- Katılım
- 12 Mar 2008
- Mesajlar
- 56
Adıyamandan bir abimiz uçağa atladı fuara gitti. Gidebilmeyi çok isterdim fuara.. En çok Yamaha fuar'ını gezmek isterdim YZF R125 i görmek için :salut:
Böyle kızları görüp de "inin motordan" diyorsan bence sorun sende :mrgreen: :cherry:
biz gençliğimizde böyle miydik hey gidi :queen:
dikkat edersen orda manken var sadece motor yok.. mankensız motora lafımız yok... gercek motorcu önce motora sonra mankene bakar yalan mı :bounce:
gercek motorcu olmayanlarda oraya bayanları gormeye gıdıyor.. yalansa yalan densın.. bak orda bıton motordan anlamayan adam var.. heleki hafta sonu bak kaç asker olacak orda.. :cat:
biraz gerçekçi.. ben izmirliyim izmir çocuğuyum motor ustundekı mankenler vız gelır vız gider :bounce: :cat:
evet hani resimler nerde??? dahala şu 250lik ninjayı tam inceleyen yokmu :silent:
Hatta hoş karşılamayanlar bile ikiye bölünüp, kimisi modelleri "et" yerine bile koymuş.
Güzel açıklamışsın zaten tek amaç cinselliği harekete geçirip o malı satmak.Eğer o hanım alt cinselliğinizdeki erkeği harekete geçirip size o motoru aldırıyorsa zararsızdır ve satış için faydalıdır.
Dini, etnik ya da evrensel ahlak yasalarını bir kenara bırakarak salt kapitalizminYok hemen aklınıza başka şeyler geliyorsa önce kendi ahlak yapınızı sorgulamalısınız...
:Arkadaşlar neden sekreterler bayan neden satış temsilcileri hep bayan seçiliyor madem bu tip şeylere tepkilisiniz ozaman işinize gelen yerde konuşmayın her alanda sesinizi çıkartın
açıkçası benim için bir mankenin o motorun üzerinde durmasının hiçbir sakıncası yok ben görmek istediğim şeyleri görmeye gidiyorum fazlası beni ilgilendirmiyor ama ağır eleştiride bulunan arkadaşlar gerçekten ayıp etmiş oradaki mankenler birer çalışan ve insan lütfen biraz daha saygılı olalım...
Aşağıda yazacağım yazı gayet yersiz olabilir fakat bana yanlış gelen bir düşünce dikkatimi çektiği için yazacağım. Umarım yanlış anlaşılmalara mahal vermem.
Öncelikle bazı arkadaşlarımız, manken konulması konusunda ikiye bölünmüş. Birisi hoş bakarken (hoş bakanlar bile ikiye bölünmüş o ayrı), kimisi hoş karşılamadığını beyan etmiş. Hatta hoş karşılamayanlar bile ikiye bölünüp, kimisi modelleri "et" yerine bile koymuş. Evet kıyafetler açık saçık olabilir fakat, bu oradaki modellerin "et" olarak kullanıldığı anlamına gelmez... Öncelikle bu ciddi yanlıştan dönelim ve şöyle diyelim bir şeye nasıl bakmak isterseniz öyle görürüsünüz...
Konuya girelim, motosikletkler inasanlar için üretilmekte ve motosiklet denen aleti insanlar kullanmaktadır, aynı elbiseler gibi. Nasıl elbise tanıtımlarında canlı model kullanılıyorsa ve canlı model kullanılması işin tanıtıcılık rolüne pozitif bir etki katıyorsa bu işte de kullanılmalıdır.
Şimdi aranızdan "e çoğu kullanıcı erkek neden oraya yakışıklı erkek modeller koyulmuyor" diyecek olalanlar çıkabilir. Öncelikle şunu söylemek istiyorum oraya yakışıklı erkek koysalardı inanın bizden çok hanım kullanıcı giderdi, fakat hedef kitle erkek bu işte bir terslik olmaz mıydı? Şimdi elbise hadisesinde bayan elbisesini bayan, erkek elbisesini erkek model giyerken motosiklet fuarında tam tersi gibi bir anlayış çıkabilir. Bunun sebebi motosikletlerin uniseks olmasındandır yani kadını erkeği yoktur. Üzerine de erkek koyup adamları kaçırmanın mantığıda. Bu iş tamamen araştırılmış ve fuarcılık tüm dünya da bu şekilde uygulanmaya başlanmıştır. Tersini istemek birçok pazarlama startejisini alt üst etmekle eş değerdir.
Pazarlama işi karışık stratejilerin, sosyolojinin, psikoljinin kullanıldığı bir olgudur. Derinlemesine girersek işin içinden çıkamayız. Pazarlama ve reklam, biraz da gösteri ilgi çekme işidir, bunu yapanlarda namussuz değildir size sadece kapkara bir sayfada beyaz noktayı göstermektedirler aslında ve bunun bir çok yolu vardır. Onları, bu beyaz noktanın, elipsliği, yuvarlaklığı, kareliği değil beyaz oluşu (kontrastı) ve dikkatinizi çekişi ilgilendirir ve aynı şekilde güzele herkes bakar hatta bayanlar bile.
