Emekli bir Pist pilotu olarak profesyonel ağızdan anlatayım. Hız algısı kişiden kişiye değişiyor. Midenin genişlemesi gibi birşey bu. Limitlerini ne kadar çok kullanırsan algın o kadar değişir. Anahtar kelime "aa burası böyle geçilebiliyormuş"
Ne yaptığını biliyorsan, doğru çizginin, gaz açmanın fren yapmanın tekniklerini doğru olarak biliyorsan üzerinde durulabilecek birşey bu. Kamuya açık alanda hız algısının ne kadar yüksek ya da düşük olmasını tartışmanın bir manası yok. Algıyı yükseltmeye çalışmak hayati sonuçlar doğurabilir, ama sürüşü etkiler mi? Evet? Gerekli mi? Hayır.
Otomobil ile yarıştığım dönemde eşime araç kullanmayı öğrettim, hızlı sürer mesela. Tabii ki istediğim birşey değil ama onun için standart hız trafikteki başka bir sürücünün algısından daha yüksek bir noktada. Trafik normalde o noktada 70'le seyrediyorsa ama önü boşsa 100-110'la gidiyor. Durabileceği hızda gitmeyi, limit fren yapmayı, viraja girmeyi biliyor.
İş yerinde çalışanım olan arkadaşlarla bi yere giderken sağ koltukta oturamadığımdan ben geçerim direksiyona. Ama sağımda oturan ayağıyla fren yapar istisnasız her seferinde. Halbuki takip mesafemi korurum, kimseye tampon yapmam, kimseye dalaşmam, arkadan gelen varsa kollar yol veririm, makas atmam. Sadece daha az fren yaparım. Yanımdaki 50 ile dönüyorsa ben 80 ile dönerim. Ama bilerek değil. Tabela okuyarakta değil, Nereden girilir hangi hızda giriliri bildiğimden gidiyorum. Mutlaka daha önce döndüğüm virajdır mesela o virajlar. Ya da ucu açıktır. Motosiklet gibi panoramik bir görüş olmadığı ve konum alınamadığı için motosiklette bunu oturtmak daha kolay ama otomobilde hız algım bu şekilde dönmemin bir sorun olmayacağını bana bildiriyor. Bende ona göre yapmam gerekeni yapıyorum.
A noktasından B noktasına hızlı gidip virajda kazık fren yapıp viraja girmek hız algısını değiştirmez. Böyle süren kişi sadece iki nokta arası heyecan yaşamaya çalışıyordur, ne yaptığının farkında değildir. Algısı yüksek olan hızlı ve akıcı gider. ALS sistemine sahip ralli otomobillerinde görürsünüz. Viraja yaklaşırken çok patırdıyorsa korkuyordur süren. Ayağını gazdan çekiyordur, turbo lag yapmasın diye otomobil gazlamaya hazır tutup yakıtı manifoldta yakarak patırdamasına yol açıyordur. Ne kadar az patırdarsa o kadar hızlı gidiyordur o pilot. Ama kesinlikle şunu önermiyorum: virajlara hızlı girin yatırın kaldırın algı değiştiricem diye.
Pistte yarış eğitimi verildiği zamanlarda yeni kursiyerlere bak böğğlle dönecen diye apexleri gösterirdim arada. Tabii o zaman amaç pistin açık olmasından dolayı antrenman fırsatı. Pite çektiğimizde sağ koltuğumdan birisi ben bu işi yapamam, ben böyle gidemem diye inmişti. Adam yaktı parayı, vazgeçti eğitimden. Zamanında bunları bize öğreten hocamız, olum neden yarışta gittiğin gibi gidiyorsun önce yavaş gitsene diye serzenişte bulunmuştu. Haklıydı adam. Adamın algısının oturması için önce kendisinin neler yapabildiğini görmesi lazım. Aaa bende burayı bu kadar olmasada bu kişinin döndüğüne yakın dönebiliyorum demeli.
Yine aynı hocamız belirli noktalarda zaman kaybediyorum ama nerede bilmiyorum diye söyleyince direksiyona oturup benim Clio cup'ı bi sürdü. Ben sağdaydım tabii ki bu sırada. Ulan burası böylede dönülebiliyomuş demiştim. Yeniden kalibre oldu algım. O zamanlar telemetry falan yok tabi. Anca F1'de görürdük telemetry'i.
Bir kaç paragraf daha örnek verir uzun uzun yazarım. Ama uzatmanın manası yok. Hız algısı böyle birşey. Deneyip geliştirmek için sağlam bir eğitim alman lazım. Kafana göre arttırıp azaltabileceğin bir şey değil. İşine yarayacak birşey de değil.