Trafik - Cezalar - Kurallar - Yasalar ile ilgili herşey

Katılım
29 Eki 2005
Mesajlar
70
sen motoru yasal yollardan satmışsın.noter, ruhsatının arkasına tarih atarak tasdik etmesini mütakiben 15 iş günü içerisinde satışın tamamlandığını, ilgili tescil kuruluşu ve vergi dairesine bildirmek zorundadır. vergi dairelerine bildirildikten sonra SATIŞ SÖZLEŞMESİ tarihi esas alınarak intikal eden vergi ve diğer yükümlülükler ile ilgili olarak 197 sayılı Motorlu taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca senin herhangi bir sorumluluğun kalmaz. alıcının sorumluluğu bir ay içinde adına tescil belgesi çıkarmaktır.kanunen senin bir sorumluluğun yok ama burası türkiye.bürokrasiye takılmak istemiyosan hemen yanlışlığı düzelttirmeni tavsiye ederim.
çünkü vergi dairelerinde vatandaşlık numaraları ve vergi numaralarının birleştirilmesine yönelik bir çalışma var.
yanlışlığı vergi dairesinden düzelttir.muhtemelen cezayı yazanların düzeltmesini isteyecekler, en iyisi sen noter satışının fotokopisini bir dilekçeyle birlikte valilik kanalıyla gönder.
 
Katılım
6 Nis 2005
Mesajlar
2,252
prifo, selam abi benimde 1 sorum olucaktı , muayenesi geçmiş ve yapılmamış motoru çevirirlerse sonuç ne olur :silent:
benim bildiğim kadarıyla direk bağlıyolarmış :pale:
 
Katılım
29 Eki 2005
Mesajlar
70
BILOOO' Alıntı:
prifo, selam abi benimde 1 sorum olucaktı , muayenesi geçmiş ve yapılmamış motoru çevirirlerse sonuç ne olur :silent:
benim bildiğim kadarıyla direk bağlıyolarmış :pale:

trafikten men ediliyor, akabinde 1 hafta içinde muayenesini yaptırmak üzere 45 ytl ceza ile izin kağıdı veriliyor. muayeneni yaptırdıktan sonra ruhsatın öbür parçasını alıyosun bilgisayar kayıtlarından düşümün yapılıyor.
 
Katılım
6 Nis 2005
Mesajlar
2,252
prifo, eyw.üstad sağolasın peki ehliyete falan herhangi bi ceza puanı işlemez dimi ?
 
Katılım
11 Kas 2005
Mesajlar
27
benim ehliyet problemim yok, sadece meraktan soruyorum. Polisler bir aracı durdurduğunda sadece ehliyet ve ruhsata bakıp gönderiyorlar.Yani var mı yok mu diyerekten. Diyelim ki B sınıfı ehliyetin var bunun yanına manuel kendin A2'yi eklesen bu anlaşılır mı? yani sadece çevirmelerde ceza yememek için bu yöntem geçerli olabilir mi?
2.Soru: Polisler çoğu motorun ehliyetsiz olduğunu biliyorlar mı? ve emniyetten toplayın emri gelince bu sizlere ve devlete rant sağlıyor mu? çünkü bu ciddi bir para girişi demek her motora ceza yazılırsa..
 
Katılım
29 Eki 2005
Mesajlar
70
BILOOO' Alıntı:
prifo, eyw.üstad sağolasın peki ehliyete falan herhangi bi ceza puanı işlemez dimi ?
yok işlemez.zaten 20/1e maddesinin ceza puanı yok.

kivanckaplan' Alıntı:
benim ehliyet problemim yok, sadece meraktan soruyorum. Polisler bir aracı durdurduğunda sadece ehliyet ve ruhsata bakıp gönderiyorlar.Yani var mı yok mu diyerekten. Diyelim ki B sınıfı ehliyetin var bunun yanına manuel kendin A2'yi eklesen bu anlaşılır mı? yani sadece çevirmelerde ceza yememek için bu yöntem geçerli olabilir mi?
2.Soru: Polisler çoğu motorun ehliyetsiz olduğunu biliyorlar mı? ve emniyetten toplayın emri gelince bu sizlere ve devlete rant sağlıyor mu? çünkü bu ciddi bir para girişi demek her motora ceza yazılırsa..