Ama görüyorum ki çoğu arkadaşımız beyazlığından çok olayın şekliyle ilgilenip bakış açısını yansıtmış, nasıl baktığını söylemiş. Hemcinslerinin aşağılandığını düşünen hanım arkadaşlarımıza hak veriyorum ama asıl aşağılamayı orada mini etekle durmaları değil, elipse takılan ardaşların yaptığını düşünüyorum.
Yukarıda genelde hep evrensel konuştum şimdi alanı daraltıp gelelim Türkiye Cumhuriyeti için durumlara. Evet bizim oturmuş bir ahlak yapımız, namus anlayışımız var. Bazı arkadaşlarımıza o işini yapan kızlar, hafif kız gibi gelebilir, çünkü orasını burasını açmıştır, duruma, kişiye göre seksi pozlar vermektedir, hatta onlara asıldığımızda hemen birşeyler olabileceğini, aralarında karşı koyulmaz vıcık vıcık bir aşk başlayacağını düşünenlerimiz de olabilir. Bu düşüncelerin farklı varyasyonlarına sahip olanlarımızda.
İşte asıl aşağılama, ahlak olarak sandığımız bu düşünce yapısının tetiklemesi sonucu başlar, işte o zaman "et" olmayan bir şeyi "et" gibi görme işi başlar. Fakat asıl Türk ahlak'ı bu değildir, namusu bu değildir. Herşeyi kapatıp, herhangi bir yerini açanı böyle görmek değildir, bu anlayış nasıl bu hale geldi inanın ben de bilmiyorum, asıl Türk ahlakı insanları yaptığı işin aslında ne mantığa hizmet ettiğini anlayıp o insanın orada sizin için bulunduğunu unutmamaktır. Hem oraya o kızları koyan adamlar için, hem o kızları orada gören (bakan) adamlar için. Bu böyle anlaşıldığı takdirde Türk'de olsa Avrupalı'da o zaman bu tartışmalar hiç yaşanmazdı. Yanlış anlaşılmasın Avrupalı olalım demiyorum biz Türk olarak zaten güzeliz fakat Türk Ahlak ve Namus anlayışını unutmamak kaydıyla. O kızlara sırf açık giyinip motor üstünde oturdukları için aklımızda bin türlü yakıştırma yapıp, terbiyesizlik gibi bakmamak kaydıyla... Asıl ayıp insanın beynindedir...
Fuarcılık işi bir günde ortaya çıkmamıştır, bu çoğu yerde böyle uygulanmaktadır ve faydaları görülmüştür ki bu şekilde devam etmektedir. Sadece motoru fotoğraflamak isteyen arkadaşlarımız da rica ederler hanımlar çekilir, fotolarını çekerler.
Kısaca oradaki hanımlar bizlere bilinçüstü cinsellikten çok, bilinçaltı cinselliğimizi çağrıştırdığı için oradadırlar, yani güzel oldukları için ve güzelliklerini sergiledikleri için güzel bir motosikletle orada kontrast oluştururlar.
Bir erkek motosiklet alıyorsa altında mutlaka çiftleşme içgüdüsü de vardır, bir erkek güçlü gözükmeye çalışıyorsa içinde çiftleşme içgüdüsü vardır, bir erkek kavga ediyorsa içinde üreme içgüdüsü vardır, bir erkek sabah saçını tarayarak işine gidiyor, kıyafatlerine dikkat ediyorsa içinde üreme iç güdüsü vardır. İnsanlar üremek için yaşarlar, üremek içinde farkında olmadan birbirlerine kur yaparlar, kadınlar kendilerine göre en mantıklı, en güçlü erkeği seçer, erkekler ise seçilir ve birbirleri ile mücadele içindedirler. Burası bu açılımları yapmanın yeri olmadığı için bu işi kısa kesiyorum.
Eğer o hanım alt cinselliğinizdeki erkeği harekete geçirip size o motoru aldırıyorsa zararsızdır ve satış için faydalıdır. Yok hemen aklınıza başka şeyler geliyorsa önce kendi ahlak yapınızı sorgulamalısınız...
Uzun ve yersiz bulan arkadaşlar olabilir. Bazen yazarken bile "ulan ben ne yapıyorum fuarla ne alakası var" dediğim bile oldu. Okuduğunuz için teşekkür ederim...
Dini, etnik ya da evrensel ahlak yasalarını bir kenara bırakarak salt kapitalizmin ahlak yasalarını mı benimseyelim, süperego kemerini gevşetelim mi sıkalım mı. Sergilenen bedenlere yalnızca estetik yaklaşımda bulunan üst düzey bir ahlak anlayışı gelişecektir belki de.