Bıyıklı kardeşim,
ilk mesajımda da belirttiğim gibi, kimsenin bu başlık altında bir tartışmaya girmesine gerek yok !
Evet, senin bu Türkçe kullanımı konusunda neredeyse "takıntılı" ifadesini kullanabileceğim bir hassasiyetin olduğunu biliyorum.
Bugüne kadar da birçok noktada yazdıklarına ben de katıldım. Ama sanıyorum, bu hassasiyet seni son zamanlarda biraz fazla gerdi artık. Alınma darılma ama nerede Türkçe olmayan bir yazı görsen patlayacak duruma geldin.
Madem olay kişiselleşti ben de isim vererek kendimi ifade edeyim. Watercolours rumuzlu arkadaş, malum şu anda toplam 2856 adet mesaja ulaşmış ve bu siteye zamanını fazlası ile harcayan bir katılımcı.
Ben de tabii ki çeşitli başlıklar altında sık sık yazılarına rastlıyorum ve inan ki, gerek dilbilgisi gerek türkçe kelime seçimi açısından ne senin ne benim yazılarımdan hiç aşağı kalır bir tarafı yok.
Bugün içinde bulunduğumuz günlük hayat ve bu forumda, türkçe her açıdan ziyadesi ile katledilirken, soruyorum sana, başka hedef kalmadımı ?
Demişsin ki :
eğer bu durumdan rahatsız değil iseniz böyle konularda bozuk düzenin savunucusu gibi gözükmek hatasına düşmeyin.
Lütfen ! kime göre hata ? Herkes kendine ait fikirleri savunur. Türkiyede bugün yanlış Türkçe kullanımından daha önemli toplumsal sorunlar varsa, onlardan belki de en önemlisi, farklı fikirlere karşı tahammülsüzlüktür.
Benim demek istediğim belli hem Türkçe savunup hemde iliklerinize kadar yabancı dil kullanamazsınız.
Yine aynı arkadaştan veya onun gibi başka örneklerden bahsediyorsak, niye savunamasın ? Kendisi yazılarını yazarken gayet güzel Türkçe kullanıyorsa...
Hem "iliklerine kadar" dediğin, rumuz ve imza. Bir defa, sadece o bölümleri dolduruken yazmış
Ben forumda dolaşan toplam ikibinsekizyüz küsur mesajına bakarım !
Üslubuma gelince ben böyle biriyim tepem attığında gayet kırıcı olabiliyorum. Yine de arkadaştan özür dilerim heyecanım için ama oda alsın şapkasını önüne bir düşünsün. Sevgiler...
Maalesef genel olarak hepimizde var bu sorun. Belki de tam o anda değil de biraz sonra yazmak iyi bir çözüm olabilir.
Hepimiz şapkalarımızı önümüze alalım. Ben senin yukarıda yazdığın yazıyı 5 defa okuyup öyle yazıyorum bunu. Belki sen de öyle yapmışsındır ama yine de benim yukarıda yazdığım yazıdaki "kişisel tercihler" ile ilgili kısımlara bir daha göz at istersen. Sen de bir önceki yazının sonlarında ne demiştin ?
Evet, aslında burada yazdıklarım ile ne adı geçen arkadaşı savunmak ( nerde kaldı ki bana düşmez ) ne de seninle tartışmak amacındayım. Bütün bunlar, kişisel fikirlerin ve bakış açılarının ortaya dökülmesi...