resmi evrakta sahteciliğe girer telsiz sorgusundan anlaşılır,sorgu yapılamasa bile
daha sonra ceza puanı girilirken anlaşılır.
2.cevap: devlete bir gelir oluşuyor. avrupada tek olarak sadece türkiyede trafik cezalarının bütçe gelirlerinde yeri var. yani ne kadar gelir geleceği bilinmeksizin bütçe kanununa katılıyor. diğer ülkelerde trafik cezaları yine trafikle ilgili harcamalarda kullanılıyor. ama ceza yazmak için bir gayret de fazla yok.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Katılım
11 Kas 2005
Mesajlar
27
Teşekkür ederim..Bir sorum daha olacak sizin bu kullandığınız motorlar daha sonraları nereye satılıyor. Çünkü benim bildiğim gayet düzgün kullanılıyor ve düzenli bakımları yapılıyor. Bizim alma şansımız var mı?
 
Katılım
29 Eki 2005
Mesajlar
70
motorlar da diğer kamu araçları gibi 10 yıllık kullanım süresi sonunda veya diğer nedenlerle tamir ve bakım masraflarının devlete yükü gözönüne alınarak Milli emlak müdürlüğüne teslim ediliyor. onlarda ihale usulu satış yapıyorlar. ihaleler milli emlak müdürlüklerinin ilan panosunda ilan ediliyor.
 
Katılım
22 Mar 2005
Mesajlar
21
Merhaba Prifo kardeş,

Trafik polisleri kuralları öğrenip unutur mu yoksa devamlı eğitilir mi?
Merak ediyorum çünkü dönüş şeritlerini ihlal edip bekleyen düz gitmek isteyen araçları veya 3. 4. şerit yapıp trafiği bozan kuyrukları ihlal eden sürücüleri, kırmızı ışıkta geçenleri, rastgele işaretsiz şerit değiştiren araçları hep görmezden geliyor polisler.
Ben memlekette kuralsızlığın trafikten başladığını düşünüyorum. Halk, sürücüler trafik kaidelerini bilmiyor çünkü kanunu uygulamakla görevli kişiler kanunu uygulamıyorlar. Ya biliyor da üşeniyorlar, ya da bilmiyorlar. Hangisi daha kötü o da ayrı dava.
Teşkilattan olup da teşkilat aleyhinde konuşmanı beklemiyorum tabi. Trafik polislerinin trafik bilgisini artırma görevleri o kadar önemli ki, bu konuda akacak coşacak bir mecra arıyorum.
Mesela geçiş önceliği mevzusunu kimse bilmez, çünkü kimse uygulamaz, çünkü kimseye motorcunun önüne fırladı veya tali yoldan çıktı diye ceza verilmez vs..

Selamlar...
 
Katılım
7 Eki 2005
Mesajlar
30
merhaba prifo.

benim de bi sorum olacaktı:
scooterlarla otoyola çıkılabiliyor mu? motor gücü veya hacim sınırı var mı?
çıkılamıyorsa cezası nedir?

şimdiden teşekkürler...
 
Katılım
29 Eki 2005
Mesajlar
70
theOC' Alıntı:
merhaba prifo.

benim de bi sorum olacaktı:
scooterlarla otoyola çıkılabiliyor mu? motor gücü veya hacim sınırı var mı?
çıkılamıyorsa cezası nedir?

şimdiden teşekkürler...
Erişme kontrollü karayolu (otoyol - ekspresyol) : Özellikle transit trafiğe
tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı,
yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak, İZİN VERİLEN motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrola tabi tutulduğu karayoludur.
Yani; aksine bir işaret yoksa otoyola çıkabilir.
motosiklet ve motorlubisiklet ayrı şeylerdir.
50cc nin altındakilere motorlubisiklet denir ve a1 sürücü belgesi ile de kullanılabilir.
trdisaret0219xl.gif

trdisaret0233xc.gif

işaretlere dikkat..
 
