Millet olarak kompleksli olmamızdan ileri gelir.
Bizde iş, maddi kazanç için yapılır. Maneviyat yoktur. Ortaya birşey çıkartmanın, kendini geliştirmenin, ileri gitmenin bir anlamı yoktur. Hatta enayiliktir. Eğitim, kültür, başarı aşağılanır.
İçten yanmalı motorun mazisi 100-150 yıl olsa da aslında buharlı makineler hesaba katılınca durum içler acısı haldedir.
Ki bunu başarmakta zor değil. Güney Kore, Finlandiya, Çin gibi örneklere bakmak yeterli.
2001 yılında Vestel, Samsungdan büyüktü. Kendi yatırımı ile LCD ekran üretiyordu fabrikasında (montaj değil). Şimdi biri Galaxy diğeri Venüs. İlkokul mezunu müteahhit kafası daha karlı geldi Zorlu'ya. Kime gelmedi ki?
1970te Türkiye ile Finlandiya kafa kafaya. Finlandiya şu an İlköğretimde dünya modeli. Bizim günde 6 saatte öğretemediğimizi 2 saat ders ile öğretiyorlar.
Şu bayıldığımız Yamaha kaç yıllık firma?
Biz batan volvoyu satın alıp, yeni mezun mühendislerimizi yerinde eğitseydik bu işi bilen dünya kadar mühendisimiz olacaktı şimdi. Aynı mühendisler şu an mortgage borcu ödüyor, Avrupadaki meslektaşının 1/10 u maaşa.
Bu millet birkaç yıl sonra dünyada döviz bolluğu yaşanırken tüm parayı inşaata yatırmanın bedelini açlıkla ödeyecek. Olması gereken de bu zaten. O zaman çok matah bir millet olmadığını anlayacak zaten.
açık konuşayım ozaman sen yıllarca senelerce milletin ezanıyla milletin donuyla takkesiyle uğraşırsan araba maraba yapmaya vakit bulamazsın.
şimdi de milletin giydiğiyle yapacağı çocuk sayısıyla, etnik kökeni ile, dini mezhepi ile şaibeli sınav sonuçları ile uğraşmaktan vakit bulamıyoruz işte.