- Katılım
- 9 Tem 2006
- Mesajlar
- 544
cahillikten başka bir şey değil..
aynen katılıyorum + 1.000.000 :cat:
cahillikten başka bir şey değil..
Hatırlatıyorum arkadaşlar,
Devrim Arabaları filmini izleyenler hatırlar,bir sahne vardır.
-Sizce biz bu arabayı yaparsak ne olur?
-Hiçbir şey olmaz.
-Nasıl olmaz ? Boşuna mı çalışıyoruz ?
-Sen Ankara’daki kapatılan tayyare fabrikasını duydun mu?
-Evet
-O fabrikanın neden kapatıldığını biliyor musun ?
-Hayır
- O fabrika Atatürk’ün emriyle kuruldu.2.Dünya savaşına kadar 112 değişik uçak üretti.Sonra fabrika kendini geliştirmeye başladı tabi.Savaş sırasında da kimse bize eğitim uçağı vermediği için,185 tane eğitim uçağı yapıldı orda.
-185 tane mi?
-Evet,Onları yaptık biz.1955 yılında Hollanda’lılar bize 30 tane uçak siparişi verdi.Ama dönemin işletmeler bakanı,o siparişleri kabul ettirmedi.Hollandalılar da uçakları İngilizlere yaptırdı.Bir kaç yıl sonra da fabrikayı tamamen kapatıp,traktör fabrikasına dönüştürdüler.Gündüz’le orda yetiştik biz.Çok acı çektik.
-Ben anlayamadım. Neden kapattılar?
-Biz kimmiş,uçak yapmak kimmiş.
-Yapmışsınız işte,başarmışsınız.
-Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmaz,evlat.
Daha neleri buldu bu toplum ama hiç bir zaman destek çıkan olmadı...
İntihar ettiler denen değerli aselsan mühendislerimiz daha çok örnek varda ...
Hatırlatıyorum arkadaşlar,
Devrim Arabaları filmini izleyenler hatırlar,bir sahne vardır.
-Sizce biz bu arabayı yaparsak ne olur?
-Hiçbir şey olmaz.
-Nasıl olmaz ? Boşuna mı çalışıyoruz ?
-Sen Ankaradaki kapatılan tayyare fabrikasını duydun mu?
-Evet
-O fabrikanın neden kapatıldığını biliyor musun ?
-Hayır
- O fabrika Atatürkün emriyle kuruldu.2.Dünya savaşına kadar 112 değişik uçak üretti.Sonra fabrika kendini geliştirmeye başladı tabi.Savaş sırasında da kimse bize eğitim uçağı vermediği için,185 tane eğitim uçağı yapıldı orda.
-185 tane mi?
-Evet,Onları yaptık biz.1955 yılında Hollandalılar bize 30 tane uçak siparişi verdi.Ama dönemin işletmeler bakanı,o siparişleri kabul ettirmedi.Hollandalılar da uçakları İngilizlere yaptırdı.Bir kaç yıl sonra da fabrikayı tamamen kapatıp,traktör fabrikasına dönüştürdüler.Gündüzle orda yetiştik biz.Çok acı çektik.
-Ben anlayamadım. Neden kapattılar?
-Biz kimmiş,uçak yapmak kimmiş.
-Yapmışsınız işte,başarmışsınız.
-Türkiyede hiçbir başarı cezasız kalmaz,evlat.
Daha neleri buldu bu toplum ama hiç bir zaman destek çıkan olmadı...
İntihar ettiler denen değerli aselsan mühendislerimiz daha çok örnek varda ...
Toplumca hafızamız çooook zayıf malesef.
Bir zamanlar şöyle birşey vardı. Hatta manşetlere, ana haber bültenlerine bile konu olmuştu.
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=erke dönergeci
Hatırladınız mı ?
Maddenin atalet özelliği ha![]()
Aferin barış![]()
konuya vakıf değilim, yapar mapar da madara oluruz sonra
ölmüş dinazor çürüğünden araba çalıştırmakta pek akıllıca gelmiyo ilk duyunca![]()
bizim burda yapıldı abicim iki kardeş direk musluk suyu ile çalışan araba yaptılar
(şimdi bazı ileri zekalı arkadaşlar zaten vardı filan diyecekler bu öyle değil diğerleri için saf ağırlaştırılmış su kullanılıyor bunlar direk musluk suyu ile çalışanını yaptılar)
ankaraya patentini almaya gittiler ama ikisininde ense köküne birer kurşun ve köprü altına attılar çocukları
Zeda,
Ne demek istediğini çok iyi anlıyorum fakat emin ol bu adamın söylediklerinin saçmalık olup olmadığını anlamak için üniversitenin teknik heyetine falan gerek yok. Benim gibi mühendislik eğitimi almış herhangi biri bunu hemen anlayabilir. Bu tıpkı bazı filmlerde, dizilerde doktor hemşire rolünü oynayanların anlamsız tıbbi terimler kullanmaları ve gerçek doktorların bunlara gülmesi gibi birşey. Adamın tek yaptığı bu işlerden bihaber kişileri, alengirli ama boş terimlerle cümleler kurarak sanki çok önemli birşey bulmuş gibi yapıp uyutmak. Gördüğüm kadarıyla amacına da ulaşıyor. Bunlar hep Türkiye'de mühendislik biliminin basite indirgenmesi ve usta zihniyetinin mühendislik sanılmasından. Dediğim gibi temel fizik prensiplerinden haberi olmayan, ne dediğini bilmeyen bir adamın bir şeyler bulabilmesi, tesadüfen bulsa bile bunu tekrar edebilmesi mümkün değildir.
Şu suyla giden araç mevzusuna da çok inanmayın. Elektrolizle suyun ayrıştırılıp hidrojen ve oksijen elde edildiğini herkes biliyor ancak bunu yapabilmek için harcanan enerji, hidrojeni yaktıktan sonra elde edeceğinizle aynıdır. Bu da bir aracı tepeye kadar binbir güçlükle itip sonra oradan aşağı kaydırmakla hemen hemen aynı şeydir.
Adam cahil olsa teknik olarak anlatmaz. Yarın japon yapımına binerseniz adamlar yapıyor dersiniz anca .
Şu konu içerisinde geçen "Adam öldürme" olayına birde ben örnek eklemek istiyorum. BURASI ÖNEMLİ ÇÜNKÜ. Bir kaç sene evvel bir veya daha çok üniversitede görevli prof. ve başka araştırma görevlilerinin bulunduğu bir uçak ege civarlarında düştü. Ve "gizli" denilen en azından ne olduğu açıklanmayan "şey"(yada her neyse) üzerinde araştırmayı yürüten kişiler o kaza ile birlikte öldüler. Bir kişi hariç. Araştırmanın başındaki prof. un asistanı olan bir bayan. Ve o bayanın da 1 yada 2 hafta sonra (galiba)Uludağda kayak-ski yaparken geçirdiği kaza sonrası öldüğünü öğrendim televizyondan. Tabikide hiçbirşey olmamış gibi kimse bir soru dahi sormadı bu konu hakkında. Herhangi bir araştırma-soruşturma ise yetkililer tarafından gerek görülmedi.