Katılım
29 Eki 2005
Mesajlar
70
guitarnoise' Alıntı:
Merhaba Prifo kardeş,

Trafik polisleri kuralları öğrenip unutur mu yoksa devamlı eğitilir mi?
Merak ediyorum çünkü dönüş şeritlerini ihlal edip bekleyen düz gitmek isteyen araçları veya 3. 4. şerit yapıp trafiği bozan kuyrukları ihlal eden sürücüleri, kırmızı ışıkta geçenleri, rastgele işaretsiz şerit değiştiren araçları hep görmezden geliyor polisler.
Ben memlekette kuralsızlığın trafikten başladığını düşünüyorum. Halk, sürücüler trafik kaidelerini bilmiyor çünkü kanunu uygulamakla görevli kişiler kanunu uygulamıyorlar. Ya biliyor da üşeniyorlar, ya da bilmiyorlar. Hangisi daha kötü o da ayrı dava.
Teşkilattan olup da teşkilat aleyhinde konuşmanı beklemiyorum tabi. Trafik polislerinin trafik bilgisini artırma görevleri o kadar önemli ki, bu konuda akacak coşacak bir mecra arıyorum.
Mesela geçiş önceliği mevzusunu kimse bilmez, çünkü kimse uygulamaz, çünkü kimseye motorcunun önüne fırladı veya tali yoldan çıktı diye ceza verilmez vs..

Selamlar...
dostum eskişehir karayolu trafik polis okulu 3 aylık bir eğitim veriyor polislere. Trafik polislerinin trafik bilgisini artırma görevleri diye birşey yok. bu görev milli eğitim bakanlığının ve sürücü kurslarının. sür.belgelerini alırken de eğitim alınıyor. kanunlar konusunda ise bilmemek mazeret değil. her kanun gibi trafik kanunlarıda resmi gazetede yayınlandığı tarihten itibaren vatandaşlara tebliğ edilmiş sayılır. polis sadece kanunu uygular. bahsettiğin kural ihlallerinin tamamının akan trafikte durdurulup ceza yazılması trafiği daha karmaşık bir hale getirir.belki plakasına yazma cihetine gidiliyordur.polis belki bir kazaya gidiyordur.bilemem.ama sadece cezayla iş yürümüyor.trafikte saygı da olacak.
 
Katılım
1 Eyl 2005
Mesajlar
318
Üşenmeden okuyunuz.

Bugün aldığım bir mailde anlatılan önemli bir hususu paylaşmak istedim; Lütfen üşenmeden okuyunuz...

Bir gün bizde de böyle bir uygulamanın başlaması hayaliyle bu yazıyı aşağıya aktarıyorum. Umarım bizde de bir gün üşenmeyip bu şekilde sürücüyü eğitecek ve kurallara uyulmasını sağlayacak sistem kurulur, bu sistemi uygulayabilecek kadar çok görevli istihdam edilir, bu konuya bol vakit ayırılır... Böylece her gün onlarcasını gördüğüm kırmızı ışıkta geçen sorumsuz saygısız vurdumduymaz araç sürücülerinin önü kesilir. Bizim sürücülerde polis korkusu, ceza korkusu yok ki...

İşte yazı:

Almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. Arabayi
ben sürüyordum.
Yolun ilerisinde bir kaza oldugunu gördüm. Ne olmus
diye bakarken, birden dört yol agzinda oldugumuzu fark ettim. Isik
kirmiziya dönmüs ve ben geçmistim. Yapacak bir sey yoktu, olan olmustu.
Duramazdim, yola devam ettim. Gece yarisindan sonraydi. Saat 2
gibiydi. Allah'tan, çevrede polis falan da yoktu.

Bu olayin üstünden bir hafta kadar geçmisti. Bir
mektup aldim; karakola çagiriyorlardi. Gittim. Beni bir odaya
aldilar.

"Bir konuda bilginize basvuracagiz. Size bir fotograf
gösterecegiz. Bu araba sizin sirkete ait. Geçen hafta, su gün, saat 02:12'de su kavsakta kirmizi isikta geçerken kameraya yakalanmis. Bakin
bakalim, direksiyondaki kisiyi taniyor musunuz?"


Fotografa baktim, "Pek taniyamadim bu kisiyi" dedim.
Bunun üzerine bir fotograf daha çikardilar. Bu benim
fotografimdi. "Bu sizin fotografiniz, bunu yabancilar
subesinden bulduk. Biz, otomobildeki kisi ile bu fotograftaki
kisinin ayni oldugunu düsünüyoruz? Ne dersiniz?"
dediler. "Cevap
vermeden önce, isterseniz avukatinizla görüsünüz"
diye de eklediler. "isterseniz size prosedürü anlatalim;
Eger bu arabayi süren ben degilim derseniz, sizi
mahkemeye verecegiz.
Mahkeme uzmanlara basvuracak. Eger resimdeki kisi oldugunuz ispat
edilirse para cezasi alacaksiniz. Bu ceza, eger arabayi sürenin siz
oldugunu kabul ederseniz vereceginiz cezanin birkaç kati olacak. Bir
de resmi makamlari oyalamaktan dolayi ayri bir cezaya maruz
kalacaksiniz."


