- Katılım
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,546
- Motosikleti
- Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
- Konu Yazar
- #1
Hamok kamplarına devam ediyor...
2016 Ağustos için düşündüğümüz yer, serinlik arayışı kamp yeri arayışıyla denkleşince Aladağlar oldu. Kamp yaptığımız mekan 1500 mt. rakıma sahip, Aladağlar'ın zirvelerinden Demirkazık manzaralıydı.
Bu kampa motosikletimle gidemedim. Sebep tabii ki aile. Hepbirlikte kamp yapmaya karar vermiştik. Aynen bizim Karacadı'yı yükledik bi güzel.

Lakin herşey istediğin gibi gidemeyebiliyor. Kızım Emel arabaya binmek üzereyken fenalaşınca hastanenin yolunu tuttuk.

Planladığımız hareket saatinden 3,5 saat sonra yollardaydık. Toroslar'ın eşsiz manzarası eşliğinde Pozantı istikametine sürdük.


Otoyoldan çıkıp Çamardı yoluna girdik.


Yükseldikçe ağaçların azaldığını farkettik.

Çamardı'ndayız. Güzel sürpriz. İki kızımız Nesli ve Fulya'yı molada yakaladık.




Ve birlikte yol yapmayı kararlaştırdığımız Güntekin'leri de.

Hepbirlikte kamp alanına sürdük.


Kamp alanı şenlenmeye başlamış bile. İstanbul'dan sevgili Berk ve

Arkadaşı Elif kamp alanında karşılıyorlar bizi.

Kurulu çadır da var. Bu çadır Mustafa Ulutaş ve arkadaşı Esra'ya ait.

Zaten buradalarmış.

Şirin şımarık...

Tesisin resepsiyonu.


Evet, çadırlarımızı kuralım.

Derken, erken gelen arkadaşımız Mersin'den Aykut Alkan yanımızda bitiveriyor. (Ailesi ile gelmiş)

Meyve ağaçları eşliğinde Demirkazık Zirvesi.

Minik Nisan'ın keyifi yerinde.

Gölgede dinlenme saati.

Meyvelerin hatrını sorma saati.

Muhteşem görünüyor.







Aladağlar ala rengine bürünmeye başladı.

Bizim otağ tamam.

Meyveler hamil.



Daha da kızardı.

Ve akşam yemeği.

Mehtap varken de bir başka güzel.

Oldukça soğuk olmasına rağmen ortam sıcacık.

13-15 kadr mevcudumuz var. Bugün kampın ilk günü. Keyifliydik oldukça.

Cuma Sabah...
Çadır komşum Mustafa.

Sabah kahvemizi içelim.







Ve sürpriz. Rusya'dan geldiğini bilmediğim sevgili Yunus kampımıza iştirak ediyor.

Özer'le birlikte gelmişler.

Bu arada gani gani kahvaltılıkların yanında nefis pastalar da var masalarda. (Kampa hanımla gelmenin avantajları)

Ve büyük buluşma. M.T'den iyi tanışan ama hiç yüzyüze gelmemiş iki arkadaş, Berk ve Yunus Hamok kampında biraraya gelip yüzyüze tanıştılar.



Teşekkürler Fulya.



İskenderun'dan Ercüment Hoca.

Oğluyla birlikte Xmax'a atlayıp gelmişler kampımıza.


Gölgelik lazım.





İstanbul'dan Şener ve ailesi kampımıza intikal ettiler.


Ali Mete genç adam olmuş maşallah.

-Yardım lazım mı hocam ?

Kuralım evet.

Dedim, Ali Mete koca adam olmuş. Yakında bu işleri babaya bırakmayacak.


Alanya'dan Ersin,

Fatih,

Ve Zafer geldiler.

Özlemişiz...

20 yıl sonra bu fotograf ne değerli olur ama...(Benim arşivde orijinalini bulabilirsiniz)

Toparlandık. Alabalık çiftliğine gidiyoruz.

Tam giderken Adana'dan Murat ve kızı geliyor.

Ve İstanbul'dan Çetin ile,

Rıza Kaptan tam zamanında yetişiyorlar.

Ayaküstü kısa bir hoşbeşten sonra...


Çiftliğe gidiyoruz. Orada da güzel sürprizler var. Sevgili İpekçi'ler, Ali, Serdar ve Merih, kamp yerine intikalden önce burada durup soluklanmayı düşünmüşler.



Bize hazırlanan masaya geçiyoruz.



Hatıra...

Testiyle su doldurmanın orijinali.



Su buzzz...İki dakikadan fazla kalamadım içinde.




800 km. enerjiyi atmaya yetmemiş.

Aman diyim Kaptan'ım...



Ve balıklarımız geldi.

Tam bu esnada Balıkesir'den Devrim ailesiyle ve İzmir'den Ateş bizden habersiz tesise geldiler. Bu daha da güzel oldu.




HAsret gideriyoruz önce.


Yemek sonrası Dokuzgöz Alabalık Tesisi'nden çay ikramı.

Kamp alanına dönüyoruz.


Kamp alanının otoparkı motosikletlerimize dar geldi.

Güzel bir sürpriz daha... Antalya'dan sevgili Adil sessiz sedasız kampımıza geldi. Bu güzel sürprize sevindik elbette.

