ben de 2012 yılında mezun olduktan sonra memlekete geri döndüm. dedik ki bu iş böyle kalmasın bir de yüksek yapalım üstüne başvurduk üniversiteye. iyi kötü bir şekilde girdim. özel berbat olmuş, insanın değeri yok, kısa bir süre olsa da çalıştım. ne yazık ki ne maaşımı adam gibi yatırdılar ne de sigortam yapıldı. dedim en iyisi ben üniversiteye gireyim. özel çok sevimsiz duruyor. üç beş kuruş varsın eksik olsun kafam rahat olsun. kebap yemem tavuk ızgara yaparım dert değil dedim. iki senedir derslerle birlikte sürekli bi ales bi ingilizce bi ales ingilizce çalış çalış yok. dilde 50 aleste 75 te takıldım. olmuyor yükselmiyor. tez dönemine geçtim. e hoca kendi kafasında, bi yandan türkiyede teknoloji gelişmiyor diye şikayetlenirken bana 10 sene önce yapılmış araştırmayı kitledi. neymiş geliştirecekmişiz. (millet marsta top koşturuyor ey yavrum!) e çıkamıyorum işin içinden, olmuyor. sahra çölünde kutup ayıları için çalışan beden işçilerine döndüm. bir değil iki değil. bi yandan da araba hevesi vardı ben de. ha bire aha oldu olacak işe girecem edecem kıçı kırık brodvey alacam, ha bu sefer oldu, ulan bu son oluyor işte. olamadı... daraldım bi ara artık. derslerin ucu kaçtı. bir gün youtube da gezerken cbr 250 nin ön konsoldan kask kamerasıyla çekilmiş videosunu gördüm. önceden de motosiklete ön yargılıydım. bisiklet gibi alet ne kadar zevkli olabilir hımına diyordum, ama video da muhteşem. anaaaa bak bak ne de güzel gidiyor derken ben videoyu tam ekran yaparak ekşınlara geldim. ulan dedim ne aletmiş beee. o gün bugündür artık araba sitelerine girmiyorum desem yeridir. motosiklette motosiklet. şu an tahminimce elime bir motor geçse çok zorlanmadan kullanırım gibi geliyor. sadece öyle geliyor hemen celallenmeyin. ancak dediğim gibi mezun oldum. yüksek yapıyorum desem olmayacak yapmaya çalışıyorum, ya da yapamıyorum. askerlik var. iş yok güç yok. motor bana çoooooooook uzaklarda. önce ben kendimi kurtarmam gerek.