Düsündüm...
Avukatima soracak bir sey yoktu. "Verin, bir daha bakayim
fotografa"
dedim. Sonra da "Evet, bu arabadaki kisi benim" dedim.
Memnun oldular, "Dogru seçim yaptiniz" dediler. Yüklü bir
ceza ödedim.. Ama ehliyetime el koydular. "Ne zaman alirim ehliyetimi
geri?"
diye sordugumda "Bizden haber bekleyiniz" dediler.

Aradan bir hafta geçti... Bir hastaneden davet aldim.
Beni göz klinigine çagiriyorlardi. Gittim. Siki bir göz
muayenesinden geçtim. Sonra beni bir grup doktorun karsisina çikardilar. Her
biri benim raporu eline alip, "Renk körü degilsiniz. Gözünüzün saglam
oldugunu biliyor musunuz? Ama kirmizi isikta geçmissiniz"
dediler. Artik bana
ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler. Aradan bir
hafta, on gün geçti. Yine hastaneden bir davet aldim; bu kez
psikiyatri bölümünden.
Verilen tarihte hastaneye gittim... Beni bir odaya aldilar. Odada
dört doktor vardi. ilk doktor, "Raporunuza bakiyorum, gözleriniz
saglammis. Ama trafik isiklari kirmiziya döndükten tam 58 saniye
sonra geçmissiniz. Bunun yanlis oldugunu biliyor musunuz?"
diye sordu.
Ben de "Evet, yanlis bir davranis" dedim. Ayni seyi, diger doktorlar
da aynen tekrarladi. Ben de "Evet, yanlis bir davranis" diye
ayni cevabi verdim. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye
düsündüm. Ama vermediler...

Aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. Bir mektupla
karakola davet aldim. Gittim, sanirim artik ehliyetimi geri
alacaktim. Ama düsündügüm gibi olmadi. "Sizi, trafige çikaracagiz"
dediler. Bana bir program verdiler. Bu, günde iki saatlik, dört günlük
bir programdi.

İlk gün gittim. "Arabaya binin, sehir içinde dolasacagiz" dediler.
Benimle birlikte üç kisi daha bindi arabaya. Hareket ettim.
ilk trafik isiklarinda durdum. Yanimdaki görevli "Buna, trafik
isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü
gösteren uyaridir. Anladiniz degil mi?"
dedi. Ben de tekrarladim "Evet,
kirmizi da durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren
uyaridir."
Isik yesile döndügünde kalktim. Görevli, "Yesil isikta da
kalkilir. Degil mi?"
dedi. Ben de tekrar ettim, "Evet, yesil isikta
kalkilir."
Yolda bir süre sonra kirmiziya dönen bir isiga rastladik. Bu kez
arkadaki görevlilerden birisi, "Buna, trafik isigi denir. Kirmizida durulur.
Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir. Anladiniz degil
mi?"
dedi. Ben de tekrarladim, "Evet, kirmizida durulur. Sari isik,
kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir."
diye tekrar ettim. Bu sahneyi
iki saat süresince her isikta tekrarladik. O günden sonraki üç
günde de, yine arabama üç görevli bindi. Her isikta ayni sahne
usanilmadan tekrarlandi. Ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldim.

* * *

Yukaridaki öyküyü Almanya'da yasayan bir Türk isadamindan dinledim. "Sonuç ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi;
"Ben artik kirmizida hep duruyorum."
 
Katılım
21 Eki 2005
Mesajlar
3,170
Sayın SuperDude :

Peki , uygulanan bu sistemin ne kadar saçma olduğunu gördün mü?

Gecenin yarısı , bir anlık dalgınlık nedeniyle kırmızı ışıkta geçmek ve sürücünün başından geçen ilginç olaylar...

Sürücünün , en başta sanki hırsız gibi ifadesi alınmış , yalancı muamelesi yapılmış.
Daha sonra kör muamelesi yapılarak birçok kontrol ve ardından deli muamelesi psikolog.
Sonra da aptal muamelesi ve sürekli "kırmızı ışıkta duracaksın" lafını tekrar tekrar kafasına vurarak anlatma.

