- Katılım
- 20 Ara 2005
- Mesajlar
- 1,860
- Konu Yazar
- #1
29 Ekim haftası, 3 günlük bir gezi yapmak amacıyla daha önce kapuzbaşına niyetlendiğimiz arkadaşımın işi çıkınca, ben de hem babamın kabrini hemde akrabaları ziyaret etmek üzere Kemerhisar'a (Niğde-Bor) gitmeye karar verdim. Yol mesafesi Adana'dan yaklaşık 170 km ve ilk 90 km'lik kısmı Pozantıya kadar otoyoldur. Kalan yol (E5-Pazantı- Ulukışla arası, Niğde yol ayrımı) ise gidiş tarihi 27 Ekim ve dönüş tarihi olan 29 Ekimde oldukça tenha olduğu için geyet rahat, keyifli ve sıkıntısız bir yolculuk yaptım çok şükür. Ata memleketimiz olan Kemerhisar, tarihteki adıyla "Tyana", Niğdenin Bor ilçesine bağlı nufusu 10.000 civarında olan oldukça küçük bir kasabadır.
Yola çıkmadan önce (adettendir) motorumun resmi:

İlk mola Tekir yaylasında otoyol dinlenme yeri. Tekir yaylasından ve motorumdan görüntüler.





Nihayet ilk durağım olan Pozantıya varıyorum. Burada arkadaşımın bir benzin istasyonu var. Çayları oldukça güzel. Birkaç bardak çay içip, bir kaçtane de foto çekiyorum.


Benzinlik çalışanı

Bu da ben.

Yaklaşık 25 dakikalık bir moladan sonra tekrar yola çıkıyorum. İç anadoluya geçişte yaklaşık 1600 m rakımlı Çaykavak geçidinden fotolar.

Güney tarafı

Kuzey tarafı

Niğde-Kemerhisar yol ayrımı

Önce babamın kabrini ziyaret edip öğle yemeğimi yedikten sonra teyzemin bağ evine sürpriz bir ziyaret yapıyorum. Dikkat ederseniz evin ikinci katı kerpiç!




Teyzeoğlu Ali, motoruma hayran!


Daha sonra teyzeoğlu Ali ile birlikte burada yayınlamak üzere Kemerhisar'ın ilginç ve tarihi yerlerinin resimlerini çekmeye gidiyoruz. İlk önce Kemerhisara 5-6 km mesafede yerel halk tarafından "Köşk" denilen, resmi adı ise "Roma Havuzu" olan yere gidiyoruz. Havuzun kenarları mermer ve oldukça büyük bir havuz. Eski çağlarda, bu havuzdan kaynayan su Kemerhisara bugünkü adını veren su kemerleri vasıtasıyla getirilirmiş. Bu havuzun uzunluk ve genişliği sanırım olimpik ölçülerde (tam rakamları bulamadım). Kemerhisarın sitesinde bu havuza ilişkin şu kısa bilgi var:
Roma Havuzu: Tanrı Jupiter'e köşk pınar başında mermerden bir tapınak yapılmıştı; bu yerden çıkan su ona adanmıştı. Tapınağın mermer taşlarından çoğu 1965 yılında Kemerhisar açık hava müzesine kaldırılmıştı. Tapınağın su perilerini gösteren alınlık ve efriz parçalarından bir kaçı da Niğde müzesine getirilmiştir.
Rahmetlik babam anlatırdı. Çocukluk yıllarında (1930-1940'lı yıllar), bu havuz henüz daha ortaya çıkarılmadan önce yerden kaynayan suyun biriktiği oldukça geniş kuyu gibi bir yer varmış. Babam ve arkadaşları o soğuk suya dalar ve kaynağın gözünden elleriyle kum çıkartma yarışları yaparlarmış. Sanırım 1960'lı yıllarda arkeolojik kazı sırasında o suyun aslında bu havuzun içerisinden kaynadığı, havuz ortaya çıkarılınca anlaşılmış.





Suyun havuz içerisinde kaynadığı bir bölüm.

