***********
Son yıllarda Fakirleştirilmiş Uranyum (Depleted Uranium (DU)= fakirleştirilmiş uranyum, posa uranyum) ve bunun Birleşik Devletler (US) Ordusu tarafından 1991’deki Irak savaşında ve yine şimdiki Irak savaşında kullanımı hakkında malumatım oldu. DU’dan kaynaklanan sakat doğumların fotoğrafları, katlanılan sıkıntılar ve çekilen acılarla ilgili hikâyeler beni şok etti. Bunlar bana Amerika’nın Vietnam savaşında Agent Orange’daki mağdurlarını hatırlatıyor. Bu konu şüphesiz ki bugün dünyamız üzerindeki en önemli mesele ve pek çok medya kuruluşu hala bu konuda sessiz kalıyorlar.
Fakirleştirilmiş Uranyum (DU), saf uranyumun son derece radyoaktif olan U-235 izotopuna zenginleştirilmesi sonrası arta kalan posadır. Bu posa silahlarda ve enerji üretiminde kullanılmaktadır. Her 1 ton U-235’e karşılık 7 ton DU elde edilmektedir. Tahminler değişik olabilir, ancak şu an sadece Birleşik Devletlerin elinde 5 Milyon tondan fazla DU stoku bulunmaktadır. Bunun tıbbi cihazlarda radyasyon kalkanı olarak kullanılması ve radyasyon ihtiva eden sığınakları oluşturmak için betonlara ilave edilmesi gibi alanlar dışında ticari bir kullanımı yoktur. Hâlbuki bu kullanım alanları her yıl üretilen DU’nun cüzi bir miktarına ihtiyaç duymaktadır.
DU’nun yarı ömrü 4.5 milyar yıldır, yani DU’yu güvenli ve böyle süresiz olarak saklamanın maliyetinin yanına bile yaklaşılamaz. Bu duruma bir çare bulmak için Birleşik Devletler Enerji Bakanlığı DU’yu Pentagon’a ve Birleşik Devletler Silahlı Kuvvetlerine ve zırh üreticilerine ücretsiz olarak vermekte ve DU 29 ülkeye ihraç edilen silahlarda kullanılmaktadır. Basitçe açıklamak gerekirse; DU’yu silahların yapımında kullanmak onu depolamaktan daha ucuz bir yol.
DU’nun nano-partikülleri hava, elbiselerin veya cildin üzerine inmesi, gıda veya suya karışması yollarıyla insan vücuduna girer. Bu nanopartiküller tüm koruyucu giysi ve maskelerin içine nüfuz edebilir ve bir kere vücut ile temas etmesi durumunda DNA’yı dağıtmaya ve değiştirmeye başlar. Çözünebilir olmadığı için vücuttan atılamaz. Uranyum kurşun, cıva, kadmiyum ve krom gibi zehirli kimyasal bir elementtir.
Önceden gizli tutulan ve sonra 1943’de Manhattan Projesinde açıklanan bilgiye göre, DU’nun silahlar üzerindeki özelliği 60 yıldır bilinmekte ve üzerinde strateji yapılmakta idi. Amerika Birleşik Devletlerin DU’nun savaş alanındaki etkilerini ve kendi askerlerine olan tehlikelerini 60 yıldır bildiği aşikârdır.
Neden DU bir silah olarak bu kadar işe yarıyor?
DU çok serttir, metaller arasında en sert ve yoğun olanıdır. Bundan dolayı tanklardan, gemilerden, uçaklardan ve sniperlardan ateşlenen zırh delici top ve mermilerde ve ayrıca 2003’de Bağdat’a yapılan saldırıda kullanılan ünlü sığınak delici bombalarda kullanılmaktadır. Aynı zamanda gemilerden ateşlenen Tomahawk Cruise füzelerinde de bulunmaktadır. Çok sert olmasından dolayı ayrıca tankların ve zırhlı arabaların zırhlarının kaplamasında yaygın olarak kullanılmaktadır
Çeşitli savaşlarda kullanılan DU’nun miktarı hakkında konuşmak Hiroşima’yı yerle bir eden bombada kullanılan uranyum miktarının 13 kg civarında olduğunu anlamamıza değer, ki bu yaklaşık 2 litrelik bir süt kabı kadardır. Japon profesör Dr. K. Yagasaki, savaş alanında kullanılan 1 ton DU’nun 100 Hiroşima bombasının atmosfere bıraktığı radyasyona eş değer radyasyon oluşturduğunu atomik açıdan hesap etmiştir. Nitekim uzmanların aktarmasına göre son 3 yıl içinde Irak’a atılan ve böylece Irak ve müteakiben tüm dünya atmosferine yayılan 2000 ton DU, 200.000 Hiroşima bombasına eşdeğer gelmektedir. 1991’den bu yana Birleşik Devletlerin kullanmış olduğu DU yaklaşık 4600 tondur (1000’i Körfez Savaşı, 800’ü Kosova, 800’ü Afganistan ve ilaveten 2000 ton mevcut Irak savaşında kullanılmıştır.) Bu miktar yaklaşık 460.000 Hiroşima bombasına tekabül etmektedir, yani dünya çapında önceden yapılan tüm nükleer testlerde açığa çıkarak atmosfere yayılan radyasyonun 10 katıdır.
Körfez Savaşı Sendromu
Geçen 18 aydan sonra Birleşik Devletler Emekli İşleri Bakanlığında bir skandal patlak verdi, DU çok daha fazla saygıdeğer bilim adamı tarafından Körfez Savaşı Sendromu için suçlu bulundu (Aynı zamanda Balkan Savaşı sendromu için de)
Irak’da 1991’de görev almış olan 580.000 Birleşik Devletler askerinden 518.739’u, 2004 ortalarında tıbbi engelli olarak emekliye sevkedildiler.(Radyasyon ve halk sağlığı konusunda uzman bilim kadını) Leuren Moret’e göre Mississippi’deki araştırma grubu arasında Körfez savaşından önce normal bebek sahibi olmuş olan 251 askerlik bir grubun % 67’sinin savaş sonrası olan bebekleri çok ciddi özür ve sakatlıklarla doğmuşlardır. Bebekler eksik ayak, kol, organ veya gözlerle veya bağışıklık sistemi ve kan hastalıkları ile doğdular. Şimdiki bazı emekli asker ailelerinin normal veya sağlıklı olan aile bireyleri sadece savaş öncesi doğmuş olan çocuklardan oluşmakta. Moret, “Fakirleştirilmiş Uranyumlu silahların kullanımı bir insanlık suçudur, tüm türlere karşı işlenmiş bir suçtur ve gezegenimize açılmış bir savaştır” diyor. “Fakirleştirilmiş Uranyumlu silahların satışı ve kullanımı konusunda uluslararası kalıcı bir moratoryumun istenmesi bir zorunluluktur."
Çoğu DU metali, metal buharı haline gelir, böylece ilk tahribat gerçekleştiğinde o artık gerçek bir radyoaktif gaz silahıdır. DU silahları nükleer silahlardır. Bunda hiç şüphe yok.
Bu sahsim için cok dikkat cekici konuyu sizlerle paylaşmak istedim.Saygilarımla.
kaynak: Alok O'Brien
Byronchild Dergisi / Mart 2006
Avustralya
***********
Nükleer silahı kimler kullanıyormuş buyrun okuyup öğrenin.
Nükleer santral bir silah değildir.