Ben şahsen bunların hiçbirine tahammül etmem ve ehliyeti kırıp atarım.

Bunlar neden yapıldı : Kırmızı ışıkta geçti diye.
Bu kadar teferruatı düşünen kanunlar , insan psikolojisini hiç mi düşünmüyor.Bir anlık dalgınlık ve bu dalgınlığın sebebiyle yapılan hata. Ağır para cezasını ver , gitsin.

Benim aracımda hasta var.Yetişmesi gerekiyor.Ne olacak? veya önemli birşey oldu!O zaman da aynı muameleyi mi görecem !

Böyle birşey hiçbir zaman olmaz , zaten olamaz da.Buna ne para yeter! Ne de insan kaynağı ve zaman... :pr: MANTIK DIŞI BİR UYGULAMA

Şunu da hatırlatmadan geçmek istemiyorum ;
Ülkemizde KIRMIZI IŞIK , GEÇMEK İÇİNDİR ! zihniyeti var...
 
Katılım
1 Eyl 2005
Mesajlar
318
Sevgili viper_1, katılmıyorum malesef. Benim burada önemlii olan adamın haklı olduğu veya suçlu olduğu falan değil. Önemli olan şey kırmızı ışıkta geçen birini bir daha kesinikle kırmızı ışıkta geçmemesini sağlayacak caydırıcı bir sistemin var olduğu. Diğer bir açıdan da şuna da dikkatinizi çekmek isterim ki, herşeyi "bir anlık dalgınlık" olarak nitelendirirsek "bir anlık dalgınlık" ların hayatlara malolacağını da kabullenmiş olmaz mıyızi? Dalgınlıkla kırmızıda geçen biri ölümcül kazalara da neden olabilir. Sözkonusu adam bile "ben artık kırmızı ışıkta gaçmiyorum" diyor. Hem burada önemli olan "aracında hastası olan bir sürücünün kırmızı ışıkta geçmemesi gerektiği" değil ki. Yukarıdaki hikayenin anlattığı şey çok çok farklı ama siz çok başka bir şekilde yorumlamışsınız. Bu hikayeden çıkardığınız sonuç "arabamda hasta varsa ben de aynı muameleyi mi göreceğim" ise ne diyim yani. Peki.. Yazınızın sonunda ülkemizdeki zihniyeti hatırlatmışsınız, bu zihniyeti değiştirmek için sizce ne yapmak lazım? Sonuçta görünen o ki eğitim işe yaramıyor, peki ne yapmak lazım? Caydırıcı cezaya da karşısınız, peki nasıl önüne geçilecek bu zihniyetin?

Not: "adama yalancı muamelesi yapılmış." demişsiniz, e adam da zaten önce yalan söylemiş "resimdeki ben değilim" diye. :mrgreen: Kurallara sıkı sıkıya uymak, ehliyeti kırıp atmaktan daha iyi bir çözüm. :rendeer:
 
Katılım
18 Ara 2003
Mesajlar
925
Profi kardes oncelikle hosgeldin. Ben sana soru sormayacagim. Çünkü soru sormak pek fayda etmez. Ehliyetim var, her türlü kask korumam var ama polisler önünü dikleyip geçen adamın peşine değil benim gibi safların peşine takılıyor. Kesinlikle lafım şahsiyetine karşı değil ama çoğunluk böyle.
Bu sitede de anlattığım bir kazada (polis motosikletli polis değildi) bir polisin tuttuğu rapora 3 yaşındaki çocuk bile inanmaz (motorun kaza sonrası resmini görse).
Trafik olayı sadece sizden değil kurallardan da kaynaklanıyor. Mesela emniyet şeridini ihlal cezası trafikten men olmalı. 3-4 kuruş değil.
Ama yurtdışında süper bir uygulama yapılmış ve kesinlikle onaylıyorum.
KURALSIZ TRAFİK.
Önce ben de mümkün değil dedim. Ama sonra düşününce aklıma yattı.
Yapılan denemeler kuralsız trafikte daha az kaza olduğunu göstermiş.
Düşünsenize kırmızı ışık olmadığı için kimseye kırmızıda geçti diye kızmayacaksınız ya de şerit olmadığı için şerit ihlal ediyor diye delirmeyeceksiniz. Işığa güvenip yeşil diye geçmeyeceksiniz.
:) Böylece trafik polislerine de gerek kalmayacak rüşvetede :)
 