Havuzun kenar duvarları


Dönüş yolunda, kemerhisara adını veren ve yukardaki havuzun suyunu taşıyan günümüzde sağlam kalmış su kemerleri





Kemerlerin kasabanın girişinde bağlandığı yer. Son birkaç yıldır burada da kazı çalışması yapılıyor

Kazı alanından görülen motorum


Kazı alanından kemerlere bakış...




Daha sonra iki gece yatıp Adana'ya yine aynı yoldan döndüm. Ama dönüşe ilişkin foto maalesef çekmedim. Çok keyifli ve güzel bir yolculuk oldu.Selamlar.
Yola çıkmadan önce (adettendir) motorumun resmi:

İlk mola Tekir yaylasında otoyol dinlenme yeri. Tekir yaylasından ve motorumdan görüntüler.





Nihayet ilk durağım olan Pozantıya varıyorum. Burada arkadaşımın bir benzin istasyonu var. Çayları oldukça güzel. Birkaç bardak çay içip, bir kaçtane de foto çekiyorum.


Benzinlik çalışanı

Bu da ben.

Yaklaşık 25 dakikalık bir moladan sonra tekrar yola çıkıyorum. İç anadoluya geçişte yaklaşık 1600 m rakımlı Çaykavak geçidinden fotolar.

Güney tarafı

Kuzey tarafı

Niğde-Kemerhisar yol ayrımı

Önce babamın kabrini ziyaret edip öğle yemeğimi yedikten sonra teyzemin bağ evine sürpriz bir ziyaret yapıyorum. Dikkat ederseniz evin ikinci katı kerpiç!




Teyzeoğlu Ali, motoruma hayran!


Daha sonra teyzeoğlu Ali ile birlikte burada yayınlamak üzere Kemerhisar'ın ilginç ve tarihi yerlerinin resimlerini çekmeye gidiyoruz. İlk önce Kemerhisara 5-6 km mesafede yerel halk tarafından "Köşk" denilen, resmi adı ise "Roma Havuzu" olan yere gidiyoruz. Havuzun kenarları mermer ve oldukça büyük bir havuz. Eski çağlarda, bu havuzdan kaynayan su Kemerhisara bugünkü adını veren su kemerleri vasıtasıyla getirilirmiş. Bu havuzun uzunluk ve genişliği sanırım olimpik ölçülerde (tam rakamları bulamadım). Kemerhisarın sitesinde bu havuza ilişkin şu kısa bilgi var:
Roma Havuzu: Tanrı Jupiter'e köşk pınar başında mermerden bir tapınak yapılmıştı; bu yerden çıkan su ona adanmıştı. Tapınağın mermer taşlarından çoğu 1965 yılında Kemerhisar açık hava müzesine kaldırılmıştı. Tapınağın su perilerini gösteren alınlık ve efriz parçalarından bir kaçı da Niğde müzesine getirilmiştir.
Rahmetlik babam anlatırdı. Çocukluk yıllarında (1930-1940'lı yıllar), bu havuz henüz daha ortaya çıkarılmadan önce yerden kaynayan suyun biriktiği oldukça geniş kuyu gibi bir yer varmış. Babam ve arkadaşları o soğuk suya dalar ve kaynağın gözünden elleriyle kum çıkartma yarışları yaparlarmış. Sanırım 1960'lı yıllarda arkeolojik kazı sırasında o suyun aslında bu havuzun içerisinden kaynadığı, havuz ortaya çıkarılınca anlaşılmış.





Suyun havuz içerisinde kaynadığı bir bölüm.

Havuzun kenar duvarları


Dönüş yolunda, kemerhisara adını veren ve yukardaki havuzun suyunu taşıyan günümüzde sağlam kalmış su kemerleri





Kemerlerin kasabanın girişinde bağlandığı yer. Son birkaç yıldır burada da kazı çalışması yapılıyor

Kazı alanından görülen motorum


Kazı alanından kemerlere bakış...




Daha sonra iki gece yatıp Adana'ya yine aynı yoldan döndüm. Ama dönüşe ilişkin foto maalesef çekmedim. Çok keyifli ve güzel bir yolculuk oldu.Selamlar.