Motosiklet alırken mutlaka kullanma klavuzu ve bakım karnesini isteyin.
Bu evrakları bulundurmayan şahısların motosikletleri ne kadar uygun fiyata olursa olsun almayın.
Ha alırsanız, buraya gelip, şöyle oldu-böyle oldu diye ağlamayın.
Her motosikletin kullanma klavuzu ve bakım karnesi yanında verilir.
Eğer yeni (0km) bir motosiklet alıyorsanız bu evrakları satıcıdan isteyin.
Kullanma klavuzunda motosikletin rutin bakım aralıkları yazar.
Bu bakım zamanları geldiğinde, motosiklet yetkili servise götürülüp, bakımı yaptırılır ve karneye işlenir.
İkinci el motosiklet alırken de dikkat edeceğiniz husus, klavuzda yazan bakım aralıklarının zamanında yaptırılıp yaptırılmadığını bu karneden kontrol etmektir.
Böylece kilometresiyle oynanıp oynamadığını da kolayca tespit edebilirsiniz.
(24000km bakımı yapılmış bir motosiklet 15000km satılık deniliyorsa mesela

)
Gelelim race tipi motosikletlerin satın alınma mevzusuna..
Hiç kimse doğal şartlarda motosikletini binlerce kilometre red-line kullanamaz.
Buna trafiğin doğası müsait değil.
Bu nedenle trafikte kullanılmış ve bakımları yapılmış bir motosiklet yüzde yetmiş benden geçer not alır.
Fakat motosiklet pistte kullanıldıysa iş değişir.
Piste sokulan motosikletlerin bakım mevzusu kitabında yazılandan biraz değişiktir. Bu nedenle satıcının dürüst birisi olması önemlidir.
Türkiye'de piste çıkan motosiklet sayısı hayli az olduğundan bu konuda endişelenmenize gerek yok.
Dikkat edilecek bir diğer mevzu, motosikletin üzerinde modifiye olmamasıdır.
Bir çoğunuz üzerinde modifikasyonlar yapılmış motosikletlere ağzınız sulanarak bakıyorsunuz biliyorum.
Ama kazın ayağı hiç öyle değil. Eğer bu modifikasyonlar kulaktan dolma bilgilerle parça satın alınarak yapılmışsa motoru binlerce kilometre erken öldürecek demektir.
Eğer piste çıkıp yarışmayacaksanız, motosikletinizi orjinal olarak muhafaza edin.
Kaldı ki bu motosikletler orjinal hallerinde bile yeterince korkunçlar.
(Bir çok topicde 250 km/h sürate burun kıvırıldığını okuyorum ve gülmekten karnıma ağrılar giriyor. Bu hızlara burun kıvıran arkadaşları arkama bindirip, fazla değil 180 km/h hızla on dakika dolaştırmak için sapıkça arzular duyuyorum.Bakalım bir daha o hızlara burun kıvırabilecekler mi?

)
Tabii ikinci el satın alırken de orjinal olmasına dikkat edin.
Yarış motosikletleri, diğer motosikletler gibi uzun yıllar kullanabileceğiniz motosikletlerdir.
Benim 50 küsür binde sattığım 954'üm şu an hala gıcır gıcır sahibinin emrinde. (Sanıyorum 80bin kmde)
Bu tip motosikletlerin ömrünü bitirecek şey zannedildiği gibi yüksek devirde değil, alt devirlerde sürekli kullanılmasıdır.
Yani bunlar sıkışık trafik motosikleti değiller. Sürekli dur-kalk yaparsanız, hararet göstergesinde 104 rakamını ezberlersiniz.

Soğutma sistemleri yüksek devir ve hıza göre programlı olduğundan, bir naked gibi kullanmazsınız.
Bu da motorun ömrünü etkileyen bir diğer etkendir.
Kilometre konusunda, bizim burda makul kabul ettiğimiz bir ölçü var.
Bu ölçü yıl başına 10bin kilometredir.
Yani bir motosiklet 4 yaşındaysa 40bin kilometre normal kabul edilir.
(Enduro ve turingler bu sınıflamaya girmez)
Eğer 4 yaşından fazla ve 40bin kilometreyse, o motosiklet az kilometre yapmış demektir.
Bu üst kriterdir. Alt kriter 5bin kilometredir. Yani 4 yaşında motor 20bin kilometredeyse, bu motor sıfır motorla eşdeğer saygı görür.
Benim tüm motosiklet sevdalısı arkadaşlara tavsiyem, kullanım amaçlarına uygun bir motosiklet almalarıdır.
Ve tabii kullanabilecekleri bir motosiklet....
Ama hangi tür motosikleti alıyor olursanız olun,
mutlaka kullanma klavuzu ve karnesini isteyin.
Bir motosiklet alırken,nasıl ki tekerlekleri ve motoru üzerinde olsun istiyorsanız, evrakları da aynı şekilde ısrarla isteyiniz.
Bu evraklara sahip olmayan bir motosikleti neden alasınız ki???