15 gün önce 400cc Scooter satın aldım. Şimdi keşke 550cc olan AK modelini alsaymışım diyorum. Ya da yanına 2015-16 Triumph Tiger 800 falan mı baksam diye düşünüyorum. Maymun iştahlılık kanımızda var. Ya tam olarak ne istediğimizi bilmiyoruz ya da şartlar sebebiyle mecbur kalıp kendimizi ikna etmeye çalışıyoruz. Param olsa 6 ayda bir motosiklet değiştirip hepsinin keyfini yaşamak isterdim. Mesela X-ADV, mesela bir Cruiser, mesela T-Max, mesela bir Scrambler... Sonu gelmez...
O algıyı satanların işte Youtuber soytarıları olduğunu söylemiştim. İnsanlar kendi motosikletlerini alıp kullansın anlatsın. Orada bir kader birlikteliği yaşanmış olur, araç gerektiğince tanınmış olur, sahibi kişi yeterli bilgiye sahip olur.
Onu yazdım, aslında siz ikna ettiriliyorsunuz. Neye sahipsiniz mesela, önemi yok; O mecrada tanıtılan daha "
Yeni", "
Hızlı", "
Konforlu" ve en acımasızı "
Daha çok kabul görüyor yalanı". O acımasızlığı yaratan da bir iki tane iradesiz, kendi ağız suyuna mukayet olamayan biraz da paralı arkadaş alıp havasını atıyor diye.. Halbuki bir bakışta
menüde o kadar çok seçenek var ki... Yeri geliyor fazlalıktan dolayı karar veremiyoruz, hepsinin tadı ayrı ayrı. Ancak 1'i 1000 olarak anlatıp sattıranlar bazen biz kabul etmesekte yada farkında olmasak dahi
manipüle ediyor. Yeterli olanı kabul edemeden, hatta yeterliliğin ne olduğunu bünyemizde özümseyemeden "
DAHA DAHA DAHAAAA" dedirtecek hale getiriyorlar.
Kısacası; Reklama maruz kalıyoruz, kaçamıyoruz !!. Bir de bu işi keyif için yaptığımız gerçeğiyle birleşince herhangi bir videoya resmen "
Gel beni kandır kardeşim" diyormuşcasına odaklanıyoruz.
Bir de yazıyorlar, #
Reklam tagı var ama yanına Değildir diye... Logo var mı kardeşim, var. O zaman gıkın çıkamaz. Reklamcısın, kendini kullandırıyorsun, belli ki sen farkında değilsin. Hatta reklamcı bile değil, direk reklamsın kardeşim.
Malzemenin kendisisin. Olur da eleştirdiğim kişiler gelip okursa,
günaydınlar diyorum geçmişten geleceğe...
Sahip olduklarınızı sevin ve sürün arkadaşlar. Hepimiz aynı yolu kullanıyoruz, 1600 cc'de, 125 cc'de, 650 cc'de... Bunlar birer vasıta, işlevi günün sonunda aynı. Sahip olduklarımızın değerini bilip, gezdiğimiz ve biriktirdiğimiz anılarla, hikayelerle tanınmanın hazzını yaşayalım.