2016 Ağustos için düşündüğümüz yer, serinlik arayışı kamp yeri arayışıyla denkleşince Aladağlar oldu. Kamp yaptığımız mekan 1500 mt. rakıma sahip, Aladağlar'ın zirvelerinden Demirkazık manzaralıydı.
Bu kampa motosikletimle gidemedim. Sebep tabii ki aile. Hepbirlikte kamp yapmaya karar vermiştik. Aynen bizim Karacadı'yı yükledik bi güzel.

Lakin herşey istediğin gibi gidemeyebiliyor. Kızım Emel arabaya binmek üzereyken fenalaşınca hastanenin yolunu tuttuk.

Planladığımız hareket saatinden 3,5 saat sonra yollardaydık. Toroslar'ın eşsiz manzarası eşliğinde Pozantı istikametine sürdük.


Otoyoldan çıkıp Çamardı yoluna girdik.


Yükseldikçe ağaçların azaldığını farkettik.

Çamardı'ndayız. Güzel sürpriz. İki kızımız Nesli ve Fulya'yı molada yakaladık.




Ve birlikte yol yapmayı kararlaştırdığımız Güntekin'leri de.

Hepbirlikte kamp alanına sürdük.


Kamp alanı şenlenmeye başlamış bile. İstanbul'dan sevgili Berk ve

Arkadaşı Elif kamp alanında karşılıyorlar bizi.

Kurulu çadır da var. Bu çadır Mustafa Ulutaş ve arkadaşı Esra'ya ait.

Zaten buradalarmış.

Şirin şımarık...

Tesisin resepsiyonu.


Evet, çadırlarımızı kuralım.

Derken, erken gelen arkadaşımız Mersin'den Aykut Alkan yanımızda bitiveriyor. (Ailesi ile gelmiş)

Meyve ağaçları eşliğinde Demirkazık Zirvesi.

Minik Nisan'ın keyifi yerinde.

Gölgede dinlenme saati.

Meyvelerin hatrını sorma saati.

Muhteşem görünüyor.







Aladağlar ala rengine bürünmeye başladı.

Bizim otağ tamam.

Meyveler hamil.



Daha da kızardı.

Ve akşam yemeği.

Mehtap varken de bir başka güzel.

Oldukça soğuk olmasına rağmen ortam sıcacık.

13-15 kadr mevcudumuz var. Bugün kampın ilk günü. Keyifliydik oldukça.

Cuma Sabah...
Çadır komşum Mustafa.

Sabah kahvemizi içelim.







Ve sürpriz. Rusya'dan geldiğini bilmediğim sevgili Yunus kampımıza iştirak ediyor.

Özer'le birlikte gelmişler.

Bu arada gani gani kahvaltılıkların yanında nefis pastalar da var masalarda. (Kampa hanımla gelmenin avantajları)

Ve büyük buluşma. M.T'den iyi tanışan ama hiç yüzyüze gelmemiş iki arkadaş, Berk ve Yunus Hamok kampında biraraya gelip yüzyüze tanıştılar.



Teşekkürler Fulya.



İskenderun'dan Ercüment Hoca.

Oğluyla birlikte Xmax'a atlayıp gelmişler kampımıza.


Gölgelik lazım.





İstanbul'dan Şener ve ailesi kampımıza intikal ettiler.


Ali Mete genç adam olmuş maşallah.

-Yardım lazım mı hocam ?

Kuralım evet.

Dedim, Ali Mete koca adam olmuş. Yakında bu işleri babaya bırakmayacak.


Alanya'dan Ersin,

Fatih,

Ve Zafer geldiler.

Özlemişiz...

20 yıl sonra bu fotograf ne değerli olur ama...(Benim arşivde orijinalini bulabilirsiniz)

Toparlandık. Alabalık çiftliğine gidiyoruz.

Tam giderken Adana'dan Murat ve kızı geliyor.

Ve İstanbul'dan Çetin ile,

Rıza Kaptan tam zamanında yetişiyorlar.

Ayaküstü kısa bir hoşbeşten sonra...


Çiftliğe gidiyoruz. Orada da güzel sürprizler var. Sevgili İpekçi'ler, Ali, Serdar ve Merih, kamp yerine intikalden önce burada durup soluklanmayı düşünmüşler.



Bize hazırlanan masaya geçiyoruz.



Hatıra...

Testiyle su doldurmanın orijinali.



Su buzzz...İki dakikadan fazla kalamadım içinde.




800 km. enerjiyi atmaya yetmemiş.

Aman diyim Kaptan'ım...



Ve balıklarımız geldi.

Tam bu esnada Balıkesir'den Devrim ailesiyle ve İzmir'den Ateş bizden habersiz tesise geldiler. Bu daha da güzel oldu.




HAsret gideriyoruz önce.


Yemek sonrası Dokuzgöz Alabalık Tesisi'nden çay ikramı.

Kamp alanına dönüyoruz.


Kamp alanının otoparkı motosikletlerimize dar geldi.

Güzel bir sürpriz daha... Antalya'dan sevgili Adil sessiz sedasız kampımıza geldi. Bu güzel sürprize sevindik elbette.


















































































































































































































































































































































