Nerede Transalpteki teknolojinin yıllardır yanından geçmediği motor, karbüratörlü yakıt sistemi, abs.. hak getire, yol bilgisayarı.. hani?,
Birisi 150.000 km yapar başımıza efsane olur, diğerine ilaç mümessili eşşek niyetine binip 250.000 km yapar kimsenin sesi çıkmaz.
Birisi bu konuda beni aydınlatabilir mi? Madem endurolar spor motoskletler gibi sosyal statü göstergesi değiller, Transalpin ve diğer enduroların (spesiyal makinaları saymazsak) neresine bu kadar para veriyoruz?