Katılım
12 May 2005
Mesajlar
1,511
prifo, baya süre olmuş sen geleli ama ben şimdi fark ettim. Hoşgeldin. Daha önce de düşünmüştüm. Burada habire atıp tutuyoruz, şu işi gerçekten bilen, bu işi yapan bir polis kardeşimiz bize bire bir burdan bilgi verebilecek olsa ne güzel olurdu demiştim. Bu açığı kapamış olduğun için sitemiz adına ayrıca teşekkürler. Bu kadar laftan sonra bir de soru sormadan olmaz;

Tam olarak sizin konunuz olmadığını biliyorum. Sadece bilgin var mı diye merak ettim. Egzozumu kestirerek birkaç perde susturucu çıkarttım. Aslında konunun seninle ilgili kısmı şu; trafik polisi egzozum aşırı ses çıkarttı diye ceza kesebilir sanırım, keserse ne kadar keser, genelde bu tip durumları görmezden gelmeyi mi tercih edersiniz. İkinci sorum ise, muayenede bu ses olayı yüzünden ok vermezler diye duydum. Ne kadar doğrudur, muayene istasyonları egzoz emisyon değerleri tutuyorsa, susturucu çıkmış veya çıkmamış diye ilgilenirler mi? Kardeşim bunun orjinal egzozu bu desem yalan söylediğimi nerden anlarlar ?

Cevapların için şimdiden teşekkürler. Kolay gelsin ve iyi görevler..
 
Katılım
22 Mar 2005
Mesajlar
21
Muayene güzel mevzu... Trafik muayene mevzuatı ile ilgilenmiyorlar bildiğim kadar, Prifo bilgilendirecek artık...
Ben iki ay önce muayeneye gittiğimde "motorun nerede?" dediler, işte dışarıda duruyor dedim, kafada da kask... Anaaaa! Adamlar dönüp bir bakmadılar biliyor musun motor mudur, su motoru mudur, sağlam mıdır, bozuk mudur. Adamlar motoru görmediler diyorum yahu. Bakmadılar bile. otobüsle gitseydim de birşey değişmezdi, alırdım yine vizeyi. Sinemaya bilet kesiyor.
RTL'de tesadüfen izlediğim bir programda, öyle belgesel melgesel değil, haber programı; polis motorcuları durdurup dizmiş, hepiciğinin egzos seslerini ölçtü, "niye ki?" falan diyenlere de bir güzel "EC normlarına göre falan egzosun filan desibelden fazla ses çıkartmasından mütevellid sen sen devam edin, sen aracınla devam idemeyeceen" didi. Türkiye'deki kuralı ben de Prifo'dan öğrenmek istiyorum.

Trafik kuralları saygı ile değil de dünyanın her yerinde bir kuralsızlık maliyeti ile sağlanıyor gibi geliyor bana:
Kuralsızlık Maliyeti = Algılanan Yakalanma İhtimali X Ceza
Ceza yüksek olsa da yakalanmam diyorsa sürücü, kuralsızlık devam edenzi.
Hörmetler
 
Katılım
21 Eki 2005
Mesajlar
3,170
prifo :
Biliyorsun ki , yayalar , motorları takmıyor.Sanki hiç yokmuş gibi davranıyor.Bu da bizleri zor duruma düşürüyor.
Motora siren takmayı düşünüyorum.Hiç olmazsa biraz caydırıcı olur.Ama sirenlerin hangi çeşitlerinin serbest (yasal) olduğu ve nasıl (trafikte çalmak serbest mi?) kullanıldığını bilmiyorum.Yardımcı olursan sevinirim.
(Örnek:komşunun arabasında alarma var.Alarmın sirenine anahtar takmış.Trafikte de kullanıyor)
 
Katılım
6 Kas 2005
Mesajlar
52
prifo hoş geldin bende seni yeni görenlerdenim ocakta hem motorum hem ehliyetim olucak
1.motorda cant renklerini felan değiştirsek sakıncası olurmu?
2.motorun arka koltuk altına kıvırarak takılan plakalara ceza kesermisiniz yaparsak nolur?
bende cbr 125 lik alıncam aynısını yapmayı düşünüyorum
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst